Gelişmiş Arama
Ziyaret
50408
Güncellenme Tarihi: 2011/10/29
Soru Özeti
Kendimden nasıl şehvani düşünce ve hayalleri uzaklaştırmalıyım?
Soru
Ben 24 yaşında bekâr ve yatılı tıp öğrencisiyim. Başkaları beni dindar ve mezhebi bilirler. Elbette böyleyim de. Ama Tahran ve Üniversitenin ortamı bir taraftan ve vefasız arkadaşlarım diğer taraftan düşüş etmeme neden oldu. Nihayet bu yılın yazında ani olarak internete girmekle günaha duçar oldum; hem de bir zamanlarda düşünmesinden haya ettiğim günahlara. Bu durum öyleli yerlere vardı ki…bir aydır ki tövbe etmişim. O’nun rahmetine ümit varım. Tövbenin yanı sıra oruç tutuyorum, açlık çekiyorum, kalbime hutur edene karşı ihtiyat ediyorum, namaz kılıyorum ve… . şehvet uyandırıcı düşünceler, gördüklerim fotoğraflar ve yaptıklarım işler bana eziyet ediyor. Arkadaşlarımla olan arkadaşlığımı tesir altında bırakmış. İmanımda çok kötü eser bırakmış. Okumamı etkiliyor. Bütün bunların yanı sıra bunun kendisi kendi başına günah için bir ortamdır. Ne yapmam gerekli olduğunu bilemiyorum? Kimseyle istişare de edemiyorum. Lütfen bana yol göstericilik ve kılavuzluk yapınız. Bu karanlık dönemden daha önce de şeytan nitelikli kimselerin arkadaşlığına duçar olmuştum. Elbette bu kimselerle arkadaş olduğumda eylemlerimiz sadece fikir ve düşünce safhasında idi. Elbette buda kaç sene önce işlenen günahlarda etkisiz değildi. Ancak Allahın rahmet gözü beni korudu. Hali hazırda çok kötü durumdayım. Ne yapmalıyım? Şunu da belirtmeliyim ki şimdilik evlenme şartları da benim için elverişli değildir.
Kısa Cevap

Şeytansal fikirler ve düşünceler herkesin zihnine hutur ediyor. Ama insan bu fikir ve düşüncelerin yerini dolduracak ve insanı iyiliklere sevk eden başka düşünce ve fikirler bulmalıdır. Böylece insanı pislik ve kötülüklere duçar etmeden bu şeytansal fikirlerin önünü kesip onlardan fasıla almalıdır. Boş vakitlerini doldurarak, tevekkül ve tevessül ile Masum kimselerden nakledilen duaları okuyarak ve… Şeytansal fikirlerden kendini koruyabilir ve onlardan fasıla alabilir.

Ayrıntılı Cevap

İnsanın düşünce ve fikirleri bir otomobil gibidir. Kontrol edilmezse her tarafa gidebilir. Ama güzel ve uzman bir şoför onu doğru bir yöne yönlendirip maksadına ulaştırabilir. Fikir ve düşüncelerin kontrol edilmesi ve doğru bir şekilde yönlendirilmesi ciddi bir çalışma ve uğraşa gerek duymaktadır. Bu ciddi çalışma ve uğraş sayesinde şeytansal vesveselere duçar olmaları engellenebilinir. Eğer insan kabul görülmeyen fikirler ve düşüncelerin eser ve sonuçlarını dikkate alırsa kendi fikir ve düşüncesini doğru yönlendirmek için muhakkak uğraşır ve çalışacaktır.

Cinsel Yöneliş, Şeytani Ve Şeytani Düşünceleri Kontrol Eden Yollardan Bazıları Şöyledir:

1-      Akılcılık: Kabul görülmeyen düşünce ve hisleri etkisiz hale getirip onları teadüle sokmanın yolarından birisi akıl nimetinden yararlanmaktır. Hz. Ali (a.s.) bu konuyla alakalı olarak şöyle buyurmaktadır: “Gerçekten kötü düşünce ve istekler kalpler için söz konusudur. Aakılda bunlardan alı koyar”.[1] Buna binaen akıl güzel isteklerin bekçisi ve şehvetlerin tuğyan etmelerini engelliyor. Aklı kendisi için bir kılavuz kabul eden bir kimse ani ve geçici bir lezzeti daimi ve sürekli olan bir lezzete tercih etmez. Şehvetçiliğinin ve kayıtsızlığın getireceği fesat ve kötü neticeleri dikkate alan bir kimse kayıtsız ve şartsızlığın (şehvani özgürlüğün) peşinden gitmez ve şeytani ve nefsanî arzuların arkasından gitmekten sakınır. Elbette zayıf olan bir akıl, gençlik dönemindeki acımasız ve aşırı hisleri etkisiz hale getirmekten acizdir. Dolayısıyla bu aklı nurlandırmak gerekir. Bu da ancak güzel ameller işlemek, Allaha tevekkül ve Masum imamlara (a.s.) tevessül etmekle mümkündür. Hz. İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Biz ehlibeytin ismini yâd etmek ruhsal, psikolojik ve cisimsel hastalıklara şifa olacaktır”.[2]

2-      Allah merkezli olma: Doğal olarak erginlik çağında ve cinsel hislerin baskısına karşı akıl tek başına şehveti kontrol edemez. Bu dönemde daha keskin ve vurucu bir silaha ihtiyaç var. Bu silah da takva, Allaha olan aşk ve tek bir kelimeyle Allah merkezli olmaktır. Takvaya riayet etmek ile insan günahlı ortamından uzaklaşmakla kalmıyor, belki insan için bir halet oluşturur ki eğer insan o haletle günahlı ortamlara girse bile kendini muhafaza edebilir. Kur’an’ı kerim şöyle buyurmaktadır: “Şüphe yok ki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah’ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar”.[3]   O halde eğer bir kimse Allah onun amellerini görür, söylediklerini işitir ve Allahın hazır olduğuna teveccüh ederse bu tevecühün kendisi, onu günah işlemekten alı koyar. İmam Sadık (a.s.) bu ayet hakkında şöyle buyurmaktadır: “günah işleme vesvesesi insanın zihnine gelir, ama insan Allahı yad eder, Onu hatırlar ve günah işlemez”.[4]

Örneğin Hz. Yusufun (a.s.) sahip olduğu manevi ve takva gücüyle kendini günaha bulaşmaktan koruduğu gibi. Allah u Teâlâ dini kurallarla kadınlarla erkekleri şeriatın dairesine mahdut kılmıştır. Şehvetin tuğyanını böylece engellemiştir. Bu kuralların en önemlisi yaratan ile yaratılanın arasındaki bağı koran namaz ve oruçtur. Kur’an’ı kerim namazı günahı işlemekten caydıran caydırıcı bir amil olarak açıklıyor. Şu bağlamda şöyle buyurulmaktadır: “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor”.[5]

Namazın tabiatı insana en güçlü caydırıcı yani varlık âleminin mebde’i olan Allah’a ve me’ada olan inancı hatırlattığı için fuhuş ve münkerden caydırma özelliğine sahiptir. Namazın tüm cüzleri insanın vücudunda maneviyat dalgasını oluşturuyor. Günahın karşısında güçlü bir set konumunda olan bir dalgayı oluşturur. Ancak namaz sahip olduğu kemal şartları ve ibadet ruhu oranında fuhuştan ve münkerden alı koyuyor. Bazen çok genel bir alıkoyma görevini yapar ve bazen de daha cüz’i anlamda alıkoyma görevini yapar. Namaz, namaz kılan her keste -namazı yüzeysel, günaha bulaşmış bir kimse de olsa- etki bırakmaması imkânsızdır. Elbette namazı yüzeysel olan kimsenin kıldığı namazın bırakacağı eserde bu orandadır. Bu tür insanlar yüzeysel olarak kıldıkları namazı kılmazlarsa daha fazla günaha bulaşmaları kesindir.

Daha açık bir şekilde söylemek gerekirse: Fuhuş ve münkerden alıkoyma, silsile şeklinde çok mertebeleri ve dereceleri vardır. Kılınan her namaz haiz olduğu şartlara oranla bazı bu derecelerin bir kısmına sahiptir.[6]

3-      Her işi yapmak için çok ve ciddi bir irade ve karar alma gerekir. Bu nedenle kötü ve beğenilmeyen fikirlerden sakınmak için de ciddi bir irade gerekmektedir.

4-      Çeşitli fotoğrafları müşahede etmekten, filim seyir etmekten ve şehveti canlandıran manzaralardan kesinlikle korunmak gerekir.[7]

5-      Hayalcılıktan ve şehvani konular hakkında düşünmekten uzak kalmak: Cinsel konusundaki sapmalardan korunmak için düşüncemizi şeytanın nüfuzundan uzak tutmamız gerekir. Zira sapmanın ilk adımı fikrimizi sapık şeylerle meşgul ettirmektir. Hz. Ali (a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Günah hakkında çok düşünen bir kimse sonuçta günaha bulaşacaktır”.[8] Bekâr olan bir genç için şeytansal fikirleri kendi zihninden uzaklaştırması ilk etapta çok zordur. Ama mukavemet ederek, alıştıra alıştıra ve daimi bir uğraşla hayal gücünü kontrol etmeyi başarabilir. Tekrarlamakla her şey kazanabilindiği gibi buda kazanabilinir.

6-      Boş vakitlerini doldurmak: Şehvani fikir ve amilleri türeten şeylerden birisi meşguliyetsizlik ve işsizliktir. Dolayısıyla faydalı işlerle meşgul olmak için kendimiz için ortam hazırlamamız gerekir. (şehveti canlandırmayan kitapları okumak, ağır spor yapmak). Hatırlatmak gerekir ki işsizlik ve meşguliyetsizlik öyle bir şeydir ki ondan kedini koruma ve ondan uzak durulmazsa insana her şey yaptırabilir.[9]

Peygamber (s.a.a.) şöyle buyurmaktadır: “Birçok insan için iki haslet fitne kaynağıdır; bedenin sağlığı ve işsizlik”.[10]

Netice: Allaha tevekkül ve masum (a.s.) imamlara tevessül etmek ile her çeşit soruna –ister ruhi ve ister cismi olsun- galip gelinebilinir, günah bağlamındaki şeytani fikirler kontrol edilir ve zamanla zihinden silinebilinir. Bu da hem sabır ve hem de mukavemet ister. Ama bu tevekkül ve tevessül bazı amellerle birlikte olması gerekir ki yapılması gereken ameller zikredildi.

Daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki sorunun cevabına müracaat ediniz:

Nemaye: Hud irzayi ve tövbe: Sual 1”618 (sayt: 1627).



[1] Hansari, ağa CEMALUDDİN, “şerh-i ber gureru’l-hikem”, çap-i evel, Neşri Danişgahi Tahran, 1366 ş.c. 2, s. 500.

[2] Meclisi, MUHAMMED BAKIR, “biharu’l-envar” Lübnan: müesesetü’l-vefa, c. 2, s. 145.

[3] “İnnellezinettekav iza messehüm taifüm mineş şeytani tezekkeru fe izahüm mübsirun” (Araf 201).

[4] Arusi huveyzi b. Cuma, ABDU ALİ, “tefsir-i nurus-sakaleyn”, çap-ı çaharum, Kum: intişarati ismailiyan, 1415 kameri, c. 2, s. 112, hadis no: 414.

[5] Ankebut 45.

[6] Mekarimi Şirazi, NASIR, “tefsiri nümüne”, çap-ı evel, Tahran: darul-kutbil-islamiye”, 1374 ş. c. 16, s. 284-285.

[7] Alıntı; sual 1618, (sayt: 1627).

[8] Hansari, ağa CEMALUDDİN, “şerh-i ber gureru’l-hikem”, çap-i evel, Neşri Danişgahi Taharan, 1366 ş.c. 5, s. 321, hadis no: 8561.

[9] Alıntı; sual 1618, (sayt: 1627).

[10] “Tuhaful ukul”, tercüme: Ahmet CENNETİ, çap-i evel, Taharan: müesesei emir kebir,1382 şemsi, s. 65.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bize karşı kötü davranışta bulunan akrabalarımızla sıla-i rahimimiz (ilişkilerimiz) nasıl olmalıdır?
    28704 Pratik Ahlak 2010/07/17
    Sıla-i rahim, soy akrabalığı olan yakınlarla ihsan ve lütufta bulunarak bağ kurmak demek olup herkesin yerine getirmesi gereken şer’i bir vazifedir. Sıla-i rahim yapmanın ömrün uzaması, güzel ahlaklı olmak, rızkın çoğalması gibi bir çok faydası vardır.Sıla-i rahimi bütün akrabalara (kadın, erkek, takvalı, takvasız, ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9464 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
    8957 Eski Kelam İlmi 2009/07/11
    Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. ...
  • Sol elin işaret parmağına yüzük takmanın hükmü nedir?
    8797 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Altından olan süs eşyalarını takmak ve altın yüzük kullanmak sadece erkekler için haramdır ve onunla kılınan namaz geçersizdir.[1] Ama kadınların altın yüzük takmasının veya erkeklerin altın olmayan yüzük kullanmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bir bayan altın veya altın olmayan bir ...
  • Kur’an’da kaç tane kelime vardır?
    16319 Kur’anî İlimler 2011/04/28
    Müslümanlar, İslamın başlangıcından bu yana semavi kitapları Kur’an’a her yönüyle büyük önem vermiş, onun bütün kelimelerini hatta Mekki ve Medeni olanları bile ayrı ayrı saymışlardır. Bu sayımdan elde edilen rakamlar şöyledir:Mekki kelimeler 45653, Medeni kelimeler 32154’tür. Buna göre Kur’an-ı Kerim’deki kelimlerin toplamı: 77807’dir.
  • Hz. Ali'nin (a.s) dilenciye yüzüğünü vermesi haliyle, ayağından ok çekildiğinde bunu fark etmemesi hali arasında bir çelişki yok mudur?
    16704 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/04/18
    Sorunuza şu şekilde cevap verebiliriz: 1- İnsan, ilahi rızaya uygun ameller yaparak kemale erişebilme gücüne sahiptir. Yani insan-ı kâmil makamına ulaşarak bütün mükemmellikleri kendisinde toplayabilir. 2- İnsan-ı kâmil makamına ulaşmak demek, bu makama ulaşanların çeşitli halleri olmayacağı anlamına gelmez. Bize ve birçok Müslüman'a göre İmam Ali (a.s), Müslümanlar için mükemmel bir örnektir ve ...
  • Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
    6433 مؤونه(مخارج سال) 2012/03/14
    Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve ...
  • Dine dayalı ahlakın manası nedir?
    11701 دین 2012/06/16
    Din ve ahlak arasındaki ilişki bağlamında ahlaki değerlerin temelleri hususunda iki genel bakış vardır: 1. Ahlak dinden bağımsız bir disiplindir ve din bir ile ilişkisi yoktur. 2. Ahlak din, iman ve Allah’a inanmayla bağlantı kurmaksızın gerçekleşmez. Batı toplumlarında bu konu geniş ...
  • Ayat namazı kılarken Bismillahirrahmanirrahim’i surenin bir ayeti sayarak bir bölüm olarak okuyabilir miyiz?
    8076 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7263 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...

En Çok Okunanlar