Gelişmiş Arama
Ziyaret
13450
Güncellenme Tarihi: 2007/08/23
Soru Özeti
İmam Mehdi’nin (a.c.f) kıyam etmesinden sonra evrensel adalet devleti ne zaman kurulacaktır? Devletin kurulmasından sonra fakirlik ve zulüm ortadan kalkacak mıdır?
Soru
Hz. Mehdi’nin (a.c.f) gelmesinden sonra adalet devletinin kurulması ne kadar zaman çekecektir? Hz. Mehdi’nin (a.c.f) devletinin kurulmasından sonra toplumda bir fakir veya zalim bulunacak mıdır? Eğer bulunmayacaksa, herhangi bir günah gerçekleşmeyecek midir?
Kısa Cevap

Rivayetlerden istifade edildiği kadarıyla Hz. Mehdi’nin (a.c.f) zalimler ve zorbalar ile yapacağı savaş sekiz ay sürecektir. Hz. Mehdi’nin (a.c.f) ortaya çıkmasından sekiz ay geçtikten sonra değişik ülkeler onun tarafından fethedilecek, tüm dünyada adalet devleti kurulacak ve küfür, şirk ve nifakın kökü kurutulacaktır. Bu yüzden hiçbir zalim topluma egemen olmayacak ve başta toplumsal günahlar olmak üzere günahın alt yapısı ortadan kalkacaktır. Yeryüzü maden kaynaklarını ve  potansiyel ürünlerini dışarıya vuracak, fakirlerin hakları zalim ve servet sahiplerinden alınacak ve fakir ve yoksullar arasında taksim edilecektir. Öyle ki sadaka ve zekât vermek için bir yer kalmayacaktır; zira herkes zengin olacak ve hiç kimseye ihtiyaç duymayacaktır.

Ayrıntılı Cevap

İmam Mehdi’nin (a.c.f) zuhur etmesine ve ondan sonra gerçekleşecek olan hadiselere iman etmek gayba iman etmenin örneklerinden sayılır. Bu konuyu kabullenmek ve özelliklerini öğrenmek taabbud yolunu kat etmeksizin ve muteber nakli metinlerden yararlanmaksızın müyesser değildir.[1]Lakin hadis ve rivayetlerin çoğu zamanın geçmesiyle Şiaların takiye yapması veya düşmanlar tarafından hadis uydurulması ve tahrif yapılması, unutkanlık veya hadis aktarıcıları tarafından kaydetmede dikkatsizlik gösterilmesi gibi belalara maruz kaldığından ve baskı ve arşivleme imkânlarını olmaması nedeniyle çürümeleri ve yok olmaları sebebiyle Şiaların ve intizar içinde olanların hakikat arayışı içindeki özlerinin istediği şekilde zuhur öncesi ve sonrası hadislerin detaylarını tamamıyla öğrenmenin imkânı bulunmamaktadır. Özellikle bu doğrultuda rivayetlerde bir araya getirilmesi mümkün olmayan bir takım çelişkilere de rastlamaktayız. Bu yüzden yukarıdaki soruyu yanıtlamak ve özellikle ilk bölümü cevaplandırmak sanı ve zan düzeyinde kalacaktır. Soruyu yanıtlandırmak için onu birkaç ayrı bölüme ayırmak gerekmektedir. Bu yüzden her bölümün yanıtı ayrı bir şekilde aşağıda belirtilecektir:

Hz. Mehdi’nin (a.c.f) ortaya çıkmasından sonra adalet devletinin kurulması ne kadar zaman çekecektir? İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmaktadır: “On ikinci İmam tam sekiz ay kılıcını beline takacak ve Allah sevinene dek onun düşmanlarını öldürecektir.”[2] Elimizde bulunan rivayetler esasınca Hz. Mehdi (a.c.f) Mekke’de ortaya çıkacak ve kendisinin yaren ve özel yardımcıları yanına geldikten sonra Irak’a ve ardından da Şam’a (Suriye’ye) ve sonra da Beytü’l Mukaddes’e doğru hareket edecektir. Bunun ardından diğer ülkelere Avrupa, Türkiye, Çin, Afganistan ve diğer memleketleri fethedecektir. Sekiz ay sürekli devam eden çatışmaların ardından adalet devleti kurulacak ve dünya barış ve güvenliği sağlanacaktır.[3] İmam Mehdi’nin (a.c.f) hâkimiyet müddeti hakkında da rivayetlerde birçok ihtilaf gözlemlenmektedir: On dokuz yıl ve birkaç ay, yedi yıl, kırk yıl, on yıl ve her yılı yirmi veya kırk yıla denk gelen üç yüz dokuz yıl zikredilmiş rakamlardır. İmam Mehdi’nin (a.c.f) şehadet veya vefatının ardından kıyametin gerçekleşmesi[4], yeryüzü ve göğün sarsılması ve kıyametin kopması için hazır hale gelmesi kırk günü bulacaktır.

İmam Mehdi’nin (a.c.f) devletinin kurulmasından sonra bir fakir görülecek midir? Hz. Mehdi (a.c.f) kıyam ettikten ve adalet devleti kurulduktan sonra yeryüzü maden yataklarını ve potansiyel ürünlerini onun tasarrufuna bırakacak, mustazaf ve fakirlerin hakları da servet sahipleri ve zalimlerden alınacak ve adil bir şekilde herkes arasında paylaştırılacaktır. Böylece hiçbir fakir kalmayacak ve sadaka ve zekât vermek için hiçbir kimse bulunmayacaktır. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Dünya adaletin uygulanmasıyla bayındır olacak, gök yağmurunu gönderecek, ağaçlar meyvelerini dışa vuracak, yeryüzü bitkilerini çıkaracak ve yeryüzünde iskan edenler için yeryüzünü süsleyecektir.”[5] İmam Mehdi (a.c.f) memuruna halk arasında her kimin mala ihtiyacı varsa gelmesini ilan etmesi için emredecektir. Halk arasında bir şahıs dışında hiç kimse ayağa kalkmayacaktır. Bu şahıs ben muhtacım diyecek ve İmam Mehdi (a.c.f)  de ona hazine memurunun yanına git ve Mehdi bana mal vermen için sana emrediyor diye söyle diyecektir. Hazine memuru elbiseni getir diyecektir. Şahıs elbisesini açacak ve içini dolduracaktır. Onu omuzuna aldığı vakit pişman olacak ve şöyle diyecektir: Neden Muhammed (s.a.a) ümmeti arasında ben herkesten daha ihtiraslı olayım?! Neden herkeste bulunan onur bende olmasın?! Böylece aldığı malı hazine memuruna teslim edecek; ama hazine memuru bunu kabul etmeyecektir. Hz. Mehdi (a.c.f) şöyle buyuracaktır: Biz bahşettiğimiz şeyi geri almayız.[6] Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: İnsanlar kendilerinden bir sadaka ve hediye kabul edecek birini ararlar. Mallarının zekâtını ayırırlar, lakin onu almayı kabul edecek kimseyi bulmazlar; zira herkes ilahi fazlın vesilesiyle müstağni olmuştur.”[7]

Hz. Mehdi’nin (a.c.f) devletinin kurulmasından sonra herhangi bir zalim mevcut olacak mıdır?

Hz. Mehdi’nin (a.c.f) evrensel devletinin göstergesi tüm dünyada barışın, emniyetin ve adaletin tesis edilmesi, bozgunculuğun, fesadın, zulmün, zorbalığın, cinayetin ve dayatmanın kökünün kurutulmasıdır. Nitekim tüm peygamberlerin temel hedefi de buydu. Lakin bu büyük şahsiyetlerin kendi zamanlarındaki başarısı ve onlardan sonra vasilerin başarısı pek göz alıcı değildi. Ancak evrensel barış ve emniyetin temin edilmesi, onların hepsinin vaatlerinin bir bölümünü teşkil etmekteydi. Tarih boyunca tüm insanların temiz fıtratı da bu yüce özellik ile bu günü beklemekteydi. O halde Allah Tebarek ve Teâlâ, peygamberler ve vasiler masum olmaları nedeniyle ve hiçbir zaman sözlerini çiğnememeleri, halkı boş yere ümitsiz kılmamaları ve bekletmemeleri nedeniyle, kesinlikle bu vaat gerçekleşecektir. Bu vaat, bu muhteşem olağanüstü özellikle gerçekleşecektir. Hatta bugünlerin gerçekleşmesi, insanın yaratılışının hedefi olarak değerlendirilebilir. Bugünde herkes ilahi rahmet ile ortak bir ümmeti oluşturacak, tevhit bayrağı altında toplanacak ve küfür, şirk ve nifakın kökü kurutulacaktır.[8] Direkt ve en direkt olarak bu konuya işaret eden birçok hadis mevcuttur; bu cümleden olmak üzere İmam Askeri (a.s) evladına şöyle buyurmaktadır: “Ey evladım! Seni Allah’ın yardımının sana geldiği, ferecin vuku bulduğu ve ihtişam ve azametinin zirveye çıktığı anda görür gibiyim… Bu esnada hak devleti doğacak ve batıl karanlığı dünya sahnesinden yok olacaktır. Allah senin elinle zalimlerin belini kıracak, dini şiarları ihya edecek, dünya ufkunu aydınlatacak ve huzur ve barışı dünyanın bir ucundan diğer ucuna kadar tesis edecektir… Düşmanların zelil ve aşağılık, dostların ise onurlu ve galip olacaktır. Yeryüzünde tuğyan eden cani ve inkârcılar, mütecaviz düşmanlar ve inatçı muhaliflerden hiç kimse kalmayacaktır; zira her kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona yeter. Allah kendi emrini son gayesine ulaştırır ve kesin vaat ve kazasını gerçekleştirir. Şüphesiz Allah her şey için bir takdir öngörmüştür.”[9],[10]

Hz. Mehdi’nin (a.c.f) devletinin kurulmasından sonra günah işlenecek midir?

İnsanın günah işlemesinin en önemli nedeni onun dünya malını toplamaya dönük tamah ve hırsı ve insanın dünya metasına yönelik ihtiyaç hissidir. İnsan yeterli derecede mal ve servete sahip olduğunda, toplumsal onur ve haysiyet elde ettiğinde, ilahi bakışa sahip olduğunda, dünya ve metaı kendisi için değersiz olduğunda, ilahi vaatlerin tümünün hak olduğuna yakin ettiğinde, her ne kadar başkaları istemese ve kabul etmese ve Allah yolunda engel çıkarsalar da ilahi vaatlerin neticede gerçekleşeceğine kesin olarak inanırsa, ahiretin, hesabın ve kitabın olacağına iman ederse, cennet ve içindekilerin dünya ömrü ve dünya içinde olan şeyler ile mukayese edilemeyeceğine iman ederse, onun artık günah işlemek için bir dürtüsü kalmaz. Ayrıca bazı rivayetler ve bazı değerli araştırmacıların kanıtı esasınca iblisin ömrü Hz. Mehdi’nin (a.c.f) kıyamıyla birlikte sona erecektir. Bazı rivayetlere istinaden iblis, Hz. Peygamberin (s.a.a) eliyle Beytü’l-Mukaddes’te öldürülecek ve onun vesvese, aldatma ve süslemeleri de bitecektir.[11] Öte taraftan dairesinden çıkmanın imkânsız olacağı kuşatıcı adalet devleti ve emniyetli, güvenlikli ve sağlıklı bir ortam ve de halkın geneli tarafından bozgunculuk, kanunsuzluk ve günahın kabul görmemesi gibi birçok etken de günah işlenmesine engel olacaktır. O halde günah dürtüsü ortadan kalkacak ve onu engelleyici unsurlar ortaya çıkacaktır. Bunun için günah işlenmeyecektir. Bu hususta da birçok hadis mevcuttur. Bu hadislerden bazıları şunlardır: İmam Sadık (a.s) belirtilen dönemi şöyle nitelemektedir: “Meşru olmayan ilişkiler, alkollü içecekler ve faiz yemek ortadan kalkacaktır. Halk ibadet ve tapmaya yönelecektir. Emanetlere bin bir şekilde riayet edilecek, eşkıyalar yok edilecek ve alanda salih bireyler yer alacaktır.”[12] Hakeza Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Allah Mehdi’nin vesilesi ile ümmetin problemini giderecek, kulların gönüllerini ibadet ve tapma hissi ile dolduracak ve adaletini her yere egemen kılacaktır. Yüce Allah onun vesilesi ile yalanı ve yalancıyı ortadan kaldıracaktır. Çatışma ve savaş ruhu ortadan kalkacak ve ümmetin boynundaki zilletli kölelik zincirini kıracaktır.”[13]

Kaynaklar:

1. Kur’an-ı Kerim

2. Emini, İbrahim, Dadgosteri cihan, s. 388, 447.

3. HayderiKaşani, Hüseyin, HukumetiAdlgoster, s. 225, 301.

4. Horasani, Muhammed Cevad, Mehdi Muntezer (a.c.f), s. 188, 273.

5. Kurani, Ali, Asr-ı Zuhur, s. 351, 370.

6. Cem’i ez nivisandegan, Adlı Muntazar, Goftar 1, 11.

7. Safi Gulpeygani, Lutfullah, Muntehabu’l-Eser.

8. Safi Gulpeygani, Lutfullah, İmamet ve Mehdeviyet, c. 3.

9. Kamil Süleyman, Ruzugarhai, Tercüme Ali Ekber Mehdi Pur, c. 1 ve 2.

10. Meclisi, Bihar, c. 51 ve 52.

11. Tabatabai, Muhammed Hüseyin, Tefsiri el-Mizan, c. 14, s. 160, 175.

 


[1] Safi Gulpeygani, Lutfullah,NevidEmn ve Eman (İmamet ve Mehdeviyet), c. 3, s. 28 – 42.

[2] İlzamu’n-Nasib, s. 189; GaybetiNumani, s. 165; Beşaretu’l-İslam, s. 199, mengul ez Ruzugarhai, c. 1, s. 478, hadis 585.

[3] Ruzugarhai, c. 2, s. 536, 470; Biharu’l-Envar, c. 52, s. 309, 392.

[4] Ruzugarhai, c. 2, s. 601, 658; Bihar, c. 2, s. 279 ve 392.

[5] Beşaretu’l-İslam, s. 71, mengul ez Ruzugarhai, s. 639, hadis 882.

[6] Muntehabu’l-Eser, s. 147; Müsnedi Ahmet, c. 3, s. 37; es-Secaiku’lMuhrika, s. 164; Yenabiu’l-Mevedde, s. 135, c. 3, nakl ez Ruzugarhai, s. 642, hadis 894; a.g.e, s. 596 ve 598.

[7] İlzamu’n-Nasib, s. 230; Beşaretu’l-İslam, s. 256; Ruzugarhai, s. 598, hadis 780.

[8] Hud Suresi, 113, 118. Ayet.

[9] Bihar, c. 5, s. 35; Vefatu’l-Askeri, s. 49; mengul ez Ruzugarhai, c. 1, s. 530, 531; a.g.e, s. 73, hadis 8; s. 625, hadis 844.

[10] Talak Suresi, 3. ayet.

[11] el-Mizan, arabi, c. 14, 36. ayetin altında, Hicr Suresi, s. 160, 161 ve 175. 

[12]Muntehabu’l-Eser, s.474; İlzamu’n-Nasib, s. 228; el-Melahimuve’l-Fiten, s. 54, mengul ez Ruzugarhai, c. 2, s. 600.

[13]Bihar, c. 51, s. 75; el-Melahimuve’l-Fiten, s. 56; Gaybeti Şeyh Tusi, s. 114 ve…

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ayetullah Hamenei’nin fetvasına göre akşam ve yatsı namazı ne zaman kaza olur?
    12055 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/07/13
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • geçici nikahın aktı için kullanılan lafızlar nelerdir? Şartları ve Hükümleri nasıldır?
    8397 Evlilik Hutbesi 2015/05/03
    Geçici nikâhın aktini okumak için birkaç şart gereklidir: Aktin sıgasını okumak; şöyle ki süreli akitte bayan ve erkek’in rızası tek başına yeterli değildir. Belki bunun yanı sıra akit için okunan has lafızların okunması şarttır. İhtiyati vacip gereğince aktin sıgası sahih Arapça ile ...
  • Alkol veya jelâtin taşıyan çikolata ve ürünleri yemenin hükmü nedir?
    22394 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Belirtilen sorunun şerî cevabını elde etmek için büyük mercilerden (Allah onları korusun) fetva sorduk ve kendilerinin verdiği yanıtları aşağıda aktarıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu: Genel olarak aslında sarhoş edici sıvılar kısmından olduğu belli olmayan alkoller temiz hükmündedir. Bunlarla karışmış olan sıvılardan yararlanmak ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    17688 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Cumartesi gününde ihtiyaçtan dolayı balık tutan bir şahsın cezası maymun olmak mıdır?
    44811 Tefsir 2012/05/16
    İsrail oğullarının şeklinin değiştirilmesinin salt gelir elde etmek için balık tutmaları olmadığı bilinmelidir; çünkü bu iş günah değildir ve şeklin değişmesi gibi bir neticesi de bulunmamaktadır. İslam’ın mantığında Allah katında bu amel ibadet sayılmaktadır. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Ailesinin rızkını sağlamak için çalışan ve çaba gösteren ...
  • Niçin Hz. Mehdi (a.s) gaybet döneminde insanların hidayeti için bir kitap te'lif etmiyor?
    11544 Eski Kelam İlmi 2011/05/23
    Şimdi gaybet döneminde yaşıyoruz; bu dönem genel naiplerin dönemidir. Bu dönemde Şia'nın hidayeti gerekli şartları haiz Şia'nın büyük fakih ve alimlerinin üzerinedir. Ama bu dönemde Hz. Mehdi'nin insanların yararlanmaları için niçin bir kitap telif etmediği konusuna gelince bunun çeşitli nedenleri olabilir. Örneğin:
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    6185 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...
  • Kur’an kıraatinin batini adabından kasıt nedir?
    9081 Kur’anî İlimler 2012/05/12
    Kur’an’ın İslam Peygamberinin ebedi mucizesi ve yüce Allah’ın kelamı olması itibari ile, İslam’ın başından beri Müslümanlar arasında özel bir saygı ve değere sahiptir. Müslümanlar, Kur’an ayetlerine teveccühle ve Peygamber Efendimizin (s.a.a) tavsiye ve hadisleri doğrultusunda, hatta bu semavi kitabın kıraatinde bile şu ana kadar eşi görülmemiş bir ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7257 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...
  • Yok olmak mümkün mü?
    12558 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/08/25
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...

En Çok Okunanlar