Gelişmiş Arama
Ziyaret
7034
Güncellenme Tarihi: 2009/12/21
Soru Özeti
Hangi İmam hacca gitmemiştir?
Soru
Hangi İmam hacca gitmemiştir?
Kısa Cevap

İmam Hasan Askeri’nin (a.s) Samerra şehrinde kontrol altında bulunması sebebiyle hac farizasını yapmaktan mahrum kaldığı söylenmiştir ve yanı sıra kendisinin Samerra şehrinden çıktığına dair tarihsel bir bulgu elde mevcut değildir. Ama bununla beraber, kesin bir şekilde böyle bir iddiada bulunulamaz; çünkü bu tespitin aksine bir takım karineler de mevcuttur. 

Ayrıntılı Cevap

İlkönce tarihsel konularda bir konuyu ispat etmek için delile ihtiyaç duyduğumuz gibi, onu kesin ve mutlak olarak ret etmek için de muteber bir delil olmadan görüş dile getiremeyeceğimizi belirtmeliyiz. Örneğin Amerika kıtasına hiçbir peygamber gönderilmemiştir ve bu sözün delili de ayet ve hadislerde onlardan bir eser bulunmamaktadır, diye bir iddiada bulunmak bu kabildendir. Elbette bir ayet veya rivayette konunun ret edildiğine dair açık bir bulgu yer alırsa onu kabul etmek gerekir. Masum imamların hacca gitmesi hususunda da bu yöntemden istifade edilmelidir. Başka bir tabirle eğer açıkça imamlar arasında bir imamın hacca gitmediğine dair tarihsel hadis eksenli bir delil bulunursa o kabul edilebilir. Lakin söz konusu imamın hacca gitmesi hakkında tarihsel bir naklin bulunmaması nedeniyle, o imamın kesin bir şekilde hacca gitmediğini ilan etmek mümkün değildir. İlgili imamın hacca gitmiş olması, lakin tarihsel nakillerde bunun kaydedilmemiş olması muhtemeldir. Bu mukaddimeyle sorunuza dönüyoruz:

Halkın geneli ve özellikle saygılı hacılar arasında İmam Hasan Askeri’nin (a.s) hacca gitmediği ve bazı hacıların kendisine naiplik ederek hac yaptıkları meşhurdur. Bu hususta şimdiye dek biz İmam Hasan Askeri’nin (a.s) hacca gitmediğini açıkça dile getiren tarihsel hiçbir muteber delile rastlamadığımızı söylemeliyiz.[1] Önceden de belirtildiği gibi bu hususta tarihsel bir verinin olmayışı, onun tarafından hac amellerinin yapılmadığını ispat eden uygun bir delil sayılmaz. Böyle bir inanç, tarihsel kaynaklar esasınca ya bu yüce imamın Samerra şehrinde doğmuş olması veya onun küçüklük döneminde yüce babasıyla birlikte bu şehre gelmiş olması nedeniyle ortaya çıkmış olabilir.[2] İmam Hasan Askeri’nin (a.s) bir taraftan ömrünün sonuna dek Abbasi hilafet sisteminin memurlarının kontrolü altında olması ve öte taraftan onun Samerra şehrinden çıktığına dair hiçbir verinin bulunmamasına binaen, doğal olarak onun hacca gitmediği düşüncesi akla gelmektedir. Böyle bir akıl yürütme tam anlamıyla doğru olamaz; zira evvela İmam Hasan Askeri (a.s) şiddetli bir kuşatma ve tam bir kontrol altında olmasına karşın birçok zamanda resmi olarak mahkûm sayılmamaktaydı ve hatta görünüşte ona karşı saygılıca davranılmaya ve kendisinin genel ve saraylarda düzenlenen merasimlerde hazır olmasına çalışılmaktaydı.[3] İmam Hasan Askeri (a.s) bazen şehirden dışarıya çıkmakta ve sonra dönmekteydi.[4] Bu esas uyarınca onun bir gurup hacıyla birlikte ve devlet memurlarının denetimi altında hacca gitmiş olması muhtemeldir. İkincisi, tarihsel bir aktarıma göre bir şahıs Mekke şehrinde İmam Hasan Askeri’den (a.s) bir rivayet nakletmiştir. Bu rivayetin tüm metnini okumanız için bilgilerinize sunuyoruz:

 "حدثنا أبو نصر أحمد بن الحسين بن أحمد بن عبيد الضبي قال حدثنا أبو القاسم محمد بن عبيد الله بن بابويه الرجل الصالح قال حدثنا أبو محمد أحمد بن محمد إبراهيم بن هاشم قال حدثنا الحسن بن علي بن محمد بن علي بن موسى بن جعفر أبو السيد المحجوب إمام عصره بمكة[5] قال حدثني أبي علي بن محمد النقي قال حدثني أبي محمد بن علي التقي قال حدثني أبي علي بن موسى الرضا قال حدثني أبي موسى بن جعفر الكاظم قال حدثني أبي جعفر بن محمد الصادق قال حدثني أبي محمد بن علي الباقر قال حدثني أبي علي بن الحسين السجاد زين العابدين قال حدثني أبي الحسين بن علي سيد شباب أهل الجنة قال حدثني أبي علي بن أبي طالب سيد الأوصياء قال حدثني محمد بن عبد الله سيد الأنبياء ص قال حدثني جبرئيل سيد الملائكة قال قال الله سيد السادات عز و جل إني أنا الله لا إلا أنا فمن أقر لي بالتوحيد دخل حصني و من دخل حصني أمن من عذابي. "[6]

Fıkhi temeller esasınca bu imamın umre amellerini yerine getirmeden Mekke şehrinde bulunmasının imkânsız olduğunu bilmekteyiz. Bundan dolayı, eğer bu rivayeti kabul edersek kendisi kesinlikle umre amellerini yerine getirmiştir ve büyük bir ihtimalle ilahi farz olan haccı da yapmıştır.

Daha fazla bilgi edinmek için rehberlik bürosunun eğitim ve araştırma muavinliği tarafından hazırlanan ve Meş’ar yayınları tarafından basılan Haccu’l Enbiya ve Eimme kitabına müracaat ediniz.

 


[1] Böyle bir delile ulaşırsak, onu size bildireceğiz. Eğer bu hususta özel bir kaynak size tanıtılmışsa, itibar derecesini incelememiz için onu bize gönderin.

[2] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, c. 50, s. 236, Müessesetü’l Vefa, Bayrut, 1404 h.k.

[3] a.g.e, s. 265, hadis 25;  s. 269, hadis 34; s. 270, hadis 37 ve …

[4] a.g.e, s. 260, hadis 20.

[5] Rivayetin bu bölümü, İmam Hasan Askeri’nin (a.s) Mekke’de olduğuna işaret etmektedir.

[6] Şeyh Saduk, Uyunu Ahbaru’r Rıza (a.s), c. 2, s. 135, hadis 3, intişaratı cihan, 1378 h.ş.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar