Gelişmiş Arama
Ziyaret
6890
Güncellenme Tarihi: 2009/10/28
Soru Özeti
Neden Kur’an surelerinin başında dünyadaki muteber diğer metinlerin başında yer alan konu özeti bulunmamaktadır?
Soru
Dünyadaki muteber tüm metinler bir konu hakkında bilgi vermek istediklerinde, ilk önce bir özet sunmakta ve onun vesilesi ile okuyucuyu konunun aslından haberdar etmekte ve ardından konu hakkında detaylı bir açıklama yapmaktadırlar. Bu husus Kur’an sureleri hakkında da geçerli midir veya her suredeki konular dağınık ve birbiri ile az bir irtibata mı sahiptir? (Elbette söz konusu olan küçük ve büyük değil orta boylu surelerdir.)
Kısa Cevap

Bir metnin itibarını onun başında yer alan bir özetle ölçmemek gerekir. Elbette büyük ölçekli bilimsel bazı araştırmalarda bu yöntem uygun görülebilir, ama şimdi dahi birçok muteber ansiklopedi böyle bir yöntemden istifade etmemektedir ve bu onların itibarını zedelememektedir. Kur’an da Müslümanların en önemli dinsel ansiklopedisidir. Kur’an belirli bir hedef doğrultusunda değişik meselelere değinir ve birçok yerde bu yöntemden istifade etmez; çünkü böyle bir özet sunmak suredeki mevcut öğretileri daha iyi derk etmede pek fazla bir etkide bulunmamaktadır. 

Ayrıntılı Cevap

Cevabın başlangıcında belirtmeliyiz ki her ne kadar bugün ağır hacimde büyük ölçekle hazırlanan cüzi meselelerdeki araştırma yöntemleri sizin sorunuzda belirttiğiniz türden olsa da ve bilimsel çoğu tez ve risaleler bu yöntemle yazılsa da bu konudan genel bir netice alınamaz ve dünyadaki muteber her metnin zorunlu olarak bu yöntemle yazılması gerektiği ve aksi takdirde itibar taşımayacağı söylenemez. Böyle metinlerin itibarsız olması durumunda bu tür yöntemi kullanmayan çoğu eski bilginin kitap ve araştırmalarının ve genel konulara değinen ve özet yazmayı gerekli görmeyen kitapların referans gösterilemeyeceğini ve muteber olmayacağını kabul etmemiz gerekir. Kesinlikle siz böyle bir hususu kabullenmeyeceksiniz. Bu esas uyarınca, bir metnin itibarını sadece onun başında yer alan bir özete bağlamak mümkün değildir ve esasen metinleri sunarken böyle bir özetleme yöntemini kullanmak sadece birçok yorum ve tekrara sahip olan ve birçok referansla birlikte birçok detayı içeren çalışmalara özgüdür. Doğal olarak böyle bir yazıyı okuyan şahıs eğer başlangıçta yazarın kendi çalışmasından maksadını ve araştırmasının özetini bilirse, onu daha rahat bir şekilde analiz ve tahlil edebilir. Ama bazı durumlarda metnin başında bir özet sunmanın genel idrake hiçbir etkisi bulunmaz ve böyle bir özetin varlığı metni muteber kılmamakla birlikte bir ek olarak algılanır ve okuyucunun vaktini almaktan başka bir fayda sağlamaz. Bu esas uyarınca değişik konuları işleyen ansiklopedilerde her bölümün başında özet sunulmamıştır, ama bununla birlikte onlarda yer alan konular muteber sayılmaktadır. Bu anlamda Kur’an-ı Kerim surelerinin bir ansiklopedi gibi belirli bir hedefi izleyip değişik konuları içerdiğini bilmeliyiz. Çoğu yerde surenin başında bir özetin verilmesi ayetleri daha iyi anlamak için hiçbir yardımda bulunmamaktadır. Elbette özet verilmesinin okuyucunun Rabbin hedefini idrak etmesinde bir yardımda bulunabileceği yerlerde bu tür özetler verilmiştir. Örneğin ilahi peygamber Hz Yusuf (a.s) ve kardeşinin maceralarını açıklayan Yusuf suresinin başlarında özet bir şekilde bu olaylardan Rabbin kudretinden birçok işaretin yer aldığı belirtilmiştir.[1] Bu şekilde Allah’ın nispeten detaylı olan bu vakıayı açıklamasının temel hedefi belirtilmiş ve bu surenin salt bir hikâye aktarma kasti gütmediği bildirilmiştir. Ardından surenin sonuna dek bu ilahi işaretlere bir bir değinilmiştir.


[1] Yusuf Suresi, 7. ayet: " لَقَدْ كانَ في‏ يُوسُفَ وَ إِخْوَتِهِ آياتٌ لِلسَّائِلين‏".

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yabancı ülkelerde ve İslami olmayan muhitlerde nasıl imanımızı koruyabiliriz?
    3762 Pratik Ahlak 2019/09/23
    İnsani, İslami değerlere sahip çıkmak, dini desturlara amel etmek ve onları ihya etmek dünya hayatındaki saadet ve afiyete direkt etkisi olan unsurlardır. Beşerin hayvani güdülerle kurduğu aşağılık ve rezil hayatı temiz, pak bir yaşama dönüştürmektedir. İfrat ve tefritte kalmadan, hurafelereden uzak saf ve sahih dine gerçekten uyan ...
  • Berzahta veya kıyamette ezan okunacak mı?
    7663 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/04/03
    1- Berzah aleminde ezan okunması konusunda hadis kaynaklarında herhangi bir şey yoktur. 2- Bir rivayette İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Resul-i Ekrem (s.a.a) miraca gittiğinde geçmiş bütün Peygamberler Onun yanına geldiler. Cebrail, Allah’ın emriyle ezan okudu ve kamet getirdi.[1] 3- ...
  • Peygamber Efendimizin (a.s.s) mubarek dişinin kırılmasından sonra Üveysi\'n, kendisi de kendi dişini kırdığı şeklinde söylentiler derde doğru mudur? Üveys Karani\'nin hayatı ve şahsiyeti hakkında bilgi verebilirmisiniz?
    21869 تاريخ بزرگان 2012/05/12
    Künyesi Ebu Amr olan Üveys Bin Amir Muradi Karani, tabiinlerin büyüklerinden olup ünlü zahitlerdendi. Öyleki, ühdü, takvası ve ahlaki faziletleri havas ve avam için emsal olmuştu. Üveys, İslam Peygamber'i (a.s.s) zamanında iman getirmiş Onun ziyaretine muvaffak olmadı. Annesine itiatkar oluşu nediyle Medine'den ...
  • Şer’i yükümlülük için erginliğin şart olmasına binaen, çocukların yaptığı iyi ve kötü işlerin hükmü nedir?
    7318 Eski Kelam İlmi 2012/05/27
    Her ne kadar insanın Allah tarafından belirlenmiş şer’i yükümlülük şartı erginlik yaşına ermek olsa da tüm çocukların bütün çocukluk döneminde tamamen başıboş oldukları ve her işi yapabilecekleri sanısı akla gelmemelidir. İslam fakihleri iyi ve kötüyü anlayabilecek olan çocukları istisna etmişlerdir. Onların fetvasına göre eğer işleri ayırt edebilen ...
  • Yüzüğün kaşını avuç içine döndürmenin (çevirmenin) kaynağı nedir?
    10256 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/11/13
    Bu konuda “Vesailu’ş-Şia” kitabında rivayet zikredilmiştir, rivayet şöyledir:Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: “Parmağında akik yüzüğüyle sabahlayan ve hiç kimseyle görüşmeden önce yüksüğün kaşını avuç içine döndürerek “Kadir” Suresini sonuna kadar okuyup ardından “ Amentü billahi vahdehu la şerikeleh ve amentü bıserri âli muhammedi ve alaniyyetihim” duasını tilavet eden ...
  • Gusül alırken bedenin mutlaka yıkanması gereken yerleri neresidir?
    10067 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Guslün doğru olmasının şartlarından biri suyun bedenin görünen dış yüzünün tümüne ulaşmasıdır. Nitekim Tevzih-ul Mesail’de şöyle yazar: ‘Gusül alırken bedende iğne ucu kadarda yıkanmayan yer kalırsa gusül batıldır. Ama kulak ve burun içi gibi görünmeyen yerlerini yıkamak farz değildir.’
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    6800 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Mübarek Ramazan ayının 21’inde yolculuk yapmanın hükmü nedir?
    5485 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/14
    Mübarek ramazan ayında yolculuk yapmanın sakıncası yoktur, ancak oruçtan kaçmak için olursa mekruhtur.[1] insan yolculuktan dolayı tutamadığı orucunu ramazan ayından sonra tutmalıdır. Bu hükümderamazanın ayının 21’i ile diğer ...
  • Ahlakla tevekkülün arasında nasıl bir bağlantı vardır?
    9932 Teorik Ahlak 2011/03/03
    İnsanın nefsinde ‘meleke’ haline gelen sıfatlara ahlak denir. Meleke ise, insanın ruhunda nüfuz eden öyle bir sıfattır ki, o sıfata uygun amel ve davranışlar kendiliğinden yapılır. Ahlak, fazilet ve rezalet olmak üzere ikiye ayrılır. Tevekkül ise, ahlaki faziletlerden biri olup kulun Allah’a güvenmesi ve bütün işlerini ona havale ...
  • Kısaca Hz. Nuh (a.s)’ın kıssasını açıklarmısınız?
    9179 نوح 2019/10/21
     Bazı tarihi nakiller ‘Muteşelh’in oğlu ‘Lemek’in Nuh (a.s)’ın babası olduğunu ve ‘Brakil’in kızı ‘Kaynuş’unda annesi olduğunu yazmaktadır.[1]Ayrıca Hz. Nuh (a.s)’ın Hz. Adem (a.s)’ın vefatından 126 yıl sonra doğmuştur. Böylece Hz. Adem (a.s)’ın dünyaya gelmesinden  1056 yıl sonra doğmuş olmaktadır.[2]

En Çok Okunanlar