Gelişmiş Arama
Ziyaret
16937
Güncellenme Tarihi: 2012/05/12
Soru Özeti
Edison elektriği bulmakla insanlığa büyük bir hizmet sundu ve milyarlarca insan ondan yararlanmaktalar, ama ruhaninin bir köşede Kur’an okuması veya fıkıh, felsefe yahut tefsir dersi vermesinin topluma ne gibi bir tesiri ve faydası ver olmaktadır?
Soru
Bazen dışarıda şöyle söylüyorlar: Örneğin Edison elektriği bulmakla büyük bir hizmet sundu; milyarlarca insan da o hizmetten yararlanmakta, ama o ruhaninin (mollanın) bir köşede Kur’an okuması veya fıkıh, felsefe yahut tefsir dersi vermesinin topluma ne gibi bir tesiri ve faydası var olmaktadır? Veya bazen şöyle söylüyorlar; bir ruhani oturup ders okuyor ve en fazla risale yazıyor. Bu nasıl hizmettir? Ama örneğin Pastor insanlara ne kadar büyük hizmetler sundu. Onun yaptığı işle ne kadar hasta iyileşiyor. Buna benzer sözler çok söylenmekte sizin bunun gibi sözlere verilecek cevabınız nedir?
Kısa Cevap

İlimlerin kısımlandırılmasında ilahi ilimler rütbe ve makam bakımından birinci mertebeye sahiptir ve ilahi ilimlerde şu anda İlim havzalarında okutulmakta olan ilimlerdir ve bu ilahi ilimlerden sonra diğer ilimlere sıra gelmektedir.

Bize göre ruhani, üniversite hocaları, öğretmenler ve insani ilimler bilginlerinin işleri, sadece maddi yönde işlevli olan hizmetlerden daha da yüksektir (gerçi onların yaptığı işlerde kendi yerinde değerlidir). Zira insanların ruhi ve manevi ihtiyaçları maddi ihtiyaçlardan önceliklidir. Ruhaniyetin işi halkın ve toplumun ruhani ve manevi boyutunu yetiştirmektir. Eğer bir toplum, maddi açıdan kayda değer ilerleme sağlar, ama ahlaki ve maneviyat yönünden aşağıda kalırsa, o toplumun hiçbir değeri kalmaz. Belki de onun elde ettiği maddi şeyler topluma yarar sağlayacağı yerde tehlike oluşturan bir unsur konuma gelir. Bu nedenle âlim ve bilginlerin iş türleri farklıdır ve yargılamada onların işlerine mütenasip yapılmalıdır.

Ayrıntılı Cevap

Beşeri ihtiyaçlar maddi ve manevi olmak üzere iki boyutludur ve her fert yâda grup kendi istidat ve gücü oranında ikisinden birini seçmekte ve o alanda araştırma ve gayretle topluma hizmet etmek için çaba sarf etmektedir. Sizlerinde bildiği gibi, ilimlerin kısımlandırılmasında ilahi ilimler rütbe ve makam bakımından birinci mertebeye sahiptir ve ilahi ilimlerde şu anda İlim havzalarında okutulmakta olan ilimlerdir ve bu ilahi ilimlerden sonra diğer ilimlere sıra gelmektedir.

Bize göre ruhanilerin, üniversite hocalarının, öğretmenler ve insani ilimler bilginlerinin işleri, sadece maddi yönde işlevi olan hizmetlerden daha da yüksektir. Zira insanların ruhi ve manevi ihtiyaçları maddi ihtiyaçlardan önceliklidir. Ruhaniyetin işi halkın ve toplumun ruhani ve manevi boyutunu yetiştirmektir. Eğer bir toplum, maddi açıdan kayda değer ilerleme sağlar, ama ahlaki ve maneviyat yönünden aşağıda kalırsa, o toplumun hiçbir değeri olmaz. Ola ki onun elde ettiği maddi şeyler topluma yarar sağlayacağı yerde tehlike oluşturan bir unsur olabilir. Elbette biz burada tabii ve tecrübî ilimleri nakıs etme makamında değiliz, ama âlim ve bilginlerin iş türleri farklıdır ve aynı şekilde yargılamada onların işlerine mütenasip yapılmalıdır. Sizlerinde bildiği gibi Peygamberler halkın ruhi hastalıklarını deva etmek için geldiler: “Peygamber (s.a.a) seyyar bir tabiptir.  Şifa bağışlayan merhemlerini ve tedavi malzemelerini hazırlamış, kör kalpleri, sağır ruhları gördüğü her yerde onların tedavisine kayam eder. Müptela ve hasta olmuş olan halkları manevi ölümlerinden ve ruhani uçurumlarından kurtarmaya çalışır”.[1]

Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de bu konu hakkında şöyle buyurmaktadır: “men ahayaha ke’ennema ehyannase cemi’a”. “Her kim de birini yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır.”[2]

Bu ayeti kerimedeki bir insanı yaşatmaktan kasıt,  “yaşayan bir insanı yaratmak” veya “ölü birini yaşatmak” değildir. bilakis yaşatmaktan kasıt, akıl sahiplerinin örfünde ihya olarak sayılan şeylerdir. Akıl ehli bir tabibin bir hastayı iyileştirdiği veya bir dalgıcın boğulmak üzere iken birisini kurtardığı veyahut esir düşen birsini başka birisi tarafından düşmandan kurtarıldığında, felan kişi felan şahsı yaşattı (yahut ona yaşama hakkı verdi) derler. Allah-u Teâlâ’nın da yüce kelamı Kur’an’da böyleli tabirler kullanmıştır. Örneğin hakka doğru hidayeti ihya saymış ve şöyle buyurmuştur: “eve men kane meyyiten fe’ehyeynaha ve ce’alna lehu nuren yemşi bihi finnas” “Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu.”[3]

Eğer soruda sorulduğu şey doğru olmuş olsaydı, şöyle bir netice almamış gerekirdi: Çocuklarını iyi terbiye eden anne ve baba, işi gücü insani ilimlerle olan öğretmen ve üniversite hocaları insan toplumları için faydalı bir hizmet yapmamış. Faydalı işler sadece maddi alanda bir eser tevlit edebilen kimseler yapmıştır. Ama bu tür bir yargı ve kazavet kesinlikle doğru değildir. 

Bu nedenle ruhaniyetin işini risaleti doğrultusunda değerlendirmek ve tahlil etmemiz gerekmektedir, başkalarının yargıladığı gibi değil, eğer öyle olursa (hâşâ) ilahi Peygamberlerin, imamların, büyük âlim ve ariflerin de halka müspet ve kayda değer bir şey sunmadıklarını söylememiz gerekir.     

 


[1] “Nehcü’l Belaga”, s: 156, Beni Ümeyye Fitnesi.

[2] Maide Suresi, 32. ayet

[3] Tabatabai, Seyyid Muhammed, “El- Mizan”, Tercüme Musa Hemdani,Kum: İntişaratı İslami, c: 5, s: 317.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar