Gelişmiş Arama
Ziyaret
9839
Güncellenme Tarihi: 2009/11/29
Soru Özeti
Acaba Kur’anı ezberlemekle depresyona girme arasında bir ilişki var mıdır?
Soru
Acaba Kur’an ezberlemekle depresyona girme arasında bir ilişki var mıdır? Neden Kur’an ezberleyenlerden bazıları (bu yolda adım adım başarılı eğitimlere rağmen) depresyona duçar oluyorlar?
Kısa Cevap

Bu sorunun cevabı birkaç noktaya dikkat ettikten sonra açıklığa kavuşacaktır:

1. Eğer depresyona girmekten maksadınız psikolojik ve ruhi bir depresyona girme ise şunu söylememiz gerekmektedir: Kur’an ezberlemek ile ruhi depresyona girme arasında hiçbir ilişki ve gereklilik bulunmamaktadır. Tam tersine Kur’an okumak ve kur’an ezberlemek ruhi neşe ve mutluluk getirir. Zira Kur’an’ın sahip olduğu manevi ve nurani yönü itibari ile Kur’an hafızının ruhi ve psikolojik neşe ve mutluluk kaynağı olmaktadır ve bizler de aynı şekilde böyle fertlere şahit olmaktayız: “ela bi zikrillahi tatmeinnu’l kulup; biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”[1]

Elbette bu söylediklerimiz Kur’an mefhumlarını derk eden, onunla yaşayan ve ünsiyet ve ülfeti olanlar için geçerlidir.[2] Sadece Kur’an-ı ezberlemekle yetinenler, onun hakikat ve maariflerini derk etmeyen veya dünyevi maksatlar için bu işe yönelenlerin bu işten bir fayda elde edemeyecekleri aşikârdır. Nitekim rivayetlerden de bu mana istifade edilmektedir[3] ve bunlar bir müddet sonra kendilerinde soğukluk ve ümitsizlik ihsas ederler.

Aynı şekilde mümkündür ki bir kimse kur’an-ı ezberlemede aşırı çaba ve gayret gösterme sonucunda hafızasına fazla yüklenmiş, cismi açıdan yorgunluğa duçar olmuş ve neticede depresyona girsin. Kuranı hıfz etmeye çalışanlar arasında böyleli kimseler gözükebilirler. Ancak temennimiz şudur ki bu duruma maruz kalan kimseler zamanın geçmesiyle müptela olmuş oldukları cismi yorgunlukları ve tembellikler bertaraf olur rahatlıklarına kavuşurlar. İnşallah.  

2. Diğer bir açıdan genellikle bu şahıs sürekli Kur’an ile ünsiyet ve ilişkisinden ve ezber yapmak için ilahi ayetlerde dikkat ve teemmül etme nedeniyle, Allah-ü Teala’nın tesirli sözleri kalp ve canında etki bırakmış (inşallah böyle olmasını ümit ediyoruz)  ve yüzüne yansımıştır; ama zahirde depresyona girmiş görünmektedir; zira inzar (korkutacak) ayetlerini okuduğunda bu ayetlerde bahis edilen azabı sanki görmüş ve ona duçar olmuşçasına cehennem ve ilahi azap korkusuna inanmaktadırlar. Nitekim ariflerin İmamı Ali (a.s) takva sahiplerinin nitelikleri hakkında şöyle buyurmaktadır: “Muttakilere gelince onlar üstünlüklere sahip olan kimselerdir… onlar ve cehennem misali Cehennemi görmüş kimse gibidirler.  öyle inanmaktadırlar ki orayı görmüş ve orada azap çeken kimse gibidirler. Kalpleri mahzundur… Bedenleri narin ve zayıftır… İlahi korku onları okçunun yonttuğu ok gibi inceltmiştir. Onlara bakan hasta zanneder; oysa onlarda hiç bir hastalık yoktur ve "halk yanlış düşünüyor" der.”[4] Bu nedenle Kur’an hafızı olmakla depresyona girmek arasında hiçbir ilişki yoktur.

3. Elbette her ne kadar günümüz dünyasında Kur’an ezberleme araçları çok fazla olsa da, bu iş herkese tavsiye edilmemektedir. Kur’an ezberlemek,  Kur’an-ı korumak ve saklamak için kâğıt, kaset gibi benzeri imkanatların bulunmadığı çok eski zamanlarda iyi bir iş sayılmaktaydı. Ama günümüzde mukaddes metinlerin korunması ve muhafaza edilmesi için gelişmiş araç ve gereçlerin mevcut olmasından dolayı, insan vakit ve istidadını, sonsuz maariflerini erişebilmek ve onları saadet ve kemal yolunda kullanmak için, Kur’an ayetlerini okumaya ve üzerinde dikkat etmeye harcaması daha iyidir.

 


[1] Rad suresi 28.

[2] “Vesailu’ş Şia”  , c. 6, s. 182.

[3] “Vesailu’ş Şia”  , c. 6, s. 172 ve s. 182.

[4] Meadihah, Abdul- Mecit, “Hurşidi bi gurup”, “Nehcül Belağa”, hadis. 184, (Hammam hutbesiyle ünlenmiş).

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Secde etmek için iki mühürden istifade etmek doğru mudur?
    6783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Namaz kılan insanın secde yeri dizlerinin olduğu yerden birleşik dört parmak miktarından aşağı veya yukarı olmamalıdır.[1] Bundan dolayı iki mührün yüksekliği birleşik dört parmaktan fazla olmazsa ona secde edilebilir. Namazda secde yerinin yüksekliğini değiştirmenin de bir sakıncası yoktur.
  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    7549 Alış-Veriş 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Neden Kadir Gecesi’nde vücuda safran sürülmesi yasaklanmıştır?
    39091 Pratik Ahlak 2010/05/06
    1) Safranın; yiyecek, ilaç ve süs olmak üzere üç özelliği vardır. Safranın rivayetlerde yasaklanan yönü, süs ve ziynet olarak kullanıldığı takdirdedir. 2) Bedene safran sürmek haram değildir ama bu rivayete göre eğer bir kişi Kadir gecesinde bedenine ...
  • Riyayı tedavi etmenin yolu nedir?
    13881 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Riya, insanın güzel amel ve davranışları başkalarına göstererek toplumda itibar ve konum kazanmak istemesine denir. Riya ihlâsın karşı noktasında yer alır. Riya ameline yönelik ilahi gazap ve öfkeye dikkat etmek, halkın ödül ve teşvikinin değersiz olduğunu bilmek, insanların kadirşinaslıkta sözlerini tutmamalarına, şükranda bulunmamalarına, işleri unutmalarına ve güçsüzlüklerine bakmak, gönülleri ...
  • Namaz esnasında selama cevap vermenin şekli nasıldır?
    7025 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Namaz esnasındayken insan bir başkasına selam vermemelidir ve eğer bir başkası insana selam verirse, insan ön selam niteliğinde cevap vermelidir; örneğin “es-selamu aleyküm” veya “selamun aleyküm” söylemeli ve “aleyküm selam” dememelidir.[1] Hatırlatılmalıdır ki insan selamın cevabını ister namazda olsun ister namaz dışında ...
  • Hariciler Nehravan savaşında sapmışlar mıydı? Ali (a.s) Muaviye’nin fitne ateşini söndürme hususunda kuşku duyuyor muydu?
    12930 جنگهای امام علی ع 2012/08/22
    Hariciler, Hz. Ali’nin (a.s) takipçilerinden bir grup olup Sıffin savaşında hakemlik hadisesinde kendisine muhalefet etme sebebiyle itaat etmekten sakınan ve ondan ayrılan gruba denir. Bu yüzden onlara Marikin de denmiştir. Haricilerin Sapıklıkları: Bu grubun sapıklıkları çoktur ve biz örnek sıfatıyla sadece bazılarına işaret ...
  • Acaba insan, kendi din kardeşi olan bir kimsenin -aralarında gerçekleşen bir tartışma nedeniyle- hakkında eziyet görmesine neden olacak sözler söyleme hakkında sahip midir? Kendisinden özür dilediği halde ona karşı küskünlüğünü devam ettirebilir mi?
    10928 Pratik Ahlak 2011/07/24
    Af etme ve fedakârlık büyük insanların özellik ve hususiyetlerinden ve ruhunun büyüklüğünün nişanelerindendir. İslam mektebinde bu nitelik ve özellik ahlakın faziletlerinden sayılmaktadır. İslam dini öyle bir dindir ki sahip olduğu peygamberi (s.a.a.) ahlaki faziletleri ve güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildi. Peygamberinin kendisi de bu ...
  • Cennetin değişik kapıları ve bu kapıların da özel adları mı vardır?
    24903 Eski Kelam İlmi 2010/07/24
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    53938 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • hangi sınıra kadar kocasına itaat etmelidir? Erkek onu yolculuğa mecbur edebilir mi?
    10857 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Hadevi Tahrani’nin belirtilen soru hakkındaki cevabının açıklaması şudur:Kadın cinsel doyum konusunda erkeğe itaat etmelidir ve erkek evden çıkmayı yasaklarsa bu durumda kendisi evden çıkamaz. Elbette evlilik hayatının farz ve haramlarla yetinmeyle sorundan yoksun olmasının imkânsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ama ahlaka riayet etmek evliliğin pekişmesi ve tatlılığını ...

En Çok Okunanlar