Gelişmiş Arama
Ziyaret
19537
Güncellenme Tarihi: 2011/10/22
Soru Özeti
İnsan üzerinde mayo varken yüzme havuzunda irtimasî gusül alırsa, aldığı gusül doğru mudur?
Soru
İnsan üzerinde mayo varken yüzme havuzunda irtimasî gusül alırsa, aldığı gusül doğru mudur?
Kısa Cevap

İlmihallerdeki iki meseleye dikkat etmek yanıta ulaşmanız için size kolaylık sağlayabilir:

1. İnsan eğer irtimasî gusülde irtimasî gusül niyetiyle tüm bedeni suyun altına girecek şekilde tedricen suyun içine girerse kendisinin guslü doğrudur.[1] İhtiyat onun bir defada suya girmesindedir.

2. İrtimasî gusülde eğer tüm beden suyun altında olursa[2] ve gusül niyeti ettikten sonra bedenini hareket ettirirse onun guslü sahihtir.[3] Bu esasla eğer mayo suyun bedene ulaşmasına engel değilse, gusül doğrudur, ama engel olursa gusül geçersizdir. Elbette mayonun bedene yapışması durumunda ve mayo modelinin bedene suyun ulaşmasını engelleyecek türde olması halinde, mayoyu bedenden ayırmak suretiyle tüm beden noktalarına su ulaştırılabilir veya suyun altına girdikten ve niyet ettikten sonra beden hareket ettirilebilir.

Metinde sadece merhum İmamın (r.a) görüşüne işaret ettiğimizi hatırlatmalıyız, diğer fakih ve mercilerin görüşünü ise dipnotlarda belirttik.



[1] (Behçet:) Ve ihtiyat, suyun altına girmenin başında irtimasî guslün kendisiyle tahakkuk ettiği ve tamamlandığı şeye yönelik gusül niyeti etmeyi taşımasıdır ve niyetin yeterli oluşunun en büyük göstergesi tüm bedenin suya girme halidir.

(Gülpeygani, Hoyi, Tebrizi, Safi, Zencani:) İrtimasî gusülde suyun tüm bedeni kaplaması gerekir. O halde eğer irtimasî gusül niyetiyle suya dalarsa ve ayağı yerdeyse, ayağını yerden kaldırmalıdır.

(Eraki, Fazıl:) İrtimasî gusülde suyun bir anda tüm bedeni kaplaması gerekir. O halde eğer insan irtimasî gusül niyetiyle tüm bedeni suyun altına girecek kadar bir defada ya da tedrici olarak suya dalarsa kendisinin guslü sahihtir.

(Sistani:) İrtimasî gusül anlık ve tedrici olarak iki şekilde yapılır. Anlık irtimasî gusülde bir anda suyun tüm bedeni kaplaması gerekir, ama gusle başlamadan önce insanın tüm bedeninin su dışında olması gerekmez. Bedenin bir miktarı dışarıda olursa ve gusül niyetiyle dalarsa yeterlidir. Tedrici irtimasî gusülde bedenini gusül niyetiyle tedrici olarak örfsel birliği koruyarak suya daldırmalıdır. Bu kısımda her uzva gusül aldırmadan önce onun su dışında olması gerekir.

(Mekarim:) İrtimasî gusül şudur: Niyet ettikten sonra insanın bir anda veya tedrici olarak tüm bedeni suya daldırmasıdır. Bu ister havuzda olsun, ister suyun bir defada bedeni kaplayacağı bir şelalede olsun fark etmez. Ama normal duş altında irtimasî gusül almak mümkün değildir. Tevzihü’l-Mesail (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 219, mesele. 367.  

[2] (Eraki:) Ve gusül niyeti ederse yeterlidir ve bedeni hareket ettirmeye gerek yoktur.

[3] (Fazıl:) Ama müstehap ihtiyat bedenin çoğunun dışarıda olması ve niyet ettikten sonra suyun altına girmesindedir.

(Sistani:) 367. Meseledeki açıklamaya müracaat ediniz.

(Gülpeygani:) İrtimasî gusülde bedenin bir kısmının su dışında olduğu sırada insanın niyet etmesi lazım değildir, eğer tüm bedenin su altında olduğu bir halde niyet ederse ve bedenini hareket ettirirse yeterlidir.

(Hoyi, Tebrizi:) İrtimasî gusülde farz ihtiyat gereği bedenin bir miktarının suyun dışında olduğu sırada insan niyet etmelidir.

(Zencani:) İrtimasî gusülde müstehap ihtiyat gereği bedenin bir miktarının suyun dışında olduğu sırada insanın niyet etmesi gerekir. Eğer suda olduğu sırada irtimasî gusül niyetiyle yeni suyun bedene ulaşması için bedenini hareket ettirirse veya suyun hareketiyle bedene yeni bir su ulaşırsa ve irtimasî gusül niyeti ederse müstehap ihtiyata aykırı olsa da yeterlidir.

(Mekarim:) Her ne zaman bedenin bir miktarı su dışında olursa, irtimasî gusül niyeti ederse ve suya dalarsa yeterlidir. Ama tüm beden su altındaysa ve onu sallarsa sorunludur.

(Safi:) İrtimasî gusülde bedenin bir miktarı su dışındayken insanın niyet etmesi ihtiyattır.

Tevzihü’l-Mesail (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 219, mesele. 368.

 

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar