Gelişmiş Arama
Ziyaret
7100
Güncellenme Tarihi: 2011/07/28
Soru Özeti
Peşin ve versiye satışlarda ortaya çıkan fiyat farkının hikmeti nedir?
Soru
Fıkıh açısından peşin ve versiye satışlardaki fiyat farkının asıl hikmeti nedir? ‘Paranın zamandan dolayı değeri vardır’ sözünün fıkhi dayanağı var mı? İslam açısından zamanın kendi başına değerinin olduğu bir alan var mı?
Kısa Cevap

Alış veriş, a) Mal veresiye satış bedeli veresiye, b) Peşin, c)Veresiye, d) Selem (selef) olmak üzere dört kategoride incelenir. Alış verişin ‘Mal veresiye satış bedeli veresiye’ olan kısmı satılan mal ve o malın bedeli muamele sırasında veresiye olan muameledir (böyle bir muamele bütün fakihlerin görüşüne göre haramdır).

Peşin satış, mal ve bedelin iki taraf arasında zaman mesafesi olmadan alıp verdikleri muameledir.

Veresiye satış, malın akit sırasında mevcut olduğu, muamele yapılır yapılmaz müşteriye teslim edildiği, ama bedeli iki tarafın belirlediği sürede ödendiği muameledir.

Selem (selef) ise malın bedeli akit sırasında ödenen, ama mal iki tarafın belirlediği sürede alıcıya teslim edilecek olan muameledir.

‘Paranın zamandan dolayı değeri vardır’ kaidesi örfe ait olup şeriatında kabul ettiği bir kaidedir. Veresiye ve selem muamelesinde malın bedelinin bir kısmı (alıcının ödemesi gereken para) belirlenen sürenin karşılığıdır. Bu yüzden malın fiyatı veresiye muamelede peşin muameleye göre daha fazla olursa sakıncası yoktur. Aynı şekilde selem muamelede malın fiyatı peşin fiyattan daha az olursa sakıncası yoktur.

Ayrıntılı Cevap

Alış veriş, a) Mal veresiye satış bedeli veresiye, b) Peşin, c) Veresiye ve d) Selem (selef) olmak üzere dört kategoride incelenir. ‘Mal veresiye satış bedeli veresiye’ muamelesi satılan mal ve o malın bedeli muamele sırasında veresiye olan muameledir (böyle bir muamele bütün fakihlerin görüşüne göre haramdır).[1]

Peşin satış, mal ve bedelin iki taraf arasında zaman mesafesi olmadan alıp verdikleri muameledir.[2]

Veresiye satış, malın akit sırasında mevcut olduğu, muamele yapılır yapılmaz müşteriye teslim edildiği, ama bedeli iki tarafın belirlediği sürede ödendiği muameledir.[3]

Selem (selef) ise malın bedeli akit sırasında ödenen, ama mal iki tarafın belirlediği sürede alıcıya teslim edilecek olan muameledir.

‘Paranın zamandan dolayı değeri vardır’ kaidesi örfe ait olup şeriatında kabul ettiği bir kaidedir. Veresiye ve selem muamelesinde malın bedelenin bir kısmı (alıcının ödemesi gereken para) belirlenen sürenin karşılığıdır. Bu yüzden veresiye muamelede malın fiyatı peşin muameleye göre daha fazla olursa sakıncası yoktur. Selem muamelede de malın fiyatı peşin fiyattan daha az olursa sakıncası yoktur.

Peşin ve versiye satışlarda ortaya çıkan fiyat farkının nedeni verilen süreden dolayıdır; yani malın bedeli gecikmeli olarak satıcının eline geçmektedir. Bu yüzden birisi peşin olarak 10 liraya sattığı malı versiye olarak 20 liraya satar ve müşteride onu veresiye olarak 20 liraya alırsa bu alış veriş doğrudur.[4] Bu muamelenin delili ‘Paranın zamandan dolayı değeri vardır’ kaidesi olup, fıkıh kitaplarında ona istinat edilmiştir. Manası da şudur: Veresiye alış verişte zamanın rolü olduğundan malın bir miktarı paranın karşılığı, bir miktarıda zamanın karşılığı olmuştur. Onun doğruluk şartı sürenin belirlenmesidir.[5]

Buna göre veresiye alış verişlerde satıcının sermayesinin, müşterinin yanında kaldığı süre ve zaman içinde bir değeri vardır; bu yüzden değerin bir kısmı onun karşılığı olması gerekir. Böyle alış verişlerin doğruluğunun hikmetlerinden biri satıcının kendi malından zarar etmemesidir. Onun için değerin (paranın) bir kısmı zamana karşılık olarak gelir.



[1] -‘2. kısıma gelince: Mal veresiye, satış bedeli veresiye kısmı şüphesiz batıldır. Ama sakıncası onun manasındadır. Hadiste buyurulan ‘Borç, borca karşılık satılamaz’ cümlesinden ilk anda anlaşılan şey alış veriş sırasında mal ve bedelin her ikisinin de borç olmasıdır, yoksa alış verişin sebebinin borç olması değil. Örneğin Zeyd, Amr’dan alacağı 5 lirayı yine Amr’ın kendisine Amr’ın Bekir’den alacağı 5 liraya satarsa bu satış kesinlikle borcu borca satmaktı ve ‘mal veresiye satış bedeli veresiye’ kısmına girer. (Mirza Kummi, Cami-uş Şetat Fi Ecvibet-is Sualat, c.2, s.145)

[2] -İmam Humeyni, Tahrir-ul Vesile, c.1, s.507, Müessese-i Tanzim ve Neşr-i Asar-ı İmam Humeyni, Kum, h.k. 1421.

[3] -Muhammed Ali Ensar, Mevsuat-il Fıkhiyye, c.7, s.416, Mecme-u Fikr-i İslami, Zuhur-u Kum Matbaacılık, 1. Baskı, h.k. 1427.

[4] -İmam Humeyni, Kitab-ul Bey’ c.5, s.503, Müessese-i Tanzim ve Neşr-i Asar-ı İmam Humeyni, Kum, 2. Baskı, h.ş. 1384.

[5] -Muhammed Ali Ensar, a.g.e, c.7, s.416-417; Seyid Ali Tabatabai, Riyaz-ul Mesalik, c.8, s.213, Müessese-i Neşri İslami, 1. Baskı, H.K. 1419; İmam Humeyni, Kitab-ul Bey’ c.5, s.493 ila 503.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar