Gelişmiş Arama
Ziyaret
12282
Güncellenme Tarihi: 2009/09/22
Soru Özeti
Her yarım saatte tuvalet ihtiyacı olan ve tekerlekli sandalyeyle amellerini yapmak zorunda olan hastanın temettü haccındaki vazifesi nedir?
Soru
Kocam temettü haccına gitmeyi çok istiyor. Ama onun prostat hastalığı olduğundan her yarım saatte bir tuvalet ihtiyacı var; öte yandan tekerlekli sandalyeyle amellerini yapmak zorundadır. Acaba bu durum ona amellerini yerine getirmekte sorun çıkarmaz mı?
Kısa Cevap

Haccın şartlarından birisi beden gücünün yerinde olmasıdır. Yani, hacca gitmek ve amelleri çok zorluk ve meşakkat olmadan yerine getirmek için yeterli güce sahip olmak gerekmektedir. Hac kocanız için zor ve meşakkati olur ve bu  dayanılmaz bir hal alırsa aslında hac ona farz değildir. Ancak bu hastalığa yakalanmadan önce hac üzerine farz olmuşsa ve onu yerine getirmemişse şu anda da hac üzerinde farzdır bu durumda mutlaka hacca gitmesi gerekir. Eğer kendisi gidemezse iyileşeceğine ümidi yoksa bir başkasını naip olarak göndermelidir.

 

Eşinizin sahip olduğu sorunlar (yani her yarım saatte bir tuvalet ihtiyacının olması, tekerlekli sandalyeyle amellerini yerine getirmek zorunda kalması) hac amellerini yerine getirmeğe engel sayılmaz bir takım hazırlıklar ve önlemler alarak haccını kendisi yerine getirmesi mümkündür. Dolayısıyla hacca gitmeye engel teşkil etmezler.

Ayrıntılı Cevap

Haccın farz olma şartlarından birisi insanın bedensel gücünün yerinde olmasıdır; yani aşırı zorluk ve meşakket olmadan hacca gitmek ve amelleri yerine getirebilmek için bedeni gücün yerinde olması gerekir. İmam Humeyni (r.a) bu konuda şöyle buyuruyor: ‘Haccın farz olmasında bedensel imkan, yolun açık ve zamanın yeterli olması şarttır. Buna göre hacca gitme gücü olmayan veya kendisi için çok zorluk olacak hastaya hac farz değildir. Yolu kapalı olan ya da hacca yetişecek kadar zamanı olmayan kimseye de hac farz değildir.’[1]

 

Dolayısıyla eğer hac eşiniz için çok zorluk ve meşakkat doğuracak ve bu tahammül edilmeyecek derecede ise hac ona farz değildir. Ama böyle bir hastalığa yakalanmadan önce hac üzerine gelmiş ve ihmalkarlık edip yerine getirmemiş ise hac onun üzerinde vardır ve onu mutlaka yerine getirmesi gerekir. Hz İmam Humeyni (r.a) bu konuda da şöyle diyor:

 

‘İmkanı olduğu halde hac amelini yerine getirmezse hac onun üzerindedir ve sonradan hacca gitmesi gerekir.’[2]

 

Hac ve umre ammellerinin içinde yanlızca tavaf ve tavaf namazını taharetle yerine getirmek şarttır. Hac ve umrenin diğer amelleri yani ihram, sa’y, taksir, Arafat, Meş’ar ve Mina’da vukuf, cemerelerin remyi ve kurbanın taharete ihtiyacı yoktur. Sa’y ve tavaf tekerlekli sandalyeyle yapılabilir. Eşinizin sahip olduğu sorunlar (yani her yarım saatte bir tuvalet ihtiyacının olması, tekerlekli sandalyeyle amellerini yerine getirmek zorunda kalması) gerekli imkanlar sağlandığı takdirde tahammül edilmeyecek müşküller değillerdir. Dolayısıyla hacca gitmeye engel teşkil etmezler. Eşiniz Allah’a tevekkül ederek ve bir kişinin refakatinde hac ve umre amellerini yerine getirebilir. İnşallah bu açıdan her hangi bir sorunla karşılaşmayacaktır. Hatta taharet şartı olan tavaf ve tavaf namazını kendisi yerine getiremezse onlar için bir naip tutabilir ve diğer amelleri kendisi yerine getirebilir. İmam Humeyni (r.a)’ın bu meseledeki fetvası da şöyledir: ‘İmkanı olanın kendisinin hacca gitmesi gerekir. Hasta veya yaşlının -ileride açıklanacağı üzere- dışında başkasının haccı onun için geçerli değildir.’[3]

 

Bu meselede sözü edilen hasta ve yaşlılar hac ve umre amellerini yerine getirmeleri mümkün olmayan veya kendileri için tahammül edilmeyecek kadar çok meşakkatli olan ve iyileşme ümidi olamayan kimselerdir. Ancak bu durumda naip tutabilirler.



[1] - İmam Humeyni, Menasik-i Hac, s.38, Mesele: 41

[2] -a.g.e. Mesele: 42

[3] -a.g.e. Mesele: 43

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar