Gelişmiş Arama
Ziyaret
20160
Güncellenme Tarihi: 2011/07/24
Soru Özeti
Acaba peygamber nurdan yaratılmış mı yoksa çamurdan mı? Acaba varlıklar peygamberin hatırası için mı yaratılmış yoksa peygamber diğer varlıklar için mi yaratılmış?
Soru
Ehlibeyt rivayetlerinde İslam peygamberi Allahın nurundan yaratılmış söylenmektedir. Vahabiler bunun yalan olduğunu söylerler ve diyorlar ki peygamberde bizim gibi çamurdan yaratılmıştır. Hakeza bütün varlıklar onun için yaratıldığını da kabul etmiyorlar. Bilakis onlar peygamber diğer varlıklar için yaratılmış olduğunu söylüyorlar. Sizin bu bağlamdaki görüşünüz nedir?
Kısa Cevap

Yukarıdaki soru iki ayrı bölüme sahiptir. Dolayısıyla her birisini ayrı cevaplandırıyoruz. 

Bir: Birçok rivayetlerde peygamberin (s.a.a) yaratılışı nurdan olduğunu açık bir şekilde (tasrih) dile getirilmiştir. Ama bilinmelidir ki bu rivayetlerin maksadı peygamberin (s.a.a) nurani hakikatidir, onun cismani boyutu değildir. Bilakis peygamber (s.a.a) maddi ve cismani merhalede diğer insanlar gibi doğmuş ve diğer insanlar gibi yaşamıştır. Buna binaen Hz. Muhammed (s.a.a) iki hakikate sahiptir. Birincisi onun nurani hakikatidir ki nuranidir. İkincisi onun cismani hakikatidir ki diğer insanlarla farklı bir yönü yoktur. 

İki: Varlıklar peygamberin (s.a.a) vücudunun bereketiyle yaratılmışlardır (ki rivayetler bu hakikati açıklıyor). Diğer taraftan peygamber (s.a.a) beşeriyeti hidayet etmek ve onları kamala ulaştırmak için peygamberlik makamına ulaşmıştır. Dolayısıyla vücutsal bakımından beşeriyet peygamber için yaratılmış ama hidayetsel ve kılavuzluk bakımından peygamber (s.a.a) diğer varlıkları hidayet ve onları kamala ulaştırmak için yaratılmıştır.

Ayrıntılı Cevap

Yukarıdaki soru iki meseleye işaret etmektedir. Birincisi: Acaba peygamber-i Ekrem (s.a.a) Allahın nurundan ve diğer insanlar da çamurdan yaratılmışlar mıdır? 

İkinci soru şudur: Acaba varlıklar peygamberin (s.a.a) vücudunun hatırası için mi yaratılmış yoksa peygamber diğer varlıkların hatırası için mı yaratılmıştır?

Birinci Sorunun İncelenmesi:

İslami rivayetlerde peygamberin (s.a.a) nurdan yaratılmış olduğu meselesi oldukça fazla konu edilmiştir. Konuya başlarken söz konusu rivayetlerden bir kısmını hatırlatacağız:

Peygamber-i ekrem (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Allahın yaratığı ilk yaratık benim nurum idi”.[1]

Cabir’den nakledilmiştir ki peygamber şöyle buyurmuş: “Yaratılan ilk şey benim nurumdur ki Allahın nurundan vücuda gelmiştir”.[2]

Cabir b. Abdullah diyor: Allahın resulünden sordum: Allahın yaratığı ilk şey nedir? Peygamber (s.a.a) şöyle cevap verdi: “Senin Peygamberinin nuru idi”.[3]  

Cabir İmam Muhammed Bakırdan (a.s) naklediyor ki İmam şöyle buyurmuştur: “Allah u Teala on dört bin sene ademin yaratılışından önce kendi büyük nurundan on dört nur yarattı. O nurlar bizim ruhlarımızın nuru idi”. Cabır diyor: İmamdan o on dört nurun isimlerini sordum? O şöyle buyurdu: “Muhammed, Ali, Fatime, Hasan, Hüseyin ve Hüseyin’in çocuklarından dokuz kişidir ki dokuzuncusu onların kaimidir””.[4]

İmam Bakır (a.s.) şöyle buyuruyor: “Ey Cabir Allahın yaratmış olduğu ilk varlık Muhammed ve onun hidayet edilmiş itretidir. Dolayısıyla bunlar Allah karşısında nurun eşbahleridirler”. Cabir diyor: Eşbah nedir diye sorudum?   Buyurdu: “nurun gölgesi, nurani bedenle ruhsuz bedenler ki tek ve vahit bir ruhla teyit edilmiş ve o tek ruh ruhu’l – kudustur”.[5]  

Yukarıdaki rivayetlerin bütününden şöyle anlaşılıyor ki peygamber-i Ekrem (s.a.a) nurani bir vücuda sahiptir ki her şeyden önce yaratılmıştır. Buna binaen rivayetlerin tasrihine göre o nurdan yaratılmıştır. Diğer taraftan tarihte beyan edilen şey şudur: Peygamber (s.a.a) fil senesinde Cuma gününde rabiül evvel ayının 17 sinde dünyaya gelmiştir. Burada akla gelen soru şudur: Bu durum peygamberin nurdan (varlıkların yaratılmadan önce) yaratıldığını söyleyen bu rivayetlerle nasıl bağdaşır?

Bu sorunun cevabı şudur: Rivayetlerde anlatılan şeyden maksat peygamberin (s.a.a) nurani hakikatidir, onun cismani hakikati değildir. Ama peygamberi (s.a.a) cismani hakikati diğer insanlar gibi ana babadan doğarak içinde yaşadığımız dünyaya gelmiştir. Yaşam süresindeki merhaleleri, sabır, cihad ve ibadet sahnelerini yaşamıştır. Bu kabiliyetlerini sahip olduğu özgür iradesiyle zuhur merhalesine ve fiiliyette geçiriyor. Bu cihetiyle biz insanlar için örnektirler[6]  buna binaen hazreti Muhammed (s.a.a) iki hakikat sahibidir. Bir: onun nurani hakikati ki nurdandır. İki: Onun cismani hakikatidir ki dünya âlemindeki diğer insanlardan farklı bir yönü yoktur. Onun (s.a.a) cimsi de diğer insanların cisminin çamurdan, nutfeden ve…yaratıldığı gibi çamurdan, nutfeden ve…yaratılmıştır.  

 

İkinci Sorunun İncelenmesi:

İkinci soru iki konuya sahiptir ki Acaba varlıklar O hazretin hatırası için yaratılmış mı yoksa o Hazret diğer varlıklar için yaratımlı mıdır?

Bu konunun aydınlanması için allame Tabatabai’nin “el-Mizan” tefsirinde zikrettiği rivayeti inceleyeceğiz.

“Cabir b. Abdullah’tan rivayet edilmiştir ki peygambere (s.a.a) arz ettim: Allahın yarattığı ilk varlık ne idi? Peygamber (s.a.a) buyurdu: “Ey Cabir Peygamberin ruhu idi. Allah ilkin onu yarattı. Sonra ondan her şeyi yarattı. Sonra onu kendi mahzerinde “kureyş” makamında korudu. Allah onu ne kadar sakladığını biliyor. Sonra o nuru kaç kısma ayırdı. Arşı onun bir kısmından, kürsüyü onun bir diğer kısmından, arşın taşıyıcılarını ve arşın sakinlerini onun üçüncü kısmından yarattı. Dördüncü kısmı sevgi (hübb) makamında kendisinin bildiği miktarda sakladı. Sonra bunu kaç kısma ayırdı. Kalemi onun bir kısmından, levh-i onun bir diğer kısmından, cenneti onun üçüncü kısımdan yarattı ve dördüncü kısmı da kendisinin bildiği miktarda korku (havf) makamında sakladı. Sonra onu da kaç kısma ayırdı. Melekleri onun bir kısmından, güneşi onun ikinci kısmından, ayı onun üçüncü kısımdan yaratı. Dördüncü kısmı kendisinin bildiği miktarda “reca” makamında sakladı.  Sonra onu da kaç kısma ayırdı. Aklı onun bir parçasından, ilim ve Hilmi onun bir diğer cüzünden, ismet ve tevfiki de başka bir parçasından yarattı. Hakeza dördüncü kısmı kendisinin bildiği miktarda “haya” makamında sakladı. Sonra heybet gözüyle nurumdan kalan kısma baktı bu nurdan nur yağmaya başladı. Nihayet ondan da yüz yirmi dört bin damla ayrıldı. Allah bu damlaların her birisinden bir peygamber ve resul yarattı. Sonra o ruhlar nefes vermeye başladılar. Allah onların bu nefeslerinden evliyaların, şehitlerin ve Salihlerin ruhlarını yarattı”.[7]   

Başka bir rivayette şöyle zikredilmiştir:

“Ey peygamber sen olmamış olsaydın dünyayı yaratmazdım”.[8] “Ey Muhammed izzetim ve celalime yemin ederim eğer sen olmamış olsaydın Ademi yaratmazdım”.[9]

Yukarıdaki rivayetlerden şu netice alınabiliniyor: Allah u Teala peygamberin nurundan her şeyi ve vücutsal kemali yaratmıştır. Yani vücut ve varlık hayırdır. Her vücut vücutsal bakımından –sahip oldukları had ve sınır ve noksanlıkları dikkate almaksızın- hayırdır. Bu esasa binaen bütün varlıklar ve bütün mevcudat ve vücutsal kemal bu ilk varlığın cilveleri ve masumun nurundandır. Yaratıkların tümü bu nurun farklı mertebelerin tecellileridir. Başka bir ifadeyle “masumun nuru” diğer varlıkların var olmasına neden olmuştur. Diğer varlıklar bu hakikatin eseri ve nüzul etmiş farklı mertebelerde yer alan suretidirler.[10]

Öyle ise şöyle denilmesi mümkündür: bütün varlıklar peygamberin değerli ve kapsamlı nurundan yaratılmışlardır. Bu gerçek felsefe bakımından da ispatlanmıştır ki “vacibu’l-vücut” ile “mümkünü’l – vücut” arasındaki bağı kuran halka, varlıkların en değerli yaratığıdır.[11] Bu halka Allah ile diğer varlıklar arasında feyiz vasıtasıdır. Yaratıkların en hayırlısı hazreti Muhammed’iyenin hakikatidir.

Buna binaen bir taraftan beşeriyet peygamber-i erkemin vücudunun bereketiyle yaratılmış. Şu anlamda ki hiçbir varlığın yaratılışı peygamber yaratılmadan önce mümkün değildi. Bu nedenle alemdeki (beşeriyet olmak üzere) bütün varlıklar peygamberin kamil vücuduna borçludurlar ve onun yaratılışın vasıtasıyla varlık alemine ayak basmışlardır. Diğer taraftan peygamber-i ekrem beşeriyeti hidayet etmek ve ahlakı tamamlamak[12] ile görevlendirilmiştir.

Nihai sonuç şudur: Bir taraftan varlıklar o hazretin vücudunun bereketiyle yaratılmışlardır. (göründüğü gibi rivayetler de bunu açıklamışlardır). Diğer taraftan o hazret beşeriyeti hidayet etmek ve onları kemale ulaştırmak için peygamberlik makamına varmıştır. Dolayısıyla vücutsal bakımından beşeriyet peygamberin hatırası için yaratılmıştır. Hidayet ve kılavuzluk bakımından peygamber de diğer varlıkları kemale vardırmak için yaratılmıştır.          

 


[1] MECLİSİ, Muhammed Bakır, “Biharu’l Envar”, Beyru: Müesesei el-vefa, 1404, hicri/kameri, c, 1, s, 97.

[2] A.g.e., c. 15, s. 24.

[3] A.g.e., c. 25, s. 21.

[4] A.g.e., c. 25, s. 4.

[5] Küleyni, ebu Cafer b. Yakubi Razi, “Usuli Kafi”, baskı, 1,Tahran: el-Mektebetu el-islamiye, 1388, h.ş., c. 1, s. 442; Küleyni, ebu Cafer b. Yakubi Razi, “Usuli Kafi”, baskı, 4,Tahran: Darul Kutubul İslamiye, 1365, h.ş., c. 1, s. 442. 

[6] Nerm efzar pursiman, (CD).

[7] Tabatabayi, Muhammed Hüseyin, “Tefsiri el-Mizan”, farsça tercümesi; Musevi Hemedani, Seyit Muhammed Bakır, baskı, 5, Kum: defteri intişarat-i camietu Mudderisin Havze ilmiye Kum, 1374, ş, c. 1, s, 185 ve186.  

[8] MECLİSİ, Muhammed Bakır, “Biharu’l Envar”, Beyru: Müesesei el-vefa, 1404, hicri/kameri, c, 16, s, 406.

[9] MECLİSİ, Muhammed Bakır, “Biharu’l Envar”, Beyru: Müesesei el-vefa, 1404, hicri/kameri, c, 40, s, 18- 21.

[10] Nerm efzar pursiman, (CD).

[11] Gaffari, seyit Muhammed Halid, “Ferheng Istılahai Asar Şeyhi İşrak, encümen-i, Asar ve Mefahiri ferhengi, s, 84.

[12] Nuri, “Mustedrekil- Vesail”, Kum: Müesesei Alulbeyt, 1408, h. k., c. 11, s. 18.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar