Gelişmiş Arama
Ziyaret
89355
Güncellenme Tarihi: 2009/11/10
Soru Özeti
Allah-u Teala neden Kabe’nin yapılmasını emretmiştir?
Soru
Allah-u Teala niçin Kabe’nin yapılmasını emretmiştir? Ve bundaki asıl hedef nedir?
Kısa Cevap

Kur’an’ın ayetlerinde, rivayetler ve tarihi belgelerde Kabe ve Mekke ilahi bereketin tecellisi, insanların hidayeti ve Allah’a ibadet için toplanma yeri olarak anılmıştır. Allah-u Teala, daha önce çöl olan ve ekin yapılmayan bu mekana bir çok dünyevi hayırlar vererek, rızık verenin kendisi olduğunu ortaya koymuştur. Allah’a yakın olmak için bir vesile olan bu yer, bütün insanların hidayeti için kulluk yolunun nasıl olacağını da gösterir. Nitekim belli günler için belirlenen ibadet ve merasimler ubudiyet seyrinin şeklini insanlara öğretmektedir. Böylece insan kendi nefsinden hicret edecek, her türlü günah, dünyaya bağlılıktan ve ilahi olmayan renklerden kurtulacak ihlas, ve tövbeyle ilahi kurb makamına ulaşır.

Yine bu ev Hz. İbrahim’in makamı gibi önemli mukaddes anıları içerir. Güvenli harem olarak tanıtılması da buranın Yüce Allah’a manevi mensubiyetini gösterir. Her yıl yüz binlerce kişi bu mekanda ibadet için toplanması ve Allah’ın karşısında ki kulluklarının gereğini yerine getirmeleri bütün insanlık aleminde Allah’a kulluk çağrısını yükseltmekte bu da herkes için uyarıcı olmakta ve onlarda değişiklik meydana getirmektedir.

 

Allah-u Teala’nın bu evin yapılmasını emretmesinin bir başka sebebi de insanların ibadetlerinde bir eksen ve namazlarında kıble olması içindir; ayrıca kurban kesildiğinde ve insan öldüğü zaman insanların kendisini hatırlamasını sağlamsı içindir. Ayrıca Ka’be dağınık olan kalpleri bir noktaya toplamakta tevhid ve birlik olma ruhunu onlarda uyandırmaktadır ve bunun vasıtasıyla dinini canlı tutmaktır.

Demek ki, böyle şerefli bir mekanın yapılmasından maksat tevhidin nişanesi Allah’a kulluk ve ibadetin simgesi ve ekseni olmasıdır.

Ayrıntılı Cevap

Kur’an’ın ayetleri, rivayetler ve tarihi belgelerde Kabe ve Mekke ilahi bereketin tecellisi, insanların hidayet vesilesi[1] ve Allah’a ibadet için toplanma yeri[2] olarak anılmıştır. Allah-u Teala, daha önce çöl olan ve ekin yapılmayan bu mekana bir çok dünyevi hayırların merkezi durumuna getirerek, rızık verenin kendisi olduğunu ortaya koymuştur.[3] Allah’a yakın olmak için bir vesile olan bu yer, bütün insanların hidayeti için kulluk yolunun nasıl olacağını da gösterir. Nitekim belli günler için belirlenen ibadet ve merasimler ubudiyet seyrinin şeklini insanlara öğretmektedir. Böylece insan kendi nefsinden hicret edecek, her türlü günah, dünyaya bağlılıktan ve ilahi olmayan renklerden kurtulacak ihlas, ve tövbeyle ilahi kurb makamına ulaşır.[4]

Yine bu ev Hz. İbrahim’in makamı gibi önemli mukaddes anıları içerir. Güvenli harem olarak tanıtılması da buranın Yüce Allah’a manevi mensubiyetini gösterir. Her yıl yüz binlerce kişi bu mekanda ibadet için toplanması ve Allah’ın karşısında ki kulluklarının gereğini yerine getirmeleri bütün insanlık aleminde Allah’a kulluk çağrısını yükseltmekte bu da herkes için uyarıcı olmakta ve onlarda değişiklik meydana getirmektedir.[5]

 

Allah-u Teala’nın bu evin yapılmasını emretmesinin bir başka sebebi de insanların ibadetlerinde bir eksen ve namazlarında kıble olması içindir; ayrıca kurban kesildiğinde ve insan öldüğü zaman insanların kendisini hatırlamasını sağlamsı içindir. Ayrıca Ka’be dağınık olan kalpleri bir noktaya toplamakta tevhid ve birlik olma ruhunu onlarda uyandırmaktadır ve bunun vasıtasıyla dinini canlı tutmaktır.[6]

 

Demek ki, böyle şerefli bir mekanın yapılmasından maksat tevhidin nişanesi Allah’a kulluk ve ibadetin simgesi ve ekseni olmasıdır.

Kur’an-ı Kerim bu binanın yapılış hedefine ve geçmişine işaret ederek şöyle buyuruyor: ‘Şüphe yok ki ilk kurulan ev, Mekke’deki evdir. Kutludur ve alemlere doğru yolu gösterir.’[7]

 

Aşağıda Kabe’nin yapılış hedef ve faydalarına kısaca işaret ediyoruz:

 

1- İslam’ın iktidar merkezini oluşturmak

Bir rivayette İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu naklediliyor:

‘Şüphesiz Allah Teala insanları yarattı, onlara dinin emirlerini yerine getirmelerini emretti, dünyevi menfaatlerini düzenledi. Bu amaç doğrultusunda Kabe’yi, dünyanın her tarafından gelip toplansınlar diye Müslümanların toplanma ve iktidar merkezi yaptı.’[8]

Bir başka rivayette ise şöyle buyuruyor: ‘Eğer kavimler kendi bölgelerine, orada olanlara kendi varlıklarına yetinseler memleketler harap olur, ticaret biter ve o ülke kültürel bozguna uğrar.’[9]

 

2- Saygınlığı olan bir merkezin olması

Küresel bir mektebin saygın ve sağlam bir merkezinin olması gerekir. Allah-u Teala bu doğrultuda bu küresel mekanı peygamberlerinin vasıtasıyla temelini attı ve günden güne değerinin hürmetinin artmasını irade etti. Kur’an, Hz. İbrahim (a.s)’ın züriyesine mesken arama işini anlatırken bu evin değer ve hürmetini de vurgulamıştır: ‘Rabbimiz, soyumun bir kısmını ekin bitmez bir yere, hürmeti vacip olan evinin yanına yerleştirdim...’[10]

 

Hz.Ali (a.s)’da Kasıa hutbesinde Kabe’nin saygınlığına şöyle değiniyor: ‘Allah’ın insanları, Adem’den günümüze kadar şu taş parçalarıyla (ki acaba emirlere uyuyorlar mı uyuyorlar mı diye) imtihan ettiğini görmüyor musunuz? Onu kendi saygın evi yaptı, sonra Adem ve oğullarına onu tavaf etmeleri için emir verdi.’[11]

 

3- Güvenlik Merkezi

Kur’an’ın ayetlerine göre Kabe insanların toplanma yeri ve güvenlik mekandır.[12]

Tarih boyunca düşmanlar bu merkezi yok etmek için çok uğraştılar, ama Allah onların bu uğraşılarını boşa çıkardı. Ebrehe ve fillerinin yenilgiye uğratılması ve firar etmeleri Allah’ın iradesini göstermektedir.

 

4- Hac Amellerinin Yerine Getirilmesi

Kur’an-ı Kerim ahlaki, iktisadi, siyasi, eğitim gibi birçok faydası olan bu azametli merasime işaret ediyor ve ‘menfaatlar’ kelimesiyle bu faydalara açıkça değiniyor: ‘Gelsinler de kendilerine ait olan menfaatleri elde etsinler ve muayyen günlerde Allah’ın adını anarak...’[13]

 

5- Bunlardan başka bir çok fayda ve hedefler de var ki, sözün uzamaması için onlara sadece işaret edeceğiz:

a- Müslümanlara için bir ticaret merkezi oluşturmak ve ekonomilerini ilerletmek

b- Kültürün gelişmesi ve görüş alış verişi için uygun bir yerin oluşması.

c- Şirkle mücedele etmek için bir üs olması

d- İslam düşmanlarını korkutmak ve müstekbirlerden beraat için bir merkez olması.

e- Ümmetin, imam ve rehberine bağlanmasını itaatini sağlayan bir merkez oluşu



[1] - Al-i İmran/96

[2] - Bakara/125

[3] - İbrahim/37

[4] - Seyyid Muhammed Hüseyin Tabatabai, el-Mizan, c.1, s.289

[5] - a.g.e. c.3, s.354

[6] - a.g.e. c.6, s.142

[7] - Al-i İmran/96

[8] - Vesail-uş Şia, c.11, s.14

[9] - a.g.e. c.15

[10] - İbrahim/37

[11] - Nehc-ül Belağa, 183. hutbe

[12] - Bakara/125

[13] - Hac/28

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurmak mümkün müdür?
    29954 Eski Kelam İlmi 2010/05/06
    Başka âlemlerdeki varlıklarla irtibat kurulabileceği konusunda hiçbir şüphe yoktur. Ancak bunu alkol veya uyuşturucu maddeleri kullanarak yapmak mümkün değildir.Başka âlemlerle irtibat kurmak ve âlemdeki gizli sırlar hakkında bilgi edinmek için kullanılan vesileler, onların şeriata uygun olup olmadıkları ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    130201 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Gaybî varlıkların varlık felsefesi nedir?
    13262 İslam Felsefesi 2011/07/14
    Gayb âlemi şahadet âleminin mukabilindendir. Şahadet ve huzur da 1- mekânsal huzur; 2- zahirî hisler nezdinde huzur; 3- fikir ve ilimde huzur; 4- marifet ve basiret makamında huzur gibi mertebelere sahip olduğundan, bu mertebelerin her biri karşısında gaybte de bir mertebe mevcuttur. Eğer gayb âlemindeki varlıklardan kastedilen, soyutların aklî ...
  • Allah’ın ilmi meteoroloji ve sonografi gibi günümüz ilimleriyle çelişir mi?
    8569 Tefsir 2011/07/14
    Allah’ın ilmi ve beşerin ilmi birbiriyle çelişmez, bir farkla ki Allah her şeye tüm ayrıntılarıyla ve hatta zaman kısıtlaması olmaksızın vakıftır. Beşerin ilmi ise sadece bazı hususları sınırlı olarak algılamaya kadirdir. Elbette bu ilim her zaman ilerleme ve tekâmül halindedir. Ama bununla birlikte bilinmeyenler ile mukayese edildiğinde hiçbir şekilde ...
  • Kura bağlı az su kur hükmünü taşır mı?
    6266 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Kur suyu kapsamayan leğen suyu az sudur ve şehrin (kur veya akan) boru suyuna bağlı olan az su temizlemede ve necis olmada kur suyu hükmünü taşır; yani necis eşyaları (necasetin kendisi bertaraf olduktan sonra) bir defa yıkamayla temizler. Aynı şekilde onun sıçramaları temizdir ve necaset ile temas etmeyle necis ...
  • Bid'at nedir ve onunla ilgili İslam'ın hükümleri nelerden ibarettir?
    9443 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/01/13
    Bid'at, sözlük manası olarak yeni yapılan ve geçmişi olmayan iş demektir ve ıstılahta ise; "Dinde olmayan bir şeyi dine sokmak demektir" yani aslında dinde ve şeriatta olmayan bir şeyi dine ve şeriata mal etmektir. Bid'at koymak dinde büyük günahlardan sayılmıştır. Onlara ait mekânları ...
  • Tevazu nedir? Tevazu nasıl bir esere sahiptir? Tevazu ile zillet arasındaki fark nedir?
    3818 فضایل اخلاقی 2020/01/19
  • Beytullah'ta cemaat namazı kılmak doğru mu?
    6382 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Eğer Beytullah'tan maksat Mescidu'l-Haram ise cemaat namazının bir sakıncası yoktur. Eğer maksat Kabe ise Kabe'nin içerisinde farz namazı kılmak ihtiyata uygun değildir. Elbette Kabenin içinde mustahap namaz kılmanın bir sakıncası yoktur, mustahaptır. Mermer taşın üzerine secde etmenin de bir sakıncası yoktur.[1]
  • İslami vahdetin gerçek manası nedir?
    4782 شیعه و دیگر مذاهب 2019/12/08
    İslami vahdetten kasıt mezheplerin ezcümle Şia ve Ehlisünnetin bir olması anlamında değildir. Çeşitli İslam mezheplerinin Müslümanların birlik ve beraberliğini kurmaları ve korumaları anlamındadır. Bütün Müslümanlar farklılıklara rağmen sahip oldukları birçok ortak noktadan yola çıkarak İslam düşmanları karşısında tek saf olmaları ve yabancı güçlerin Müslümanlara sulta kurmasının önüne ...
  • Vesilelerin Allah'a Yakınlaşmakta ki Önemi Nedir?
    13877 Eski Kelam İlmi 2009/12/20
    Vesilenin çok geniş manası vardır. Allah'a yakınlaşmaya neden olan her şey ve her işe şamil olmaktadır. Dünya yaşayışı, insanların hidayeti ve ilerlemesi için sebep ve sonuç düzeni üzerine kurulduğu, yine insanların doğal ihtiyaçları maddi sebeplerle karşılandığı için Allah'ın, hidayet, mağfiret, bağışlanma, yakınlaşma ve ...

En Çok Okunanlar