Gelişmiş Arama
Ziyaret
10305
Güncellenme Tarihi: 2011/08/21
Soru Özeti
Allah’a giden yolda nuranî hicaplar yani imamlar (a.s) yükselmeye neden olur mu?
Soru
Allah’a giden yolda nuranî hicaplar yani imamlar (a.s) yükselmeye neden olur mu? Onlara yakınlaşmak ne kadar önemlidir?
Kısa Cevap

İrfan ile ilgili tabirlerde gözlemlenen nuranî hicaplar kavramı, yolcunun ruhanî seyir ve yolculuk merhalelerinde kendisinde durması durumunda yüksek merhalelere çıkmasını engelleyen her merhaleye denir. Gerçekte manevi tekâmül ve rüşt amillerine her tür bağımsız bakış nuranî hicap olarak adlandırılır. Bu manasıyla nuranî hicapların imamlar hakkında kullanışının negatif bir değer ifade ettiği apaçıktır ve Allah’a giden yolda imamların (a.s) hem nuranî hicaplar oldukları ve hem de yükselmeyi sağladıkları söylenemez. Ama rivayetlerde ilahi isim ve sıfatlar ve de Hz. Peygamberin (s.a.a) nuranî hicaplar olduğu belirtilmiştir[i] ve esasen bu rivayetlerin belirtilen negatif manayı ifade etmemesi gerekmektedir. Onların sadece Hakkı gösteren ayetler oldukları ve de yürüme ve ilerlemeyi sağladıkları ifade edilmektedir: "کلما اضاءلهم مشوا فیه واذا اظلم علیهم قاموا" Ama her haliyle güçlü ve baskın olması nedeniyle hicaplardan geçmeksizin ilahi mutlak nurun tecelli ve zuhur etmesi mümkün değildir. Artı, varlıklar da zayıflık ve güçsüzlük nedeniyle vasıtasız bir şekilde mutlak nuru idrak etmeye kadir değildir. Bu yüzden isimler, sıfatlar, Peygamber (s.a.a) ve Ehli Beytin varlıksal kanalıyla O’na bakmak gerekmektedir. Belirtilen negatif mana kastedilmeksizin onların hicap olarak değerlendirebilmesi bu açıdandır. İmamlara (a.s) tevessül etmenin ne ölçüde Allah’a yakınlaşmakta etkili olduğu hususunda ise sitedeki mevcut yanıtlara müracaat ediniz.



[i] بالاسم الذی احتجبت به (Biharu’l-Envar, c. 18, s. 427). محمد صلی الله علیه وآله حجاب الله (a.g.e., c. 58, s. 42). الامام حجاب الله وآیةاللّه (a.g.e., c. 3, s. 102). امر الله بعض الملائکة حتی یحجبوه (a.g.e., c. 61, s. 53; c. 85, s. 266). اول ما خلق الله حجبه (a.g.e., c. 36, s. 342).

Ayrıntılı Cevap

“Hicap” kelimesi sözlükte gören ile görenin görmek istediği şey arasında engel ve mani olan örtüye denmektedir. Bu yüzden gözün görmesine engel olan her şey hicap olarak adlandırılmaktadır. [i] Yüce Kur’an ayetlerinde hicap ve türevleri yaklaşık sekiz defa kullanılmış ve birçok rivayette de bu kavram başka bir şeyi görmeye veya anlamaya engel olan şey anlamında zikredilmiştir. Ğıta, kalbin kilidi, setir, ekinne ve tab’ gibi kelimeler de hicapla eşanlamlı olarak kullanılmıştır. Hakeza gelin anlamındaki “hecal” kelimesi de hicap manasını çağrıştırmaktadır; çünkü genellikle namahremin görmemesi için gelin perde arkasında olur ve hicap taşır. Keşif, şuhud, muayene, ebsar ve basiret de hicap karşıtı bilinmiştir. Bu yüzden keşif ve şuhuda ulaşan kimsenin hicabı olmadığı ve hicapta bulunan herkesin Hakkın cemalini müşahede etmekten mahrum kaldığı iddia edilebilir. Merhum Seyid Ali Han Kebir şöyle demektedir: Hicap ve onun çoğulu olan hicaplar örtü manasındadır ve orijinalinde iki cisim arasında engel olan cisme denmektedir. Bu, cisim manası dışında da kullanılmıştır. Mesela bazen güçsüzlük insan ile hedefi arasında bulunan bir hicaptır veya günah kul ile Rabbi arasındaki hicaptır, diye söylenmektedir. İnsan ile Allah arasındaki hicabın hakikati ise yolcu insanın bir takım makam ve dereceler taşıması ve bunların her birinin Yüce Allah’a ulaşmadan önce onun engeli olmasıdır. İnsanların makamları sonsuz olması hasebiyle, hicapların mertebeleri de sonsuzdur. [ii]

Hicap Kısım Ve Türleri

Hicabın kısım ve türleri vardır, ama burada onun karanlık ve nuranî diye iki kısmına işaret ediyoruz:

Karanlık Hicaplar:

Meşhur bir hadiste şöyle buyrulmuştur: [iii] "إنّ لله سبعین ألف حجاب من نور و ظلمة" Yüce Allah’ın nur ve karanlıktan yetmiş bin hicabı vardır. Bu hadis-i şerif gereğince büyük arifler nuranî ve karanlık hicaplar konusuna değinmiş ve böylece tanıtıp bildikten sonra onları yırtmayı ve kenara atmayı hedeflemişlerdir. Çünkü ariflerin bakışında bin kelimesi kinaye olarak tümel demektir. Her tümelin bin tikel örneği vardır ve Allah nezdinde bir tümel gün bizim dünyevî tikel bin yılımıza bedeldir. Bu nedenle tümel hicaplar sıfatıyla nuranî ve karanlık yetmiş hicap belirtildiğinde, gerçekte yukarıdaki hadisin örneği beyan edilmiş olacaktır. Karanlık hicaplar "الظلم ظلمات یوم القیامة"  tabirinin örnekleridir. Hicabın çokluğu vahdetten kaynaklanması ve karanlık âlemler nur ve kutsal âlemin hicabı olması gibi, bu hicaplar da insanı maddi ve duyusal şeylerle sınırlar ve onu âlemin melekûtuna yönelmesinden gafil kılar.

Nuranî Hicaplar

İrfan tabirlerinde gözlemlenen nuranî hicaplar kavramı, yolcunun ruhanî seyir ve yolculuk merhalelerinde kendisinde durması durumunda yüksek merhalelere çıkmasını engelleyen her merhaleye denir. [iv] Gerçekte manevi tekâmül ve rüşt amillerine her tür bağımsız bakış nuranî hicap olarak adlandırılır. Bu manasıyla nuranî hicapların imamlar hakkında kullanışının negatif bir değer ifade ettiği apaçıktır ve Allah’a giden yolda imamların (a.s) hem nuranî hicaplar oldukları ve hem de yükselmeyi sağladıkları söylenemez. Bu durumda onlar yükselmeyi sağlamayacaklardır ve sadece nuranî hicaplar olacaklardır. Ama rivayetlerde ilahi isim ve sıfatlar ve de Hz. Peygamberin (s.a.a) nuranî hicaplar olduğu belirtilmiştir [v] ve esasen bu rivayetlerin belirtilen negatif manayı ifade etmemesi gerekmektedir. Onların sadece Hakkı gösteren ayetler olduğu ve de yürümeyi ve ilerlemeyi sağladıkları ifade edilmektedir: [vi] "کلما اضاءلهم مشوا فیه واذا اظلم علیهم قاموا" Ama her haliyle güçlü ve baskın olması nedeniyle hicaplardan geçmeksizin ilahi mutlak nurun tecelli ve zuhur etmesi mümkün değildir. Artı, varlıklar da zayıflık ve güçsüzlük nedeniyle vasıtasız bir şekilde mutlak nuru idrak etmeye kadir değildir. Bu yüzden isimler, sıfatlar, Peygamber (s.a.a) ve Ehli Beytin varlıksal kanalıyla O’na bakmak gerekmektedir. Belirtilen negatif mana kastedilmeksizin onların hicap olarak değerlendirebilmesi bu açıdandır. Her haliyle bizim için önemli olan şu hususu bilmemizdir: Her ne kadar nuranî hicaplar Allah’ı gösterse ve nurlarının çokluğu oranında görüneni daha iyi gösterse de, Allah’ı hicaplar arkasından göstermektedir ve hiçbir zaman açık ve perdesiz bir şekilde Hakkı görmek mümkün değildir; zira O her zaman gayb perdesinde saklı bir gelindir ve hiçbir kalp gözünün O’nu görecek mahremiyeti yoktur. O, hiçbir akıl ve kalbin taşımadığı taharet ve temizliği taşıyacak kadar yüce ve mukaddestir. Bu yüzden hiçbir akıl ve kalp bu yüceliğin cemal ve celalini müşahede edecek enginliği gösteremez. İmamlara (a.s) tevessül etmenin ne ölçüde Allah’a yakınlaşmakta etkili olduğu hususunda ise şu adreslere müracaat edebilirsiniz:

1. 6940. Yanıt (Site: 7040)

2. 542. Yanıt (Site: 590)

3. 1321. Yanıt (Site: 1316)    


[i] Mecmeu’l-Bahreyn, c. 2, s. 34.

[ii] Riyazu’s-Salikin, c. 2, s. 29, Zeyl-i Duay-ı sevvom, talhis-i er-Riyaz ev Tahafatu’l-Talibin, c. 1, s. 142.

[iii] Biharu’l-Envar, c. 55, s. 45.

[iv] Abidi, Ahmed, Du Mahneme-i Ayine-i Pejuheş, şımare-i 79, Hicabhay-ı Nurani Ve Zulmani Ez Didgah-ı İmam Humeyni, 48-59.

[v]   بالاسم الذی احتجبت به (Biharu’l-Envar, c. 18, s. 427). محمد صلی الله علیه وآله حجاب الله (a.g.e., c. 58, s. 42). الامام حجاب الله وآیةاللّه (a.g.e., c. 3, s. 102). امر الله بعض الملائکة حتی یحجبوه (a.g.e., c. 61, s. 53; c. 85, s. 266). اول ما خلق الله حجبه (a.g.e., c. 36, s. 342).

[vi] Bakara, 20.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar