Gelişmiş Arama
Ziyaret
33795
Güncellenme Tarihi: 2011/08/20
Soru Özeti
Tılsım ve sihre karşı koymanın yolu nedir?
Soru
Sizden istirhamım beni Tılsımlar (şer dualar)la başa çıkabilmem noktasında yardımcı olun. Açıklama: His ediyorum ki işlerim aşırı faaliyet göstermeme rağmen çok yavaş gidiyor ve yaptığım olumlu çalışmalar göze çarpmıyor. 2005 yılında dua yazan birine müracaat ettim. O adam bana, uzun boylu bir kadın tarafından 9 yıllığına tılsımlandığımıı söyledi ve bunun üzerinden 3 yıl geçmiş durumda. Benim izlenimim bu şahsın doğru söylediği yönünde. Bu yüzden şiddetli bir ruhsal bunalım geçirmekteyim. Sizden istirhamım bu depresyondan kurtulmamı sağlamanız.
Kısa Cevap

Tılsım ve sihir bir hurafe değildir ve etkileri vardır. Ama herkesin tılsım yapma gücü yoktur. Tılsım yapmayı bildiğini iddia edenlerin birçoğu sözlerinde sadık değillerdir. Bilakis bunu diğerlerini dolandırmak ve kendi geçimlerini sağlamak için uydurmaktadırlar.

Büyü ve tılsımı batıl etmenin en iyi yolu Allah'a tevekkül etmek ve Kuran-ı Kerim'de bulunan bazı sureleri okumaktır. Felak ve Nas sureleri gibi.

Ayrıntılı Cevap

İnsan tam olarak tanınmamış ve çok karmaşık bir varlıktır. Tabiatüstü ve harikulade işler başarabilir. Bu tür vaka'lar insanın maddi olmayan boyutundan kaynaklanmaktadır. İnsanın maddi yönüyle de bazı maddi vesaitlerin ve egzersizler yardımıyla hızını artırıp diğerlerinin şaşkınlıkla karşılayacakları eylemler sergileye bilirler. İnsan manevi yönüyle de ruhi ve ruhsal bazı güçleri kullanarak harikulade işler yapabilir.  Bu harikulade işlerden biride tılsımdır.

     “Mecme-ul Bahreyn” tılsım kelimesinin açıklamasında şöyle yazıyor: Tılsım kelimesi hakkında üç meşhur görüş bulunmaktadır.

1.     İki kelimeden meydana gelmiştir. “tıl” yani eser ve “isim” kelimesinden meydana gelmiştir.

2.     Yunanca “açılması mümkün olmayan düğüm” anlamında bir sözcüktür.

3.     “musallat” kelimesinin kalp (harflerin yerleri değişmiş kelime) olmuş halidir.[1]

“Keşşaf-ul Istılahat-ul Ulum ve Funun” kitabının yazarı şöyle yazıyor: “Abdul Ala Bircendi, Tezkire'nin şerhinde diyor ki: “Tılsım” doğaüstü, mebdesi gökler olan dünya ile iç içe geçmiş tuhaf ve olağan üstü işler gerçekleştiren güç. Kâinatta gerçekleşen ve meydana gelmesi için bazı semavi unsurlara ihtiyaç duyulan, kendine özgü şartlar isteyen, bu şartları oluşturabilecek kabil bir istidat tarafından tekevvün eden hadise. Bu kabilliği ve istidadı tanıyan kimse bunları bir araya getirmeye kadir olursa böyle tuhaf ve olağandışı hadiselerin meydana gelmesinin sırrına ulaşabilir.[2]

Öyleyse ilk olarak tılsımda bazı maddi vesait ve doğaüstü güçler bir hadisenin gerçekleşmesi için kullanılmaktadır.

İkinci olarak tılsım kolay ve rahat bir iş değildir işte bu yüzden herkesin elinden gelmez. Böyle güçleri olduğunu iddia eden herkesin sözü kabul edilmemelidir. Birçok menfaatçi bunu insanları dolandırmak ve kendi çıkarlarını sağlamak için kullanmaktadır.

Üçüncü olarak ta tılsım hurafe değildir, etkileri vardır ve gerçektir. İbn-i Sina efsunun sebebinin güçlü nefisler olduğuna ve maddi vesaitlere ihtiyaç duyulmadan gerçekleştiğine inanmaktadır. Ama tılsım semavi güçler ile dünyevi güçler sayesinde açığa çıkar. İbn-i Sina bu konuda şöyle diyor: “Doğaüstü hadiseler tabiata üç sebepten kaynaklanır:

a)     Nefsanî güçlerden.

b)    Elementlerin özelliklerinden. Örneğin: mıknatısın demiri çekmesi.

c)     Semavi güçlerin dünyevi güçler ile irtibatı sonucu. Bunun doğaüstü sonuçları olur.

Efsun birinci kısımdan, Tılsım ise üçüncü kısımdandır.”[3]

Merhum Şehidi Evvel, Abdul Ala Birinci'nin tarifine yakın bir tariften sonra söyle diyor: “Tılsım yapmak haramdır ve bu yoldan geçimini sağlamak da haramdır.”[4]

Tılsım, inkâr edilemez etkilerine rağmen batıl edilebilinir. Tılsım birkaç şekilde batıl edilebilinir. Âlemde tek ve eşsiz gücün Allah Teâlâ oluşu sebebiyle en iyi yol sorunların son bulması için büyü, tılsım ve efsun yerine onun dergâhına yüz çevirip ona sığınmak gerekir.

   «و من یتوکل علی الله فهو حسبه»[5] "Kim Allah'a tevekkül ederse bu ona yeter"   «و کفی بالله وکیلا»[6]. "Allah koruyucu ve gözetici olarak yeter" ayetlerinden de anlaşılacağı üzere gerçek müsebbip ve sebepleri var eden Allah Teala'dır. Eğer tılsım, büyü ve benzeri unsurların eseri varsa bile onlara bu eseri veren Allahu Teâlâ'dır. Öyleyse Tılsımı batıl etmenin en iyi yolu Kahhar ve Cebbar olan Allahu Teâlâ’ya tevekkül etmek; Onun uçsuz bucaksız rahmet okyanusu olan Kuran'a sığınmaktır. Zira “Kuran’dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz”.[7] diye buyurmaktadır. Büyünün, Tılsımın etkilerinden korunmak için Kuran’ı Kerimin tilavet etmek; Özelliklede Kafirun, İhlâs, Felak, Nas sureleri çok etkilidir. Bazı dua kitaplarında bu konuyla ilgili dualar bulunmaktadır. Örneğin: Mefatihu'l-Cinan kitabında.

Bu konuyla ilgili 2022 numaralı, büyünün hükmü ve onu batıl etmenin yolu konulu soruya müracaat edebilirsiniz.



[1] Tureyhi, Fahreddin, Mecmeu'l-Bahreyn, Tahkik-i Seyyit Ahmet Huseyni, c. 5. s. 107.

[2] Tahanevi, Keşşafu-Istılahat-ul Ulum ve Funun, c. 2.s. 1138.

[3] Sadr Hacı Seyyit Cevadi ve diğerai, Dairetu'l-Mearif-i Şia c. 9.s. 117.

[4] Kummi, Şeyh Abbas, Sefinetu'l-Behar, 4.c, 91.s

[5] Talak: 3.

[6] Nisa: 81.

[7] İsra: 82.

 

Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Secde etmek için iki mühürden istifade etmek doğru mudur?
    6783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Namaz kılan insanın secde yeri dizlerinin olduğu yerden birleşik dört parmak miktarından aşağı veya yukarı olmamalıdır.[1] Bundan dolayı iki mührün yüksekliği birleşik dört parmaktan fazla olmazsa ona secde edilebilir. Namazda secde yerinin yüksekliğini değiştirmenin de bir sakıncası yoktur.
  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    7549 Alış-Veriş 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Neden Kadir Gecesi’nde vücuda safran sürülmesi yasaklanmıştır?
    39091 Pratik Ahlak 2010/05/06
    1) Safranın; yiyecek, ilaç ve süs olmak üzere üç özelliği vardır. Safranın rivayetlerde yasaklanan yönü, süs ve ziynet olarak kullanıldığı takdirdedir. 2) Bedene safran sürmek haram değildir ama bu rivayete göre eğer bir kişi Kadir gecesinde bedenine ...
  • Riyayı tedavi etmenin yolu nedir?
    13881 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Riya, insanın güzel amel ve davranışları başkalarına göstererek toplumda itibar ve konum kazanmak istemesine denir. Riya ihlâsın karşı noktasında yer alır. Riya ameline yönelik ilahi gazap ve öfkeye dikkat etmek, halkın ödül ve teşvikinin değersiz olduğunu bilmek, insanların kadirşinaslıkta sözlerini tutmamalarına, şükranda bulunmamalarına, işleri unutmalarına ve güçsüzlüklerine bakmak, gönülleri ...
  • Namaz esnasında selama cevap vermenin şekli nasıldır?
    7025 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Namaz esnasındayken insan bir başkasına selam vermemelidir ve eğer bir başkası insana selam verirse, insan ön selam niteliğinde cevap vermelidir; örneğin “es-selamu aleyküm” veya “selamun aleyküm” söylemeli ve “aleyküm selam” dememelidir.[1] Hatırlatılmalıdır ki insan selamın cevabını ister namazda olsun ister namaz dışında ...
  • Hariciler Nehravan savaşında sapmışlar mıydı? Ali (a.s) Muaviye’nin fitne ateşini söndürme hususunda kuşku duyuyor muydu?
    12930 جنگهای امام علی ع 2012/08/22
    Hariciler, Hz. Ali’nin (a.s) takipçilerinden bir grup olup Sıffin savaşında hakemlik hadisesinde kendisine muhalefet etme sebebiyle itaat etmekten sakınan ve ondan ayrılan gruba denir. Bu yüzden onlara Marikin de denmiştir. Haricilerin Sapıklıkları: Bu grubun sapıklıkları çoktur ve biz örnek sıfatıyla sadece bazılarına işaret ...
  • Acaba insan, kendi din kardeşi olan bir kimsenin -aralarında gerçekleşen bir tartışma nedeniyle- hakkında eziyet görmesine neden olacak sözler söyleme hakkında sahip midir? Kendisinden özür dilediği halde ona karşı küskünlüğünü devam ettirebilir mi?
    10928 Pratik Ahlak 2011/07/24
    Af etme ve fedakârlık büyük insanların özellik ve hususiyetlerinden ve ruhunun büyüklüğünün nişanelerindendir. İslam mektebinde bu nitelik ve özellik ahlakın faziletlerinden sayılmaktadır. İslam dini öyle bir dindir ki sahip olduğu peygamberi (s.a.a.) ahlaki faziletleri ve güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildi. Peygamberinin kendisi de bu ...
  • Cennetin değişik kapıları ve bu kapıların da özel adları mı vardır?
    24903 Eski Kelam İlmi 2010/07/24
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    53938 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • hangi sınıra kadar kocasına itaat etmelidir? Erkek onu yolculuğa mecbur edebilir mi?
    10857 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Hadevi Tahrani’nin belirtilen soru hakkındaki cevabının açıklaması şudur:Kadın cinsel doyum konusunda erkeğe itaat etmelidir ve erkek evden çıkmayı yasaklarsa bu durumda kendisi evden çıkamaz. Elbette evlilik hayatının farz ve haramlarla yetinmeyle sorundan yoksun olmasının imkânsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ama ahlaka riayet etmek evliliğin pekişmesi ve tatlılığını ...

En Çok Okunanlar