Gelişmiş Arama
Ziyaret
12241
Güncellenme Tarihi: 2009/07/12
Soru Özeti
Diğer gezegenlerde yaşamaya İslam’ın bakışı nedir?
Soru
Diğer gezegenlerde yaşamaya İslam’ın bakışı nedir?
Kısa Cevap

Diğer gezegenlerde yaşamayı iki açıdan ele alabiliriz.

1.       Diğer gezegenlerde yaşam ve canlı varlık belirtileri var mı? İnsanın diğer gezegenlerde yaşaması mümkün mü? İnsan diğer gezegenlere gidebilir mi?

Bu sorunun cevabı astronomi ve doğa bilimlerinin uzmanlarına aittir.

2.       Eğer diğer gezegenlerde yaşamak mümkünse, İslami açıdan bu gezegenlerde yaşamanın hükmü nedir? Nasıl şer’i vazifelerini bu gezegenlerde yerine getirebiliriz?

Bu soruların cevabını vermek ise fakihlerin ve İslam bilginlerinin görevidir.

Diğer gezegenlerde yaşamak, eğer İslam’ın genel ve külli kanunları göz önünde bulundurduğumuzda topluma ve ferde büyük zararlar ve sorunlar doğurmasına sebebiyet vermezse bir sakıncası yoktur. Bu durumda şer’i vazifelerinin yerine getirilmesinde her konuda olduğu gibi taklit mercisine başvurmalıdır.

Ayrıntılı Cevap

diğer gezegenlerde yaşama konusu asrımızda ortaya cıkmış ve iki açıdan ele alınması gereken bir konudur.

Diğer gezegenlerde yaşamak mümkün müdür? Bu sorunun muhatabı doğa bilimleri uzmanları ve uzay bilimcileridir.

 Diğer gezegenlerde yaşamanın mümkün olduğu sabit olursa konu diğer bir yönüyle ele alınır. Diğer gezegenlerde yaşayan insanların görevleri nelerdir? Dini vazifelerini nasıl yerine getirmeleri gerekmektedir?

   Eğer ikinci yönüyle konu ele alınacak olursa bu sorulara cevap vermek fakihlerin ve İslam bilginlerinin görevidir. Fakihler ayetlerden ve muteber rivayetlerden istifade ederek, genel ve külli usul fıkıh kanunlarının da sayesinde bu sorulara cevap vermeleri gerekir ve fakihlerimiz bu konuyu ele almış ve çeşitli yönlerden incelemişlerdir. İlk olarak genel ve külli kanunlar gereğince şu hükmü verebiliriz ki bu gezegenlerde yaşamanın bir sakıncası yoktur.[1] Elbette insanlık toplumuna ve ferde büyük zararlar verirse, böyle bir durumda yine bu genel ve külli kanunlar sayesinde bu konunun hükmü değişir.

    Ama İslami vazifelerin yerine nasıl getirileceği; örneğin kıblenin tayin edilmesi, namaz vakitlerinin belirlenmesi konusunda taklit merciine başvurulmalıdır.

Örnek olarak taklit mercilerden sorulan bir soruya dikkat edelim:

Soru: günümüzde teknolojinin gelişmesi sayesinde insan bir gece gündüz süresince birkaç kez dünyanın etrafında dönebilir böyle bir durumda beş vakit namazlarının hükmü nedir?

 Cevap: Ne zaman uzay gemisiyle dünyanın etrafında dönerse gece ve gündüz süresince beş vakit namazlarını yerine getirmelidir kendi vatanının vakitlerini ölçü almalıdır.[2]

Son olarak şuna değinelim ki; İslam açık ve aydın bir bakışla insan hayatındaki gelişmeleri değerlendirmektedir. Kuran-ı Kerimin ayetleri ayın ve güneşin insanların emrine verildiğinden...[3] bahsediyor. Hiç şüphesiz emrine almak, suzay gemisi göndermekten daha yüksek bir konudur. Kuran-ı Kerim balığın karnındaki yaşamdan bahsederek “Hz. Yunus’u (a.s) Allah Teala bağışlamasaydı kıyamete kadar orada yaşayacağını açıklıyor.”[4] Bu gibi işleri hatta bilim adamları keşfedebilmiş değildir.

Bir hadis-i şerifte peygamberi Ekrem Selman’ı Farisi i işaret ederek ‘’Eğer ilim Süreyya yıldızında olsa bu adamın kavminden insanlar ona ulaşacaklardır.’’[5] diye buyurduğu nakledilmiştir.



[1] Asaletu’l beraat (hükmü açıklanmayan konular mubahtır) ilkesi gibi.      Bkz. Hekim, Seyit Muhsin, Hekaiku’l-Usul, c. 2, s. 223

[2] Mekarim Şirazi, İstiftaat-i Cedid, c. 2 s. 74.

[3] İbrahim: 33, Nehl: 12 İbrahim:32 Nehl:14

[4] Saffat: 139-148

[5] Abbas Kummi, Sefinetu’l-Bihar, c. 2, s. 707

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar