Gelişmiş Arama
Ziyaret
7329
Güncellenme Tarihi: 2009/10/28
Soru Özeti
Neden Kur’an surelerinin başında dünyadaki muteber diğer metinlerin başında yer alan konu özeti bulunmamaktadır?
Soru
Dünyadaki muteber tüm metinler bir konu hakkında bilgi vermek istediklerinde, ilk önce bir özet sunmakta ve onun vesilesi ile okuyucuyu konunun aslından haberdar etmekte ve ardından konu hakkında detaylı bir açıklama yapmaktadırlar. Bu husus Kur’an sureleri hakkında da geçerli midir veya her suredeki konular dağınık ve birbiri ile az bir irtibata mı sahiptir? (Elbette söz konusu olan küçük ve büyük değil orta boylu surelerdir.)
Kısa Cevap

Bir metnin itibarını onun başında yer alan bir özetle ölçmemek gerekir. Elbette büyük ölçekli bilimsel bazı araştırmalarda bu yöntem uygun görülebilir, ama şimdi dahi birçok muteber ansiklopedi böyle bir yöntemden istifade etmemektedir ve bu onların itibarını zedelememektedir. Kur’an da Müslümanların en önemli dinsel ansiklopedisidir. Kur’an belirli bir hedef doğrultusunda değişik meselelere değinir ve birçok yerde bu yöntemden istifade etmez; çünkü böyle bir özet sunmak suredeki mevcut öğretileri daha iyi derk etmede pek fazla bir etkide bulunmamaktadır. 

Ayrıntılı Cevap

Cevabın başlangıcında belirtmeliyiz ki her ne kadar bugün ağır hacimde büyük ölçekle hazırlanan cüzi meselelerdeki araştırma yöntemleri sizin sorunuzda belirttiğiniz türden olsa da ve bilimsel çoğu tez ve risaleler bu yöntemle yazılsa da bu konudan genel bir netice alınamaz ve dünyadaki muteber her metnin zorunlu olarak bu yöntemle yazılması gerektiği ve aksi takdirde itibar taşımayacağı söylenemez. Böyle metinlerin itibarsız olması durumunda bu tür yöntemi kullanmayan çoğu eski bilginin kitap ve araştırmalarının ve genel konulara değinen ve özet yazmayı gerekli görmeyen kitapların referans gösterilemeyeceğini ve muteber olmayacağını kabul etmemiz gerekir. Kesinlikle siz böyle bir hususu kabullenmeyeceksiniz. Bu esas uyarınca, bir metnin itibarını sadece onun başında yer alan bir özete bağlamak mümkün değildir ve esasen metinleri sunarken böyle bir özetleme yöntemini kullanmak sadece birçok yorum ve tekrara sahip olan ve birçok referansla birlikte birçok detayı içeren çalışmalara özgüdür. Doğal olarak böyle bir yazıyı okuyan şahıs eğer başlangıçta yazarın kendi çalışmasından maksadını ve araştırmasının özetini bilirse, onu daha rahat bir şekilde analiz ve tahlil edebilir. Ama bazı durumlarda metnin başında bir özet sunmanın genel idrake hiçbir etkisi bulunmaz ve böyle bir özetin varlığı metni muteber kılmamakla birlikte bir ek olarak algılanır ve okuyucunun vaktini almaktan başka bir fayda sağlamaz. Bu esas uyarınca değişik konuları işleyen ansiklopedilerde her bölümün başında özet sunulmamıştır, ama bununla birlikte onlarda yer alan konular muteber sayılmaktadır. Bu anlamda Kur’an-ı Kerim surelerinin bir ansiklopedi gibi belirli bir hedefi izleyip değişik konuları içerdiğini bilmeliyiz. Çoğu yerde surenin başında bir özetin verilmesi ayetleri daha iyi anlamak için hiçbir yardımda bulunmamaktadır. Elbette özet verilmesinin okuyucunun Rabbin hedefini idrak etmesinde bir yardımda bulunabileceği yerlerde bu tür özetler verilmiştir. Örneğin ilahi peygamber Hz Yusuf (a.s) ve kardeşinin maceralarını açıklayan Yusuf suresinin başlarında özet bir şekilde bu olaylardan Rabbin kudretinden birçok işaretin yer aldığı belirtilmiştir.[1] Bu şekilde Allah’ın nispeten detaylı olan bu vakıayı açıklamasının temel hedefi belirtilmiş ve bu surenin salt bir hikâye aktarma kasti gütmediği bildirilmiştir. Ardından surenin sonuna dek bu ilahi işaretlere bir bir değinilmiştir.


[1] Yusuf Suresi, 7. ayet: " لَقَدْ كانَ في‏ يُوسُفَ وَ إِخْوَتِهِ آياتٌ لِلسَّائِلين‏".

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Doktor ve hasta arasındaki karşılıklı haklar İslam şeriatı esasınca açıklanabilir mi?
    8909 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Bir açıdan ilahi hükümler iki kısma ayrılır. A. İmzasal hükümler; B. Tesise dayalı hükümler. İmzasal hükümler, İslam’dan önce geçmişi olan, ama İslam’ın bir takım ıslahatlar yaparak imzaladığı hükümlerdir. Birçok muamelat türü bu kabildendir. Tesise dayalı hükümler ise daha önce bir geçmişi olmayan, İslam’ın ibdası olan hükümlerdir; birçok ...
  • Günahın hakikati nedir. Ve günahın insan ruhunda etkisi nedir?
    12597 Pratik Ahlak 2008/04/10
    Bu sorunun cevabını dört bölümde inceleyelim;1 Günahı Hakikati:Günah: sözlük manasıyla isyan demektir. Baş kaldırma, hata, Mevla’nın emir ve yasaklarına muhalefet etmek manalarına da gelmektedir.Günah işleyen kul şehvetini ...
  • Peygamber Efendimizin, Ebu Bekir Ömer ve Osman’la akrabalık kurması ve İmamların Çocuklarına onların İsimlerini koymaları onlardan razı olduklarına delalet etmez mi?
    70177 Eski Kelam İlmi 2011/08/16
     Her evliliğin gerçekleşmesinde çeşitli nedenler olabilir ve evlilik iki ailenin bakış açısı, fikri yapısı veya inanç yapısının müşterek olduğu ve bir fikri ayrılık olmadığı anlamına gelmez. Buna ek olarak mümkündür iki insanın belli bir zaman diliminde birçok konuda ortak ve uyumlu noktaları olsun ve bir müddet ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    9397 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9450 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Hikaye, tatmin, mizac ve sadık rüyalar hangi tür rüyalardır? Bu konuda rivayet var mıdır?
    7562 Teorik İrfan 2012/04/11
    Rüyalarda hikaye, tatmin ve mizac deyimleri[1] bizim (Şia) rivayetlerde gelmemiştir. Ama yalan rüya veya perişan rüyanın tersi olan sadık rüya rivayetlerde görülmektedir. Konunun anlaşılması için belirtelim ki uyku sırasında insanın nefsi dış dünyayla meşgul olmadığı için kendi alemine yönelmektedir; ve nefs, maddi ...
  • Spor müsabakalarında şarta girmek hakkında İslam’ın hükmü nedir?
    7660 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/21
    Müsabaka tarafları her kim mağlup olursa galip tarafa bir şey vermeli veya onun için bir iş yapmalıdır diye bir karar alırlarsa, bu anlamıyla müsabakada şarta girmek haramdır. Aynı şekilde taraftarların birbirleriyle şarta girmesi de haramdır. Elbette bu haram hüküm at yarışı ve ok atma müsabakalarına katılanlar ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    13686 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Kur’an’da hayat ve ölüm kelimeleri kaç defa geçmiştir?
    16746 Kur’anî İlimler 2010/07/28
     “Hayat” yaşayış anlamındadır ve mevt de onun karşıt anlamıdır. Hayat ve mevt her ikisi de Allah’ın yaratıklarındandır. Kur’an şöyle buyuruyor: “Hanginizin daha iyi davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur. O, üstündür ve çok bağışlayandır.”[1] ...
  • Neden-Sonuç Konusunda Mutezile İle Şia’nın Bakışı Arasındaki Fark
    8079 Eski Kelam İlmi 2011/04/21
    Allame Tabatabai insanların filleri ve Yüce Allah ile olan irtibatı konusunda Mutezile mensuplarının görüşüne işaret etmiştir. Onlara göre insan muhayyerdir. Bundan ötürü insan fiillerinin öznesi sadece kendidir ve başka bir ilk neden yoktur. Bu grup, insan fillerinin öznesini Allah bilmemiz durumunda bunun cebri gerektireceğini düşünmüştür. Allame ...

En Çok Okunanlar