Gelişmiş Arama
Ziyaret
9509
Güncellenme Tarihi: 2011/06/20
Soru Özeti
Kuranı kerim mucize olduğunun boyutları nelerdir? Ve neden nehcü'l-balaga mucize değildir?
Soru
Eskiden günümüz dünyasına kadar birçok değerli kitap telif edilmiş, Kuranı kerim hangi boyutlara sahiptir ki mucizedir ama örneğin Nehcü'l-balaga mucize değildir?
Kısa Cevap

Kuranı kerim bazı özellik ve niteliklere haizdir ki diğer kitaplar bu özellik ve niteliklere sahip değildir. Eğer Nehcü'l-balaga bu özellik ve niteliklere sahip olmuş olsaydı oda mucize olacaktı. Ancak Nehcü'l-balaga bu özellik ve niteliklere sahip olmadığı için kuranı kerim gibi olamaz.[1]

Kuranı kerimi mucize eden boyut ve yönler çoktur. Bu bağlamda birçok kitap ve makale yazılmış. Bu boyut ve yönlerin bir kısmı hakkında bilgi edinmek için aşağıdaki adrese müracaat edebilirsiniz: nemaye: "icazi kuran, sual no: 69, (sayt: 310)"; "nemaye: vahyani buden kuran, sual no: 67 (sayt 308)"; "nemeye: ademi tahrifi kuran, sual no: 3213 (sayt: 3938)".

Her halükarda nehcü'l-balaga Hz. Aliye ait olan sözler ve hutbelerin bir kısmını içeren bir kitaptır ki Seyit Rezi tarafından telif edilmiştir. Bu kitap birçok ayrıcalıklara ve özelliklere haizdir. Fesahat ve balagat özellikleri bunlardan ikisidir. Bu kitap genel, kapsamlı günümüzün tabiriyle kaç yönlü ve… boyutludur.

Bu özellik ve ayrıcalıklardan her birisi Hz. Ali'ye (a.s.) ait olan bu kelimeleri yüce bir konuma ve makamda yüceltmeleri için kafidir. Bu özellik ve niteliklerin bir arada toplanması ve iç içe girmeleri, farklı ve değişik yerlerde ve meydanlarda bu sözlerin ifade edilmesi, bazen Hz. Ali'nin (a.s.) bu sözlerinin içermiş oldukları fesahat ve belagat onları icaz merhalesine çıkarıp yerleştirebiliyor. Ama bununla birlikte bu sözler yücelik ve yükseklik bakımından yaratıcının kelamı olan kuranı kerime kavuşamıyor. Hz. Ali'ye (a.s.) ait olan kelam yaratıcı ile yaratılanların arasında bir yerde yer almış. Bu nedenle Hz. Ali'nin (a.s.) kelamı hakkında şöyle denilmiş: "fevke kelami'l - mahluk ve tahte kelamil Halik = yaratılanlara ait olan kelamın fevkinde yaratana ait olan kelamın aşağısındadır".[2] Yani belagat, fesahat ve kaç yönlü olmasından ötürü bütün düşünürlerin ve söz sahibi olan bilgelerin sözünün fevkindedir. Ama Allahın kelamı olan kuranı kerime oranla aşağılardadır. Buna binaen bu yönler ve boyutlara sahip olduğundan ötürü imam Ali'nin (a.s.) mucizesidir. Ama nübüvvet mucizesi değildir. Hiç kimse hakkında böyleli bir iddida bulunmamıştır. Zira mucizenin iki temel özelliği vardır. Birincisi; başkalarının onun benzerini getirmekten aciz kalmaları, ikincisi; getiren kişi onu ortaya koyarken onunla nübüvvet iddiasında bulunması gerekir. Buna binaen her ne kadar nehcü'l-balaga icazsal birçok boyuta sahip ise de ama yaratılmış bir kimsenin kelamıdır. Hiçbir zaman kuranı kerimin konumuna yetişemez ve terimsel anlamda mucize olamza. Kuran gibi Allah'a insanları davet eden mucize olamaz.

Konuyla alakalı daha fazla bilgi edinmek için "der sahili nehcü'l-belaga (nehcülbalaga ez nigahı endişmendan)" adlı esere müracaat edebilirsiniz.       



[1] Bu bağlamda söz sahibi düşünürlerden daha farklı görüşler açıklanmıştır. Bilgi edinmek için bkz: "nigah bı nezeriyei nuv der icaz kuran".

[2] MUTAHARİ, Murtaza, "mecmuei asar şehid mutahari", c. 14, "seyri der nehcülbalaga",s. 358.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar