Gelişmiş Arama
Ziyaret
12692
Güncellenme Tarihi: 2010/12/05
Soru Özeti
Cevheri hareketten maksat nedir?
Soru
Cevheri hareketi sade bir şekilde açıklamanın imkanı var mı?
Kısa Cevap

Hareketten maksat, bir şeyin kuvve (durgunluk) halinden fiil haline geçmesidir. Cevher (öz)’den maksat ise dış alemde varolabilmesi için mevzuya (yapıntı) ihtiyacı olmayan mahiyettir. Oysa arazın (ilinti) dış alemde varolması için mevzuya ihtiyacı vardır. Örneğin beyaz renk, arazdır ve varolabilmesi için dış alemde mutlaka bir mevzuya ihtiyacı vardır. Ama cevher, bağımsız bir varlık olduğundan dış alemde bir mevzuya ihtiyacı yoktur.

Bu açıklamadan yola çıkarak diyebiliriz ki, cevheri hareketten maksat şudur: Arazların değişim ve harketleri olduğu gibi her şeyin cevherininde hareketi vardır. Yani cevherler her an hareket halindedirler. Cevheri hareket, cevherin aynısıdır. Bu görüşü ilk ortaya atan Molla Sadra’dır. O, bu görüşün ispatında sağlam deliller getirmiştir. Örneğin diyor ki: Arazın hareketini herkes kabul eder. Ve biliyoruz ki arazlar, cevherlerinin varlığına bağlıdırlar. Arazın hareketide cevherin hareketinin sonucu olduğu için cevherin kendisinde de hareketi vardır.

Bazı müfessirler, Kur’an’ın ‘Ve görürüsün dağlarıda yerlerinde durur sanırsın, halbuki onlar bulut gibi geçip gider’[i] gibi ayetlerini cevheri harekete yorumlamışlardır.


[i] -Neml/88

Ayrıntılı Cevap

Cevheri hareketi açıklamadan önce hareket ve cevher’in manalarının bilinmesi gerekir.

Hareket, felsefede aşamalı değişim veya bir şeyin aşamalı olarak kuvveden (durağanlıktan) fiile geçmesine denmektedir. Yani hareket, bir şeyin onun vasıtasıyla aşamalı olarak kuvveden çıkıp fiiliyata geçme halidir. Aşamalı olmak demek, onun varlığı için varsayılan cüzlerin aynı anda bir arada olmamaları, zaman içinde yavaş yavaş varolmalarıdır.[1]

Cevher (öz), varolması için mevzuya ihtiyacı olmayan mahiyettir ve 5 kısıma ayrılır: 1) Madde, 2) Suret, 3) Akıl, 4) Nefs, 5) Cisim.[2] Oysa arazın dış alemde varolabilmesi için mevzuya ihtiyacı vardır. Örneğin, araz çeşitlerinden biri olan renk, dış alemde varolabilmesi için bir mevzu üzerinde varolması gerekir. Ama cisim gibi bir cevherin varlığı bağımsız olduğundan, dış alemde varolabilmesi için mevzuya ihtiyacı yoktur.

Cevheri hareketin (sade bir beyanla) manası şudur: Alemin aslı cevherlerden meydana gelmiştir ve bütün cevherler daima ve her an hareket halindedirler. Hatta bir cevherin renk, hacim vs. gibi arazlarının değişimi, daima hareket halinde olan bu cevherin zatındaki hareketten kaynaklanmaktadır. Başka bir ifadeyle cevheri hareket, cevherin kendisidir ve yalnızca ilahi faile ve varlık bahşedene muhtaçtır. Cevherin varolması, cevheri hareketin varlığının aynısıdır. Arazların hareketi ise cevherin hareketine bağlıdır.[3] Arazlardaki değişimler, onların cevherlerinin yapısının sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yani bir cevherin arazlarının hareket halinde olduğunu kabul ediyoruz. Örneğin elmanın renginin değiştiğini görüyoruz. Bu değişim onun cevherindeki hareketten kaynaklanmaktadır. Bu yüzden bu değişimlerin tabiî failide onlar gibi değişmelidir. Buna göre, arazi hareketlerin tabii fail olan cevherin kendiside hareket halinde olmalıdır.

Molla Sadra’dan önce cevherin hareketi diye bir şey söz konusu değildi. Sadece bazı Yunanlı filozoflardan aktarılan bir takım sözler cevheri harekete tatbik edilebilirdi. Ama Müslüman filozofların içinde ilk olarak Molla Sadra (Sadr-ul Müteellihin Şirazi) cevheri hareketten bahsetmiş ve onu delillerle ispatlamıştır. Onun delillerinden biri şudur: Arazların, mevzularından ayrı olarak bir varlıkları yoktur. Onlar cevherlerinin varlığına bağlıdırlar. Öte yandan arazların değişim ve hareketleri bize göstermektedir ki cevherinde hareketi var. Zira bir varlıkta meydana gelen her türlü değişim, onun iç ve zatındaki değişimide göstermektedir. Netice itibariyle arazi hareketler cevherde de hareket olduğunu göstermektedir. Cevheri hareketten maksat  işte budur.

Molla Sadra’nın cevheri haraketi ispat eden delillerinden bir diğeri şudur: Her maddi varlığın zaman boyutu vardır. Zamanı olan her varlık aşamalıdır. Sonuç olarak maddi cevherinde hareketi vardır.[4] Ayrıca bazı müfessirler ‘Ve görürüsün dağlarıda yerlerinde durur sanırsın, halbuki onlar bulut gibi geçip gider.’[5] gibi bazı ayetlerin cevheri hareket hakkında olduğunu söylemişlerdir. Onlara göre bütün varlıklar cevheriyle birlikte yaratılış hedefine doğru hareket etmekteler. Bu da, cevheri hareketin olduğunu ortaya koymaktadır.[6] Başka bir ifadeyle sen dağları durur sanırsın, halbuki cevheri hareketle hep hareket halindeler.

Felesefe kitaplarında cevheri hareket için genişçe başka dellilerde getirilmiştir.[7] Daha fazla bilgi için bkz:

1-Şerh-i Manzume /Hacı Molla Hadi Sebzivari (Üstad Şehid Mutahhari’nin yazısı).

2-Bidayet-ul Hikme ve Nihayet-ul Hikme/ Allame Tabatabai.

3-Esfar-u Erbaa/Molla Sadra       


[1] -Muhammed Taki Misbah Yezdi, Amuzeş-i Felsefe, c.2, s.285 ila293, Neşr-i Beynelmilel, 7. Baskı, Kum, h.ş.1386

[2] -Muhammed Hüseyin Tabatabai, Nihayet-ul Hikme, s.207; 785. Soru, Dizin: Cevher ve Araz.

[3] -Muhammed Taki Misbah Yezdi, a.g.e, c.2, s.334; Murteza Mutahhari, Makalat-ı Felsefe, c.1, s.286, İntişarat-ı Sadra.

[4] -Muhammed Taki Misbah Yezdi, a.g.e, c.2, s.335;

[5] -Neml/88

[6] -Seyyid Muhammed Bakır Masumi Hemedani, el-Mizan (Farsça çevirisi), c.15, s.578, Camia-yı Müderrisin baskısı.

[7] - a.g.e.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bize karşı kötü davranışta bulunan akrabalarımızla sıla-i rahimimiz (ilişkilerimiz) nasıl olmalıdır?
    28704 Pratik Ahlak 2010/07/17
    Sıla-i rahim, soy akrabalığı olan yakınlarla ihsan ve lütufta bulunarak bağ kurmak demek olup herkesin yerine getirmesi gereken şer’i bir vazifedir. Sıla-i rahim yapmanın ömrün uzaması, güzel ahlaklı olmak, rızkın çoğalması gibi bir çok faydası vardır.Sıla-i rahimi bütün akrabalara (kadın, erkek, takvalı, takvasız, ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9464 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
    8957 Eski Kelam İlmi 2009/07/11
    Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. ...
  • Sol elin işaret parmağına yüzük takmanın hükmü nedir?
    8797 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Altından olan süs eşyalarını takmak ve altın yüzük kullanmak sadece erkekler için haramdır ve onunla kılınan namaz geçersizdir.[1] Ama kadınların altın yüzük takmasının veya erkeklerin altın olmayan yüzük kullanmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bir bayan altın veya altın olmayan bir ...
  • Kur’an’da kaç tane kelime vardır?
    16319 Kur’anî İlimler 2011/04/28
    Müslümanlar, İslamın başlangıcından bu yana semavi kitapları Kur’an’a her yönüyle büyük önem vermiş, onun bütün kelimelerini hatta Mekki ve Medeni olanları bile ayrı ayrı saymışlardır. Bu sayımdan elde edilen rakamlar şöyledir:Mekki kelimeler 45653, Medeni kelimeler 32154’tür. Buna göre Kur’an-ı Kerim’deki kelimlerin toplamı: 77807’dir.
  • Hz. Ali'nin (a.s) dilenciye yüzüğünü vermesi haliyle, ayağından ok çekildiğinde bunu fark etmemesi hali arasında bir çelişki yok mudur?
    16704 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/04/18
    Sorunuza şu şekilde cevap verebiliriz: 1- İnsan, ilahi rızaya uygun ameller yaparak kemale erişebilme gücüne sahiptir. Yani insan-ı kâmil makamına ulaşarak bütün mükemmellikleri kendisinde toplayabilir. 2- İnsan-ı kâmil makamına ulaşmak demek, bu makama ulaşanların çeşitli halleri olmayacağı anlamına gelmez. Bize ve birçok Müslüman'a göre İmam Ali (a.s), Müslümanlar için mükemmel bir örnektir ve ...
  • Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
    6433 مؤونه(مخارج سال) 2012/03/14
    Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve ...
  • Dine dayalı ahlakın manası nedir?
    11701 دین 2012/06/16
    Din ve ahlak arasındaki ilişki bağlamında ahlaki değerlerin temelleri hususunda iki genel bakış vardır: 1. Ahlak dinden bağımsız bir disiplindir ve din bir ile ilişkisi yoktur. 2. Ahlak din, iman ve Allah’a inanmayla bağlantı kurmaksızın gerçekleşmez. Batı toplumlarında bu konu geniş ...
  • Ayat namazı kılarken Bismillahirrahmanirrahim’i surenin bir ayeti sayarak bir bölüm olarak okuyabilir miyiz?
    8076 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7263 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...

En Çok Okunanlar