Gelişmiş Arama
Ziyaret
10466
Güncellenme Tarihi: 2009/05/13
Soru Özeti
Müslüman olmayan birisinin kesmiş olduğu hayvandan yararlanıla bilinir mi?
Soru
Bizler bulunduğumuz yerde, İslamî usullere göre kesilmemiş olan hayvanların etlerinden yararlanmaktayız. Acaba bu etleri yemenin bir sakıncası var mıdır? Diğer ülkelerden burada bulunan bazı Müslümanlar bu etlerin helal olduğunu ve yemenin bir sakıncasının olmadığını söylemekteler.
Kısa Cevap

Ehl-i Beyt mektebinin fakihlerine göre, İslamî usullere göre kesilmemiş olan hayvanların etleri mundar (leş) hükmündedir. Bu hayvanların etleri haramdır ve yenmesi de caiz değildir.

Ayrıntılı Cevap

Şia fıkhına göre: Pazarlarda, kasaplarda ve marketlerde satılan etlerin helal olmasının şartı; öncelikle eti yenen hayvanların etinden olması ve ikinci olarak da bu hayvanların İslamî usullere göre kesilmemiş olmasıdır.

İslamî usullere göre kesilmemiş olması için aşağıdaki şartlara dikkat edilmelidir:

1) Hayvanı kesen kimsenin Müslüman veya Müslüman hükmünde olan birisi olması gerekmektedir. Örneğin, buluğ çağına ulaşmamış Müslüman birisinin çocuğu Müslüman hükmündedir.[1] Müslüman olmayan birisinin kesmiş olduğu hayvan murdar (leş) hükmündedir. Bu hususta Ehl-i Kitap kâfirleriyle, Ehl-i Kitap olmayan diğer kâfirler arasında bir fark yoktur.[2]

2) Hayvanın başı, demirden olan kesici bir şey (bıçak vb. aletlerle) ile kesilmelidir.

3) Hayvanın başını keserken, hayvan kıbleye doğru olmalıdır.

4) Hayvanı kesen kimse, kesme anında Allah’ın ismini söylemelidir.

5) Hayvan kesildikten sonra az bir hareket etmesiyle de olsa, önce canlı olduğu ve sonra kesilmiş olduğu belli olmalıdır.

6) Hayvan, başının arkasından kesilmemelidir.[3]

Eğer bu şartlar uyarak eti yenen bir hayvan kesilirse, bu hayvanın eti helal ve yararlanılması da caizdir.

Fakat Ehl-i Sünnet'in bu konuda farklı bir görüşü bulunmaktadır.[4] Onlar, Ehl-i Kitap olmayan kâfirlerin kesmiş oldukları hayvanları helal bilmemektedirler ve bu hususta Şia mezhebiyle bir farklılıkları yoktur. Ama Ehl-i Kitap kâfirlerinin kesmiş oldukları hayvanları (Yahudi, Hıristiyan ve Mecusîlerin kesmiş olduğu hayvanları) yemeyi helal bilmektedirler.[5]

Ama Şia mezhebine mensup olan birisi onların vermiş olduğu fetvaya göre amel edemez ve bu kimsenin görevi Ehl-i Beyt fıkhına göre amel etmesidir.

Daha fazla bilgi için müçtehitlerimizin Tam İlmihal kitaplarının, hayvan kesme hükümleri bölümüne baka bilirsiniz.



[1] Şeyh Bahaî, Kitap Ehlinin Kesmiş Oldukları Hayvanların Haram Olması adlı kitabının 59. sayfasında şöyle nakletmektedir: Yahudi, Hıristiyan ve Mecusî olmayan Ehl-i Kitap kâfirlerinin kesmiş oldukları hayvanların haram olduğuna dair, Şia ve Sünni olmak üzere İslam âlimleri arasında hiçbir ihtilaf yoktur. Sadece Yahudi, Hıristiyan ve Mecusîler hakkında ihtilaf vardır.

[2] Tahrir-ul Vesile, c: 2, s: 621.

[3] Tahrir-ul Vesile, c: 2, s: 621–623.

[4] Elbette onlar arasında Hanbelîlerin görüşü Şia ile muvafıktır, Ehl-i Kitabın Kesmiş Olduğu Hayvanların Haram Oluşu, s: 62.

[5] Şeyh Bahaî, Kitap Ehlinin Kesmiş Oldukları Hayvanların Haram Olması adlı kitabının 59. sayfasında şöyle yazmaktadır: Şeyh Müfit Muhammed b. Numan gibi Şia âlimlerinin hepsi ve… Allah’ın ismi söylesin veya söylenmesin Ehl-i Kitab'ın kesmiş olduğu hayvanların haram olduğunu ve hiçbir durumda da bu hayvanların etinin yenmesinin caiz olmadığını bilmektedirler. Bu konuda Hanbelîler Şia ile muvafıktırlar ve Hanefiler, Şafiiler ve Malikiler, Allah’ın ismi söylenmese dahi Ehl-i Kitabın kesmiş olduğu hayvanların helal olduğunu bilmektedirler; bu hususta Şia mezhebinden çok az ve nadir bir grup; Hanefiler, Şafiiler ve Malikilerle muvafıktır.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar