Gelişmiş Arama
Ziyaret
13774
Güncellenme Tarihi: 2011/06/20
Soru Özeti
Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
Soru
Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
Kısa Cevap

Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:

1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir.

2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.

3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ve maddeden yaratıldığını bilmekte ve bu yüzden insanın kan akıtacağını ve bozgunculuk çıkaracağını öngörmekteydiler.

4. Bazı müfessirler de meleklerin başka âlemlerde veya bu âlemde bulunan Hz. Âdem’den önceki insanları gözlemleyerek bu öngörüde bulunduklarına inanmaktadır.

Bu tefsirler birbirleriyle pek çelişmemektedir; yani bu hususların tümünün meleklerin bu konuya odaklanmasına sebep olmuş olması muhtemeldir.

Ayrıntılı Cevap

“Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz demişlerdi.” Ama Allah burada onlara açıklaması sonraki merhalelerde aşikâr olan üstü kapalı bir cevap verdi: “Ben sizin bilmediğinizi bilirim.”![1]Sözlerinden anlaşıldığı üzere melekler insanın bozgunculuk çıkaracağını, kan akıtacağını ve yıkım yaratacağını sezmişlerdi. Ama bunu nerden anlamışlardı?![2] Bu konuda bir takım ihtimaller öne sürülmüştür:

1. Yüce Allah daha önce insanın geleceğini meleklere özetle açıklamıştı ve bu iki şekilde beyan edilmişti:

A. Melekler Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağını ve kan akıtacağını öğrenmişlerdi. Bu yüzden şaşkınlık içinde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve kan akıtacak birini mi yaratacaksın diye sormuşlardı.[3]

B. İlahi haberler yoluyla bunu öğrenmişlerdi; yani Yüce Allah meleklere bu Âdem’in çocuklarının bozgunculuk çıkaracak ve kan akıtacak kimseler olduğunu bildirmişti. Allah Âdem’i yaratınca da melekler Allah’ın bahsettiği zürriyetinin bozgunculuk çıkaracağı kimse bu mudur, değil midir diye öğrenmek için sordular.[4]

2. Bir grup, meleklerin bu konuyu “Allah’ın ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” sözünden anladığı kanısındadır. Melekler, sınırlı imkânlar taşıyan yeryüzünde egemenlik kurmanın Âdem neslinde bir takım çelişkileri beraberinde getireceğini ve bu çelişkilerin de çekişmelere ve son olarak da bozgunculuk ve kan akıtmaya dönüşeceğini anladılar.[5] Gerçekte toprak ve maddeden yaratılmış insan ve onların tabii çelişkilerinden hareketle, bulunmuş oldukları öngörü sayesinde insanın bozgunculuğu ve kan akıtacağını sezmişlerdi.[6] Başka bir ifadeyle melekler bu konuyu yeryüzü kelimesinden çıkarıp anlamışlardı; zira onlar insanın topraktan yaratıldığını ve maddenin taşıdığı sınırlılık nedeniyle doğal olarak çelişki ve çekişmelerin merkezi olacağını bilmekteydiler. Netice itibariyle sınırlı maddi dünyanın her zaman daha fazlasını isteyen insan doğasını doyurması imkânsızdır. Hatta tüm dünyayı bir ferde verseler dahi yine doymaz. Bu durum yeterli bir sorumluluk hissi ile beraber olmazsa bozgunculuk ve kan akmasına sebep olur.[7] Allame Tabatabai şöyle buyuruyor: Melekler şunu bilmekteydiler: Yerli insan maddi olması nedeniyle gazap ve şehvet yetilerinden teşkil olmuştur ve yeryüzü cihetleri çelişkili ve sınırlı bir mahal olması sebebiyle de orada çelişkiler çok olacaktır. Unsurları yok olmaya yüz tutacak, düzen ve ıslahı bozgunculuk ve yok olma durumunda kalacaktır. Orada yaşamak türsel ve toplumsal yaşam şekli dışında gerçekleşmeyecektir. Toplumsal yaşam olmadan beka kemal haddine ulaşamayacaktır. Bu tür bir yaşamın neticede bozgunculuk ve kan akıtmayla sonuçlanacağı malumdur.[8]

3. Bazı müfessirler de meleklerin başka âlemlerde veya bu âlemde[9] bulunan Hz. Âdem’den önceki insanları gözlemleyerek bu öngörüde bulunduklarına inanmaktadır. Yani meleklerin öngörüsü, Âdem’in yeryüzündeki ilk mahlûk olmamasından kaynaklanıyordu. Bilakis ondan önce çekişen ve kan akıtan başka varlıklar bulunmaktaydı ve onların kötü sabıkları meleklerin Âdem nesline karşı kötü zanda bulunmasına neden olmuştur![10]

Bu tefsirler birbirleriyle pek çelişmemektedir; yani bu hususların tümünün meleklerin bu konuya odaklanmasına sebep olmuş olması muhtemeldir. Gerçekte de onların belirttiği bu husus bir hakikatti ve bu yüzden Yüce Allah cevap verirken asla onları inkâr etmedi, sadece bu hakikatin yanında insan ve onun makamı hakkında daha önemli hakikatlerin olduğuna ve meleklerin bundan haberi bulunmadığına işaret etti! Onlar eğer hedef ubudiyet ve kulluk ise biz bunun en kâmil örnekleriyiz, sürekli ibadet etmekteyiz ve herkesten daha çok hilafete layığız diye düşünmekteydiler. Oysaki şehvet, gazap ve değişik isteklerin kendi varlıklarında olmamasından ötürü kendilerinin ibadetleri ile temayül ve şehvetler tarafından kuşatılmış ve şeytanın her taraftan vesvese verdiği insanın ibadet ve kulluğu arasında büyük bir fark olduğundan gafildiler. Tufana maruz kalmış bu varlığın itaat ve boyun eğmesi nerde, sakin sahile ulaşmış ve yükü hafif olanların ibadeti nerde?! Onlar bu Âdem’in neslinden Hz. Muhammed (s.a.a), İbrahim (a.s), Nuh (a.s), Musa (a.s) ve İsa (a.s) gibi peygamberlerin ve de Ehli Beyt imamları (a.s) gibi salih kulların ve aynı şekilde canlarını feda eden şehitlerin ve tüm varlıklarını âşıkane bir şekilde Allah yolunda takdim edenlerin de varlık sahnesine ayak basacaklarını nerden bilebilirlerdi? Onlardan bazılarının bir saatlik düşünmesi meleklerin yıllarca ibadet etmesine eşittir.[11]    



[1] "قالُوا أَ تَجْعَلُ فِیها مَنْ یُفْسِدُ فِیها وَ یَسْفِکُ الدِّماءَ"

[2] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 1, s. 173, Daru’lKütübi’l-İsmailiye, Tahran, çap- 1374 ş, çap-ı evvel.

[3] Tabersi, Fazl b. Hasan, Tercüme-i Cevamiu’l-Cami’, c. 1, s. 62, Tahkik: Ayetullah Vaizzade Horasani, Naşır Bonyad-ı Pejuheşhay-ı İslamî Astan-ı Kuds-i Rezezi, çap-ı 1377 ş, çap-ı dovvom.

[4] Bkz: a.g.e., Tefsir-i Nur, c. 1, s. 87.

5] Caferi, Yakub, Kevser, c. 1, s. 122, 133.

[6] Tefsir-i Nur, c. 1, s. 87.

[7] Tefsir-i Numune, c. 1, s. 173-175. Müterciman, Tefsir-i Hidayet, c. 1, s. 136, Naşır, Bonyad-ı Peşuheşhay-ı İslamî Astan-ı Kuds Rezevi, Meşhed, 1377 ş, çap-ı evvel.

[8] Tabatabai, Muhammed Hüseyin, Tercüme-i el-Mizan, c. 1, s. 177, Tercüme-i Tefsir-i el-Mizan, Mütercim Musevei Hemedani, Seyid Muhammed Bakır, Naşır, Defter-i İntişarat-ı İslamî Camia-ı Müderrisin Hovze-i İlmiye-i Kum, Kum, çap 1374 ş, çap-ı pencom.

[9] Tefsir-i Nur, c. 1, s. 87.

[10] Daha fazla b ilgi için “Hz. Adem’in Yaratılışı Ve Bilginlerin Buluşları” başlığı, 2999. Sayılı soruya (Site: 3297) müracaat ediniz.

[11] Tefsir-i Numune, c. 1, s. 173-175.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Tütün (sigara ve nargile içmek) kullanmanın hükmü nedir?
    9773 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/30
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin (ömrü uzun olsun) belirtilen soru hakkındaki görüşü şudur: “Tütün kullanmak, zararlı olması nedeniyle mutlak olarak haramdır.” Belirtmek gerekir ki; Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin tütün kullanımının haram olduğuna değin fıkhî fetvasının delili onun zararlı olmasıdır ve Ayetullah Mekarim Şirazi’nin fetvasının fıkhî dayanağı da tütünün zararlı ...
  • Nur ayetinin nitelikleri nelerdir?
    29087 Kur’anî İlimler 2011/06/20
    Kuran amel kitabıdır. Kuranı okumak tefekkür ve iman için bir başlangıçtır. Bu da yine muhtevasına amel etmek için bir vesiledir. Büyük mükâfatların bütünü buradan ve bu şartlarla tahakkuk bulur. Tüm surelerin okumasında hem dünyevi hem uhrevi eserler vardır. Masum imamlar (a.s.) tarafından her surenin fazileti beyan edilmiştir. ...
  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    537758 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba Ehlisünnet ile Şia arasında münazaraların yapılmasına taraftar ve teyit ediyor musunuz?
    8616 Eski Kelam İlmi 2011/07/24
    Semavi dinler, özellikle İslam dini diyalog ve görüş alış verişinin yapılmasına önem vermiş/vermekte ve buna has bir ilgi göstermiş ve göstermektedir. Zira dinin temel hedefi insanları saadete tekâmüle ve doğru yola, doğru bir şekilde hidayet etmektir. Bu hedef ve maksadın gerçekleşmesi sadece ve ...
  • Kuranı kerimde, kalpteki itminan ile iman ilişkisi nasıl konu edilmiş?
    13075 Tefsir 2010/12/18
    Lügatte imanın anlamı şöyle beyan edilmiştir: yalanlamanın karşıtı olup tasdik etmektir. Istılahta ise anlamı şöyledir. Dille ikrar ve itiraf etmektir, kalpte bir kararlılık ve sözleşmedir, organlarda da ameldir. "İtminan" ve tümenine ise lügatte kararsızlık ve ıstırabın ardından gerçekleşen (kalpsel veya zihinsel) rahatlık ve huzurdur.
  • Başörtüsünü açmanın ve takma saçtan istifade etmenin hükmü nedir?
    8256 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/27
    Hz. Ayetullah Uzma Sistani’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Takma saç ziynettir ve örtünmesi gerekir.  Hz. Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (ömrü uzun olsun) Bürosu:Müslüman ve dindar kızlar yüksek öğrenim derslerini okumadıkları takdirde sadece ...
  • Regaip gecesi veya Recep ayının diğer gecelerinde cemaat namazlarına katılmak mı daha faziletlidir yoksa namazları ferdi olarak yerine getirmek ve müstehap namazları kılmak mı?
    6387 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Bu konuda şu cevap taklit mercilerinin fetva bürolarından alındı:Ayetullah Uzma Hamenei:Her iki fazileti kazanmaya çalışabilirsiniz hem cemaat namazlarına katılın hem de müstehap namazları cemaatten sonra yerine getirin.Ayetullah Uzma Sistani: Cuma ve ...
  • Kur'an-i Kerim "Açık kitap nazil ettik. Bu ayetteki açık kelimesinden maksat nedir?
    9803 Tefsir 2011/07/23
    Açık (mübin) Kur'an'ın bir sıfatıdır. Kur'an'ı bu şekilde vasıflandırmakla onu halka daha fazla tanıtmayı hedef almaktadır. Onun diğer semavi olan ve olmayan kitaplara olan üstünlüğünü açıklıyor. Çünkü hiçbir kitabın emir ve programları Kur'an gibi açık değildir.Kur'an'da sürekli çeşitli ayetlerde bu Kur'an'ı nazil ettiğini açıklaması hidayet nimetini insanlara hatırlatmak içindir.
  • İmam Hüseyin’in (a.s) mateminin önem ve felsefesi nedir?
    13864 Eski Kelam İlmi 2010/12/22
    İmam Hüseyin’in (a.s) mateminin önem ve felsefesini anlamak için birkaç noktaya dikkat etmek gerekir:1. Kur’an değişik ayetlerde yüce insanlar ve din evliyalarının erdem ve ulvî sıfatlarını diri tutmayı vurgulamıştır.2. Yüce şahsiyetli Şia imamları (a.s) Kerbela hadisesini diri tutmak için matem merasimleri düzenlemeyi, ağlamayı ve ağlatmayı, şairlerin mersiye ...
  • İmam Zeynel Abidin (a.s)‘ın kısa biyografisini beyan eder misiniz?
    3581 امام سجاد ع 2020/01/19

En Çok Okunanlar