Gelişmiş Arama
Ziyaret
6759
Güncellenme Tarihi: 2012/06/30
Soru Özeti
mukaddes kitap kabul edilir bir nazma sahiptir ki kuran ondan yoksundur. Bu hal ve durum kuranın daha iyi olduğuyla nasıl bağdaşa biliniyor?
Soru
benim Tevrat ve İncil’le aşinalığım var. Onların kof olduklarını anlamışım. Ama onların kurandan meziyetleri şudur ki bu kitaplarda meseleler çok düzenli ve nâzımla konu edilmiştir. Ama kuranı kerimde böyle bir düzen yok. Bir bölümde bir meseleyi ortaya atıyor ki hakında konuştuğu konuyla hiçbir irtibatı yok. Çok acayip bir düzensizlik var. Örneğin “nasr” suresindeki ayetlere bakınız, bir biriyle nasıl bir irtibatları var? Maun süreside de (1. 3. 4. 7.) ayetler arasında ne gibi bir irtibat var? Bakara suresinde de İsrail oğullarının kıssası, parça parça gelmiştir.
Kısa Cevap
Mukaddes kitapta iki tür yazılış var; mevcut mukaddes kitapların bazısında tarih önemli hale getirilmiş; dolayısıyla tarihi bir kitap gibi basmaklar şeklinde bir basamaktan başlıyor tarihi seyrini dikkate alarak açıklamasına devam ediyor. Mukaddes olan bu kitaplar içinde başka kitaplar da var ki tarihi seyre sahip değildirler. Diğer kitaplarda olduğu zamansal düzeni bunlarda bulunmuyor. Buna binaen konularını basamak, basamak ve ardı ardına gelme anlamında olan düzen ve nazım bütün mukaddes kitaplarda bulunmuyor ve söylenen düzen bütün kitapları kapsayacak şekilde genel değildir.
Kuranı kerimde de iki tür nazım ve düzen vardır: bazı kısımlarda tarihi kitaplarda olduğu gibi bazı ayetlerde bir düzen müşahede ediliyor. Bir kıssa zikir ediliyor ve kıssanın aralıklarında bazı ibret ve nüktelere de işaret ediliyor.
Kuranda başka bir yöntem daha var; has bir konuyu açıklarken konun içinde başka konulara değiniliyor. İlk bakışta bu yöntem düzene aykırı olduğu ihsas ediliyor. Ama azıcık dikkat edildiğinde bu yöntemle yazılan yazılar en güzel bir yönteme sahip olduğu fark ve insanın tabiatına da uygun, dolayısıyla onun tabiatı kabul ediyor. Öyle ki günümüzdeki kitaplarda ve filmlerde bu yöntem istifade edilmeye çalışılıyor. Bu yöntemde -konunun aslı kayıp ettirilmeden- farklı konular zikir edildiği için muhatabı yoran amillerden uzak durmaya özen gösterilmektedir.
 
Ayrıntılı Cevap
Kitaplarda var olan düzen ve nazmı tanımak için yazılışında dikkate alınan yönteme bakmak gerekiyor. İlkin mukaddes kitapta dikkate alınmış nazma değineceğiz ve onda mevcut muhtelif kitapları inceleyeceğiz.
Mukaddes kitaplarda mevcut olan bazı kitaplarda tarih önemli hale getirilmiş ve tarih dikkate alınmıştır. Dolayısıyla tarihi bir kitap gibi bir basamaktan başlıyor tarihi seyrini dikkate alarak açıklamasına devam ediyor. Bu yöntemle yazılmış en önemli kitaplar şunlardır; sifri peydayış, sıfri huruç ve …ahdi kadimde ve ahdi cedid de bazı inciller ki hazreti İsan’ın (a.s.) hayatına ve tarihine değinmiştir. Bu kitaplar zamansal düzene ve nazma sahip ve zamansal tertibe göre yazılmışlar. Yazılmış olan bu yazıların bir kısmı tek kişi tarafından yazılmış ve bazıları da muhtelif kişiler tarafından farklı zamanlarda yazılmıştır.
Aynen bu mukaddes kitaplarda başka kitaplar da vardır ki tarihi bir seyre sahip değildirler ve diğer kitapların sahip olduğu düzene ve nazmı içermiyorlar. Bu kitaplardan birisi; “sifr-i Laviyan”, “emsal Süleyman”, ve … bunlar ahdi kadimdedir ve yeni ahitte de pavlus’un mektupları vardır. Bu kitaplar tarihi olayları yazma peşinde olmamışlar. Bunlar başka bir hedefi takip etmişlerdir. Bu nedenle düzene ve nazma sahip değildirler.
Buna binaen bir biri ardından gelme anlamındaki düzen ve nazım mukaddes kitapta bulunan bütün kitaplarda yok ve yazılış türü esasınca bu kitaplarda genellik yoktur. Bu bakış açısı şundan kaynaklanmaktadır ki bu kitaplar farklı konular içeriyor. Yazarları da muhteliftirler. Bunlar kitapların yazılış şeklini ve bakış açılarının farklılaşmasına neden olmuştur. Kur’an konusuna geçmeden şu noktayı hatırlatmak gerekir ki kur’an olarak günümüzde aramızda mevcut olanı, Allah tarafından peygamber (s.a.a)  vasıtasıyla bize ulaştırılmış olan şeydir. Hiçbir çeşit tahrif kendisinde gerçekleşmemiştir. Ama ayetlerin düzenlenmesinde ve kuranın nazmı hakkında şunu söylemek gerekir: kuranı kerimde iki düzen şekli vardır: birisi sebebi nüzul sırasına göre yazılmıştır ki buna elimiz yetişmiyor. Bir başka türü elimizdeki şekliyledir ki peygamber (s.a. a.) onu teyid etmiş ve bizim için muteber ve hüccet sahibidir ki hakkında konuşacağız.
Kuranın Düzeni Ayetlerin Nüzule Göre
Kuranı kerim 23 yıl zarfı içinde muhtelif olaylara müteakiben İslam peygamberi (s.a.a.) üzerine nazil olmuştur. Söz konusu olay ve vakalar olağan ve olağan üstü, savaş ve sulh, bazılarını teyit ve bazılarını tekzip ve…şeklindedir. Bu nedenledir ki kuranı kerimin bazı ayetlerinin tefsirinde nüzul sebebi var olmaktadır. Bu –semavi kitaplar içinde- kuranın imtiyazlarındandır.
Bu şekilde yazılmış olan kuran tarihi bir kitap gibi olamaz ve kesinlikle muhtelif ve farklı konuları içerir. Elbette bu tür yöntemle yazılmış kitapların bazı faydaları da var.  Bu cümleden şu ki; insan kuran ayetlerini anlamak ve tefsir etmekte gücü daha fazla olur ve daha az hata yapar ve…ancak bu düzen ve nazımla yazılmış olan kuran elimize ulaşmamıştır. Bu yöntemle yazılmış olan kitap muhteva olarak elimizde bulunan kuranla aynıdır ama düzen ve nazım bakımından mevcut kurandan farklıdır.
Mevcut Nazım Esasınca Kuran
Ama bu gün elimizde mevcut olan kuranı kerim nüzul sırasına göre cem edilmemiştir. Belki başka bir yöntemle cem edilmiştir[1] ki kendisi de kendine has bir düzene sahiptir. Bazı kısımlarda tarihi kitaplarda olduğu gibi ayetlerde bir nazım ve düzen müşahede ediliyor. Bir kıssa zikir ediliyor, içinde ibretlere ve bazı nüktelere işaret ediliyor. Bu durum açık bir şekilde hazreti Yusuf’un kıssasında ve başka peygamberlerin kıssalarında müşahede ediliyor. Bu tür düzen ve nazmın kuranın bazı surelerinde var olduğunu ve tür nezmın kendisini açıklamaya ihtiyaç duyulmuyor. Zira herkes tarafından kabul edilmiş ve ediliyor.
Kuranda başka bir yöntem daha var; has bir konuyu açıklarken konun içinde başka konulara değiniliyor. İlk bakışta bu yöntem düzene aykırı olduğu ihsas ediliyor. Ama azıcık dikkat edildiğinde bu yöntemle yazılan yazılar en güzel bir yönteme sahip olduğu fark ve insanın tabiatına da uygun, dolayısıyla onun tabiatı kabul ediyor. Öyle ki günümüzdeki kitaplarda ve filmlerde bu yöntem istifade edilmeye çalışılıyor. Bu yöntemde -konunun aslı kayıp ettirilmeden- farklı konular zikir edildiği için muhatabı yoran amillerden uzak durmaya özen gösterilmektedir.
Ama soruda zikir edilen ayetleri inceledik ve bizce onlardan hiçbirisi iddianız için reel örnek teşkil etmiyor. Örneğin nasr suresine dikkat ediniz. Bu sure aslında has bir düzene ve nazma sahiptir ki bir konu hakkında konuşuyor. Bizce İsrail oğullarının kıssası sizin sorunuza en yakın olanıdır. Ama yapılan açıklamaya dikkat edilirse her bir bölümünün illeti elde edile biliniyor.
 

[1] Kuranı kerim kimin zamanında ve kimin nezareti altında cem edilmiş noktasında alimler arasında ihtilaf var. Elbette bir çoğu hazreti Muhammed (s.a.a) döneminde olduğunu kabul ediyor. Bu konuda 1625 numaralı soruya müracaat edilsin.   
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ayetullah Hamenei’nin fetvasına göre akşam ve yatsı namazı ne zaman kaza olur?
    12055 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/07/13
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • geçici nikahın aktı için kullanılan lafızlar nelerdir? Şartları ve Hükümleri nasıldır?
    8397 Evlilik Hutbesi 2015/05/03
    Geçici nikâhın aktini okumak için birkaç şart gereklidir: Aktin sıgasını okumak; şöyle ki süreli akitte bayan ve erkek’in rızası tek başına yeterli değildir. Belki bunun yanı sıra akit için okunan has lafızların okunması şarttır. İhtiyati vacip gereğince aktin sıgası sahih Arapça ile ...
  • Alkol veya jelâtin taşıyan çikolata ve ürünleri yemenin hükmü nedir?
    22394 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Belirtilen sorunun şerî cevabını elde etmek için büyük mercilerden (Allah onları korusun) fetva sorduk ve kendilerinin verdiği yanıtları aşağıda aktarıyoruz: Hz. Ayetullah Uzma Hamney’in (ömrü uzun olsun) Bürosu: Genel olarak aslında sarhoş edici sıvılar kısmından olduğu belli olmayan alkoller temiz hükmündedir. Bunlarla karışmış olan sıvılardan yararlanmak ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    17688 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Cumartesi gününde ihtiyaçtan dolayı balık tutan bir şahsın cezası maymun olmak mıdır?
    44811 Tefsir 2012/05/16
    İsrail oğullarının şeklinin değiştirilmesinin salt gelir elde etmek için balık tutmaları olmadığı bilinmelidir; çünkü bu iş günah değildir ve şeklin değişmesi gibi bir neticesi de bulunmamaktadır. İslam’ın mantığında Allah katında bu amel ibadet sayılmaktadır. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Ailesinin rızkını sağlamak için çalışan ve çaba gösteren ...
  • Niçin Hz. Mehdi (a.s) gaybet döneminde insanların hidayeti için bir kitap te'lif etmiyor?
    11544 Eski Kelam İlmi 2011/05/23
    Şimdi gaybet döneminde yaşıyoruz; bu dönem genel naiplerin dönemidir. Bu dönemde Şia'nın hidayeti gerekli şartları haiz Şia'nın büyük fakih ve alimlerinin üzerinedir. Ama bu dönemde Hz. Mehdi'nin insanların yararlanmaları için niçin bir kitap telif etmediği konusuna gelince bunun çeşitli nedenleri olabilir. Örneğin:
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    6185 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...
  • Kur’an kıraatinin batini adabından kasıt nedir?
    9081 Kur’anî İlimler 2012/05/12
    Kur’an’ın İslam Peygamberinin ebedi mucizesi ve yüce Allah’ın kelamı olması itibari ile, İslam’ın başından beri Müslümanlar arasında özel bir saygı ve değere sahiptir. Müslümanlar, Kur’an ayetlerine teveccühle ve Peygamber Efendimizin (s.a.a) tavsiye ve hadisleri doğrultusunda, hatta bu semavi kitabın kıraatinde bile şu ana kadar eşi görülmemiş bir ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7257 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...
  • Yok olmak mümkün mü?
    12558 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/08/25
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...

En Çok Okunanlar