Gelişmiş Arama
Ziyaret
13104
Güncellenme Tarihi: 2012/04/05
Soru Özeti
Rivayetlere göre iman ile sevgi ilişkisini beyan ediniz?
Soru
Rivayetlere göre iman ile sevgi ilişkisini beyan ediniz?
Kısa Cevap

Rivayetlerde sevgi ile din ilişkisini incelemek için ilkin din, iman, sevgi ve muhabbet meselesi arsında var olan zati ilişkiyi inceleyeceğiz. Sonra iki tür sevgiye; birisi ilahi muhabbet ikincisi şehvani sevgisine değineceğiz. Lütfen detaylı cevaba müracaat ediniz.

Ayrıntılı Cevap

Rivayetlerde sevgi ile din ilişkisini incelemek için ilkin din, iman, sevgi ve muhabbet meselesi arsında var olan zati ilişkiyi inceleyeceğiz. Sonra iki tür sevgiye; birisi ilahi muhabbet ikincisi şehvani sevgisine açıklayacağız. Sonraki unvanda ehlibeyt sevgisi bağlamda olan özel önemliliğe ve onun iman olan direk nisbetine değineceğiz. Son olarak Allahın, peygamberin ve ehlibeytin düşmanlarına karşı kin ve nefretin (buğz) konumuna değineceğiz.

  1. Din ile Sevginin İrtibati:
    1. İmam sadık şöyle buyuruyor: “Her kim Allah için severse, Allah için düşmanlık yaparsa, Allah için verirse o imanı kamil olan kimselerdendir”.[1]
    2. İmam Sadıktan hübb ile buğz imandan mıdır şeklinde soruldu? O hazret şöyle buyurdu: “Acaba iman hüb ile buğz dışında bir şey midir? Sonra şu ayeti okudur: “Fakat Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiş; inkârı, fasıklığı ve (İslâm’ın emirlerine) karşı çıkmayı da çirkin göstermiştir”.[2]
    3. Bir gün Allah resulü kendi ashaplarına şöyle buyurdu: “İmanın hangi unsuruna sarılması daha muhkemdir? Ashap dediler: Allah ve Allah resulü daha iyi bilirler: Bir kısmı da namazdır dediler. Bazıları da zekâttır dediler; bir diğer kısım da oruç ve hacdır şeklinde görüş belirtiler ve… O hazret şöyle buyurdu: “Söylenilenlerin her birisinin has değeri vardır ama imanın en mutmain kulpu Allah yolunda sevmek, Allah yolunda nefret etmek, Allahın evliyalarını sevmek ve Allahın düşmanlarından nefret duymaktır”.[3]
    4. İmam Sadık şöyle buyuruyor: “Her kim din için sevmezse, din için düşmanlık yapmazsa dini yoktur”.[4]
  1. İlahi Muhabbet:
    1. İmam sadık şöyle buyuruyor: “Bir Mümin kalbini dünyadan boşatsa, yukarı gider ve Allahın muhabbetinin tatlılığını kendinde bulursa, dünya ehlinin nezdinde aklı delilikle karışmış kimse gibi olur. Oysaki bu grup Allahın muhabbetinin tatlılığıyla karıştırılmış dolayısıyla onun dışında hiçbir şeyle uğraşmazlar”.[5]
    2. İmam Sadık şöyle buyurmuş: “Ben sizden olan mümin bir kimseyi öyle severim ki namaza durduğunda yönünü Allaha çevirsin ve kalbini dünya ile meşgul etmesin. Zira namazda kalbini Allaha yönelten her kula Allah yüzüyle ona yöneliyor ve müminlerin muhabbet ve sevgisini kendi muhabbet ve sevgisinden sonra ona fark ettiriyor”.[6]    
    3. İmam Sadık’ın ashaplarından birisi şöyle buyuruyor: Bilinçli ve uyanık olunuz! Dünyada zahit olmadığınız müddetçe imanın tadını tatmanız diyor. Zira ben imam Sadık’dan şöyle duydum buyuruyor ki; “Mümin dünyadan kalbini arındırır yukarılara çıkar ve Allahın muhabbetinin tatlılığını haddi zatinde bulacak ve onun dışında hiç kimseyle uğraşmaz; hakeza buyuruyor: Kalp saf olduğu taktirde yer onun için dar olur ta ki (Allaha doğru) yukarılara gitti”.[7]
    4. İmam Ali şöyle buyuruyor: “Nasıl oluyor da bir kimse Allahın muhabbetini iddia ediyor da ama kalbi dünya sevgisiyle aram bulmuş”.[8]
    5. İmam Ali başka bir yerde şöyle buyuruyor: “Güneş gecenin karanlıklarıyla cem olunmadığı gibi Allah sevgisi ile dünya sevgisi de bir arada cem olunmuyor”.[9]
    6. Hz Ali şöyle buyuruyor: “Cennette en lezzetli ve en iyi şey Allahın sevgisi ve Allah yolunda sevmektir”.[10]    
    7. Bazı kitaplarda şöyle nakledilmiştir: Hazreti Abbas ve hazreti Zeynep küçük idiler, hazreti Ali Abbas’ın güzlerinden öptü sonra hazreti Zeynebe döndü baktı. Hazreti Zeynep şöyle dedi: Ey baba Acaba bizi seviyor musun? O hazret şöyle buyurdu: “Çocuklarımız ciğerlerimizin parçalarıdırlar”. Zeynep dedi: ama nasıl oluyor da iki sevgi bir kalpte yerleşebiliyor? Biri Allah’ı sevmek diğeri çocuklarını sevmek, eğer bizden vazgeçilmiyorsa Allah’ı halisane sev bize karşı da şefkatli ol!.[11]
  2. Şehvani Sevgisi (Mezmum Sevgiler):

Dünya sevgisi Allahın sevgisi karşısında yer aldığını söylemiştik. Bazen bu iki tür muhabbetin birisine ilahi aşk ya irfani aşk diğerine dünyevi aşk deniliyor. Bunların her birisinin de farklı şubeleri vardır. Kuranı kerimde belirtildiği üzere şehvet sevgisi insanlar için sevimli kılınmıştır ki şunlardan ibarettir: 1- Kadına karşı olan aşk (cinsel aşk), 2- çocuklara duyulan aşk, 3- paraya duyulan aşk (altın ve gümüş). 4- dünyevi güzelliklere ve imkanlarına duyulan aşk: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır”.[12]  Rivayette şöyle okuyoruz: Allah Teâlâ Davut’a vahyi etti ki ashaplarını şehvetlere dalmaktan korkut. Ve (onun getirilerinden) sakındır. Şehvetlere gönül bağlamış olanların kalpleri benden perdelenmiş ve üstünden perde çekilmiştir.[13]

  1. Ehlibeyt ve İmamların Muhabbeti:
    1. İmam Sadık şöyle buyuruyor: “Kim ehlibeyti severse ve bizim sevgimiz onun kalbine yerleşirse hikmetin çeşmeleri onun kalbinden dilinin üzerine akar ve kalbinde iman yenileniyor”.[14]  
    2. İslam Peygamberinden nakledilmiştir: “Kim Alibeyt muhabbetiyle ölürse şehit olarak dünyadan gitmiştir. Biliniz ki her kim alimuhammedin sevgisiyle ölürse bağışlanmıştır. Biliniz ki her kim Alimuhammedin sevgisiyle ölürse kamil imanla dünyadan gitmiştir”.[15]
    3. İslam peygamberi şöyle buyurmuşlardır: “Mümin bir kimsenin sahifesinin baş levhası Ali b. Ebu Talibin sevgisidir.[16] Hakeza şöyle buyurmaktadır: Ali’yi sevmek imandandır, Ona kin yapmak nifaktandır.[17] Hazreti Fatma hakkında şöyle buyuruyor: Her kim Fatma’yı severse cennettedir ve her kim ona düşman olursa cehennemdedir”.[18]  
  2. Allah’ın Düşmanlarından Beri ve Onlardan Nefret Etmek:

Allaha duyulan sevginin sadık olduğuna delalet eden alamet Allahın düşmanlarına karşı düşman olmaktır. Zira sevgi ile nefretin ikisi bir arada olması anlam taşımaz. Bir birine zıt olan iki şeye sevgi bağlamak nifakın alameti ve sevginin yalanlığından hakidir. Bu nedenledir ki Allah ve Allahın evliyalarının sevgisini konu edip zikir edilen birçok rivayetlerde Allahın düşmanlarından nefret duymak ve onlardan teberi etmek de zikredilmiştir. Burada birkaç rivayete örnek olsun diye işaret edilecektir:

  1. İmam Rıza (a.s.) şöyle buyuruyor: “Dinin niheti ve kemali bizim velayetimizde ve düşmanlarımızdan teberi etmektedir”.[19]
  2. Şahıslardan birsi imam Sadık’a (a.s.) şöyle buyurdu: “Birisi vardır ki hakkınızdaki sevgiyi kalbinde taşıyor ama düşmanlarınızdan nefret etmekte zayıftır. İmam cevabında şöyle buyurdu: “Bizi sevdiğini sanıp düşmanlarımızdan beri olduğuna sahip olmayan bir kimse yalancıdır”.[20]

 


[1] KÜLEYNİ, “el-Kafi”, Tahran: darul-Kutubul İslamıye, 1365, h.ş., c. 2, s. 134.

[2] A.g.e., s. 125.

[3] A.g.e., s. 125.

[4] A.g.e., s. 127.

[5] A.g.e., s. 130.

[6] MECLİSİ, Muhammed Bakır, “Biharu’l-Envar”, Lübnan: Müesesetul-Vefa, 1404, kameri, c. 81, s. 24.

[7] Şeyh Hur Amuli, “Vesailuş-Şia”, Müesesetul - Alul-Beyt, 1409, kameri, c. 16, s. 13. 

[8] AMEDİ TEMİMİ, “Gurerul-Hikem ve Durerul –Kelm”, İntişarati Tebliğati İslami, 1366, şemsi, s. 141.

[9] Muhaddis NURİ, “Müstedrekül-Vesali”, Müesesetul - Alul-Beyt, 1408, kameri, c. 12, s. 42.   

[10] MECLİSİ, Muhammed Bakır, “Biharu’l-Envar”, Lübnan: Müesesetul-Vefa, 1404, kameri, c. 66, s. 251.

[11] Muhaddis NURİ, “Müstedrekül-Vesali”, Müesesetul - Alul-Beyt, 1408, kameri, c. 15, s. 251.   

[12] Ali İmran, 14. 

[13]Biharu’l-Envar”, Lübnan: Müesesetul-Vefa, 1404, kameri, c. 1, s. 154.

[14] A.g.e., c. 27, s. 90.

[15] A.g.e., c. 23, s. 233.

[16] A.g.e., c. 27, s. 142.

[17] A.g.e., c. 37, s. 92.

[18] A.g.e., c. 27, s. 116.

[19] A.g.e., c. 27, s. 58.

[20] A.g.e. , c. 27, s. 58.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar