Gelişmiş Arama
Ziyaret
18128
Güncellenme Tarihi: 2012/04/04
Soru Özeti
Eşim istemeden hamile kaldı ve ruhsal sorunlar bizi nutfeyi düşürmemize mecbur etti. Bunun hükmü nedir?
Soru
İki çocuğum var. Küçük çocuğa engel olmak istedik, ama eşimin adet hali yaklaşınca istemeden hamile kaldığını gördük. Eşim ruhsal sorunlarından dolayı depresyon ilacı kullanmaktadır ve bu durum bizi, nutfeyi, bir ay olmamasına rağmen düşürmeye mecbur etti. Bunun hükmü nedir?
Kısa Cevap

Soruda belirttiğiniz özür, çocuğu düşürmek için şer’i cevaz sayılmamaktadır, onu düşürmeniz günahtır ve diyet vermeyi gerektirmektedir.  

Ayrıntılı Cevap

Taklit mercilerinin bu konudaki görüşleri aynı olduğundan aşağıda Hz. Ayetullah Safi Gulpaygani’den sorulan soruya verdiği cevabı getiriyoruz: 

Soruda belirttiğiniz özür çocuğu düşürmek için şer’i cevaz sayılmamaktadır, onu düşürmeniz günahtır ve diyet vermeyide gerektirmektedir. Allah Teala buyuruyor: ‘Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Şüphesiz onları öldürmek, pek büyük bir suçtur.’ Düşürülmek istenen çocuk rızkın bolluğuna, yaşamdaki sorunların giderilmesine, anne ve babanın dünya ve ahiret saadetine neden olabilir. Rızık Allah’ın elindedir: ‘Göğün ve yeryüzünün Rabbine andolsun ki hiç şüphe yok, O sizin konuşmanız gibi gerçektir’[1]

Çocuk düşürmenin diyeti ise şöyledir:

‘Zahire göre cenin rahime düştüğü andan 40 güne kadar ‘nutfe’dir. Bu süre içinde onu düşürmenin diyeti 20 şer’i miskal sikkeli altındır. Her miskal 18 nohut [3.5154 gr.] ağırlığındadır. Ondan sonra gelen 40 gün ‘alaka’ yani kan pıhtısıdır. Onun diyeti 40 miskaldir. Sonraki 40 gün mudġata yani bir et parçasıdır. Onun diyeti 60 miskaldir. (Buraya kadar dört aydır.)  Ondan sonra kemik olur, onun diyeti 80 miskaldir. Sonra et gelişir ve azası düzenlenmiş olur, onun diyeti 100 miskaldir. Ruh üflendiği anda ise oğlan olsa diyeti 1000 miskal, kız olsa 500 şer’i miskal sikkeli altındır. Tüm bu suretlerde her bir miskal altının yerine on dirhem gümüş verilse de yeterlidir. Hamile kadının kendisi bilerek cenini düşürürse, yukarıda ayrıntılı şekilde gelen diyeti ceninin varislerine vermelidir. Kadının kendisi bu diyetten miras alamaz. Evet ceninin varisleri affederlerse diyet düşer. Ama ruhun üflendiği ceninin katledilme keffaresini vermek ona farzdır.’[2]

Bütün bunlarla birlikte uzman bir bir doktora danışarak anneyi tehdit eden zarar ve tehlike ölçülmelidir. Zira fakihler anneye gelecek can tehlikesi veya önemli bir zararda cenini düşürmenin caiz olduğunu söylemişlerdir. Örneğin:

Ayetullah Tebrizi: Hamile kalınan çocuktan dolayı anne tehlike korkusu yaşıyorsa (velev ki uzman doktorun söylemesiyle böyle bir korkuya kapılmış olsun) annenin kendisi ilaç kullanarak ve benzeri şekilde çocuğu düşürebilir. Vallahu’l-Alim.[3]

Ayetullah Mekarim: Anne için tehlike veya korku olduğuna yakin edilirse yahut önemli bir zarar söz konusu ise ilk merhalelerde (dört aylıktan önce) cenini düşürmesi caizdir.[4]

Daha fazla bilgi içib bkz: İslam ve Cenin Düşük Yapma Meselesi, Soru:4514 (Site:4961).   

 


[1] -Gulpaygani, Lütfullah Safi, Camiu’l-Ahkam, c.2, s.55, İntişarat-ı Hazret-i Masume (s.a), Kum-İran, 4. Baskı, HK.1417.

[2] -Lenkerani, Muhammed Fazıl, Camiu’l-Mesail, c.1, s.515, İntişarat-ı Emir-i Kalem, Kum-İran.

[3] -Tebrizi, Cevad, Risale-i Ahkam-ı Banuvan, s.239, Kum-İran.

[4] -Şirazi, Nasir Mekarim, Risale-i Tevzihu’l-Mesail, s.486, İntişarat-ı Medrese-i İmam Ali b. Ebi Talib (a.s), Kum, 52. Baskı, HK. 1429.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar