Gelişmiş Arama
Ziyaret
23816
Güncellenme Tarihi: 2012/05/17
Soru Özeti
Hz. Musa’nın (a.s.) Mucizesi olarak ilan edilen yılan bağlamında kuranı kerimde iki tabir; “su’ban” büyük yılan ve “can” küçük yılan kullanılmıştır. Acaba bu iki tabir arasında çelişki yok mudur?
Soru
Hz. Musa’nın (a.s.) kıssasıyla alakalı olan Araf suresinin 107 ve Şuara suresinin 32. ayetlerinde şöyle bir açıklama var olmaktadır. Musa’nın (a.s.) asası büyük bir ejderhaya (su’banun mubin) dönüştü ama Neml suresinin 10 ve Kasas suresinin 31. ayetinde ise asasının küçük bir yılana dönüştüğünü ilan etmektedir, (ke enneha canun)! Bu çelişkinin çözülmesi nasıl mümkündür?
Kısa Cevap

Bu iki ayet arasında çelişki yoktur. Zira bazı müfessirlere göre Musa’nın (a.s) asasını “can” ile tabir eden ayetler Hz. Musa’nın (a.s) nübüvvetinin ilk dönemine aittir ki Hz. Musa daha bu mucizeye hazırlığı yok idi. Hata kuranın açık söylemine göre hz. Musa dehşete kapılmış ve yılandan korkmuş. Ama asayı “su’ban” olarak tanıttığı yer ise risaleti tebliğ etmekle görevlendirilip Firavunla karşılaştığı döneme aittir. Bu ayetler bir celseyle alakalı değildir ki yılandan iki farklı tabir etmiş olsun. Hata eğer iki tabir bir zamanla alakalı olsa bile ayetler arasında çelişkinin olmadığı bilinmelidir. Zira bir ayette asa ejderhaya dönüştüğünü diyor; (fe iza hiye subanun) ve diğer ayette ise adeta küçük bir yılanın olduğuna işaret ediyor; (ke enneha canun). Arap edebiyatıyla aşına olan kimseler bu ikisinin arasında çelişkinin olmadığını kâmil bir şekilde bilgileri vardır.

Ayrıntılı Cevap

“Can” kelimesi lügatte ince ve çok seri hareket eden yılanlara deniliyor. Başka bir yerde “can” varlıkları gizli olan varlıklara denilmektedir. Dolayısıyla küçük yılanlara can diyorlar. Küçük yılana “can” denilmesinin nedeni gizlice otlar ve yerdeki çatlakların arasından hareket ederek geçtiği içindir. “Su’ban” de cüssesi büyük olan yılanlar için kullanılıyor. Kuranı kerimde Hz. Musa’nın (a.s.) mucizesi bağlamında her iki kelimeden de istifade edilmiştir.

İlk bakışta söz konusu yılanın “Su’ban” ve “can” ile vasıflandırılması çelişki içinde olduğu göze çarpacaktır. Bu nedenle müfessirler bu vehmi bertaraf etmek için bazı çözümler sunmuşladır. Örneğin bir tefsirde şöyle okuyoruz:  Musa’nın (a.s.) asasını can ile tabir eden “Neml” suresinin 10 ve Kasas suresinin 31. Ayetleri bi’setinin ilk merhalesiyle irtibatlıdır. Ama “su’ban” olarak tabir ettiği yerler ise Musa’nın Firavunla karşılaştığı döneme aittir. Adeta Allah u Teâlâ Hz. Musa’yı tedrici olarak bu büyük mucizeye alıştırıyor ki birinci merhalede onun mucizesi küçük ikinci merhalede ise daha büyük zahir oluyor.[1]   Buna binaen bu tahlil ve tevcihe göre Hz. Musa’nın mucizesi iki farklı yerde iki farklı tabir ile tabir edilmiştir.

Ama böyle bir tevcih ve tahlile gerek olmadığı bile akla gelmektedir. Hata eğer bütün ayetler tek bir olayla alakalı olsa bile ayetler arasında çelişki oluşmayacaktır. Şöyle ki:

“Su’ban” şeklinde tabir eden Araf ve şuara surelerinde “fe izen hiye” şeklinde tabir edilmiştir. Yani Musanın asası aniden ejderha ve büyük yılana dönüştü. Ama “can” tabirini istifade eden Neml ve Kısas surelerinde “fe izen hiye” tabiri de istifade edilmiştir. Musa’nın asası küçük ve hızlı hareket eden yılana dönüştüğünü demiyor. Bilakis “ke enneha” ibaresinden istifade ediyor. Yani o yılan mucizevarane ve ejderha gibi vücuda geldi ve hareket etmeye başlayınca (felema re eha tehtezzü), onun hareketi küçük ve hızlı yılan gibi idi. Oysaki ağır cüsseli olan şeyler, ağırlıkları gereğince yavaş hareket etmeleri lazım. Ama büyük olmasına rağmen küçük olan yılan niteliğini taşıyıp hızlı hareket etmesi mucize bakımından daha önemlilik arz etmektedir.[2]

 


[1] MEKARİMİ ŞİRAZİ, Nasır, “Tefsir-i Nümüne”, darul kutubul islamiye, c. 6, s. 283.

[2] TABERİSİ, Fazl b. el- Hüseyin, “Mecmeul Beyan”, darul marife, c. 3 ve 4, s. 705-706.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurmak mümkün müdür?
    29954 Eski Kelam İlmi 2010/05/06
    Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurulabileceği konusunda hiçbir şüphe yoktur. Ancak bunu alkol veya uyuşturucu maddeleri kullanarak yapmak mümkün değildir.Başka âlemlerle irtibat kurmak ve âlemdeki gizli sırlar hakkında bilgi edinmek için kullanılan vesileler, onların şeriata uygun olup olmadıkları ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    130201 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Gaybî varlıkların varlık felsefesi nedir?
    13262 İslam Felsefesi 2011/07/14
    Gayb âlemi şahadet âleminin mukabilindendir. Şahadet ve huzur da 1- mekânsal huzur; 2- zahirî hisler nezdinde huzur; 3- fikir ve ilimde huzur; 4- marifet ve basiret makamında huzur gibi mertebelere sahip olduğundan, bu mertebelerin her biri karşısında gaybte de bir mertebe mevcuttur. Eğer gayb âlemindeki varlıklardan kastedilen, soyutların aklî ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8569 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Kura bağlı az su kur hükmünü taşır mı?
    6266 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Kur suyu kapsamayan leğen suyu az sudur ve şehrin (kur veya akan) boru suyuna bağlı olan az su temizlemede ve necis olmada kur suyu hükmünü taşır; yani necis eşyaları (necasetin kendisi bertaraf olduktan sonra) bir defa yıkamayla temizler. Aynı şekilde onun sıçramaları temizdir ve necaset ile temas etmeyle necis ...
  • Bid'at nedir ve onunla ilgili İslam'ın hükümleri nelerden ibarettir?
    9443 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/01/13
    Bid'at, sözlük manası olarak yeni yapılan ve geçmişi olmayan iş demektir ve ıstılahta ise; "Dinde olmayan bir şeyi dine sokmak demektir" yani aslında dinde ve şeriatta olmayan bir şeyi dine ve şeriata mal etmektir. Bid'at koymak dinde büyük günahlardan sayılmıştır. Onlara ait mekânları ...
  • Tevazu nedir? Tevazu nasıl bir esere sahiptir? Tevazu ile zillet arasındaki fark nedir?
    3818 فضایل اخلاقی 2020/01/19
  • Beytullah'ta cemaat namazı kılmak doğru mu?
    6382 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Eğer Beytullah'tan maksat Mescidu'l-Haram ise cemaat namazının bir sakıncası yoktur. Eğer maksat Kabe ise Kabe'nin içerisinde farz namazı kılmak ihtiyata uygun değildir. Elbette Kabenin içinde mustahap namaz kılmanın bir sakıncası yoktur, mustahaptır. Mermer taşın üzerine secde etmenin de bir sakıncası yoktur.[1]
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4782 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...
  • Vesilelerin Allah'a Yakınlaşmakta ki Önemi Nedir?
    13877 Eski Kelam İlmi 2009/12/20
    Vesilenin çok geniş manası vardır. Allah'a yakınlaşmaya neden olan her şey ve her işe şamil olmaktadır. Dünya yaşayışı, insanların hidayeti ve ilerlemesi için sebep ve sonuç düzeni üzerine kurulduğu, yine insanların doğal ihtiyaçları maddi sebeplerle karşılandığı için Allah'ın, hidayet, mağfiret, bağışlanma, yakınlaşma ve ...

En Çok Okunanlar