Gelişmiş Arama
Ziyaret
12874
Güncellenme Tarihi: 2008/05/25
Soru Özeti
Huzeyfe b. Yeman'ın kişiliği hakkında bilgi verir misiniz? Bu şahsiyet Ehl-i Beyt'in dostlarından mıdır? Hz. Ali'nin imametini kabul emiş midir?
Soru
Huzeyfe b. Yeman'ın kişiliği hakkında bilgi verir misiniz? Bu şahsiyet Ehl-i Beyt'in dostlarından mıdır? Hz. Ali'nin imametini kabul emiş midir?
Kısa Cevap

Huseyl oğlu Huzeyfe Peygamber’in değerli yarenlerinden biridir. Yemani kabilesiyle antlaşması olduğundan o “Yemani” olarak tanınmıştır. O babası Huseyl ve kardeşi Safvan’la birlikte Resulullah’ın huzuruna gelmiş ve Müslüman olmuşlardır. Bedir savaşı dışında (Müşrikler bu savaşa katılamalarına engel olmuşlardır) Uhud ve diğer savaşlarda Peygamber’in huzurunda savaşa katılmıştır. Huzeyfe’nin babası Huseyl Uhud savaşında şehit düşmüştür.[1] Huzeyfe savaşlada ve İslam’ın ilerlemesinde etkin bir röle sahipti Onun Handek savaşında düşman ordusu hakkında bilgi toplaması olayı bilinen bir fedakarlık örneğidir.[2] O Nehavend savaşında katılmış İslam ordusunun komutanı Numan b. Mukrin öldürülünce o İslam bayrağını taşımış ve İslam ordusunun komutanı olarak Hemadan, Rey ve Dinever’i fethetmiştir. Yine o bir ara İkinci Halife tarafından Medain’nin valisi olmuş sonra İkinci halife onu Medine’ye çağırtmış ve kendisi bizzat onu karşılamıştır onun hiçbir mal varlığının olmadığını ve aynen gittiği gibi geri dönüğüne şahit olmuştur.[3]

Huzeyfe’nin özellik ve faziletlerinden biri munafıkları tanımasıydı. Peygamber (s.a.a) Tebuk savaşından döndüğünde munafıklardan bir kısmını ona tanıtmıştır.

Bu olayın özeti şöyledir: Tebuk savaşı munafıklardan birçoğunun tanınmasına vesile olan bir savaştır. Görünürde müslüman olan birçok kişi bu savaş meydana geldiğinde savaşa katılmaktan kaçınmışlardır. Diğer bir kısım munafıklar da Zirar Mescidini yapmaya koyulmuşlardır ve üçüncü bir grup da Tebuk savaşı dönüşünde Peygamber’i terör edip onu öldürmeği planlamışlardır. Tebuk dönüşünde yol üzerinde bir gedik bulunuyorda bu yol çok dar ve tehlikeliydi ama dağların arasında derede yer alan yol genişti. Bu bölgeye vardıklarında Peygamber ordunun iki dağın arasında bulunan geniş yoldan geçmesini emretmiş ve kendileri ise o dar geçitten yolunu sürdürmüştür. 12 veya 14 kişilik bir grup olan munafıklar bu durumdan yararlanarak Peygamber’i terör etmeği kararlaştırdılar. Bunlar Peygamber’den önce o dar geçite varıp gizlenmeği ve Peygamber oraya varınca devesini ürkütmekle dereye yuvarlamayı kararlaştırdılar.

Huzeyfe şöyle diyor: Ben ve Ammar Peygamber’le birlikteydik o dar geçite vardığımızda Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu Cebrail bana indi ve bir grubun bu kayaların arkasına gizlendiklerini ve benim devemi ürkütüp beni öldürmeği planladıklarını bildirdi. Sen ilerle ve onları buradan uzaklaştır. Bunun üzerine munafıklar durumu farkedip geriye çekildiler. Peygamber (s.a.a) Huzeyfe’ye Onları tanıdın mı? Diye buyurdu. O hava karanlık olduğundan onları diye tanıyamadım, diye karşılık verdi ve Peygamber o kişilerin adlarını Huzeyfe’ye söyledi.[4]

Huzeyfe Peygamber’in ve Hz. Emirü’l-müminin Ali’nin bildirmesi sonucu bir çok munafıkı tanımanın yanı sıra gelecekte vuku bulacak bir çok olaylardan da haberdardı ve bazen halka bu konuda bilgi veriyordu.[5]

Huzeyfe ve Ali b. Ebi Talib’e Sevgisi

Huzayfe Emüru’l-Muminin Ali b. Ebitalib’in sevgisinde sebat ve direniş gösteriyordu ve Hz. Ali’nin fazileti hakkında bir çok hadis Peygamber’den rivayet etmiştir.

Zeyd b. Suhan anlatıyor: Basra’da idim. Huzeyfe halka öğüt veriyor ve onları karşılaşacakları fitneler hakkında uyarıyorlardı. Onlar kurtuluş yolu nedir? Dediler. O şöyle dedi: Ali’nin bulunduğu topluluğa katılın, onunla birlikte olmak savaşa katılmaktan ve dizleri üzere sürünmekten daha çetin olsa bile. Çünkü Resulullah’tan şöyle duydum: “Ali iyilerin komutanıdır, kötüleri öldürendir. Kim ona yardım ederse Allah ona yardım eder, kim de onu yalnız bırakırsa Allah onu yalnız bırakır.”[6]

Ali b. Alkame Eyadi analtıyor: Hasan b. Ali ve Ammar b. Yasır asker toplamak için Medain’e geldiklerinde Huzayfe hastalanmış ve ölüm zamanı yaklaşmış olmasına rağmen iki kişinin yardımıyla hareket edip halkın içine geldi ve halkı Hz. Ali’ye yardım etmeye teşvik etti. O halka İmam’a uymalarını tavsiye ederek şöyle diyordu: Kendisinden başka gerçek bir ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki kim gerçek bir Emirü’l-Müminine (müminlerin emirine) bakmak isterse Ali b. Abi Talib’e baksın.”[7]

İbn-i Zufer anlatıyor: “Huzeyfe can verirken onun başının ucunda idi. O hayatının son anlarını yaşıyordu ve yüzüne bir örtü çekiliydi, başımı örtünün altına sokup ona: “Talha ve Zübeyir ile Ali arasında çıkan şu fitne konusunda bana ne emir veriyorsun? O şöyle dedi: “Benim defin işini tamamlayınca hemen bineğine binip Ali b. Ebitalib’e katıl, zira o hak üzeredir ve asla haktan ayrılmaz.[8]

Huzeyfe, Hz. Ali’nin hilafetinin başlangıcında Hicri 36 yılında dünyadan gitti ve Medain’de defnoldu.[9]



[1] Alimi, Damğani, Peygamber ve yaran c. 2 s. 241; İbn-i Esir, İzzu’ddin, El-Kamil fittarih c. 2 s. 162.

[2] İbn-i Esir, İzzu’ddin, Usdu’l-Gabe fi Merufetu’ssahebe c. 1 s. 469; Peygamber ve yaran, c. 2 s. 244

[3] El-Kamil fittarih, c. 2 s. 184 , Usdu’l-Gabe fi Merufeti’s-sahebe c. 1 s. 469; Peygamber ve yaran, c. 2 s. 239

[4] Meclisi, Biharu’l-Envar, c. 20 s. 208; Usdu’l-Gabe fi Merifeti’s-sahebe c. 1 s. 469;

[5] Peygamber ve yaran, c. 2 s. 240

[6] Biharu’l-Envar, c. 20 s. 208

[7] Peygamber ve yaran, c. 2 s. 248

[8] Biharu’l-Envar, c. 22 s. 109

[9] İbn-I Ebdi’l-Birr Ebu Amr Yusuf, El-İstiab fi ma’rifetu’s-sahabe c. 1 s. 334.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Ali’nin (a.s.) Peygamber (s.a.a.) hakkında söylemiş olduğu şu sözün; “Tabib’un devvarun bı tıbihi” anlamı nedir?
    9067 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    İmam Ali (a.s.) İslam peygamberini (s.a.a.) doktor ve tabiplere benzetmiştir. Ki Peygamber (s.a.a.) doktorluk ve tıbbıyla şiddetli bir şekilde ruhi hastalıklara müptela olup tedaviye muhtaç olan kimseleri tedavi etmek arayışı içindedir. Allah tarafından Peygamberin (s.a.a.) kendisine yüklenmiş olan risaleti insanların ruhunu tedavi eder şeklinde beyan eder ve şöyle buyuruyor: “Tabib’un ...
  • Vaktin başında namaz kılmak mı iyidir yoksa iki doğuş arasında yatmamak mı?
    5063 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Her şeyden önce bir noktaya dikkat etmeniz lazımdır:Kerahete neden olan uyku ister sabah namazından sonra olsun, ister ondan önce olsun iki doğuş arasındaki uykudur. Bu yüzden sorunuza göre siz iki doğuş arasında uyuduğunuzdan dolayı her iki durumda da kerahete mürtekip olmuş bulunmaktasınız. ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    16488 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Namazın mana ve faydaları nelerdir?
    11449 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/04/28
    Salat lügatte dua, ateşi körüklemek vs. manalara gelmiştir. Istılahta ise tekbirle başlayıp selamla biten ameller bütünüdür. Namazın bazı kısımlarında dua olmasından dolayı veya insanı alevli ilahi ateşten kurtarmaya neden olduğu için ona ‘salat’ denmiş olabilir.Namaz, günahların karşısında bir siper olup, kötülüklerden sakındıran, günahlardan temizleyen, kibiri ...
  • Zatı âlinizin Kur’an’ın tahrif edildiği hadisler konusundaki görüşünüz nedir?
    5498 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin bu bağlamdaki görüşü şöyledir: Kur’an’ın tahrif edildiğini söyleyen hadisler ya senet bakımından zayıftırlar ya da sadır olma cihetinden hüccet değildirler veya delaletleri kabul edilebilinir durumda değildir. Kur’an-ı Kerim hiçbir zaman tahrif olmamış ve olmayacaktır. Kur’anın tahrif ...
  • Neden İslam’da uyuşturucu maddeler hakkında açık bir hüküm belirtilmemiştir?
    10817 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/27
    Eğer bir konu kanun koyucu zamanında var ise veya bu konu hakkında soru sorulmuş ise, özel bir şekilde onun hükmü beyan edilmiştir. Bir konunun dile getirilmediği yerlerde ise onun hükmü genel olarak belirtilmiştir. Örneğin alkollü içecekler arasında o zamanda bulunan üzüm şarabı veya hurma şarabının hükmüne özel ...
  • bi'setten önce ( peygamber olmandan) peygambere (s.a.a.) itaat edilmesi vacip miydi?
    6977 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Söz konusu soruya cevap vermek için birkaç noktanın açıklanılması gerekli görülmektedir: 1-   İtaatin vacipliliğinin hükmü nedir? Bu hüküm şer'i midir yoksa akli midir?
  • Amr b. As nasıl bir çehreye sahipti?
    7220 تاريخ بزرگان 2010/06/12
    Asıl adı Amr b. As b. Vail Sehmi’dir. Fırsat düşkünü ve hilekardı. Nabiğa adlı bir kadından dünyaya geldi ve babasının As b. Vail’dir (ona oğlu olduğu söyleniyor). As b. Vail Sehmi, Peygamberimizin (s.a.a) oğlu Hz. Kasım vefat edince Ona (s.a.a) ebter (sonu kesik) diyen ve ...
  • Zifaf gecesinin adabı nasıldır?
    22779 Pratik Ahlak 2011/07/18
    Zifaf gecesi gelinle güveyin (damat) şer’i yolla karı koca olama akdini yaptıktan sonra birlikte kalacakları ilk gecedir. Bu gece her fert için kendi hayatında çok önemli ve çok mübarek bir gecedir. Bu nedenle İslami kaynaklarda bu gece için birçok adap zikredilmiştir. Mübarek oluşuna kaynaklık yapan evlilik hakkında ...
  • Karidesin helal, ıstakozun haram olmasının felsefesi nedir? Oysa ikiside aynı cinstendir?
    15971 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/01/17
    Bütün hükümler fayda ve zarar esası üzerinedir ve her hükmün bir felsefe ve nedeni vardır; ama bu nedenlerin ayrıntılarını bilmek çok zordur. En fazla hükümler için genel kaideler söylenebilir. Ancak buradaki genellik istisnaları olan çoğunluk manasına gelmektedir. Karidesin yenmesinin caiz olması konusunda bazı rivayetlerde onun balık cinsinden (pullu) ...

En Çok Okunanlar