Gelişmiş Arama
Ziyaret
7133
Güncellenme Tarihi: 2011/09/21
Soru Özeti
Kendi şer’i vazifelerine karşı kayıtsız olan anne ve babanın oruç ve namazının karşısında oğlunun vazifesi nedir?
Soru
Kendi hayatında sağlam ve salim olup yılda yaklaşık bir ay namaz kılan bir kimse vefat ettikten sonra kendisi için namaz ve oruç satın almanın hükmü nedir?
Kısa Cevap

Fıkıhçıların çoğuna göre Babanın yerine getirmediği oruç ve namazının kazası en büyük oğlanının üzerinde farzdır. Yani babanın vefatından sonra kazaya kalmış namaz ve orucunu ya büyük oğlu bizatihi kendisi veya başka birisini kiralayarak yerine getirmesi gerekir. Elbette taklidi mercilerin bir kısmı da anne ve baba yani her ikisinin namaz ve orucunun kaza edilmesini vacip olduğunu söylemişlerdir.

Dikkat edilmesi gerekir ki bazı fakihler şöyle buyuruyorlar: bu teklif (babanın veya baba ve annenin kazaya kalmış namaz ve oruçlarının kaza edilmesi) hatta eğer baba ve anne Allaha karşı isyan ederek namaz ve oruçlarını yerine getirmemiş olsalar bile yine bu teklif büyük oğlana yönelir. Ama bazıları bu durumda büyük oğlu tarafından kaza edilmesi gerekmez veya kaza edilmesi müstehaptir diyor.

Örnek olsun diye fakihlerin bu bağlamdaki görüşlerini gözden geçiriyoruz:   

Hz. İmam Humeyni (r.a.):

Eğer baba kendi orucunu tutmazsa, orucunu Allaha karşı isyan ederek tutmazlık yapmamış ve kaza yapabilir olduğu halde kaza yapmamış ise vefatından sonra kazası büyük oğlu üzerinde farzdır. Veya yerine getirilmesi için birisini kiralaması gerekir. Belki hatta eğer isyan kastıyla da terk etmiş olsa bile bu şekilde amel etmesi gerekir. Hakeza! Yolculukta tutmadığı oruçları hatta kaza edememiş olsa bile büyük oğlu tarafından kaza edilmesi vaciptir. Veya kaza edilmesi için birisini kiralamalıdır.

Ayetullah Eraki (r.a.):

Eğer baba ve anne üzerlerine farz olan orucu yerine getirmemiş olsalar ve yerine getirmemiş olması Allaha karşı isyandan dolayı değil ve kaza edebiliyorlardı ama yapmamış ise büyük oğlu üzerinde ölümlerinden sonra kazası vaciptir. Veya yerine getirilmesi için birisini kiralamalıdır. Hatta eğer isyandan dolayı yerine getirmemiş olsalar bile bu şekilde amel etmesi büyük oğlu üzerinde vaciptir. Hakeza! Yolculukta tutmadıkları orucu hatta eğer kaza edememiş olsalar bile büyük oğlu kaza etmelidir veya kaza edilmesi için birisini kiralamalıdır.

Ayetullah Mekarim-i Şirazi:

Vefat etmiş anne ve babadan Allaha isyan etmek kastiyle değil ve kaza yapabilir gücünde oldukları halde kazaya kalmış oruç ve namazları büyük oğulları (yani onların ölümünden sonra hayatta olan en büyük oğlu) tarafından kaza edilmesi farzdır. Belki hatta eğer isyan etme kastıyla terk etmiş olsalar bile ihtiyat-i müstahap gereğince bu şekilde amel etmelidir. Hakeza! Eğer yolculukta tutmadığı oruçları kaza etmesi için fırsat bulmamış olsalar bile ihtiyati müstahap gereğince büyük oğulları tarafından yerine getirilmesi vaciptir.

Ayetullah Sistani:

Eğer baba namazını kılmamış olsa, kaza da yapabiliyordu ve isyan etme kastıyla nazmı terk etmemiş ise ihtiyat gereğince kazası büyük oğlu üzerinde farzdır.

Ayetullah Nuri:

Baba ve anne üzerinde farz olan namaz ve orucu yerine getirmemiş olsalar ve kaza da edebilirlerdi kaza etmemiş olarak vefat ederlerse vefatlarından sonra büyük oğlu tarafından kaza edilmesi vaciptir. Veya bunu yerine getirmek için birisini kiralamalıdır. Hakeza! Yolculukta tutmadıkları oruçları hatta kaza yapma fırsatı bulmamış olsalar bile vacibi ihtiyat gereğince büyük oğulları kaza etmelidir. Veya kaza edilmesi için birisini kiralamalıdır. Tuğyan ve isyandan dolayı anne ve babanın yerine getirmediği oruç ve namazların kazası büyük oğulları üzerinde farz değildir. Bu hüküm baba için sabittir anne için de ihtiyati vacip gereğince riayet edilmelidir.

Ayetullah Hamenei:

Bir baba tüm ibadi amellerini kasti olarak yerine getirmemiş. Acaba büyük oğlan üzerinde babanın terk etmiş olduğu bu namaz ve oruçları ki yaklaşık elli yıla kadar varmış durumdadır vacip midir? Sorusuna vermiş olduğu cevap şöyledir: eğer terk etmiş olduğu namaz ve oruçlar tuğyandan ötürü terk etmiş ise kazası büyük oğlan üzerinde farz değildir. Ama ihtiyat gereğince bu durumda bile kazası terk edilmesin.[1]



[1] İmam Humeyni, “tevziu’l-mesail (el-muhaşi lil imam Humeyni), c. 1, s. 761, m

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kısa mesaj (SMS) yoluyla namahrem birisiyle şakalaşmanın hükmü nedir?
    12979 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/01/14
    Bazı noktalara dikkat edilmesi sorunun cevabının bulunmasında size yardımcı olacaktır:1-) İnsanda olan güçlü dürtülerden birisi de şehvettir ve eğer bu içgüdü isyan edecek olursa kontrol edilmesi imkânsız veya ...
  • Neden Şia geçici evliliği (muta) caiz bilmektedir?
    29578 متعه 2013/04/23
    Başlangıçta bu meselenin fıkhi konulardan olduğuna ve özel bir alan ve ortamda ilgili uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğine dikkat etmeliyiz. Burada kısaca konuları beyan edecek ve konunun detaylarını ayrıntılı cevaba bırakacağız. 1. Geçici evlilik, hiçbir evlilik engeli taşımayan, iki tarafın rızasıyla ve belirli bir zamana kadar belirlenmiş bir ...
  • Kadının sebebî mahremleri kimlerdir?
    8803 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Tükenmez kalem mürekkebi abdeste engel sayılır mı?
    16903 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/21
    Eğer tükenmez kalem mürekkebinin çökeltisi varsa abdeste engeldir ve kaldırılması gerekir.[1] Bu nedenle tükenmez kalemlerin hepsi için bir hüküm verilemez.    [1] İmam Humeyni, İstiftaat, c. 1, s. ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) Rukayye adında bir kızı var mıydı?
    23924 تاريخ بزرگان 2011/12/20
    Fedakarlık ve insani kemallerle dolu Kerbela gibi bir olayda yaşı küçük olan kimseler fazla dikkat çekmemiş olabilir. Hz. Rugayye’nin (s.a) yaşamı, babası, amcası, halası gibi yüce şahsiyetlerin nurlarının ışığı arkasında kaldığından tarih kitaplarında İmam Hüseyin’in (a.s) Rugayye adında küçük bir kızı olduğu konusuna değinilmemiştir. Bazı maktellerde İmam ...
  • Allah’ı görme hakkında Şia’nın görüşü nedir ve bu hususta Ehlisünnetin görüşünü inceler misiniz?
    13313 پروردگار. نامها و ویژگی ها 2012/08/21
    Ehlisünnetin birçok âlimi eğer bu dünyada Allah görülmezse onun kıyamette görüleceğine inanır! Onlardan bazıları bu hususta şöyle demiştir: Bu Ehlisünnet ve hadis âlimlerinin inancıdır. Bazıları da Hz. Musa (a.s) ve İsrail oğulları tarafından Allah’ı görme hadisesi hakkında şöyle demiştir: Bu olay Allah’ı görmenin imkânsızlığına delalet etmez, sadece ...
  • İslam’ın Hakkaniyetinin Aklî Delilleri
    21539 Yeni Kelam İlmi 2012/01/23
    Her ne kadar bugün dünyada gözlemlenen dinlerde bir takım hakikatler yer alsa da, gerçek tevhit olan kamil hakikat sadece İslam’ın çehresinde gözlemlenebilirdir. Bu iddianın en büyük delili, diğer dinlerin muteber senetlerinin olmayışı ve metinlerinde tahrif ve aklî çelişkilerin bulunması ve bunun karşılığında Kur’an’ın senet taşıması, ...
  • Hangi ameller büyük günahları yok ediyor?
    62909 گناه 2012/08/16
    İnsanların işleyecekleri büyük günahların hepsi aynı derecede değildirler. Buna binaen günahların af edilmesi de günahın çeşidine ve türüne bağlıdır. Bir günah vardır ki bir istiğfar dilemekle af olunması mümkündür, ama bir başka günah vardır ki daha fazla zahmete katlanmak ve daha fazla telafi edilmeyi ister. Elbette İslam ...
  • ‘Kim bundan böyle bu suçu işlerse Allah ondan öç alacaktır ve Allah üstündür, öç alıcıdır.’ ayetindeki intikamın nedeni nedir?
    7347 Tefsir 2012/02/15
    Sorudaki ayet Maide suresinde ihramlıyken avlanmanın yasak olduğunu bildiren ayetlerden sonra gelmiştir. Burada Allah Teala, kendisinin koyduğu sınırları aşandan, yani ihramlıyken avlanmanın haram oluşuna uymayan ve avlanan kimseden intikam alacaktır. Dolayısıyla Allah’ın intikam almasının nedeni günahta ısrar etmektir.[1] İhram halindeyken ...
  • Gadir hadisini ispat eden belgeler nelerdir?
    7630 Eski Kelam İlmi 2011/01/17
    Gadir olayı ve o günde İmam Ali’nin (a.s) Allah Resulü’nün (s.a.a) halifesi olarak tanıtılması, o kadar azametli bir olaydı ki, bu tarihi olayı Resulullah’ın 110 tane sahabesi nakletmiştir. Ancak bu demek değildir ki, o olaya şahid olan Resulullah’ın (s.a.a) binlerce sahabesinden yalnızca bu kadarı onu nakletmiştir. Bu sayı ...

En Çok Okunanlar