Gelişmiş Arama
Ziyaret
52516
Güncellenme Tarihi: 2011/07/31
Soru Özeti
Eğer bir kadın zinadan hamile kalır ve çocuğu düşürmediği takdirde büyük bir sıkıntıya girerse, ruh girmeden (dört aylık olmadan) onu düşürmesi caiz midir?
Soru
Birkaç yıldır ki özel durumlarda çocuğun düşürülmesi yasası yürürlüğe girmiştir. Bu kanun günün sorunlarını halletmek için yeni çözüm yolları sunabilecek kapasitededir. Benim sorum şu ki: Eğer bir hanıma zorla tecavüz edilir ve hamile kalırsa hamileliğin devam etmesi ve gayr-i meşru çocuğun dünyaya gelmesi durumunda hem aile hem de toplum için bir çok sorunlar doğuracağı bilinirse yani böyle bir durum aileyi sıkıntıya soktuğu ve o kadının kocası tarafından boşanması tehlikesiyle karşı karşıya gelmesine yo açarsa, diğer yandan böyle bir çocuğun toplumda bulunması toplumsal sorunlara ve bozukluklara yol açarsa acaba bu durumda o cenine ruh verilmeden yani dört aylık olmadan onu düşürmenin hükmü nedir? Bu konuda Ayetullah Mehdi Hadevi'nin görüşü nedir?
Kısa Cevap

İmam Humeyni ve diğer merciler şöyle demişlerdir: Eğer bir kadın zinadan hamile kalır. Eğer o kadın veya onunla zina eden erkek müslüman iseler o zaman kadının çocuğu düşürmesi caiz değildir.[1] Bu çocuk onun çocuğu sayılır ama miras almaz.[2]

Yukarıdaki soru mercilerden bazılarının büroları tarafından şöyle cevaplandırılmıştır:

Ayetullah Uzma Hamene'nin Fetva Bürosu:

"Cenini düşürmek haramdır ve soruda geçen durum çocuk düşürmek için cevaz vesilesi sayılmaz."

Ayetullah Uzma Mekarim Şirazinin Fetva Bürosu:

"Bu iş caiz değildir. Elbette çok önemli bir sorun ortada olursa o başka."

Ayetullah Uzma Sistani'nin Fetva Bürosu:

"Eğer zarar korkusu olur veya şiddetli bir sıkıntıya yol açacağı bilinirse o zaman ruh gelmeden önce o cenini düşürmesi caizdir."

Ayetullah Uzma Safi Gülpeygani Fetva Bürosu:

"Soruda geçen mazeretler cenin düşürmek için cevaz oluşturmaz. Cenini düşürmek haramdır."

Ayetullah Hadevi Tehrani'nin görüşü:

"Cenini bekası önemli bir zarara yol açar veya şiddetli bir sıkıntıya sebep olursa ruh verilmeden önce çocuğu düşürmek caizdir. Zarara veya söz konusu sıkıntının oluşacağına dair kesin bilgisi olmaz veya itina edilir örfçe kabul olan bir ihtimal de söz konusu olmazsa bu iş haramdır."

İhtiyatı gözetmek için bu iş yetkili yargı mercilerinin denetimi ve mütehassısların teyit etmesinden sonra yapılmalıdır.

Daha geniş bilgi için bk

Dizin: Zina eden erkek ve kadının ve bu yolla dünyaya gelen çocuğun hükmü soru: 2030 (site: 2397)



[1] Tevzihu'l-mesail (hasişyeli) İmam Humeyni, c. 2 s. 497

[2] ade Mekarim

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar