Gelişmiş Arama
Ziyaret
16221
Güncellenme Tarihi: 2007/01/28
Soru Özeti
Acaba ilk insanlar mağarada mı yaşıyorlardı, mağarada yaşayanlar Hz. Âdem’in (as) neslinden miydiler?
Soru
mağarada yaşayan insanlar, Hz. Âdemin (as) neslinden miydiler?
Kısa Cevap
Hz. Âdem’in neslinden olan insanların, dağları ve mağaraları kendileri için mesken olarak seçtikleri kur’an’ı kerimde teyit edilmiş bir konudur. Ama Hz. Âdem den (as) önce başka insanların yaşadığına dair oldukça fazla deliller vardır. Bu delillerin var olması ve eskiden insanların mağaralarda yaşadıkları inkâr edilmeyecek bir konu olduğu için mağaralarda yazılmış yazılara ve başka delillere dayanarak bu insanların hangi nesle ve geride bırakılan eserlerinin kimlere ait olduğu ispatlaması gerekiyor. Her halükarda bilinmelidir ki Hz. Âdem’in (a.s.) yaratılış tarihi çok eskilere dayanmıyor.
 
Ayrıntılı Cevap
Sorunun cevabını elde etmek için birkaç noktaya dikkat etmek zaruridir:
  1. Ebul Beşer olarak biline Hz. Âdem’in neslinden olmayıp ondan önce bazı insanların yaşadığına dair şahit ve deliller vardır.  Merhum Allame Tabatabai şöyle diyor: Bakara suresinin 30.ayetinden Âdem’in (as) yaratılışından önce insanların yaşadığını çıkarabiliriz. Melekler daha önce yaşamış olan insanlar hakkında sahip oldukları zihniyetten dolayı, Allah yeryüzüne halife karar kılacağım dediği vakit “fesat çıkaracak ve kan dökecek bir kimseyi mi yeryüzüne yerleştireceksin”[1] şeklinde bir soruyu cenabı Haktan soruyorlar.    
Tevhidi Saduk kitabında da imam Sadıktan nakledilmiş ki imam şöyle diyor: “siz, Allah sizden başka kimseleri yaratmadığını mı sanıyorsunuz? Bilakis binlerce Âdem yaratmış ki siz en son Âdem’in (a.s.) neslindensiniz.[2]   İ
  1. Mağaralarda bulunan mevcut el yazıları ve haritalara dayanarak mevcut nesilden olup mağaralarda yaşadığını ispatlayabiliriz.[3]   Ancak mevcut eserler hali hazırda yaşamakta olan insan nesline mi ait yoksa başka bir nesle mi ait ispatlanması gerekiyor.[4]  Elbette kur’an’ın bazı ayetlerinin zahirinden istifade ediliyor ki hali hazırda yaşamakta olan nesil, Hz. Âdem’e (as) ve onun eşi Havaya dayanmaktadır.[5]
Örneğin: Allah u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır”.[6] Biz şu noktayı biliyoruz ki kuran bütün beşer içindir ve hitabı bütün beşere aittir.
Veya başka bir ayette şöyle buyuruyor: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir”.[7]
Buna binaen eğer mağaralarda kalmış olan eserlerden bu eserlerin tarihi milyonlar yıllara döndüğü anlaşılırsa bu eserlerin şimdi yaşamakta olan nesle ait değil başka bir nesle ait olduğunu kabul etmek gerekiyor. Zira zahiren Hz. Âdem’in yaratılış destanı 7000 bir zamana aittir.[8]
Ama eğer bu eserlerden, 7000 senelik bir tarihe ait olduğu anlaşılırsa denilebilir ki bu eserler başka bir nesle ait değil, bilakis bu nesle aittir. Zira bu nesilden olup mağarada yaşayan insanlar da var idi.
Elbette günümüzdeki binaların yapılışı kadim binalara mukayese edildiği vakit bizi şu noktaya götürüyor: eski zamanlarda ev yapma meselesi çok sade idi. Hatta ilk insan nesli, kendini soğuktan, sıcaktan, vahşi hayvanların saldırısından korumak için çok sade meskenlerde ve hata kayaların arasında bulunan aralıklarda veya doğada var olan mağaralarda yaşayarak koruyorlardı. O dönemlerde ev yapma imkânlarının olamayışı çok doğal bir şeydir. Kuranı kerimde de buna işaret edilmektedir.
Kuranı kerim şöyle buyuruyor: “dağlarda da sizin için barınaklar var etti”.[9] Ayetin orijinal şekli şöyledir: “ve cealna lekum minel cibali eknanen”. “enkan” sözcüğü “cin” vezninde “kin”in cemi ve kapatma, hıfzetme ve koruma vesilesine deniliyor. Bu cihetle dağlarda mevcut olan saklanılacak, barınacak, aralıklara şeklindeki yerlere ve mağaralara “eknan” deniliyor. Burada açık bir şekilde dağlarda bulunan barınak ve mağaralara dikkate değer bir nimet olarak yâd edildiğini görmekteyiz.[10] Hata ev yapma sanatını elde ettikten sonra bile bazı milletler tarafından dağların dibini ve mağaraları mesken ve menzil olarak kendileri için seçmeleri revaçta idi ve medeniyetlerinin nişanesiydi. Kur’an’ı kerim bazı kavimlerden dağlardan evler yontuyor ve oralarda yaşadıklarından haber veriyor.[11]
Buna binaen Hz. Âdem’in (as.) neslinden olup mağaralarda yaşayan kavimlerin var olduğu uzak değil ve bunun hiçbir işkâlı da söz konusu değildir.
 

[1] Allame Tabatabai, Muhammed Hüseyin, “el-Mizan Tefsiri”, farsça Tercümesi, c. 4, s. 223.
[2] Age., s. 231.
[3] Bazıları hali hazırda yaşamakta olan insanlardan bazılarının mağaralarda yaşandıkları kesin olduğunu savunuyor. “Dairetül Mearıf-i New”, . 4, s. 331.
[4] “Tercüme-i el Mizan”, baskı, Camiatul müdderisin, c. 4, s. 223.
[5] “Tercüme-i el Mizan”, baskı, Camiatul müdderisin, c. 4, s. 223.
[6] Araf 27.
[7] Nisa, 1.
[8] Daha fazla bilgi edinmek için bkz., endeks: Ömr-i Nevi Beşer ez Menzer Kuran”, (kurana açıdan beşerin Ömri), suru: 701.
[9] Nahl, 81
[10] Bkz. “Tefsiri Nümüne”, c. 11, s. 346.
[11] Şuara 149.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar