Gelişmiş Arama
Ziyaret
7145
Güncellenme Tarihi: 2011/10/15
Soru Özeti
Müslüman ülkelerin kadınları başkalarının yanında yüzlerini kapamaktalar. Bu durumda gençler nasıl birbirlerini görüp beğenecekler?
Soru
Müslüman ülkelerin kadınları tanınmamak için başkalarının yanında yüzlerini kapamaktalar. Bu durumda gençler nasıl birbirlerini görüp beğenecekler? Acaba ebeveynlerinin beğendikleri kimselerle evlenmeye mahkum mu olacaklar?
Kısa Cevap

Din alimlerinin çoğu kadının yüzünü örtmesini gerekli görmemelerine rağmen, birçok Müslüman kadın kendi isteğiyle yüzünü örtüyor ve daha fazla hicaplı olmayı tercih ediyorlar. Biz inanıyoruz ki ilgi duymak yalnızca dış güzelliği dayalı olsa ve daha önemli ölçüler göz ardı edilse böyle bir ilgi genel olarak fazla uzun sürmez. Güzelliğin kaybolmasıyla veya daha güzel birini görmekle bu ilgi bitecek, bazende yerini nefrete bırakacaktır. İslam ülkelerindeki gençler kendilerine eş seçmek için daha iyi yollara sahiptirler. Ebeveynin önerisi ve son kararı kendilerinin vermeleri bu yollardan biridir.

İslam fıkhı erkeğe evlenmek istediği kızı görme izni vermektedir. Bir şartla ki, ailesi ve arkadaşları kızın özelliklerini kendisine söyledikten sonra sadece evlenmek kastıyla kızı görebilir. Gördükten sonra hoşlanırsa evlenir, hoşlanmazsa evlenmez.

Ayrıntılı Cevap

Soruyu birkaç kısıma ayırmak mümkündür:

1- Müslüman kadınlar yüzlerini örtmek zorundalar mı? Böyle bir zorunluluk olursa kız ve oğlan evlenmek isterlerse birbirlerini nasıl görecekler?

2- gençelerin birbirlerine alaka duymaları için dış güzellik tek başına yeterli midir?

3- Müslüman gençler yalnızca ebeveynlerinin seçimlerine göre mi evlenirler?

Şimdi yukarıdaki sıralamaya göre konuyu inceleyelim:

1- Ahzap suresi 59. ayetini tefsir ettiğimiz zaman şu gerçeği görüyoruz: Hicap, kadınların elini kolunu bağlayan bir sınırlama değildir; hicap kötü niyetli erkeklerin sataşma ve eziyetlerinden korunmak için konulmuş bir kanundur. Başka bir ifadeyle hicap tanınmamak için değil iffetli tanınmak içindir. [1] İmanlı kadınlar Kur’an’ın bu tavsiyesine uymaya çalışır, özellikle evli kadınlar bu alanda kendi istekleriyle daha çok ihtiyat ederek yüzlerini de örterler. Ayet ve rivayetler incelendiğinde böyle bir ihtiyatın lazım ve farz olmadığı ortaya çıkmaktadır. Müslüman kadınlar makyaj yapmamak şartıyla yüzlerini ve bileklere kadar ellerini örtmeyebilirler. [2] Bu şekilde Müslüman ve imanlı kimseler, karşı cinsi gördükten ve fiziki olarak birbirlerini beğendikten sonra araştırma yaparak evlilik için adım atabilirler. Masum İmamlarımızdan bazıları da bu yolla eşlerini seçmişlerdir. Örneğin İmam Seccad’ın (a.s) bir kadını Mekke’nin bir semtinde görmüş, onu beğenmiş sonrada elçiliğe giderek onunla evlenmiştir. [3] Veya Resul-i Ekrem (s.a.a) evlilik çağına gelmiş kızlara uygun bir rızka ulaşsınlar diye fıtır ve kurban bayramlarına katılmalarına izin vermiştir. [4] İmamlarımızdan bazıları ‘rızkı’ evlilik diye tefsir etmişlerdir. [5] Rivayetin metin ve içeriğine baktığımızda başka tefsirin olmasının uzak bir ihtimal olduğunu görmekteyiz. Hatta söz konusu tefsirin rivayetin bir parçası olma ihtimalide vardır. Nitekim İmam Sadık (a.s) Peygamberimizin (s.a.a) sözünden böyle bir anlam çıkarmıştır. Bundan İslamın kızların evliliklerine yardımcı olacak toplumlara iffetleriyle çıkmalarına muhalif olmadığını anlıyoruz. Bu yüzden kadınların çarşıya, pazara, sokağa çıkmalarına engel konulmamıştır. Ama onlara  yolun kenarından gitmeleri tavsiye edilmiştir, zira bu, iffet ve vakarın bir göstergesidir. [6] Dolayısıyla kız ve oğlanların İslami toplumlarda da iffetlerini koruyarak birbirlerine ilgi duyup evlenebilmelerinde sakınca yoktur. Ayrıca erkek araştırma yaptıktan sonra evlenmeye ciddi bir şekilde karar vermişse ve gönül eğlendirmek ve zevk almak kastı olmaksızın istediği kızı evlilik kesinleşmeden -evlendikten sonra eşine eziyet etmek için bir özrü ve bahanesi kalmaması için- daha özgür ve dikkatli bir şekilde bir kere daha görebilir. [7]

2- Dış güzellik her ne kadar evlilik için bir neden olsa, İslam açısından engel teşkil etmese ve mustakbel eşi belirlemekte güzellik göz önüne alınsa da dinimizin, insaniyet ve güzel ahlaka güzellikten daha çok önem verdiğini bilmemiz gerekir. Bu yüzden güzelliği ilgi duymanın asıl nedeni olarak görmeyelim.

Resul-i Ekrem (s.a.a) temiz ve imanlı eşe sahip olmayı dünya ve ahiret saadeti olarak görüyor, [8] ashabını güzel ama kötü ortamda yetişen kadınlarla evlenmeyi sakındırıyor [9] ve şöyle buyuruyor: ‘Bir kadınla güzelliği için evlenen kimse onun hakkında sandığı şeye ulaşamaycaktır. Allah bir kadınla malı ve serveti için evlenen kimseden lütuf nazarını çeker ve yalnızca o serveti onun desteği yapar. Öyleyse müstakbel eşinizin dindarlığına bakın.’ [10] Bir başka rivayette de yalnızca güzelliği için bir kadınla evlenmenin sıkıntıdan başka bir şey doğurmayacağı belirtilmiştir. [11] Doğal olarak alaka sadece güzellikten kaynaklanırsa daha güzel birini gördüğünde bu alaka bitecek ve yerini kin ve nefret alacaktır. Veya hayatta her insanın başına gelebilecek bir nedenden dolayı eşi güzelliğini kaybederse, kadın değerini kaybedecektir.

Bu yüzden güzellik tek başına kızla oğlanın biribirine alaka duyması için bir ölçü olarak algılanamaz. Aksine bilgi, aile asaleti, iffet vb. gibi çok daha önemli ölçülerde vardır. Bunları göz önüne almak evliliği daha başarılı yapabilir.

3- Gençlerin İslam ülkelerinde eşlerini kendilerini seçememeleri, anne babalarının seçtiği kimseleri kabullenmek zorunda kalmaları konusuna gelince diyoruz ki: Bizim ülkemizde ve diğer bazı ülkelerde şu anda uygulanan yöntem, önce oğlanın anne babası bir kızı belirlemesi, sonra evliliğin diğer merhalelerine geçilmesi şeklindedir. Bunu İslam dini Müslümanlara böyle bir şey öngörmemiştir. Bu örfi bir şey olup zaman içinde şekillenmiştir. Bu yüzden onun meziyet ve ayıplarını İslam’ın hesabına yazamayız. Bu sürecin tersine olması içinde herhangi bir engel yoktur. Yani oğlan ve kız önce kendileri birini seçer, sonra ebeveynleriyle konuşarak son kararlarını verirler.

Bununla birlikte şu noktayıda göz ardı etmemek gerekir: Örfe göre eş seçimini ebeveynin yaptığı durumlarda bile birçok yerde seçim ebeveynin dediği gibi olmuyor. Onlar tecrübelerini ve çocuklarının karakter ve isteklerini göz önüne alarak birini önerebilirler, ama sonunda çocuklardır ki birbirlerini görerek ve konuşarak, zaaf ve kuvvet noktlarını inceleyerek son kararı verecek olanlar. Buna göre bu sistemde bile ebeveyn seçen değil, öneride bulunandırlar.

Böyle bir örf galiba günümüz dünyasında müşterek yaşamın başlangıcı için en uygun yoldur. Çünkü bu yol ile hem kızla oğlanın tevafuku göz önüne alınmış olunur, hem de ebeveynin rıza ve desteği. Bu da ailenin temelini sağlamlaştırır.

Son olarak şu noktayıda zikretmek gereklidir: Allah, dini öğretilere uyan ve kendisine tevekkül ederek evlenme girişiminde bulunan çiftlerin kalbine sevgi ve muhabbeti rahatlıkla yerleştirebilir. [12] Hatta çiftler evlenmeden önceden birbirlerini tanınmamış olsalar bile. Zira daimi sevgi ve muhabbet, belli bir süre geçtikten, çiftler birbirlerinin ahlak ve özelliklerini tanıdıktan sonra ortaya çıkar. Yoksa evlenmeden önce ve sokak tanışan çiftler, hatta evliliğin başlarında öyle rol yapıyorlar ki birbirlerinin özelliklerini ve olumsuz yönlerini bilemiyorlar. Başka bir ifadeyle aralarında her an dağılma riski olan bir çeşit yapmacık ve yalancı alaka oluşacaktır. İslam böyle sarsıntılı alakayı onaylamıyor, aksine çiftlerin dünya ve ahiret hayırlarının içinde olduğu aileyi düşünüyor.

İslam fıkhına göre oğlan evlenmek istediği kızı görebilir. Ancak ailesi ve arkadaşları kızın özelliklerini kendisine söyledikten sonra o da (beğenir ve) evlenmek kastıyla olursa kızı görebilir. Eğer hoşlanırsa onunla evlenebilir.    



[3] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.20, s.75, h.25072, Müessese-i Alu’l Beyt, Kum, HK 1409

[4] -Şeyh Tusi, Tehzib-ul Ahkam, c.3, s.287, h.14, Daru’l Kütüb-ü İslamiyye, Tahran, HŞ 1365; Dokhteran-ı Dem-i Baht, Rivayette geçen ‘Li’nnisa-il Avatik’ cümlesinin tercümesi. Bkz: Lisanu’l Arap, c.10, s.235  

[5] -Muhaddis-i Nuri, Müstedreku’l-Vesail, c.6, s.145, h.6656, Müessese-i Alu’l Beyt, Kum, HK 1408; Muhammed Bagır Meclisi, Bihar-ul Envar, c.87, s.374, Müessesetu’l-Vefa, Beyrut, HK 1404 vs.

[6] -Şeyh Tusi, Emali, s.659-660, h.1364, İntişarat-ı Daru’s-Sakafe, Kum, HK. 1414

[7] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, a.g.e, c.20, s.87, Bab:36, (bu babda bu alanda birçok rivayet vardır); yine Evlenmeden Önce Kızları Görmek, cevap:3825 (site:4066)’de de faydalı bilgiler vardır.

[8] - Muhammed Bagır Meclisi, a.g.e, c.100, s.237, h.38

[9] -Muhammed b. el-Hasan Hür Amuli, a.g.e, c.20, s.35, h.24963.

[10] -a.g.e. c.20, s.35, h.25007.

[11] - a.g.e. c.20, s.52-53, h.25014.

[12] - Ve merhamet ihsan etmiştir. (Rum/21)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kemale nasıl ulaşılabilir?
    15302 Pratik Ahlak 2010/02/01
    1- Soruya dört bölümde cevap vermek mümkündür:a) Kemal’in tarifi ve onun ‘tamam’la olan farkı,b) İnsanın kemali,c) İslam dinine göre insanın kemali,
  • İnternetten film ve müzik indirmenin hükmü nedir?
    8283 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/17
    Film müstehcen ve müzik haram türden olursa onları indirmek, izlemek ve dinlemek, site sahiplerinin izniyle ve parasını ödeyerek olsa bile haramdır. Ama izlenmesi ve dinlenmesi caiz olan film ve müziklerin indirilmesi, site sahiplerinin koyduğu şartlara uyularak ve parasını ödeyerek olursa sakıncasızdır. Yoksa hırsızlık olur ve caiz değildir. ...
  • Acaba Allame Meclisi Safeviye hükümetinin övücüsü müydü? Yoksa dinin tebliğcisi miydi?
    8505 تاريخ بزرگان 2012/02/14
    Şia âlimlerinin Safeviye hâkimleri ya da diğer yöneticilerle işbirliği içinde olmaları bu hâkimlere meşruiyet vermek veya onları teyit etmek cihetiyle değil, Şia Mezhebi ve Şia camiası için son derece olumlu faydaları olan toplumsal ve dini maslahatları dikkate almaları cihetiyledir.Allame Meclisinin siyasi kimliği ve siyasi faaliyetlerine yapılan eleştiriler onun Safevi ...
  • Erkeğin beyaz altın takması haram mıdır?
    140519 Erkekler İçin Altın Ve İpeğin Haram Olması 2012/05/30
    Ayetullah el-Uzma Hamanei’nin Bürosu: Beyaz altın denen şey, renk veren bir madde katılması sonucunda beyaza dönüşen sarı altınsa haramdır. Ama altın onda yok denecek kadar az ise sakıncası yoktur; ayrıca platin de sakıncasızdır. Ayetullah el-Uzma Sistani’nin Bürosu: Altın (suyla rengi değiştirilse bile) boyuna takılan zincir, ...
  • İmamlardan bazılarının imam oluşunda şüphe etmenin bir sakıncası var mı?
    6872 Eski Kelam İlmi 2010/09/22
    İslami inanç birbiriyle uyumlu ve birbirine bağlı bir zincirden ibarettir. Eğer bu zincirin bir halkası yok olursa zincir kopar ve yararsız duruma gelir. Ehl-i Beyt imamlarına inanç da bu türdendir. Bu imamların imam makamına gelmeleri Allah tarafında olduğuna göre bunlardan birinin inkar etmek bile hepsini inkar sayılır. ...
  • Tesnim adlı tefsir kitabında kuranın sübut ve ispat makamına işaret edilmiştir. Bu iki makam arasındaki farkı nedir?
    10418 Tefsir 2012/04/02
    Kuran’ın sübut makamı, Kuran’ın kendi başına hüccet olduğu anlamındadır. Bu asılca bu mukaddes kitap kendi kendince asıl itibariyle hüccet sayılmaktadır. Ama Kuran’ın ispat makamı kuranı kerimin zati itibarıyla hüccet olmasının yanı sıra diğer metinleri ve farklı akideleri ispatlama ve onları değerlendirme ölçüsü kabiliyetine sahiptir olması anlamındadır. Çok ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8543 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Dinle kültür arasında ne gibi bir ilişki vardır?
    31596 Yeni Kelam İlmi 2009/06/16
    Din ile kültürün arasındaki ilişkinin anlaşılabilmesi için dinin ve kültürün mahiyet, hedef ve işleyişini tam olarak bilinmesi gerekir. Dinle kültür arasında her hangi bir ilişkinin olmadığını söyleyenler varsa da bu görüş geçerli değildir. Ancak bir kısım kültürler, kemale ...
  • Bankanın verdiği taksitli krediyle umre için kayıt yaptırmak istiyorum. Bunun şer’i hükmü nedir?
    8569 Banka Hizmetleri 2012/04/11
    Ayetullah el-Uzma Hamanei’nin Bürosu: Şartlara uygun şekilde kredi almanın sakıncası yoktur. Ama son zamanlarda bankaların hac ve umre için verdikleri krediler hususunda yüce rehberlik makamının hac işlerinden sorumlu bi’se’si tarafından yayınlanan ve çeşitli ajanslarda yayınlanan bildirilere bakın. Ayetullah el-Uzma Sistani’nin Bürosu: Bu şekilde umreye ...
  • İnsan yeryüzünün mü en üstün varlığıdır, yoksa tüm varlık aleminin mi? Acaba insandan daha üstün bir varlığın yaratılması mümkün mü?
    50754 Yeni Kelam İlmi 2009/11/10
    Bize göre insan, varlık âleminde -ister yerde olsun ister gökte- bütün varlıkların en üstünüdür. Biz bunu insanın yaratılışı hakkında ki ayet ve hadislerden anlıyoruz. İnsanın üstün olmasının nedeni onun sahip olduğu şu özelliklerdir: 1-İahi bir ruha sahip olması, 2-Meleklerin secde ettiği varlık olması, 3-Yaratılışın ve varlığın ...

En Çok Okunanlar