Gelişmiş Arama
Ziyaret
8017
Güncellenme Tarihi: 2011/04/13
Soru Özeti
bi'setten önce ( peygamber olmandan) peygambere (s.a.a.) itaat edilmesi vacip miydi?
Soru
kaynak vererek bi'setten önce peygambere (s.a.a.) itaat edilmesinin vacip olup olmadığını açıklar mısınız?
Kısa Cevap

Söz konusu soruya cevap vermek için birkaç noktanın açıklanılması gerekli görülmektedir:

1-   İtaatin vacipliliğinin hükmü nedir? Bu hüküm şer'i midir yoksa akli midir?

2-   İtaatin ölçüsü nedir? Akıl veya şeriat kimlere itaat yapılmasını vacip kılıyor?

3-   Biset'ten önce peygambere itaat edilmesinin vacip olduğu konusunda her hangi bir ölçü var mıdır?

Usulu'l-fıkıh bilgin ve araştırmacıları şu inançtadırlar: itaatin vacip oluşu akli hükümlerden bir hükümdür; yani insan-ı başka bir kimseye itaat etmeye mecbur kılan tek şey akıldır. Zira eğer itaat şer'i olsa muhal olan devir lazım gelir. Akılın hükmüne vardırılmadığı sürece yine şu soru akıllarda baki kalır: neden itaat etmeliyim? Ve yine aynen bu deliller gereğincedir ki, eğer şer'i’de itaatin vacip olduğuna dair bir emir bulsak bile, örneğin şu ayette olduğu gibi " Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de"[i], bu emirler mevlevi değil, bilakis akla kılavuzluk yapan irşad-i emre tevil etmeliyiz. Dolayısıyla itaatin vacipliliği aklın hükmü olduğu bilinmelidir. Şimdi bakalım itaatin ölçüsü ve miyarı nedir ve kimlere itaat edilmelidir?

Bu konuda da usulu'l-fıkıh bilgin ve araştırmacıları şu inancı taşımaktadırlar: itaatin ölçüsü ve miyarı ukela (akıl sahipleri) tarafından kabul görülmüş ve onlar arasında meşhur olan bir hakikattir. Oda bir tür velayet ve hâkimiyete sahip olma ölçüsüdür. Köle sahibinin kendi kölesine karşı, sahip olduğu hâkimiyet bunun bir örneğidir.[ii] Ya baba ve annenin kendi çocuklarına karşı, her hangi bir bilim dalında uzman olan bir kimsenin uzman olmayanlara karşı veya toplumun sorumluluğunu ve idareciliğini üstlenmiş kimselerin sahip oldukları velayet bunun diğer örneklerindir. Dolayısıyla bu makamlara ve bu gibi velayetlere sahip olan kimselere itaat edilmesi aklice vaciptir.

Netice itibariyle eğer peygamber bi'setten önce tüm toplumu idare etmek veya toplumun bir bölümünün yönetimini üstlenmiş idi ise aklın hükmü gereğince kendisine itaat edilmesi vaciptir. Hakeza ilim ve sanat bakımından her hangi tahassüsü var idi ise bu tahassüs alanlarda kendisine itaat edilmesi de aklın hükmü gereğince vaciptir.

Buna rağmen önem arz eden bir noktaya teveccüh edilmesi lazım. Söz konusu nokta şudur; aklin hükümleri şeriat ile teyit edilmediği sürece ahiretsel sevabı ve azabı gerektirmiyor. Zira ahretsel sevap ile azap şer'i hükümlere bağlıdır.[iii]  İtaatin gerekliliği gibi teorik eserler bile aklin hükümlerine bağlı değildir. Zira akıl bazen dikkat etmeksizin her veli ve hükümdarlığa itaat edilmesini gerekli görüyor. Ama dikkat ettiğinde yalanız Allaha ve Allahın itaati farz kıldığı kimselere itaat edilmesinin gerekliliğini anlıyor.[iv]

Dolayısıyla konuya biraz dikkatlice bakıldığında peygamberin (s.a.a.) itaati bi’setten önce vacip olmadığı anlaşılıyor. Aklın hükmü ile şer'in hükmü arasında uyumluluk vardır, dolayısıyla "aklın hüküm ettiğinin aynısını şer'i de hüküm ediyro" kaidesi gereğince bisetten önce peygamberin itaati şer'i vaciptir denilemez. Zira şer'i vaciptir denilmesi sorunsuz değildir. Zira bu, ilkin muhal olan devre[v] neden oluyor. Sonra dakik bir bakışla bi’setten önce peyg 


[i]  Nisa 59.

[ii] MUSEVİ TEBRİZİ, Kum: intişarat-i kutubi necefi, 1369, s. 4

[iii] A.g.e. s. 1.

[iv] ŞAKİRİYAN, Hamit Rıza, "porsışha ve pasuh'ha, hükümet-i dini", baskı 1, Kum: intişarat-i parsiyan, 1383, s. 107.

[v] "Evsaku'k-vesail", s. 9.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar