Gelişmiş Arama
Ziyaret
37387
Güncellenme Tarihi: 2012/03/11
Soru Özeti
Fatiha suresindeki nimet verilenler, gazaba uğramışlar ve sapmışlardan maksat kimlerdir ve ne gibi özellikleri vardır?
Soru
Namazlarda okuduğumuz ‘Nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğramışların ve sapmışların değil?’ ayetinde geçen nimet verilenler, gazaba uğramışlar ve sapmışlardan maksat kimlerdir ve ne gibi özellikleri vardır?
Kısa Cevap

Kur’an-ı Kerim, Fatiha suresinde insanları üç kısıma ayırmaktadır. Başka surelerde de onların kimler olduğunu açıklayarak muhatap için manayı tam olarak pekiştirmiştir. Allah’ın kendilerine nimet verdiği kimseler olan birinci grup dört sınıftır: Peygamberler, Sıddıklar, Şehidler ve salihler. Bunlar Allah’ın nimet verdiği, Allah’ın seçtiği kimselerdir. Onların en büyük özelliği Allah’a itaat etmeleridir.

Birbirlerine çok benzeyen ikinci ve üçüncü gruplar (gazaba uğramışlar ve sapmışlar) hakkında çeşitli ihtimaller verilmiştir. İhtimallerden biri sapmışların normal sapanlar olduğu, gazaba uğramışların ise inatçı ve münafık sapmışlar olduğudur. Diğer bir ihtimal İslamla daha çok düşman olan Yahudilerin gazaba uğramışlar olduğu, onlara göre inatçılığı daha az olan Hıristiyanlarda sapmışlar olduğudur. Üçüncü ihtimal ise kendi sapmışlıklarının yanı sıra başkalarınıda saptırmaya çalışanların gazaba uğramışlar olduğu, ama bu amaç için uğraşmayanların sapmışlar olduğudur.

Ayrıntılı Cevap

Kur’an, Hamd suresinde insanları üç kısıma ayırıyor:

1) Hidayet nimetine sahip olup sabit kadem kimseler; 2) Gazap edilmişler; 3) Sapmışlar.

a) Kur’an bu grupları örnekler vererek açıkladığından bizde ayetlere dayanarak onların kimler olduğunu açıklayacağız.

Nisa suresinde ‘Nimet verilenler’ grubunu şöyle açıklıyor: ‘Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar Allah'ın, nimetleriyle nimetlendirdiği peygamberlerle, doğrularla, şehitlerle ve salihlerle beraberdirler ve ne de güzel arkadaştır onlar.’[1]

Ayet, Allah’ın nimet verdiği dört grup insanı (Peygamberler, sıddıklar, şehidler ve salihler) tanıtmaktadır. Onların belli başlı özellikleri var ki bu özelliklerin en önemlisi ve ortak olanı salih amel ve doğru konuşmaktır.

b) Hak yolu kenara itmek ve Allah’ın dergahından kovulmak yönünden birbirlerine çok yakın olan ve farklılıkları fazla olmayan ikinci ve üçüncü kısımdakiler için araştırmacılar rivayetlere dayanarak üç ihtimal vermişlerdir:

1- Bu iki kelimenin Kur’an’daki kullanımına baktığımızda ‘Gazaba uğramışlar’ın ‘Sapmışlar’dan daha kötü ve daha zor bir merhalede olduklarını görmekteyiz. Başka bir deyişle ‘Sapmışlar’ normal sapmış kimselerdir, ama ‘Gazaba uğramışlar’ inatçı veya münafık sapanlardır. Bu yüzden Allah onlara birçok yerde gazap ve lanet etmiştir.[2]

2- Bazı müfessirlere göre ‘Sapmışlar’dan maksat Hıristiyanlar, ‘Gazaba uğramışlar’dan maksat ise Yahudilerin sapmışlarıdır.

Böyle bir yorum onların İslami davet karşısındaki tutumlarından kaynaklanmaktadır. Zira Kur’an’ın da açıkca belirttiği gibi Yahudi sapkınları İslami davete karşı özel bir kin ve düşmanlık sergiliyorlardı. Alimleri İslamın müjdeleyicisi olmalarına rağmen İslam geldikten sonra çeşitli sebeplerden –ez cümle maddi menfaatlerinden- dolayı İslamın en büyük düşmanı kesildiler. İslamın ve Müslümanların ilerlemesini engellemek için ellerinden geleni artlarına koymadılar. Ama Hıristiyanların sapmışları İslama karşı bu kadar düşmanlık sergilemiyorlardı. Sadece hak dini tanımakta sapmışlardı. Bu yüzden onlar için ‘Sapmışlar’ denmiştir.[3]

Bununla birlikte onlara ‘Gazaba uğramışlar’ demek daha doğru olacaktır. Ancak dikkat etmek gerekir ki bu ifade genelin bireye tatbikidir. Yani onlar bu anlamın en belirgin örnekleridir. ‘Gazaba uğramışlar’ ve ‘Sapmışlar’ın kapsadığı kimseler daha çoktur.

3- Sapmışlar’dan maksadın kendilerinin yanı sıra başkalarını da saptırmak istemeyen kimseler olma ihtimalide verilmiştir. Oysa ‘Gazaba uğramışlar’ hem kendileri sapmışlardır, hem de başkalarını saptıranlardır. Yani bütün güçleriyle başkalarını kendi yollarına çekmeye çalışan kimselerdir.[4]

Kur’an’ın ‘Sapmışlar’ ve ‘Gazaba uğramışlar’ için verdiği örneklerden bazılarını aşağıda getiriyoruz:

‘Allah, kötü bir zan ile zanda bulunan münafık erkek ve kadınları ve müşrik erkek ve kadın azaplandırsın diye, kötülük, dönüp başlarına gelesi helak olasılar. Allah onlara gazap etmiştir ve onları lanetlemiştir ve onlara cehennemi hazırlamıştır ve orası, gidilecek ne kötü yerdir.’[5]

‘Kim küfrü imanla değişirse artık doğru yoldan sapmış olur.’[6]

‘İnandıktan sonra kafirlikle yüreği genişleyen kimseyedir Allah'ın gazabı ve onlara pek büyük bir azap var.’[7]

Kur’an’ın ‘Sapmışlar’ ve ‘Gazaba uğramışlar’ diye saydığı bu kimselerin tümünün ortak özelliği Allah’a isyan etmeleridir. Onlar bir şekilde Allah Teala’ya karşı gelerek ‘Sapmışlar’ ve ‘Gazaba uğramışlar’ sınıfına girmişlerdir.             

 

 


[1] -Nisa/69

[2] -Mekarim Şirazi, Nasir, Tefsir-i Nümune, c.1, s.54, Daru’l-Kütübü’l İslamiyye, 1. Baskı, Tahran, HŞ.1374.

[3] -a.g.e. c.1, s.55.

[4] -a.g.e. c.1, s.56.

[5] -Fetih/6

[6] -Bakara/108

[7] -Nahl/106

 

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar