Gelişmiş Arama
Ziyaret
6788
Güncellenme Tarihi: 2010/09/21
Soru Özeti
Acaba bireysel fıkıhta uzmanlık siyasal (hükümetsel) fıkıhta uzman olabilmek için gerekli mukaddime midir?
Soru
Şii hükümetin, program bağlamında ihtiyaçları gidermek için kâmilen bireysel fıkhın baplarında müçtehit olma mecrasından mı geçiyor? Mesela: “müdüriyet fıkhını”, namaz ve oruç meselelerinde müçtehit olan bir kimse mi sadece tahsil etmeli ve üretim yapması gerekiyor? Veya içtihadın akli ve kalbi araçlarla (usul ilmi, hadis ilmi, kurana musallat olama ve…) donanmak bireyi (risale-i ameliye olarak yazılan) “Tevziul mesail” şeklindeki risalelerde konu edilen baplarından müstağni mi ediyor? Kişinin bireysel fıkıh alanında hazırda bulunması sadece siyasal konularda yapacağı içtihatta istifade edilen kanunları kullanma bağlamında maharet, temrin ve alıştırmak için midir?
Kısa Cevap
İslami fıkıh bir biriyle irtibatlı ve iç içe girmiş birçok bilimlerin bütündür ki onun her bir bölümünü bir diğerinden müstakil bir ada şeklinde dikkate alıp sadece bir bölümünde yetişip uzmanlaşmak mümkün değildir.
Elbette doğal olarak şu imkân mevcuttur ki bazı dini düşünürler fıkhın has bir bölümünde yapmış oldukları çalışma ve araştırma nedeniyle söz konusu bölümde (konuda) görüşleri daha dakik olabiliyor. Ama bu onu fıkhın diğer alanlarında mütehassıs olmaktan tamamen müstağni ediyor anlamına gelmiyor.
 
Ayrıntılı Cevap
Böyle bir benzerlik diğer bilim dallarında da vardır. Örneğin; vazifesi binanın malzemesini yapmak, binanın yapımını kontrol ve müdüriyetini yapmak olup mimarlık (inşaat mühendisliği) bölümünde uzmanlık yapmış birisini düşünüz. Bu alanda uzmanlık yapmış bir kimse binanın yapılışında gereken malzemeyle irtibatlı olan her türlü konuda ve binanın üzerinde etkili olan amillerin hepsinde gerekli ve yeterince mütehassıs olması gerekiyor. Ta ki mimarlıktaki bilgisini doğru ve en iyi bir şekilde kollanabilsin.
İnsan bedeninin muhtelif organlarının her birisiyle alakalı gereken bilgiye sahip olmayan bir tabip, insan bedeninin organlarını doğru bir şekilde müdüriyet yapma görevini üstlenmiş olan bir beyin mütehassısı olarak kendini tanıtamaz.
İnsanların bireysel ve toplumsal dini vazifelerini müdüriyet etme konusunu üstlenmiş ve vazifeler arasında, camiadaki bireylerin mesuliyet ve hukuklarında teadülü sağlama mesuliyetini taşıyan siyasal fıkıh (fıkhi hükümeti) kesinlikle muhtelif maharetlere sahip olması gerekiyor. Bunlardan birisi de bireysel fıkıh hakkındaki maharettir. Açıktır ki bireysel fıkhın yanı sıra siyasal fıkıhta mütehassıs olmakta da başka bilgilere niyaz var. Dolayısıyla siyasal fıkhı kâmilen bireysel fıkıhtan müstakil değerlendirilemez.
 
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar