Gelişmiş Arama
Ziyaret
12598
Güncellenme Tarihi: 2010/12/05
Soru Özeti
Cevheri hareketten maksat nedir?
Soru
Cevheri hareketi sade bir şekilde açıklamanın imkanı var mı?
Kısa Cevap

Hareketten maksat, bir şeyin kuvve (durgunluk) halinden fiil haline geçmesidir. Cevher (öz)’den maksat ise dış alemde varolabilmesi için mevzuya (yapıntı) ihtiyacı olmayan mahiyettir. Oysa arazın (ilinti) dış alemde varolması için mevzuya ihtiyacı vardır. Örneğin beyaz renk, arazdır ve varolabilmesi için dış alemde mutlaka bir mevzuya ihtiyacı vardır. Ama cevher, bağımsız bir varlık olduğundan dış alemde bir mevzuya ihtiyacı yoktur.

Bu açıklamadan yola çıkarak diyebiliriz ki, cevheri hareketten maksat şudur: Arazların değişim ve harketleri olduğu gibi her şeyin cevherininde hareketi vardır. Yani cevherler her an hareket halindedirler. Cevheri hareket, cevherin aynısıdır. Bu görüşü ilk ortaya atan Molla Sadra’dır. O, bu görüşün ispatında sağlam deliller getirmiştir. Örneğin diyor ki: Arazın hareketini herkes kabul eder. Ve biliyoruz ki arazlar, cevherlerinin varlığına bağlıdırlar. Arazın hareketide cevherin hareketinin sonucu olduğu için cevherin kendisinde de hareketi vardır.

Bazı müfessirler, Kur’an’ın ‘Ve görürüsün dağlarıda yerlerinde durur sanırsın, halbuki onlar bulut gibi geçip gider’[i] gibi ayetlerini cevheri harekete yorumlamışlardır.


[i] -Neml/88

Ayrıntılı Cevap

Cevheri hareketi açıklamadan önce hareket ve cevher’in manalarının bilinmesi gerekir.

Hareket, felsefede aşamalı değişim veya bir şeyin aşamalı olarak kuvveden (durağanlıktan) fiile geçmesine denmektedir. Yani hareket, bir şeyin onun vasıtasıyla aşamalı olarak kuvveden çıkıp fiiliyata geçme halidir. Aşamalı olmak demek, onun varlığı için varsayılan cüzlerin aynı anda bir arada olmamaları, zaman içinde yavaş yavaş varolmalarıdır.[1]

Cevher (öz), varolması için mevzuya ihtiyacı olmayan mahiyettir ve 5 kısıma ayrılır: 1) Madde, 2) Suret, 3) Akıl, 4) Nefs, 5) Cisim.[2] Oysa arazın dış alemde varolabilmesi için mevzuya ihtiyacı vardır. Örneğin, araz çeşitlerinden biri olan renk, dış alemde varolabilmesi için bir mevzu üzerinde varolması gerekir. Ama cisim gibi bir cevherin varlığı bağımsız olduğundan, dış alemde varolabilmesi için mevzuya ihtiyacı yoktur.

Cevheri hareketin (sade bir beyanla) manası şudur: Alemin aslı cevherlerden meydana gelmiştir ve bütün cevherler daima ve her an hareket halindedirler. Hatta bir cevherin renk, hacim vs. gibi arazlarının değişimi, daima hareket halinde olan bu cevherin zatındaki hareketten kaynaklanmaktadır. Başka bir ifadeyle cevheri hareket, cevherin kendisidir ve yalnızca ilahi faile ve varlık bahşedene muhtaçtır. Cevherin varolması, cevheri hareketin varlığının aynısıdır. Arazların hareketi ise cevherin hareketine bağlıdır.[3] Arazlardaki değişimler, onların cevherlerinin yapısının sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yani bir cevherin arazlarının hareket halinde olduğunu kabul ediyoruz. Örneğin elmanın renginin değiştiğini görüyoruz. Bu değişim onun cevherindeki hareketten kaynaklanmaktadır. Bu yüzden bu değişimlerin tabiî failide onlar gibi değişmelidir. Buna göre, arazi hareketlerin tabii fail olan cevherin kendiside hareket halinde olmalıdır.

Molla Sadra’dan önce cevherin hareketi diye bir şey söz konusu değildi. Sadece bazı Yunanlı filozoflardan aktarılan bir takım sözler cevheri harekete tatbik edilebilirdi. Ama Müslüman filozofların içinde ilk olarak Molla Sadra (Sadr-ul Müteellihin Şirazi) cevheri hareketten bahsetmiş ve onu delillerle ispatlamıştır. Onun delillerinden biri şudur: Arazların, mevzularından ayrı olarak bir varlıkları yoktur. Onlar cevherlerinin varlığına bağlıdırlar. Öte yandan arazların değişim ve hareketleri bize göstermektedir ki cevherinde hareketi var. Zira bir varlıkta meydana gelen her türlü değişim, onun iç ve zatındaki değişimide göstermektedir. Netice itibariyle arazi hareketler cevherde de hareket olduğunu göstermektedir. Cevheri hareketten maksat  işte budur.

Molla Sadra’nın cevheri haraketi ispat eden delillerinden bir diğeri şudur: Her maddi varlığın zaman boyutu vardır. Zamanı olan her varlık aşamalıdır. Sonuç olarak maddi cevherinde hareketi vardır.[4] Ayrıca bazı müfessirler ‘Ve görürüsün dağlarıda yerlerinde durur sanırsın, halbuki onlar bulut gibi geçip gider.’[5] gibi bazı ayetlerin cevheri hareket hakkında olduğunu söylemişlerdir. Onlara göre bütün varlıklar cevheriyle birlikte yaratılış hedefine doğru hareket etmekteler. Bu da, cevheri hareketin olduğunu ortaya koymaktadır.[6] Başka bir ifadeyle sen dağları durur sanırsın, halbuki cevheri hareketle hep hareket halindeler.

Felesefe kitaplarında cevheri hareket için genişçe başka dellilerde getirilmiştir.[7] Daha fazla bilgi için bkz:

1-Şerh-i Manzume /Hacı Molla Hadi Sebzivari (Üstad Şehid Mutahhari’nin yazısı).

2-Bidayet-ul Hikme ve Nihayet-ul Hikme/ Allame Tabatabai.

3-Esfar-u Erbaa/Molla Sadra       


[1] -Muhammed Taki Misbah Yezdi, Amuzeş-i Felsefe, c.2, s.285 ila293, Neşr-i Beynelmilel, 7. Baskı, Kum, h.ş.1386

[2] -Muhammed Hüseyin Tabatabai, Nihayet-ul Hikme, s.207; 785. Soru, Dizin: Cevher ve Araz.

[3] -Muhammed Taki Misbah Yezdi, a.g.e, c.2, s.334; Murteza Mutahhari, Makalat-ı Felsefe, c.1, s.286, İntişarat-ı Sadra.

[4] -Muhammed Taki Misbah Yezdi, a.g.e, c.2, s.335;

[5] -Neml/88

[6] -Seyyid Muhammed Bakır Masumi Hemedani, el-Mizan (Farsça çevirisi), c.15, s.578, Camia-yı Müderrisin baskısı.

[7] - a.g.e.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namazını doğru kılmayan bir kimseye tabi olmak caiz midir?
    7154 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/18
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Kaderi bilmek insanların faydasına mıdır yoksa zararına mıdır?
    7096 Eski Kelam İlmi 2011/10/22
    Değiştirilebilecek de olan gelecekteki hadiselerin bazıları bazen rüya ve benzeri şartlarda insan için aşikâr olmaktadır. Bu iş sadece Allah’ın isteği üzerine gerçekleşir ve onda bir hikmet bulunur. Ama eğer bir insan amel etmek ve kendini tanımak yerine meraklanarak geleceği bilmeye çalışırsa ve özellikle bu ilgi salt maddî ve dünyevî ...
  • Peygamber (s.a.a) ve İmamların (a.s) cariye ve kölelere sahip olmaları kölelik sistemini benimsemek değil midir?
    20629 Eski Kelam İlmi 2009/07/04
    Kölelerle evlenme, onlarla mahrem olma, mukatebe (kölelerin özgürlük anlaşması) vs. hükümlerin Kur’an’da gelmesi Peygamber (s.a.a)’in zamanında köleliğin olduğunu ispat etmektedir, ama belirtmek gerekir ki, İslam’ın köleleri azat etmek için çok kapsamlı projeleri vardır. Bu projenin neticesinde bütün köleler zamanla özgürlüklerine kavuşmuşlardırlar. ...
  • Ölüler için Kur’an okumak doğru mudur?
    11014 Eski Kelam İlmi 2011/08/17
    Ölüler için Kur’an okumanın müstehap oluşu hakkında iki tür delil öne sürülebilir: Birinci türde genel olarak ölü ve göçmüşlerinizi hatırlayın ve kendi iyi işlerinizden onları faydalandırın diye belirten rivayetler mevcuttur. Çok açık olduğu üzere Kur’an okumak da iyi ve beğenilen işlerdendir. Hz. Peygamberden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: Kabirlerde dinlenen ölülerinizi ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8415 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Yüzüğün kaşını avuç içine döndürmenin (çevirmenin) kaynağı nedir?
    10780 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/11/13
    Bu konuda “Vesailu’ş-Şia” kitabında rivayet zikredilmiştir, rivayet şöyledir:Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: “Parmağında akik yüzüğüyle sabahlayan ve hiç kimseyle görüşmeden önce yüksüğün kaşını avuç içine döndürerek “Kadir” Suresini sonuna kadar okuyup ardından “ Amentü billahi vahdehu la şerikeleh ve amentü bıserri âli muhammedi ve alaniyyetihim” duasını tilavet eden ...
  • Hicabı düzgün olamayan kadın ve kızlara bakmak insanın gelecekteki yaşamına ne gibi etkisi olabilir?
    10943 Pratik Ahlak 2011/10/29
    Genel anlamda uygunsuz tesettür ve diğer günahlara karşı kalben rahatsız olmak ve ruhen onlardan nefret etmek kendi başına beğenilen çok iyi bir ruhiyedir. Buluğ ve erginlik çağına ermiş ve özgür iradeye ...
  • Ahlâkın spordaki yeri nedir?
    14904 Pratik Ahlak 2012/02/04
    Kâmil ve evrensel bir din olan İslam, insana her yönden saadetli bir yaşamı temin etmekte, dünya ve ahiret saadetine götürecek bütün yolları göstermektedir. İslam beden sağlığına da önem verdiğinden doğal olarak insan sağlığına faydalı olan sporları onaylamaktadır.Genel ahlâkta söz konusu olupta sporda da ...
  • İslam’ın bakışında nazar değmesi ve vesveseyi etkisiz kılmak için dua yazmanın bir meşruiyeti var mıdır?
    15038 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/21
    İslam, fakihler ve mercilerin bakışında hastalık, nazar değmesi ve vesvese gibi sorunları gidermek için muteber ve masumlardan gelen duaları okumak ve yazmak doğru ve onaylanan bir fiildir. Yüce rehberlik makamı dua, dua yazmak ve dualarla kutsanma hakkında sorulan bir soruya cevaben şöyle buyurmuştur: Eğer dualar temiz imamlardan (a.s) nakledilmiş ...
  • Ziyaeret-i aşura’nın metni ve senedi hakkında bir açıklama yapar mısınız?
    10643 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/01/01
    Bu ziyartnanemenin asıl kaynağı iki kitaptır: Birincisi (hicri kamerinin 348. Senesinde vefat eden) Cafer b. Muhammed b. Kuvluviye’i Kumi tarafından kaleme alınan “Kamilu’z - Ziyarat” adındaki kitaptır. Diğeri (hicri kamerinin 385 ve 460. Senelerde yaşayan) Şeyh-i Tusi tarafından kaleme alınan “Misbahu’l - Müçtehit” ...

En Çok Okunanlar