Gelişmiş Arama
Ziyaret
6698
Güncellenme Tarihi: 2012/05/15
Soru Özeti
Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
Soru
‘Allah her şeyi biliyor.’ dediğimiz zaman Onun ilminin, doğru ve yanlışları kapsadığı manasına mı geliyor? Böyle değilse, Allah’ın her şeyi bildiğini nasıl söyleyebiliriz?
Kısa Cevap

İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir.     

Ayrıntılı Cevap

Allah’ın detayları bilme konusu Kur’an ve rivayetlerde açıklanmıştır. Ama, Allah’ın zatıyla çelişmeyecek şekilde cüz’iyatı (detayları) nasıl bildiği meselesi çok az kimsenin halledebildiği meselelerdendir. Bu yüzden kelamcılar, cüz’iyatı bilme konusunu inkar eden bazı filozofların görüşlerini Kur’an ve rivayetlerin zahiriyle çelişik bulmuşlardır. Ancak kendileri de Allah’ın cüz’iyata olan bilgisi hakkında verdikleri cevap filozofların verdiği cevabın benzeridir.

Burada bu konuyu ele alıp incelemeyeceğiz. Onun yerine Allah’ın cüz’iyata olan ilminin kesinliğini kabul ettikten sonra, bu ilmin nasıl olduğu konusuna girmeden direkt olarak soruyu ele alacağız:

İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Nitekim bilgin bir kimse yanlış görüşü ve onun sonuçlarını kabullenmeden doğru ve yanlış iki görüşü tam olarak bilmektedir. Diğer taraftan Allah’ın eşyanın hak ve batıl olduğu hakkında verdiği hükümün, cüz’iyata olan ilimle ilgisi yoktur ki yanlış bir şeyi bilmenin onun kabul etme manasına geldiğini söyleyelim. Allah’ın ilmi başkalarının bilgilerinin etkisinde kalan bir ilim değildir, O’nun ilmi zati’dir. Sadece yanlış ve doğru bilgiler konusunda değil, tekvini konularda da bu durum geçerlidir. Biliyoruz ki bazı mertebelerin başka mertebelere olan oranı eğlence ve oyun haddindedir. Dolayısıyla ilim, rızık, yaratılış ve Allah’ın diğer sıfatlarının cüz’i işlere bağlantısı ile ister tekvinde olsun, ister zihinde, bu cüz’i işlerin doğru ve yanlış olması arasında tezat yoktur. Çünkü bunların tümünün eksikliği Allah’tan değil, yaratılmışların kendisindendir. Allah, örneğin insana, doğru yahut yanlış fikir veya amele sahip olabilmesi için doğru ve yanlışı bilecek gücü vermiş ve kendisi de ona gözlemcidir.

İlgili dizinler:

-Allah ve İnsanın İşleri, 131 (Site:1880).

-Allah’ın İlmi ve Kötü İnsanların Yaratılması, 225 (Site:1815)

-Allah’ın İlmiyle İnsanın İradesinin İlişkisi, 15607 (Site: tr15341)

-Allah’ın İlmi ve İnsanın İradesi, 2084 (Site:2135)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar