Gelişmiş Arama
Ziyaret
6957
Güncellenme Tarihi: 2015/06/29
Soru Özeti
Selamun Aleyküm. Eğer bir kimsenin baba ve annesi ölmüşse onun kız kardeşleri ve erkek kardeşleri kendisinden miras alır mı yahut mirasın tümü evlatlarına ve eşine mi kalır?
Soru
Selamun Aleyküm. Eğer bir kimsenin baba ve annesi ölmüşse onun kız kardeşleri ve erkek kardeşleri kendisinden miras alır mı yahut mirasın tümü evlatlarına ve eşine mi kalır?
Kısa Cevap
Kur’an-ı Kerim’in ayetleri ve masumların hadisleri eksen alınarak fakihler bir takım kaide ve usulleri mirası taksim etmek için tedvin etmiş ve ilmihallerde onları beyan etmişlerdir. Mirası taksim etmeyle ilgili konuların aydınlanması için her tabakadaki varislere, mirasın asıl ve fer’i kaidelerine ve aynı şekilde matematiğe aşina olmak gerekir. Genel olarak varisler üç tabakada yer alırlar:
Birinci Tabaka: Baba, anne ve evlatlar (vasıtasız veya vasıtalı).
İkinci Tabaka: Büyün baba ve büyük anne (vasıtasız veya vasıtalı), (vasıtasız veya vasıtalı olmak üzere) erkek kardeş, kız kardeş, erkek ve kız kardeşten olan yeğenler.
Üçüncü Tabaka: Amca, hala, dayı, teyze ve onların evlatları (burada amca, hala, dayı ve teyzeden maksat ya şahsın bizzat amcası, halası, dayısı ve teyzesidir veya babanın veya annenin veyahut amcanın, büyük babanın veyahut büyük annenin amcası, halası, dayısı ve teyzesidir. Onların evlatlarından maksat da vasıtasız veya vasıtalı tüm evlatlardır).
Karı ve koca bu üç tabakada yer almazlar; zira karı ve koca tüm tabakalar ile birlikte miras alır ve hiçbir tabakanın miras almasına engel olmazlar. Her tabaka mirasın başka bir tabakaya ulaşmasına engeldir ve onun varlığıyla sonraki tabakaya miras geçmez.
 
Ayrıntılı Cevap
Mirasın payları ve taksim edilme niteliği Nisa Suresinin 13 ve 14. ayetlerinde zikredilmiştir. Ama yüce Allah bu surenin 11 ve 12. ayetlerinde şöyle buyurmaktadır: “Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” “Eğer çocukları yoksa karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)”[1]
Bu ayet ve diğer ayet ve rivayetlere binaen mirası bölüştürmek için fakihler bir takım kaide ve usuller tedvin etmiş ve onları ilmihallerde beyan etmişlerdir. Miras ile ilgili konularda varislerin üç tabakada sınıflandırıldığına dikkat etmek gerekir. Birinci ve ikinci tabakaların her biri iki sınıftan oluşur ama üçüncü tabakanın tümü bir sınıftan meydana gelir. Birinci tabakanın iki sınıfı şunlardır:
1. Baba ve anne
2. Evlatlar (vasıtasız veya vasıtalı).
İkinci tabakanın iki sınıfı şunlardır:
1. Büyük anne ve büyük baba (vasıtasız veya vasıtalı).
2. Erkek kardeş, kız kardeş, erkek ve kız kardeşten olan yeğenler (vasıtasız veya vasıtalı).
Üçüncü tabakanın tümü bir sınıftır ve amca, hala, dayı, teyze ve onların evlatlarından oluşur.
Amcadan maksat, şahsın, babanın, annenin, büyük babanın veya büyük annenin amcası olabilir. Hala, dayı ve teyzeden maksat da aynı şekildedir. Evlatlardan maksat da vasıtasız veya vasıtalı evlatlardır.
Mirasla ilgili konularda evvela varislerin tabakaları ve sınıfları ile ilgili üç önemli kaideye dikkat edilmelidir:
Birinci Kaide: Her tabaka sonraki tabakadan önce gelir ve başka bir ifadeyle her tabaka mirasın başka bir tabakaya geçmesine engeldir. Birinci tabakada bir şahsın bulunmasıyla ikinci tabakaya sıra gelmez ve ikinci tabakada bir şahsın bulunmasıyla da üçüncü tabakaya sıra gelmez.
İkinci Kaide: Her sınıfta ölüye en yakın olan kimse ölüden daha uzak olan kimseye önceliklidir ama bir sınıftaki yakın akraba başka bir sınıftaki uzak akrabaya öncelikli değildir. Bundan dolayı evlat toruna ve torunda sonraki nesle önceliklidir ama baba toruna öncelikli değildir; çünkü onlar iki sınıfta yer alırlar. Aynı şekilde ölünün büyük babası ölünün babasının büyük babasına önceliklidir ve erkek kardeş erkek kardeşin evladına önceliklidir ama büyük baba erkek kardeşin evladına ve de erkek kardeş vasıtalı büyük babaya öncelikli değildir; çünkü onlar aynı sınıfta yer alırlar.
Üçüncü Kaide: Anne ve baba akrabaları, baba akrabalarına önceliklidir. Elbette her ikisinin de ölüye yakınlığının bir olması gerekir. Onların yakınlığı bir olmazsa, baba ve annenin akrabaları öncelikli değildir. Bundan dolayı daha yakın olan akraba uzak olan akrabaya önceliklidir. Daha yakın olan akraba sadece baba yoluyla ölüye ulaşsa da ve uzak akraba baba ve anne yoluyla ölüye ulaşsa durum fark etmez.
Karı ve koca yukarıdaki üç tabakada yer almazlar; zira karı ve koca tüm tabakalarla beraber miras alırlar ve hiçbir tabakanın miras almasına engel olmazlar.
 

[1] Nisa Suresi, 11 ve 12. ayetler.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namazını doğru kılmayan bir kimseye tabi olmak caiz midir?
    7154 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/18
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Kaderi bilmek insanların faydasına mıdır yoksa zararına mıdır?
    7096 Eski Kelam İlmi 2011/10/22
    Değiştirilebilecek de olan gelecekteki hadiselerin bazıları bazen rüya ve benzeri şartlarda insan için aşikâr olmaktadır. Bu iş sadece Allah’ın isteği üzerine gerçekleşir ve onda bir hikmet bulunur. Ama eğer bir insan amel etmek ve kendini tanımak yerine meraklanarak geleceği bilmeye çalışırsa ve özellikle bu ilgi salt maddî ve dünyevî ...
  • Peygamber (s.a.a) ve İmamların (a.s) cariye ve kölelere sahip olmaları kölelik sistemini benimsemek değil midir?
    20629 Eski Kelam İlmi 2009/07/04
    Kölelerle evlenme, onlarla mahrem olma, mukatebe (kölelerin özgürlük anlaşması) vs. hükümlerin Kur’an’da gelmesi Peygamber (s.a.a)’in zamanında köleliğin olduğunu ispat etmektedir, ama belirtmek gerekir ki, İslam’ın köleleri azat etmek için çok kapsamlı projeleri vardır. Bu projenin neticesinde bütün köleler zamanla özgürlüklerine kavuşmuşlardırlar. ...
  • Ölüler için Kur’an okumak doğru mudur?
    11014 Eski Kelam İlmi 2011/08/17
    Ölüler için Kur’an okumanın müstehap oluşu hakkında iki tür delil öne sürülebilir: Birinci türde genel olarak ölü ve göçmüşlerinizi hatırlayın ve kendi iyi işlerinizden onları faydalandırın diye belirten rivayetler mevcuttur. Çok açık olduğu üzere Kur’an okumak da iyi ve beğenilen işlerdendir. Hz. Peygamberden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: Kabirlerde dinlenen ölülerinizi ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8415 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Yüzüğün kaşını avuç içine döndürmenin (çevirmenin) kaynağı nedir?
    10780 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/11/13
    Bu konuda “Vesailu’ş-Şia” kitabında rivayet zikredilmiştir, rivayet şöyledir:Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: “Parmağında akik yüzüğüyle sabahlayan ve hiç kimseyle görüşmeden önce yüksüğün kaşını avuç içine döndürerek “Kadir” Suresini sonuna kadar okuyup ardından “ Amentü billahi vahdehu la şerikeleh ve amentü bıserri âli muhammedi ve alaniyyetihim” duasını tilavet eden ...
  • Hicabı düzgün olamayan kadın ve kızlara bakmak insanın gelecekteki yaşamına ne gibi etkisi olabilir?
    10943 Pratik Ahlak 2011/10/29
    Genel anlamda uygunsuz tesettür ve diğer günahlara karşı kalben rahatsız olmak ve ruhen onlardan nefret etmek kendi başına beğenilen çok iyi bir ruhiyedir. Buluğ ve erginlik çağına ermiş ve özgür iradeye ...
  • Ahlâkın spordaki yeri nedir?
    14904 Pratik Ahlak 2012/02/04
    Kâmil ve evrensel bir din olan İslam, insana her yönden saadetli bir yaşamı temin etmekte, dünya ve ahiret saadetine götürecek bütün yolları göstermektedir. İslam beden sağlığına da önem verdiğinden doğal olarak insan sağlığına faydalı olan sporları onaylamaktadır.Genel ahlâkta söz konusu olupta sporda da ...
  • İslam’ın bakışında nazar değmesi ve vesveseyi etkisiz kılmak için dua yazmanın bir meşruiyeti var mıdır?
    15038 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/21
    İslam, fakihler ve mercilerin bakışında hastalık, nazar değmesi ve vesvese gibi sorunları gidermek için muteber ve masumlardan gelen duaları okumak ve yazmak doğru ve onaylanan bir fiildir. Yüce rehberlik makamı dua, dua yazmak ve dualarla kutsanma hakkında sorulan bir soruya cevaben şöyle buyurmuştur: Eğer dualar temiz imamlardan (a.s) nakledilmiş ...
  • Ziyaeret-i aşura’nın metni ve senedi hakkında bir açıklama yapar mısınız?
    10643 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/01/01
    Bu ziyartnanemenin asıl kaynağı iki kitaptır: Birincisi (hicri kamerinin 348. Senesinde vefat eden) Cafer b. Muhammed b. Kuvluviye’i Kumi tarafından kaleme alınan “Kamilu’z - Ziyarat” adındaki kitaptır. Diğeri (hicri kamerinin 385 ve 460. Senelerde yaşayan) Şeyh-i Tusi tarafından kaleme alınan “Misbahu’l - Müçtehit” ...

En Çok Okunanlar