Gelişmiş Arama
Ziyaret
12253
Güncellenme Tarihi: 2009/12/13
Soru Özeti
Ehlisünnetin görüşünde beyan edilen Ehlibeyt kimlerdir?
Soru
Lütfen sadece Ehlisünnet rivayet ve tefsirleri esasınca onların görüşünde beyan edilen Ehlibeyt’in kimler olduğunu açıklar mısınız?
Kısa Cevap

“Ehlibeyt” kelimesi iki defa Kur’an-ı Kerim’de zikrolunmuştur.[1] İlki Hz İbrahim’in (a.s) ailesi hakkında ve diğer ayet ise konumuz olan Ahzab suresinin 33. ayetinde. Bu ayetin sonunda, Allah-u Teala iradesinin Ehlibeyt’in tathiri olduğundan haber vermektedir. Tarih boyunca bu ayet farklı yönlerden İslami ilimler bilginlerinin araştırma konusu olmuştur. Bu cihet ve yönlerden bir tanesi Ehlibeyt için misdak (reel örnek) tayin edilmesidir. Usulen bu konu hakkında birkaç nazariye vardır. Şii müfessirleri var olan birçok rivayetler esasınca Ehlibeyt’in misdakı kimler olduğu noktasında tek bir görüş sunmuş o da şudur: Hz. Resul-i ekrem (s.a.a), Hz. Ali (a.s), Hz. Zehra (s.a), İmam Hasan (a.s), İmam Hüseyin (a.s)[2] ve İmam Hüseyin’nin masum evlatları.[3]   

Ama Ehlisünnet Ehlibeyt’in misdakı kimler olduğu noktasında birkaç görüş sunmuş:

1. Ehlibeyt’ten kasıt sadece Peygamber’in (s.a.a) hanımlarıdır.

2. Ehlibeyt’ten kasıt Peygamber’in (s.a.a) hanımları ve Hz Ali (a.s), Zehra (s.a), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin’dir (a.s).

3. Ehlibeyt’ten kasıt örfe göre o hazretin (s.a.a) hanedanından sayılan kimselerdir; hem hanımları ve hem de akraba ve yakınları, yani “Abbas Alı”, “Akil Alı”, “Cafer Alı” ve “Ali Alı”.

4. Ehlibeyt’ten kasıt Beytü’l Haramdır.

5. Ehlibeyt’ten kasıt Allah resulünün (s.a.a) mescididir.[4]

Ehlisünnet arasında 3. 4. ve 5. nazariyelerin fazla taraftarı yoktur ve genellikle bu üç görüşü gündeme getirmemişlerdir. Birinci nazariye hakkında İkreme’nin sözüne istinat ediyorlar ki pazarda bağırarak şöyle diyordu: Ehlibeyt’ten kasıt sadece Peygamberin (s.a.a) hanımlarıdır.[5] Bu görüş Ehlisünnet müfessirleri arasında kabul görülmedi.[6] Ayriyeten bu kelam ya İkreme’nin kendisine ait veya o İbni Abbas’tan nakletmiştir ve aynı şekilde tefsir kitaplarında İkreme’nin bu kelamı Allah resulüne (s.a.a) dayanmamakta ve ondan nakledilmemiştir. (hadis ilmi literatüründe mürsel veya maktu sayılmaktadır).

 Genellikle bütün Ehlisünnet tefsirleri diğer görüşlerin yanında, bu ayetin nüzul sebebi hakkında rivayet ettikleri hadiste Ehlibeyt’in Peygamber (s.a.a), Hz Ali, Hz Zehra, imam Hasan ve imam Hüseyin olarak bilmektedirler. Onlar meşhur Ümmü Seleme’nin A’li Kisa ve… hadisini nakletmişlerdir. Numune olarak bazı Ehlisünnet tefsirlerinden bu rivayete veya bu rivayetin mazmununu ve içeriğini içeren rivayetlere işaret etmiş veya bu rivayeti kabul görmüş şahsiyetlere değiniyoruz:

1. Fahri Razi (“Mefatihu’l Gayb”), c. 25, s. 168, Tathir ayetinin zeylinde.

2. İbni Ebi Hatem, (“Tefsiri El- Kur’ani’l Azim”), c. 9, s. 3132, Tathir ayetinin zeylinde.

3. Nizamu’d Din Nişaburi, (“Tefsiri Garaibu’l Kur’an ve Regaibu’l Furkan”), c. 5, s. 460, Tathir ayetinin zeylinde.

4. Muhammed bin Cerir Taberi, (“Camiu’l Beyan fi Tefsiri’l Kur’an”), s. 22, s. 5, Tathir ayetinin zeylinde.

5. Haskani, (“Şevahidu’t Tenzil Li Gavaidi’t Tefzil”), c. 2, s. 18, Tathir ayetinin zeylinde. Haskani, bu konu hakkında Ehlisünnet kitaplarında yer alan hadisleri çok iyi toplamıştır.

6. Suyuti, (“Ed- Durru’l Mensur fi Tefsiri’l Me’sur”), c. 5, s. 198, Tathir ayetinin zeylinde.

7. İbni Cuzi, (“Zadu’l Meysir fi Ulumu’t Tefsir”), c. 3, s. 462, Tathir ayetinin zeylinde.

8. İbni Atiyye, (“El- Muherriru’l Veciz”), c. 5, s. 308, Tathir ayetinin zeylinde.

9. Kadi Beyzavi, (“Envaru’t Tenzil ve Esrarı’t Te’vil”), c. 5, s. 12, Tathir ayetinin zeylinde.

10. Tefsiri Muhyi’s Sunne, Ebu Muhammed El- Hüseyin bin Mesud El- Bagevi, (“Mealimu’t Tenzil”), c. 6, s. 350, Tathir ayetinin zeylinde.

 


[1] Ahzab suresi 33; Hud suresi 73.

[2] Tabatabai, “El- Mizan”, Musa Hamedani, Kum: Defteri intişaratı İslami, c. 16, s. 465.

[3] Bazı rivayetlerde Masum imamlar (a.s) kendilerini “Ehlibeyt” olarak tanıtmışlardır; Tusi, “Tehzibu’l Ahkam”, Nerm Efzarı Camiu’l Ahdasi, c. 5, s. 232.

[4] “El- Mizan” kitabının tercümesinden yararlanılmıştır, c. 16, s. 463.

[5] İbni Kesir, “Tefsiri’l Kur’ani’l Azim”,Beyrut: Daru’l Kutubu’l İlmiye, Menşuratı Muhammed Ali Beyzun, 1419 h.k, c. 6, s. 365.

[6] “Tefsiri’l Kur’ani’l Azim”, c. 6, s. 365; Fahrı Razi, “Mefatihu’l Gayb”, Beyrut: Daru’l İhyai’t Turas, 1420 h.k, c. 25, s. 168.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İkinci iş yapma hakkında fetva var mıdır? Veya ikinci işten elde edilen mal, dünyaya düşkünlük sayılır mı?
    6377 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/29
    İslam açısından iş sahibi veya ikinci bir işe sahip olmanın hiçbir sakıncası yoktur. İslam dini açısından beğenilmeyen, kınanan şey dünyaya düşkünlük, ona bağlanmak, maneviyat ve ahiretten uzaklaşmaktır ki bunlar bir işe sahibi olanlarda da görülebilir. Bir işi ve az bir geliri olanların içinde de dünayaya daha fazla ...
  • Eğer meseleyi bilmemeden ötürü ölüyü tahnit etmeksizin toprağa gömerlerse ne yapılmalıdır?
    7445 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Gusül aldırıldıktan sonra ölüyü tahnit etmek farzdır; yani ölünün alnı, el avuçları, diz kapakları ve ayaklarının büyük parmaklarının ucuna kâfur sürülmelidir.[1] Ama defin işleminden sonra ölünün tahnit edilmediğinin farkına varılırsa, beden kabirde kokmamış ve dağılmamışsa, kabrin açılıp kabirde tahnit işleminin yapılması fazdır ve onun ...
  • Namaz dinin direği ise neden fürû-u din’den sayılmıştır?
    9745 Eski Kelam İlmi 2010/10/12
    Usul-u din, insanın akıl ve idrakıyla kabul ederek İslam’a girdiği inançlar topluluğuna denir. İslam’agirildikten sonra insanın üzerine bir takım bireysel ve toplumsal vazifeler farz olur ki, onlardan biri namazdır. Namaz, ahkamın içinde çok önemli ...
  • İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir?
    9073 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Kesinlikle her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür: Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah’a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır. Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte ...
  • İslam dininin büyük ve görkemli evler hakkındaki görüşü nedir? Nasıl insanları ev yaparken ölçülü olmaya davet edebiliriz?
    2804 Hadis 2020/01/19
  • Neden biz Şiiler Hamd suresinden sonra “elhamdülillahi rabbi’l-âlemin diye söylemekteyiz?
    8783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Bizim ile Ehli Sünnet arasında bir takım şekilsel ihtilaflar mevcuttur. Ehli Sünnet mensuplarının el bağlayarak namaz kılması, onların abdest alma şekli ve bunun Şia ile farklılığı, fıkıh konularındaki bazı şekilsel ihtilaf noktaları olarak adlandırılabilir. Bu ihtilafların nedeni, bu sitedeki diğer sorularda detaylıca işlenen daha genel konulara dönmektedir. (1523, 248 ...
  • Gıybeti dinleyen gıybet edenin günahına ortak mıdır?
    3852 Gıybet, Hakaret Ve Gözetleme 2020/01/20
  • Acaba “aşura gününde insan kedisi için dua yapmamalıdır” şeklindeki iddia doğru mudur?
    6103 Pratik Ahlak 2012/09/15
    Dua kulun fakirane bir şekilde hak Teâlâ’yla irtibat kurup dünyevi ve uhrevi ihtiyacını gidermek için dilekte bulunmaktır. Her durumda kendine ve başkalarına dua yapmak beğenilmekte ve oldukça fazla fazileti ve sevabı vardır. Aşura gününde kedin için dua yapmanın hiçbir işkâlı yoktur. Bilakis aşura gününde yapılması ...
  • Hz. İsa’nın evlenmemesinin özel bir nedeni mi vardı?
    26719 Eski Kelam İlmi 2012/05/30
    Hz. İsa’nın evlenmesi konusunda dini öğretilerde işaret edilen bazı meselelere bakıldığında ilk anda Hz. İsa’nın evliliğe karşı olduğu düşüncesini doğurmaktadır. Ancak Kur’an ve rivayetlerin önemle yaptıkları tavsiyeler göz önüne alındığında ve Hz. İsa’nın (a.s) yaşamı incelediğinde Onun evliliğe karşı olmadığı görülecektir. Onun evlenmemesinin nedeni kendi özel yaşamının ...
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    5567 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...

En Çok Okunanlar