Gelişmiş Arama
Ziyaret
12921
Güncellenme Tarihi: 2012/03/14
Soru Özeti
Hz Masume’nin (s.a) hareminin tarihçesi nedir?
Soru
Hz Masume’nin (s.a) haremi ne zaman inşa edilmiştir?
Kısa Cevap

Hz. Masume (s.a) Şiilerin yedinci İmamı Hz. Musa bin Cafer’in (a.s) değerli kızıdır. Onun saygıdeğer annesi Hz. Necme hatundur. Hz. Masume (s.a) hicri-kameri 173. yılın Zilkade ayının ilk gününde Medine’de doğmuştur. Hicri-kameri 200’de Abbasilerden Memun’un ısrar ve tehdidi üzerine İmam Rıza (a.s) sürgünü andırır bir şekilde Merv’e gelmiştir. İmam Rıza (a.s) yakınlarından ve ailesinden hiç kimse yanında bulunmaksızın Horasana doğru yola çıkmıştır. İmam Rıza’nın (a.s) Merv’e sürgünü andırır hicretinden bir yıl sonra, hicri-kameri 201’de Hz Masume (s.a) kardeşiyle görüşme hasreti taşıması, Zeynebi misyonu yerine getirme ve velayet mesajını duyurma gayesiyle bir grup kardeş ve yeğenleriyle birlikte Horasana doğru yola çıktı ve her şehir ve her bölgede halk tarafından sevgiyle karşılandı. Save şehrinde devlet memurlarının desteklediği bir grup Ehlibeyt muhalifi kendilerinin kervanının önünü aldı ve Hz Masume’nin (s.a) yanında bulunanlar ile savaşa girdi. Neticede yaklaşık kervandaki tüm erkekler şehadete erdi, hatta bir nakle göre Hz Masume de (s.a) zehirlendi. Her halükarda bu matemin verdiği hüzün ve gam neticesinde veya cefa zehrinin yol açtığı zehirlenmenin etkisiyle Hz Masume (s.a) hastalandı ve Horasan yönüne yolculuk yapma imkanı bulunmadığından Kum şehrine yönelme kararı aldı. Yaklaşık hicri-kameri 201’de yaklaşık Rebiu’l Evvel ayının 23. günü Hz Masume (s.a) mukaddes Kum şehrine vardı. “Mir meydanı” olarak bugün adlandırılan bir mahallede Musa bin Hazrec’in evinde konakladı ve Hz Masume’yi ağırlama iftiharı bu şahsın nasibi oldu. Hz Masume (s.a) on yedi gün bu şehirde yaşadı. Onun yaşam ve ibadet yeri “Nur Evi” adındaki Satih Medresesi idi ve bugün bu yer Hz Masume’yi (s.a) sevenler tarafından ziyaret edilmektedir. Netice itibari ile Rebiu’s Sani ayının 10. günü ve bir görüşe göre de Rebiu’s Sani ayının 12. günü hicri 201’de Hz Masume (s.a) kardeşiyle görüşmeden gurbet diyarında ve büyük bir hüzün ile dünyadan göçtü. Kum halkı büyük bir katılımla onun temiz bedenini o gün şehir dışında yer alan ve “Babilan Bağı” adıyla meşhur olan bugünkü yere defnettiler. Hz Masume’yi (s.a) defnettikten sonra Musa bin Hazreç onun kabri üzerine hasırdan bir gölgelik yaptı. Daha sonra İmam Cevad’ın (a.s) kızı Hz Zeynep hicri-kameri 256’da değerli halasının kabri üzerine ilk kubbeyi inşa etti. Ondan sonra uzun yıllar boyunca bugüne dek onun temiz kabri her zaman Şii’lerin ve sevenlerinin ilgi ve saygısına muhatap olmuş ve defalarca yeniden inşa edilmiş ve onarılıp mükemmelleştirilmiştir. Bugün bu temiz harem duvar, kubbe, alanlar, kemerler, meydanlar ve birçok güzel güldesteleri kapsamaktadır. Haremin yapılarının her birinin tarihi seyri aşağıda açıklanmıştır:

Temiz Kabir:

Hicri 605. yılında A’li Muzaffer hanedanının büyüğü “Emir Muzaffer Ahmet bin İsmail’in” buyruğuyla dönemin en büyük çini üstadı “Muhammed bin Ebi Tahir Kaşi Kumi” kabrin değişik çinilerini yapmaya ve inşa etmeye başlamış ve sekiz yıl sonra 613. yılda onun çinileri hazırlanmış ve yerine takılmıştır. Son olarak Şemsi 1377. yılda temiz kabir çini ve taş karışımından oluşan yeni bir şekil ile yeniden yapılandırılmış ve aynı şekilde iç duvarları yeşil mermer taşıyla süslenmiştir.   

Duvar:

Hicri 965 yılında Safevi şahı Tahmasıp kabrin dört tarafına yedi renkli fayansla süslenmiş tuğla ve bir takım yazıtlar ile bir duvar yapmış ve hem mezarın görülmesi ve hem de ziyaretçilerin bağışlarını duvarın içine atmaları için onun etrafında bir takım bölmeler açmıştır. Hicri-kameri 1230 yılında Fetih Ali Şah bu duvarı gümüşle kaplatmıştır. Bu duvar zaman aşımıyla çürümüş ve 1280 yılında eski duvarın gümüşü ve depoda hazırlanmış mevcut gümüşler ile yapılmış duvar onun yerine konulmuştur. Bu duvar birkaç defa yenilenmiş, onarılmış ve uzun yıllar boyunca Hz Masume’nin (s.a) kabri üzerinde kalmıştır. Hicri-şemsi 1368 yılında dönemin vakıf başkanlığının emriyle duvarın şekli değiştirilmiş ve özel sanatsal zarafet ve ustalıklar taşıyan yeni bir duvar onun yerine monte edilmiştir. Bu duvar bugüne dek Hz Masume’nin (s.a) nurani türbesinin üzerinde bulunmakta ve 1961 yılının Şubat ayında bir takım yeni onarım ve tamiratlardan geçirilmiştir.

Alanlar:

Temiz duvara yakın yerler alan olarak adlandırılmaktadır. Temiz harem dört alan içermektedir:

1. Eser Mescidi ile temiz duvar arasındaki bölgedeki başucu alanı yer alır ve bu alan aynalar ve çok güzel alçı nakışçılığı ile süslenmiştir.

2. Altın kemer ve temiz duvar arasındaki bölgede de Daru’l Huffaz alanı mevcuttur.

3. Kadınlar bölümünde ve Hz Masume’nin (s.a) ayakucu kısmında ayna (Şehit Beheşti) alanı yer alır.

4. Tabatabai Mescidi ile temiz duvar arasındaki bölgede de ön alan yer alır.

Meydanlar:

Temiz harem üç meydana sahiptir:

1. Yeni (Atabeki) Meydan:

Bu güzel meydan kuzey, güney, doğu ve batı diye dört kemeri içerir. Kuzey kemerine eşiğin meydanından, güney kemerine kıble tarafından, doğu kemerine İrem yolu tarafından ve batı kemerine de ayna alanından girilir. Belirtilen bu kemerlerin her birinde özel işlemeler, sanatsal eserler ve mimari yapıtlar kullanılmıştır. Bu meydan Mirza Ali Asgar Han Sadrazamın eserlerindendir ve hicri-kameri 1295 yılından 1303 yılına dek inşası sürmüştür.

2. Eski Meydan:

Eski Meydan (kabrin kuzeyinde yer alan) ilk meydandır ve bu mübarek mekânda yapılmış ilk meydandır. Bu meydanı dört güzel kemer sarmıştır. Bir kemer altın kemer diye bilinen güneydeki azametli kemerdir ve Feyziye’nin meydana girişini teşkil eden ve kuzeyde yer alan bir kemer bulunmaktadır. Batı bölümünde ise Mescid-i Azam’ın meydan girişini teşkil eden bir kemer bulunmaktadır. Doğuda ise eski meydanın yeni meydana girişini teşkil eden bir kemer yer alır. Bu meydan ve etrafındaki kemerleri hicri-kameri 925. yılda Safevi şahı İsmai’in eşi inşa etmiştir. 1377. yılda ise bu meydan ve etraftaki kabirlerde henüz de süren temel onarımlar gerçekleştirilmiştir.

3. Sahibu’z Zaman Meydanı: Bu meydan kendine bağlı birimlerle birlikte sekiz bin metre kare alanı kapsar ve dört giriş yönü bulunmur. 1381 yılında başlamış 1384 yılında ise açılışı yapılmıştır. (Doğu girişi İmam Humeyni (r.a) alanı, batı girişi demir köprü, kuzey girişi Mescidi A’zam alanı ve güney girişini ise yeni yapılmakta olan yol teşkil etmektedir.) Bu meydanın etrafındaki duvarlar yapısal ve Kufi hatlarıyla Kur’an yazıtlarıyla nakşedilmiştir ve yeni yapı ve planda beyaz çimento ve tuğla ile sentezlenerek inşa edilmiştir.

Güldesteler:

1. Altın Kemer Güldesteleri:

Eski meydanda bulunan bu kemerin iki tarafına yılankavi suretinde tasarlanmış fayanslar ile kaplanmış güldesteler (tavan üzerinden 17 metre 40 cm yüksekliğinde ve 1,5 metre genişliğinde) yapılmış ve kıvrımlar arasında “Allah”, “Muhammed” ve “Ali” mübarek isimleri Kufi hattıyla yazılmış ve onların başında da “ان الله و ملائکته یصلون ...” yazılmıştır. Bu ezan yerleri hicri-kameri 1285 yılında Muhammed Hüseyin Han Şahsun Şahabu’l Mülk’ün buyruğuyla altınla kaplanmıştır. Hicri-Şemsi 1385 yılında da bu güldesteler üzerinde başka onarımlar gerçekleştirilmiş ve güldestelerin uçları altınla kaplanmıştır.

2. Ayna Kemeri Güldesteleri:

Bunlar iki ezan yerindeki kemerlerin iki tarafında yer alan sütunların üzerinde bulunup eşiğin en yüksek yapıtları sayılır. Bunların yüksekliği tavan üzerinden 28 metre ve meydan düzeyi üzerinden ise 42 metre 80 cm’dir. Genişlikleri ise 3 metre 30 cm’dir. Ezan yerlerinin üstünde yaklaşık bir metre genişliğinde yazıtlar bulunur ve bu ezan yerlerinin birinde bulunan yazı “لا حول ولا قوه الا بالله العلى العظیم” ve diğerinde ise “سبحان الله و الحمدلله و لا اله الا الله و الله اكبر” yazıtı bulunur. Her iki ezan yeri de baştan yukarı fayans ile kaplıdır ve onlar arasında yüce Allah’ın isimleri yer alır. Bunları hazırlayan şahıs Emin Sultan ve mimarı ise üstad Hasam Mimar Kumi’dir. Belirtilen güldestelerin fayansla kaplanması İslam devriminin gerçekleşmesinden sonra değiştirilmiştir.

3. Büyük Meydan Güldesteleri:

Büyük (yeni veya Atabek) meydan ayna kemeri karşısında yer alır. Onlar, sekiz eşit yanlı fayanslar ile kaplanmıştır. Bu güldestelerin dördünün üzerinde mübarek “Allah”, “Muhammed” ve “Ali” isimleri yukarıdan aşağıya dört mertebe şeklinde yazılmıştır. 

Daha fazla bilgi edinmek için http://www.masoumeh.com adresine müracaat ediniz.[1]   

 


[1] Özetle http://www.masoumeh.com adresinden alınmıştır.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar