Gelişmiş Arama
Ziyaret
52849
Güncellenme Tarihi: 2011/05/23
Soru Özeti
Tarık’ın kurandaki anlamı nedir?
Soru
Tarık süresindeki “Tarık” kelimesinin anlamı nedir?
Kısa Cevap

Tarık etimolojik olarak "t-r-k" kökünden, "berk" vezninde olup dövmek ve bastırmak anlamındadır. Arapçada yola “tarik” denilmesinin nedeni de bu manayı içerdiği içindir. Zira yer yolcuların gidip gelmesiyle ayaklarının altıda dövülerek basılıyor. Arapça dilinde çekiç anlamında olan “mitrake” de onunla demir ve benzer şeyler dövüldüğü için “mitrake” deniliyor. Geceleri, kimsenin evlere girememesi için evlerin kapıları sahipleri tarafından kilitleniyor. Dolayısıyla birisi geceleri kapısı kilitlenmiş olan evlerden her hangi birisine girmek istediği zaman o evin kapısını çalması gerekiyor. Kapıyı çalan kişiye Arapçada “Tarık” denilmektedir. Bu kişiye “Tarık” denilmesinin nedeni de onun bu eyleminde dövme anlamı var olduğu içindir.

Kuranın kendisi burada “Tarık”ı tefsir ediyor ve şöyle diyor: Gecedeki bu misafir o parlayan yıldızdır. Göklerde zahir olunuyor. Yükseklik bakımından gökyüzüne çok yakındır. Bu yakınlık o derecededir ki adeta gökyüzünün tavanını deliyormuş şeklinde kendini göstermektedir. Onun nuru ve parlaklığı karanlıkları yırtacak ve gözleri kamaştıracak şekilde şiddetlidir. (teveccüh edilmelidir ki “Sakip” etimolojik olarak “s-k-b” kökünden gelmektedir. “S-k-b” de mana itibariyle delmek anlamındadır).

Bu ayette zikir edilen gezegenden maksat acaba has ve belli bir gezegen midir? Örneğin Süreyya yıldızı gibi (ki gökyüzündeki yüksekliği ve uzaklığı dikkate alınmış dolayısıyla o zikredilmiştir). Yoksa (gözümüzü kamaştıracak şeklinde yıldızların parlaklığı dikkate alarak) Zuhal, Zühre, ve şuhab gibi gezegenler mı kast edilmiş?. Veyahut gökyüzünde var olan bütün yıldızlara mı maksattır? Bu bağlamda farklı tefsirler zikredilmiştir. Ancak "tarık" ayetinden sonraki ayette "tarık" "necm-i sakip" şeklinde tefsir edilmiş olması "tarık"tan mutlak bir yıldızın kast edilmediği, bilakis pırıltısıyla insanların gözünü kamaştıracak, karanlıkların perdesini yırtarcasına parlayan bir yıldız türünün kast edildiği anlaşılmaktadır. Bazı rivayetlerde de "tarık", güneşin manzumesinde yer alan "Zuhal" yıldızına tefsir edilmiştir.[1]



[1] MEKARIM, Şirazi, "tefsiri nümüne", c. 26, s. 360, 361.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar