Gelişmiş Arama
Ziyaret
8937
Güncellenme Tarihi: 2011/11/21
Soru Özeti
İhtiyat esasınca fetva vermek ne demektir ve bunda başka bir müçtehide müracaat etme hakkı var mıdır?
Soru
İhtiyat esasınca fetva vermek ne demektir ve bunda başka bir müçtehide müracaat etme hakkı var mıdır? Müstehap ve farz türleri dışında başka ihtiyat çeşitleri var mıdır?
Kısa Cevap

İhtiyat hadis metinlerinden alınan bir kavramdır. Bu kavram hem mukallidin ameli ve hem de müçtehidin fetvası hakkında kullanılmaktadır. Her yükümlü ya müçtehit olmalı ya da bir müçtehidin mukallidi olmalı veyahut (müçtehitlerin görüşlerini yeterli derecede biliyor ve onlara hâkimse) ihtiyat etmelidir. Bu kavramın müçtehit hakkındaki kullanımı üç konudadır:

1. Farz ihtiyat.

2. Müstehap ihtiyat.

3. İhtiyat esaslı fetva vermek.

Eğer taklit merciinin bir takım nedenlerden ötürü bir meselede fetvası yoksa ve farz ihtiyat belirlemişse, mukallit onu terk edemez; bilakis farz ihtiyata göre amel edebilir veya bu meselede “el-a’lem fel’a’lem” [1] kaidesine riayet ederek başka bir taklit merciine müracaat edebilir. Bu ihtiyat “en ihtiyatlı olan”, “sorun vardır”, “sorun taşımaktadır” ve “düşündürücüdür” gibi tabirlerle ifade edilir. Ama ilkönce kendi fetvasını beyan eder ve ondan sonra meselede ihtiyat ederse, bu müstehap ihtiyat olarak adlandırılır. Bu ihtiyatta ameli terk etmek mukallit için caizdir. Elbette onu yerine getirmek sevap ve ecir taşımaktadır. Bu esasla farz ihtiyatta mukallit kendi merciinin ihtiyatına göre amel etmek ile başka bir merciinin görüşüne başvurmak arasında özgürdür, ama müstehap ihtiyatta mukallit müstehap ihtiyata göre amel etme ile onunla beraber olan fetvaya göre amel arasında muhayyerdir. Mesela bir müçtehit namazın üç ve dördüncü rekâtında ayaktayken dörtlü tesbihi ( «سُبْحانَ اللَّهِ وَ الْحَمْدُ لِلَّهِ وَ لا إِلهَ إِلّا اللَّهُ وَ اللَّهُ اکْبَرُ» ) bir defa söylemenin farz ama ihtiyatın üç defa söylemek olduğunu belirtebilir. Burada mukallit ihtiyata göre (üç defa dörtlü tesbihi söylemek) amel etmek ile onunla birlikte olan fetvaya (bir defa dörtlü tesbihi söylemek) göre amel etme arasında muhayyerdir. Bazen müçtehit ihtiyat edilmesi gereken yerlerde, ihtiyat esasınca fetva verir; örneğin abdest konusunda kollar dirseklerden aşağıya doru yıkanmalıdır denmektedir. Ama dirseklerin de tam bir şekilde yıkandığından emin olmak için müçtehit ihtiyat açısından onun biraz yukarısından yıkanmalıdır diye söyler. Müçtehit bu ihtiyatı gerekli görmekte ve ona göre fetva vermektedir. Mukallidin bu ihtiyatta başka bir müçtehide müracaat etmeye hakkı yoktur. Farz ihtiyatın tersinedir bu durum; zira bu husus ihtiyat esasınca fetvadır ve bir başkasına müracaat edilebildiği fetvada ihtiyat değildir. Müçtehidin bir meselede ihtiyat etmesi, onun çıkarımda bilgisiz ve yetersiz olduğunun delili değildir; bilakis onun takva, sakınma ve derin bilincinin göstergesidir. Müçtehit zahir esasınca ve ilmî açıdan ve de fıkhî ve dinî konularda derinleşmek suretiyle Allah’ın hükmünü elde etmekte, ama kanıtsal kitaplarda beyan edilen bir takım nedenlerden ötürü fetva vermekten sakınmaktadır. Bu nedenlerden bir tanesi şudur: Bir meselede tüm fakihler veya meşhur, ıstılahta icma olarak adlandırılan ortak bir görüş bildirmiştir veya onların ekseriyeti meşhur olarak adlandırılan ortak bir görüş taşımaktadır. Müçtehit ise mesela onların görüşüne ters düşen bir anlayış ve çıkarıma ulaşmıştır, ama takva ve ihtiyat açısından onların görüşleri karşısında kendilerine duyduğu saygı ve biçtiği değer sebebiyle fetva vermekten çekinmektedir. Çünkü onların görüşü doğru olabilir. Bu fetva vermeden çekinme “farz ihtiyat” kalıbında beyan edilmektedir ve çok açık olduğu üzere müçtehide fetva vermek de farz değildir. [2]

İlgili başlıklar:

Taklit Merciinin Değiştirilmesi, Soru: 3309 (Site: 3867).

Yaşayan Taklit Merciden Başka Bir Müçtehide Geçmenin Caiz Oluşu, Soru: 2282 (Site: 2390).

En Bilgili Müçtehit Ve En Bilgili Olmayandan Geçişin Niteliği, Soru: 2077 (Site: 2024).

Taklit Merciinin Seçimi, Soru: 2820 (Site: 3024).

Taklitte Ayrıcalık, Soru: 13230 (Site: 12984) .



[1] Bu iki kavram (Arapçada) ilim kelimesinden türemiş üstünlük kipidir. Bu ıstılah en çok taklit merciinin bir meselede farz ihtiyat ilan ettiği yerde kullanılır. Bunun manası mukallidin ilmi kendi taklit merciinden daha az ve diğer mercilerden fazla olan bir başka müçtehidin fetvasına göre amel edebilmesidir. Eğer ikinci merci de aynı meselede farz ihtiyat görüşündeyse, aynı şekilde ilmi ikinci merciden az ve diğer mercilerden çok olan üçüncü bir mercie müracaat edebilir.

[2] İktibas ez payıgay-ı Hovze Net.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar