Gelişmiş Arama
Ziyaret
23069
Güncellenme Tarihi: 2011/10/22
Soru Özeti
Mecusiler Kimlerdir?
Soru
Mecusiler Kimlerdir?
Kısa Cevap

Arap dilinde Zerdüşt dinine mensup olanlar için kullanılan “Mecusi” kavramı, Yunancaya girdikten sonra “magus” şeklini alın kadim Farsçadaki “meguş” veya “megu” kavramından alıntılanmıştır. (İngilizcedeki magic kavramı bu kavramdan alıntılanmıştır). Bu kavram Arap diline girdikten sonra “Mecusi” şekline bürünmüştür. Mecusilerin dini olan Zerdüşt dini, kutsal kitaplar (Tevrat ve İncil) ile irtibatlıdır. Kutsal kitapta bu addan söz edilmemiştir, ama Tevrat’ın sekiz sayfasında İran sultanlarından söz edilmiştir.

Ayrıntılı Cevap

Zerdüşt gelmeden ve Medlerin padişahlarından önce, İran’ın Arya ırkına mensup olmayan yerlileri “Mağan dini” denilen bir dine bağlıydılar. “Meğ” (meguş) kelimesi eski İran dilinde hizmetçi anlamındaydı.[1] Arap dilinde Mevguş’a Mecusi denmekte ve Zerdüşt dininin takipçileri için kullanılmaktadır. Ama gerçekte “Mecusi” Zerdüşt’ün taraftarlarına denmemektedir. Bugün Mecusi’nin Zerdüşt’ten önce yaşayan Medlerin takipçilerine söylendiği ispatlanmıştır. Avesta’da “Mecusi” kavramı Zerdüşt karşıtları için kullanılmıştır. Ama Arap toprakları ve Şam bölgelerinde Med ehli “Mevguş” olarak meşhur olduklarından Zerdüşt’ün takipçilerine de “Mecusi” denmiştir.[2] Kur’an-ı Mecid’te Mecusi kavramı sadece bir defa zikredilmiş[3] ve müşrikler karşısında ve semavî dinleri betimlemede kullanılması nedeniyle, onların din, kitap ve peygamber sahibi oldukları anlaşılmaktadır. Bazı rivayetlerimiz de bu konuyu teyit etmektedir. Bir gün Eşas b. Kays, İmam Ali’den (a.s) şöyle sorar: Mecusilerden nasıl vergi alıyorsunuz (çünkü sadece ehli kitaptan cizye almak caizdir), zira onların semavî kitabı yoktur? İmam cevap olarak şöyle buyurdu: Sandığın gibi değildir! Onların semavî kitabı vardı ve Allah kendileri için bir elçi göndermişti…”[4] Bugün Zerdüşt’ün takipçilerine Mecusi dendiği noktasında bir kuşku yoktur[5] yahut en azından Zerdüşt’ün takipçileri onların büyük bir kısmını teşkil etmektedir. Lakin Zerdüşt’ün tarihi açık değildir. Zerdüşt takipçileri “Mecusi”, “Gebr” ve “Parsi” adlarıyla anılmaktadırlar.[6] Meşhur olan teoriye göre, Zerdüşt (Zerdüşt dininin peygamberi), M.Ö. 660 yılında dünyaya gelmiş ve M.Ö. 630 yılında (otuz yaşındayken) peygamberliğe seçilmiştir. Onun M.Ö. 583 yılında yetmiş yedi yaşında Belh (Afganistan) ateş mabedinde Turanlıların eliyle öldürüldüğü söylenmektedir. Mecusilerin dini olan Zerdüşt dini, kutsal kitaplar (Tevrat ve İncil) ile irtibatlıdır. Kutsal kitapta bu addan söz edilmemiştir, ama Tevrat’ın sekiz sayfasında İran sultanlarından söz edilmiştir. İncillerin birinci kitabında (Matta İncili) şöyle okumaktayız: Yeni doğmuş İsa’nın görmeye gelen ilk şahıslar, kendilerine “Meğ” denilen Doğu tarafındaki birkaç bilgeydi.[7] Zerdüşt dinine mensup Yahuva, Kuroş’u kendi “Mesih”i olarak anmaktadır.[8] Geçen birkaç yüzyıllık dönem boyunca, dünyadaki Zerdüşt dini mensupları, dünyadaki tüm dinlere nazaran bir miras haline bürünmüş bu dini korumuşlardır. Gerçekte bugün Zerdüşt dini mensupları, sayı olarak çok azdır ve dünyadaki teşkilatlı ve diri on bir din arasında en küçük dinsel topluluğu oluşturmaktadır.[9] Bugün onların yaklaşık yüz elli bin bireyi Hindistan’da ve yaklaşık elli bin bireyi de (İran’ın) Yezd, Kirman ve Tahran kentlerinde yaşamaktadır.[10] 

Zerdüşt Mensuplarının Kitabı

Avesta, Zerdüşt mensuplarının kitabı olup esas, temel ve metin anlamındadır. Bu kitap, kadim İran’a ait olan ve Pehlevî ve Sanskrit dillerinde de kökeni bulunan Avesta yazısı ve diliyle yazılmıştır. Zerdüşt mensupları, Avesta’ya ek olarak “Zend Avesta” adlı bir tefsire ve Pehlevî dilinde olan başka kutsal kitaplara da sahiptirler.[11]     

Zerdüşt mensuplarının inançları hakkında 184. Soruya (site: 2504) müracaat ediniz.  



[1] Tevfiki, Hüseyin, Aşinayi Ba Edyan-ı Bozorg, s. 56, Neşr-i Semt, Tahran, 1386.

[2] Şeyh Mufid, Muhammed b. Muhammed, Tashihü’l-İtikadat, s. 134, paveraki.

[3] Hac, 17 "إِنَّ الَّذِینَ آمَنُوا وَ الَّذِینَ هادُوا وَ الصَّابِئِینَ وَ النَّصارى‏ وَ الْمَجُوسَ وَ الَّذِینَ أَشْرَکُوا إِنَّ اللَّهَ یَفْصِلُ بَیْنَهُمْ یَوْمَ الْقِیامَةِ إِنَّ اللَّهَ عَلى‏ کُلِّ شَیْ‏ءٍ شَهِیدٌ"

[4] Arusi Cuveyzi, Abd-ı Ali b. Cuma, Tefsir-i Nuru’l-Sakaleyn, c. 3, s. 457, İsmailiyan, Kum, 1415.

[5] Mekarim, Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 14, s. 44, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1374.

[6] Aşinayi Ba edyan-ı Bozorg, s. 57.

[7] Rabert Hum, Edyan-ı Zinde-i Cihan, tercüme-i Abdurrahim Gevahi, s. 268, Defter-i Neşr-i Ferheng-i İslamî, 1369.

[8] Kitab-ı Eşiyay-i Nebi, bab-ı çehlû pencom, ayet. 1, be nakl az kitab-ı Edyan-ı Zinde-i Cihan.

[9] Edyan-ı Zinde-i Cihan, s. 269.

[10] Aşinayi Ba Edyan-ı Bozorg, s. 62.

[11] Aşinayi Ba Edyan-ı Bozorg, s. 58 ve 59.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurmak mümkün müdür?
    29954 Eski Kelam İlmi 2010/05/06
    Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurulabileceği konusunda hiçbir şüphe yoktur. Ancak bunu alkol veya uyuşturucu maddeleri kullanarak yapmak mümkün değildir.Başka âlemlerle irtibat kurmak ve âlemdeki gizli sırlar hakkında bilgi edinmek için kullanılan vesileler, onların şeriata uygun olup olmadıkları ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    130201 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Gaybî varlıkların varlık felsefesi nedir?
    13262 İslam Felsefesi 2011/07/14
    Gayb âlemi şahadet âleminin mukabilindendir. Şahadet ve huzur da 1- mekânsal huzur; 2- zahirî hisler nezdinde huzur; 3- fikir ve ilimde huzur; 4- marifet ve basiret makamında huzur gibi mertebelere sahip olduğundan, bu mertebelerin her biri karşısında gaybte de bir mertebe mevcuttur. Eğer gayb âlemindeki varlıklardan kastedilen, soyutların aklî ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8569 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Kura bağlı az su kur hükmünü taşır mı?
    6266 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Kur suyu kapsamayan leğen suyu az sudur ve şehrin (kur veya akan) boru suyuna bağlı olan az su temizlemede ve necis olmada kur suyu hükmünü taşır; yani necis eşyaları (necasetin kendisi bertaraf olduktan sonra) bir defa yıkamayla temizler. Aynı şekilde onun sıçramaları temizdir ve necaset ile temas etmeyle necis ...
  • Bid'at nedir ve onunla ilgili İslam'ın hükümleri nelerden ibarettir?
    9443 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/01/13
    Bid'at, sözlük manası olarak yeni yapılan ve geçmişi olmayan iş demektir ve ıstılahta ise; "Dinde olmayan bir şeyi dine sokmak demektir" yani aslında dinde ve şeriatta olmayan bir şeyi dine ve şeriata mal etmektir. Bid'at koymak dinde büyük günahlardan sayılmıştır. Onlara ait mekânları ...
  • Tevazu nedir? Tevazu nasıl bir esere sahiptir? Tevazu ile zillet arasındaki fark nedir?
    3818 فضایل اخلاقی 2020/01/19
  • Beytullah'ta cemaat namazı kılmak doğru mu?
    6382 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Eğer Beytullah'tan maksat Mescidu'l-Haram ise cemaat namazının bir sakıncası yoktur. Eğer maksat Kabe ise Kabe'nin içerisinde farz namazı kılmak ihtiyata uygun değildir. Elbette Kabenin içinde mustahap namaz kılmanın bir sakıncası yoktur, mustahaptır. Mermer taşın üzerine secde etmenin de bir sakıncası yoktur.[1]
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4782 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...
  • Vesilelerin Allah'a Yakınlaşmakta ki Önemi Nedir?
    13877 Eski Kelam İlmi 2009/12/20
    Vesilenin çok geniş manası vardır. Allah'a yakınlaşmaya neden olan her şey ve her işe şamil olmaktadır. Dünya yaşayışı, insanların hidayeti ve ilerlemesi için sebep ve sonuç düzeni üzerine kurulduğu, yine insanların doğal ihtiyaçları maddi sebeplerle karşılandığı için Allah'ın, hidayet, mağfiret, bağışlanma, yakınlaşma ve ...

En Çok Okunanlar