Gelişmiş Arama
Ziyaret
10054
Güncellenme Tarihi: 2011/11/21
Soru Özeti
Hz. Mehdi’nin zuhur zamanında halktan bazılarının imanını kaybedeceği ve bazı kâfirlerin de iman edeceğini bildiren rivayetler kimler hakkındadır?
Soru
İmam-ı Zaman (a.s) hakkında Müzanü’l-Hikmet’te nakledilen bir takım hadis ve rivayetlerde şöyle denmektedir: Ay ve yıldıza tapan bazı insanlar İmam ile birlikte olan fertlere katılacak ve İmam-ı Zaman (a.c) taraftarı olduğunu iddia eden bazı fertler de onu terk edecektir. Lütfen bu hadis hakkında bir açıklamada bulunur musunuz? Bu konuyu aktaran kimdir? Ve kimler hakkındadır?
Kısa Cevap

Mizanü’l-Hikmet kitabındaki söz konusu hadis, “el-Ğıybe” kitabından nakledilmiştir. Hadisin orijinali şudur: Numani, Kaim’in zuhuru zamanında Şiilerin halleri hakkında İbrahim b. Abdülhamid’ten şöyle nakleder: İmam Sadık’tan (a.s) işiten biri bana şöyle haber verdi: “[1]Kaim (a.c) zuhur ettiğinde, onun takipçilerinden olduğunu zanneden kimse ona itaat etmekten kaçınır. Güneş ve aya ibadet edenler gibi bazı kimseler de onun velayeti altına girer.” Aktarıcılarının güvenilir olmasına rağmen bu hadis “mürsele”’dir. Çünkü hadisi rivayet eden kişi (İmam Kazım’ın ashabı olan İbrahim b. Abdülhamid), onu İmam Sadık’tan (a.s) duyan ve ismi belli olmayan birinden nakletmektedir. Bu yüzden hadis senet açısından “mürsele”dir. Ama delalet açısından rivayet şuna delalet etmektedir: Kaim’in zuhur edeceği zaman, onun taraftar, yaren ve takipçisi olduğunu zanneden bir grup Şii, Hz. Mehdi’nin velayeti altından çıkacaktır (onun velayetine tahammül etmeyeceklerdir). Ama bunun karşısında, rivayetin tabiriyle “güneş ve aya ibadet edenler gibi” (müşrik) bir grup inanmayan ise, hakikat anlayacak, hakkı teşhis edecek ve İmam Mehdi’nin gerçek yar ve ashabı zümresinden olacak ve ona yardım edecektir. Bu nedenle, rivayet anlaşıldığı kadarıyla iman ve velayet iddiasında bulunan, ama imtihan zamanı geldiğinde ve amel edilmesi gerektiğinde İmam Mehdi’nin velayet, itaat ve emirlerine tahammül etmeyen ve de İmam-ı Zaman’ın zuhuruyla kurtuluşa ermemekle kalmayıp helak olan ve hatta hakkın ordusuyla mücadeleye girişen kimseler hakkındadır. Diğer taraftan zülüm ve adaletsizlikten bıkmış bazı düşünsel geri bırakılmışlar (kâfir ve müşrikler), İmam Mehdi’nin adil yönetimini görünce iman edecek ve onun velayeti altına gireceklerdir. Elbette Allame Meclisi (r.a), bu rivayeti aynı senetle, ama az bir farkla şöyle nakletmektedir: “Kaim (a.s) kıyam ettiğinde, onun takipçilerinden olduğunu zanneden bazı kimseler bu yoldan sapacak ve de güneş ve aya ibadet eden kimselerin (müşriklerin) sınıfına katılacaktır.”[2] Yani sahte inananlar İmam Mehdi’ye yardım etmemekle kalmayıp, İslam’dan çıkacak ve de müşrik ve düşmanların safına katılacaklardır. Gerçekte bu hadis, ilahi takva silahını kuşanmaması ve de gerçek iman ve salih amele sığınmaması durumunda insanın sapacağını bildiren zuhur zamanının zorluk ve çetinliklerine işaret etmektedir.



[1] Numani, el-Ğıybe, s. 317, Mektebetü’s-Saduk, Tahran, (Bi Ta). Reyşehri, Mizanü’l-Hikme, c. 1, s. 187, Daru’l-Hadis, Kum, (Bi Ta). حدثنا أحمد بن محمد بن سعید ابن عقدة قال حدثنا حمید بن زیاد عن علی بن الصباح قال حدثنا أبو علی الحسن بن محمد الحضرمی قال حدثنی جعفر بن محمد عن إبراهیم بن عبد الحمید قال أخبرنی من سمع أبا عبد الله ع یقول:" إذا خرج القائم ع خرج من هذا الأمر من کان یرى أنه من أهله و دخل فیه شبه عبدة الشمس و القمر "

[2] Meclisi, Biharu’l-Envar, c. 52, s. 364, çap-ı dovvom, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, 1403.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namaz kılmayan kimseler kesinlikle cehenneme mi gidecektir? Hatta onlar birçok iyi iş yapsalar da cehenneme gidecekler midir?!
    56369 Eski Kelam İlmi 2012/05/03
    Dini öğretilerimiz esasınca namaz, dinsel ameller arasında ilk ibadetsel fiildir. Eğer insanın namazı kabul edilirse, diğer ibadetsel amelleri de kabul edilir! Öte taraftan Kur’an ayetlerinin açıkça belirtmesiyle her kim zerre miktarınca iyi amel işlerse onun karşılığını alacaktır. Bu ayetler uyarınca, ölçme terazisinde hayrın miktarı fazla olacak olursa, ...
  • İmam Humeyni, İmam Hüseyin’e (a.s) ağlamanın, yas tutmanın ve Hüseyni meclisler tertiplemenin on dört asır öncesinden günümüze kadar dinin bekasına sebep olduğuna görüşünde miydi? Ve bunu neye dayanarak söylemekteydi?
    11385 Eski Kelam İlmi 2012/01/05
    İmam Humeyni (r.a) defalarca İmam Hüseyin’in (a.s) İslamı korumak için yaptığı fedakarlığın önemini dile getirmiş, adının ve hatırasının meclislerle, matemlerle vb. şekillerde yaşatılmasının Onun (a.s) yolunun sürdürülmesinde ve sapmalarla mücadele etmekte etkili olduğunu vurgulamıştır. Örneğin bir konuşmasında şöyle buyuruyordu: ‘Bu aşura toplantısının ve alemdeki şehidlerin en büyüğüne matem düzenlenmesinin o ...
  • Nusayrilerin temel inançları nedir? Onların İmamiye Şiası hakkında görüşleri nedir? Şia'nın bu mektep hakkındaki görüşü nedir?
    28026 Eski Kelam İlmi 2010/09/12
    Bugün Suriye ve diğer bazı Müslüman ülkelerde yaşamakta olan Müslüman fırkalardan biri Nusayriye fırkasıdır. Bunlara "Aleviler" de denir. İran'da "Alevilik" hakkında bağımsız bir araştırma yapılmış değildir. Genelde milel ve nihal yazarlarının görüşleri bu hususta kaynak alınır. Ancak bize göre genelde "Aleviler" on iki imam Şiasıdırlar ve Şia'nın inanç temelleri ...
  • Pazar ortamını oluşturanların işi (komisyonculuk) helal midir?
    10113 Emlak Ve Pazarlama 2012/03/14
    Hazreti ayatullah’el uzma Safi Gupayganinin (Allah yüce gölgesini devam ettirsin) defteri: Dolaysız bir şekilde simsarlık yapana yani müstakim bir şekilde alıcıyı (müşteriyi) tanıtan kimseye “cuale” ismi altında para vermenin her hangi bir işkalı yoktur. Ama eğer bu tür şirketler “guld kuvist” şirketler gibi heremsel şeklinde ...
  • Erkek altın saat kullanabilir mi?
    33057 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/27
    Boyna altın zincir asmak, altın yüzük takmak ve ele altın kaplama saat takmak gibi altınla süslenmek[1] erkeğe haramdır ve bunlarla namaz kılmak da namazı bozar.[2] Elbette altın saat ve altın zincir sadece ...
  • arapça dilinin en kamil dil olduğuna dair delil var mıdır?
    8455 Kur’anî İlimler 2011/03/01
    Arapça dilinin kuran dili olarak seçilmesi elbette ki bu dilin değerli ve şerefli olmasına neden olamuştur. Ancak arapça dilinin kamilliği kuranın kamil olduğ için değildir. Lügat ve kavramdaki genişliği, dilsel sisteminin mühkemliği, türlü tabirlere haiz olması, irabı (kelimenin cümledeki farklı konumlarını belirtilmesi içun son harfının üzerindeki ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    129869 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yaratmada tevhidin manası nedir?
    8010 Eski Kelam İlmi 2012/04/15
    Varlık âleminin yüce Allah dışında hiçbir yaratıcısının olmamasına yaratmada tevhit denir. Mümkün varlıklar, onların eserleri, fiilleri ve hatta insan ve onun tüm icat ve keşifleri hiçbir tartışmaya yer bırakmaksızın Allah’ın yaratıklarıdır. Varlık âleminde bulunan her şey O’nun mahlûkudur. Ama bazıları vasıtasız bir şekilde ve bazıları ise vasıtayladır. ...
  • İslam’ın Tebliğ Yöntemi Nasıldı?
    12879 Masumların Siresi 2011/08/17
    Tebliğ mesaj iletmek anlamındadır. Tüm ilahî peygamberlerin ve özellikle de yüce İslam Peygamberinin misyonu insanları karanlıklardan nura yöneltmek olduğundan, İslam’da tebliğ Allah’ın mesajını kullarına ulaştıran bir vesile olarak çok önemlidir. İslam’da tebliğ yöntemleri sözlü, yazılı ve amelî olarak üç kısma ayrılabilir. Bu her üç kısmın da değişik türleri vardır. ...
  • Nefis, ruh, can, akıl, zihin ve fıtrat arasında nasıl bir ilişki vardır?
    17499 İslam Felsefesi 2010/04/07
    Bazen bu kelimelerden maksat bir şeydir. Hepsi de aynı gerçeğe yani insanın varlığına ve hakikatine işarettir. Bazen de onlardan değişik manalar irade edilir ve her biri nefsin mertebe ve makamlarından birine işaret sayılır. ...

En Çok Okunanlar