Gelişmiş Arama
Ziyaret
8004
Güncellenme Tarihi: 2011/04/13
Soru Özeti
bi'setten önce ( peygamber olmandan) peygambere (s.a.a.) itaat edilmesi vacip miydi?
Soru
kaynak vererek bi'setten önce peygambere (s.a.a.) itaat edilmesinin vacip olup olmadığını açıklar mısınız?
Kısa Cevap

Söz konusu soruya cevap vermek için birkaç noktanın açıklanılması gerekli görülmektedir:

1-   İtaatin vacipliliğinin hükmü nedir? Bu hüküm şer'i midir yoksa akli midir?

2-   İtaatin ölçüsü nedir? Akıl veya şeriat kimlere itaat yapılmasını vacip kılıyor?

3-   Biset'ten önce peygambere itaat edilmesinin vacip olduğu konusunda her hangi bir ölçü var mıdır?

Usulu'l-fıkıh bilgin ve araştırmacıları şu inançtadırlar: itaatin vacip oluşu akli hükümlerden bir hükümdür; yani insan-ı başka bir kimseye itaat etmeye mecbur kılan tek şey akıldır. Zira eğer itaat şer'i olsa muhal olan devir lazım gelir. Akılın hükmüne vardırılmadığı sürece yine şu soru akıllarda baki kalır: neden itaat etmeliyim? Ve yine aynen bu deliller gereğincedir ki, eğer şer'i’de itaatin vacip olduğuna dair bir emir bulsak bile, örneğin şu ayette olduğu gibi " Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de"[i], bu emirler mevlevi değil, bilakis akla kılavuzluk yapan irşad-i emre tevil etmeliyiz. Dolayısıyla itaatin vacipliliği aklın hükmü olduğu bilinmelidir. Şimdi bakalım itaatin ölçüsü ve miyarı nedir ve kimlere itaat edilmelidir?

Bu konuda da usulu'l-fıkıh bilgin ve araştırmacıları şu inancı taşımaktadırlar: itaatin ölçüsü ve miyarı ukela (akıl sahipleri) tarafından kabul görülmüş ve onlar arasında meşhur olan bir hakikattir. Oda bir tür velayet ve hâkimiyete sahip olma ölçüsüdür. Köle sahibinin kendi kölesine karşı, sahip olduğu hâkimiyet bunun bir örneğidir.[ii] Ya baba ve annenin kendi çocuklarına karşı, her hangi bir bilim dalında uzman olan bir kimsenin uzman olmayanlara karşı veya toplumun sorumluluğunu ve idareciliğini üstlenmiş kimselerin sahip oldukları velayet bunun diğer örneklerindir. Dolayısıyla bu makamlara ve bu gibi velayetlere sahip olan kimselere itaat edilmesi aklice vaciptir.

Netice itibariyle eğer peygamber bi'setten önce tüm toplumu idare etmek veya toplumun bir bölümünün yönetimini üstlenmiş idi ise aklın hükmü gereğince kendisine itaat edilmesi vaciptir. Hakeza ilim ve sanat bakımından her hangi tahassüsü var idi ise bu tahassüs alanlarda kendisine itaat edilmesi de aklın hükmü gereğince vaciptir.

Buna rağmen önem arz eden bir noktaya teveccüh edilmesi lazım. Söz konusu nokta şudur; aklin hükümleri şeriat ile teyit edilmediği sürece ahiretsel sevabı ve azabı gerektirmiyor. Zira ahretsel sevap ile azap şer'i hükümlere bağlıdır.[iii]  İtaatin gerekliliği gibi teorik eserler bile aklin hükümlerine bağlı değildir. Zira akıl bazen dikkat etmeksizin her veli ve hükümdarlığa itaat edilmesini gerekli görüyor. Ama dikkat ettiğinde yalanız Allaha ve Allahın itaati farz kıldığı kimselere itaat edilmesinin gerekliliğini anlıyor.[iv]

Dolayısıyla konuya biraz dikkatlice bakıldığında peygamberin (s.a.a.) itaati bi’setten önce vacip olmadığı anlaşılıyor. Aklın hükmü ile şer'in hükmü arasında uyumluluk vardır, dolayısıyla "aklın hüküm ettiğinin aynısını şer'i de hüküm ediyro" kaidesi gereğince bisetten önce peygamberin itaati şer'i vaciptir denilemez. Zira şer'i vaciptir denilmesi sorunsuz değildir. Zira bu, ilkin muhal olan devre[v] neden oluyor. Sonra dakik bir bakışla bi’setten önce peyg 


[i]  Nisa 59.

[ii] MUSEVİ TEBRİZİ, Kum: intişarat-i kutubi necefi, 1369, s. 4

[iii] A.g.e. s. 1.

[iv] ŞAKİRİYAN, Hamit Rıza, "porsışha ve pasuh'ha, hükümet-i dini", baskı 1, Kum: intişarat-i parsiyan, 1383, s. 107.

[v] "Evsaku'k-vesail", s. 9.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar