Gelişmiş Arama
Ziyaret
7852
Güncellenme Tarihi: 2014/10/01
Soru Özeti
Acaba ruh ve Cin’in insana eziyet etme gücü varmı?
Soru
Acaba Ruhlar ve Cinler insana eziyet etme zarar verme gücüne sahip mi?
Kısa Cevap
Bizlerin Cin hakkında sahip olduğu bilgi oldukca kısıtlıdır. Buna rağmen hadislerden anlaşılan Cinlerinde insanlar gibi mesuliyetleri ve görevleri olduğudur. Onlarda çeşitli inançlara sahiptir. Bazıları itaat ehli bazıları ise isyankardırlar. Cinler düşünce güçü açısından zayıf olmakla birlikte birçok işi süratle yerine getirecek kayde değer harikulade güçe sahiptir.
Aynı şekilde Ruhun hakikati ve faaliyet şekli en karmaşık konulardan birisidir. Şuana kadar insan oğlunun sahip olduğu bilgi ve birikim onu anlamaya ve idrak etmeye kadir değildir. Ayet ve rivayetlerden anlaşılan bedenin ve cismin aksine ruh mücerret ve maddi özelliklerden uzak bir varlıktır. Buna binaen ölümden sonra dünya meselelerine agah olabilir.
Kısmen Cinlerin insana eziyet etme güçü olduğunu kabul etmekle birlikte bilinmesi gerekir ki:
Öncelikle onlarda kendi içlerinde şer ve salih olarak ikiye ayrılırlar. Liza halk arasında yagın olan Cinler sadece insana eziyet eden, zarar veren, kin ehli ve kötü huylu yaratıklardır inançı hurafeden ibarettir. Akla ve mantığa uymaz.
Saniyen insanın onun eziyetlerinden güvende olma kudreti vardır.
Aynı şekilde Habis ve başı boş ruhların eziyet ve zarar kaynağı olduğu ve alemin tedbirinde dehaletleri olduğu iddiası  boş ve temelsiz hiçbir akli, nakli ve bilimsel dayanağı olmayan bir görüştür.
Ayrıntılı Cevap
Sorunuza cevap verebilmemiz için birkaç noktayı açıklamamız gerekmektedir.
  1. Ruh ve Cin nedir?
Cin lügatta örtülü ve saklı anlamındadır. Bu kelime Kuran’ı Kerimde birçok yerde zikredilmiştir. Ayrıca bu adla Kuran’ı Kerimde bir sure bulunmaktadır. Bu surede bu saklı varlığın bazı özellikleri açıklanmıştır. Kuran’ı Kerimde diğer surelerde geçen ayetler ışığında bu varlık insan gibi maddi bir varlıktır. Ateşten[1] veya ateş karışımından yaratılmıştır.[2]  Şuur ve irade sahibi, doğası itibariyle insanın duyu organlarıyla normal şartlar altında hissedemeyeceği bir varlıktır. İnsan gibi mükellef kılınmıştır.[3] Kıyamette tekrar diriltileceklerdir; bu dünyada bizler gibi itaat ehli veya asi, mümin veya müşrik, kafir...vb olabilirler.[4] Cinlerin mümin olanları Masum İmamların itaati altında Münin ve Şia insanlarlı kendi kardeşleri bilmektedirler.[5]                           Aynı şekilde Ruhun hakikati ve faaliyet şekli en karmaşık konulardan birisidir. Şuana kadar insan oğlunun sahip olduğu bilgi ve birikim onu anlamaya ve idrak etmeye kadir değildir. Bazı bilim insanlarının  ifadesi Ruh ve ona bağlı meseleler hakkında binden fazla görüş açıklandığı üzeredir.[6]
Kuran'ı Kerim insanoğlunun Ruhu tanıma güçüne ve kudretine sahip olmadığını vurgulamaktadır. "Senden Ruh hakkında soruyorlar; De ki, Ruh Rabbimin emrindendir. Size ilminden az bir şey dışında başka bir şey verilmemiştir.[7]
Ayet ve rivayetlerden anlaşılan Ruh mücerret, canlı, kudret sahibi, bilinçli ve iradeli bir cevhere sahiptir. Ruhtan nefsi natıka ve can da denilmektedir.[8] Bu varlık zamana ve mekana kısıtlanabilen sınırlı bir varlık değildir.[9]Buna binaen ölümden sonra dünya meselelerine agah olabilir.
Ruhun bedene olan taaluku tedbiri bir taaluktur; yani Ruhun hayatı esalet üzeredir. Bedene taaluk ettiği sürece bedende hayat bulur. Bedenden ayrıldığı zaman beden hayat özelliklerini kaybeder ve tedrici olarak yok olmaya başlar ama Ruh hayatına devam eder.[10] [11]
  1. Ruh ve Cin'in güçleri:
Cin fikir ve düşünce güçü yönünden zayıf bir varlıktır. Zira idraki akli ve güçlü bir idrak değildir. En fazla hayal ve düşe dayalı bir idraka sahiptir. Ama fiziksel güçü oldukca fazladır. Ezcümle süratle harikulade işleri yerine getirebilir. Ağır yükleri en kısa zamanda taşıyabilir. Kuran'ı Kerim'de Hz. Süleyman (a.s)'ın kıssasında İfrit adlı Cin Belkız'ın tahtını çok kısa bir zamanda Belkız'ın yaşadığızı o uzak diyardan Hz. Süleyman(a.s)'ın yanına getire bileceğini iddia ettiği zaman[12] Hz. Süleyman (a.s) onu yalanlamamaktadır.[13] Bu vakıa Cinlerin harikulade güçlerine bir delildir.
Cinlerin İnsanlar eziyet ettikleri ve zarar verdikleri konusununda Şeyh Müfit "İrşad" adlı eserinde söyle yazar: İbn. Abbas'ın eserinde şöyle nakledilir:  "İslam Peygamberi (s.a.a) Mustalak adlı kabileyle harb etmek için Medine'nin dışına çıktığı zaman geceleyin geçmenin zor olduğu korkunç bir vadiye ulaştı. Gecenin sonlarına doğru Cebrail Hazrete nazil oldu ve Cinlerden bir kabilenin vadinin ortasında size ve ashabınıza eziyet etmek, zarar vermek, şer ve hile yapmak için toplandığı haberini verdi.[14] Bu olaydan anlaşılan hatta mümin ve salih insanlar bile cinlerin ve cin gruplarının eziyet ve zararına maruz kalabilirler. Elbette teveccüh etmek gerekir cinlerin varlığı gerçek olmakla, harikulade işler yapmaya güçleri olduğu ve içlerinde salih ve şer fertler olmasına rağmen bu varlıklar hakkında oldukca fazla abartı mevcuttur. Bu konuda çokca yalan hurafe halkın zihninde yer etmiştir. Örneğin onları sadece eziyet, zarar veren, kin ve kötülük dolu bilmektedirler. Bir kap sıcak su dökersek onların evleri ateşe vereceği  gibi hiçbir aklın ve mantığın kabul etmeyeceği batıl inançlar bulunmaktadır.[15] Bunun yanında insanın elinde onların eziyet ve zararlarında korunabileceği imkanlar bulunmaktadır.
Ruhun güçü ve kudreti hakkında ifade etmemiz gerekir ki Ruh maddi bir varlık olmadığından maddı kısıtlamalara maruz kalmaz. Bir örnek verecek olursak örneğin güneş ışığı nasıl bulutların ve camların arkasından evimizin içinı aydınlatabiliyorsa ve bu engellerin hiçbir onu engelleyemiyorsa ve her yerde varlığını hissetiriyorsa ruh ile madde arasında düzlemi bu şekilde düşünebiliriz.[16]
Ayet ve rivayetlerden anlaşılan İnsanların ruhları ölümden sonra dünya meselelerinden agah olabilirler. Mümin insanların ruhları kudretleri ve faziletleri ölcüsünde ailelerini ziyaret edebilirler.[17] Elbette rivayetlere göre bu hak sadece mümin insanların ruhlarına özgüdür. Allah Teala'nın izniyle nisbi bir özgürlüğe sahiptirler. Ama kafirlerin, müşriklerin, kötülük ve zulüm ehlinin ruhları "berhut" vadisinde tutsak edilmiş ve kendi amellerinin cezasıyla başbaşadırlar. Dolayısla özgürce bu dünyaya gidip gelme hakkına sahip değillerdir.
Aynı düzlemde habis ve başı boş ruhların eziyet ve zarar kaynağı olduğu, alemin tedbirinde dehaletleri olduğu, insanların başarılarında ve başarısızlıklarında etki ettikleri iddiası  boş ve temelsiz hiçbir akli, nakli ve bilimsel dayanağı olmayan bir görüştür. Zira açıktır ki ne ruhlar halikin yarttıklarının işlerine dehalet edecek kadar boş ve işsiz güçsüzdürler.[18] Nede Allah teala onlar böyle bir güç ve kudret vermiştir. Bilinmelidir alemde etki kudreti olan yegane varlık Allah Tealadır.
Bu konuda daha fazla bilgi ve araştırma içi aşağıda zikrediln kaynaklara müracaat ediniz:
Garaip ve Ecaib'il-Cin, Bedriddin ibn. Abdullah Eş'Şebli, tecüme, tahkik ve haşiye İbrahim Muhammed El'Cumel.
Cin ve Şeytan, Ali Rıza Ricali, Tahran, neşri Nubuğ.
Oud Ervah, Nasır Mekarim Şirazi.
İrtibat ba Ervah, Nasır Mekarim Şirazi, İntişarat Nesl Cevan.
Dizin: Şeytan, Cin mi Melek mi, soru 100, Site: 857.
Şeytan ve Cin’in güçleri, soru 138, site: 883.
 
 

[1] Hicr,27: "والجانَّ خلقناه من قبلُ من نارالسموم" Ve Cânn'ı da daha önce 'nüfuz eden kavurucu' ateşten yaratmıştık.
[2] Rahman, 15: "وخلق الجان من مارج من نار" Cinleri de yalın dumansız bir ateşten yarattı.
[3] Hicr, 27-42; Cin, 11-15.
[4] Kamus Kuran, Cin kelimesi.
[5] Acaba Cinler Müslüman ve gayrimüslümdürler mi?; Mizan'ul-Hikme, Muhammet Rey Şehri, Yayıncı: Mekteb'ul-Ellam'ul-İslami, 1403.h,1362.ş, 2.c, 11.s, 2658.h; Usul'u-Kafi, Kitab'ul-Hucce, Cinlerin İmamların yanına gelip dini meselerini sorması –babı-, 243.s, 4.h, bu eserde 7 tane daha hadis cinler hakkında nakledilmiştir; Sefine'tul-Bihar, Şeyh Abbas Kummi, Dar'ul-Usve, ikinci baskı, 1416.h, 1.c, bab'ul-Cim bedihul-Nun, 673; Mearif Kuran, Ustad Misbah Yezdi, 316.s.
[6] Mekarim Şirazi, 50 derste gençler için Akaid Usulleri.
[7] İsra, 85, «وَ يَسْئَلُونَكَ عَنِ الرُّوحِ قُلِ الرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّي وَ ما أُوتيتُمْ مِنَ الْعِلْمِ إِلاَّ قَليلا»
[8] Cisim ve ruh arasında karşılıklı ilişki söz konusu olduğu zaman nefis tabiri kullanılmakta; ruhun mustakil olarak eserleri ve konumu söz konusu olduğu zaman Ruh tabiri kullanılmaktadır.
[10] Tercüme El'Mizan, 19.c, 344.s)
[12] Neml, 30-40.
[13] Cevadi Amuli, Abdullah, Tefsir Mozuui, 1.c, 119.s.
[14] Şeyh Mufit, İrşad, 399.s, Tibyan sitesinden nakledilmiştir.
[15] Mekarim şirazi, Nasır, Tefsir Numune, 25.c, Dar'ul-Kutub'ul-İslamiye, 9.bk, 155-156.(iktibas edilmiştir)
[16] Daha fazla bilgi işçin müracaa edin: Ruhun Münafıklar tarafından ihzarı, soru 650 (site:1050).
[17] Meclisi, Bihar'ul-Envar, 6.c, 268.s; Daha fazla bilgi işçin müracaa edin: Ruh'un uyku ve baygınlık halinde iken faaliyetleri, soru:1524 (site:1059).
[18] Mekarim şirazi, Nasır, Ervahla İrtibat, Nesli Cevan yayınları, 10.bk, 162.s.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar