Gelişmiş Arama
Ziyaret
42031
Güncellenme Tarihi: 2012/05/12
Soru Özeti
Hz. Meryem ve Hz. Asiye (s) nasıl ve ne zaman vefat ve nerede toprağa verildiler?
Soru
Hz. Meryem ve Hz. Asiye (s) nasıl ve ne zaman vefat ve nerede toprağa verildiler?
Kısa Cevap

Firavun, Asiye'nin iman ettiğininin farkına vardıktan sonra defalarca onu uyardı ve ısrarla Musa'nın (a) dininden dönmesini ve onun Allah'ından yüz çevirmesini istiyor. Sonunda Firavun'un emri üzrine ellerini ve ayaklarını çivilerle bağlayarak kızgın güneşin ününe atıp göğsünün üzerine büyük bir taş koydular ta ki şahadet mertebesine nail oldu. Onun Hz. Asiye’nin (s) kabri Mısırdadır.[i] Elimizdeki tarih kitaplarını inceledik ancak kaç yaşında iken vefat ettiği hakkında bir bilgiye ulaşamadık.

İslami kaynakların dediğine göre, kutsal kitabın aksine Hz.Meryem (s)-51 veya 63 yaşında- Hz. İsa (a) hayatta iken vefat etti. Hz. İsa’nın (a) kendisi cenazesini yıkamıştı.[ii] Hz. Meryem'in kabri Beytu'l Mukaddes'tedir.

 


[i]  Yakut Hamevi,Şehabeddin Ebu Abdullah Yakut b.Abdullah, ''Mu'cemu'l Buldan'', Lübnan/Beyrut: Daru-Sadır, 1995 m., İkinci Baskı, c.5, s.142

[ii] Kuleyni, ''Kafi'', İran/Tahran, Neşri-İslamiyye,1362ş. ,İkinci Baskı, c.1,s.459

Meclisi,Muhammed Bakr, ''Biharu'l Envar'', Lübnan/Beyrut, Muessesetu'l Vefa, 1404k.,c.43, s.206

 

Ayrıntılı Cevap

Soru iki bölümden meydana geldiği için cevabıda iki bölümde verilecek.

a) Hz. Meryem (s)

Hz. Meryem'in (s) hayatı hakkında elimizde açık ve net bilgiler yoktur dolayısıyla detaylı bir şekilde hayatı hakkında görüş belirtilemez.

Kutsal kitabın açık bir şekilde belirttiğine göre, Hz. Meryem (s), Hz. İsa'nın (a) vefatından sonra uzun bir süre daha yaşamış ve oğlunun çarmıha gerilmesine tanık olmuştur.[1] Lakin kutsal kitabta söylenenlerin aksine islami kaynaklarda Hz. Meryem'in (s) İsa (a) hayattayken vefat ettiği ve Hz. İsa'nın (a) onun cenazesini yıkadığı[2] anlatılmaktadır. Hz. Meryem'in (s) kabri Beytu'l Mukaddes'tedir.[3]

Hz. Meryem'in kaç yaşında vefat ettiği hususunda muhtelif görüşler öne sürülmüştür. Bazılarına göre 51 yaşında,[4] bazılarına görede 63 yaşında[5] vefat etmiştir. Vefat edişinin şekli hakkında sahih bir nakil elimizede yoktur.[6]

b) Hz. Asiye (s)

Firavun'un eşi olan Asiye, sihirbazlar karşısında Musa'nın (a)  mucizesini gördükten sonra kalbinin derinlikleri iman nuruyla aydınlandı ve o lahzadan itibaren Musa'ya iman etti. Asiye (s) sürekli iman edişini gizliyordu. Ancak Allah'a iman etmek ve sevgi beslemek her zaman saklanabilinecek cinsten değildir. Firavun onun iman ettğini fark edince defalarca onu uyardı ve ısrarla Musa'nın dininden ve Allah'ından uzak durmasını istemişti. Ama o, istikamet içinde asla Firavun'un isteğine teslim olmadı.

Sonunda Firavun'un emriyle elleri ve ayakları zincirlerle bağlanıp kızgın güneşin sıcağının altına atıldı ve göğsünün üzerine büyük bir taş konuldu. Hayatının son anlarını geçirirken okuduğu dua şuydu: '' Allah’ım! Benim için cennette kendi indinde bir ev inşa et. Beni Firavun'dan ve yaptıklarından ve bu zalim kavimden kurtar.''[7] Allah'da bu fedakâr, her şeyi gözden çıkaran mümine kadının duasını kabul etti ve onu Meryem gibi dünyanın en dekçin kadınlarından kıldı.[8]

Hz.Asiye'nin (s) mazarı Mısır'dadır.[9] Ancak onun hangi yaşta vefat ettiği hakkıda, ilgili tarih kaynaklarında bir bilgi bulamadık.

Hz. Meryem ve Hz. Asiye'nin (s) şahsiyetleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki indekslere bakabilirsiniz.

  1. '' Seyyideyi-Zenané Alem Fatima Ve Meryem (s)Soru 23558 (Site: 13742)
  2. ''Hz.Zeynep Ve Zenané Berteré Alem''Soru 15669 (Site: 15401)
  3. '' Makamı-Hz.Meryem (s)Soru 6591(Site:8306)

 


[1] Yuhanna İnicili;19,25

[2] '' Kafi'' , c.1, s.459,  ''Biharu'l Envar'',c.43, s.206

[3]  İbnu'l Fakih, Ebu Abdullah Ahmed b.Muhammed b.İshak, ''El'buldan'', Tahkik: Yusuf El'hadi, Lübnan/Beyrut, Alemu'l Kutup, Birinci Baskı, s.146

[4] İbni Esir, ''El'kamil Fi-Ttarih'',Lübnan/Beyrut, Daru-Sadır,1389k. , c.1, s.307

[5]  ''Nasihu-Ttavarih'', Hz.İsa'yı (a) konu eden cild, s.113

[6]   Örneğin denilir ki; bir gün Hz. Meryem sahraya çıkmıştı. Bir dağın eteğinde yoğun düşmüş ve yatmıştı. Bir daha da kalkmamış ve hayata gözlerini kapamıştı. Allah tarafından cennet hurileri gelip onu yıkamış ve beyaz bir parçayı üzerine çekmişlerdi. İsa (a) geldiğinde onu yatmış ve üzerine beyaz bir parça çekilmiş halde görüyor. Onu uyandırmaya kıyamayıp bir müddet etrafı gezmiş. Vakit geçti ve annesinin iftar ve namaz zamanı gelmişti. Yavaşça onu çağırdı cevap almadı. Yakınına gidip yüksek sesle çağırdı, yine cevap alamayınca üzerinden beyaz parçayı araladı ve annesinin vefat ettiğini gördü. Hüzün ve gözyaşları içinde annesini kaldırıp getirdi ve Beytu'l Mukaddes'te toprağa verdi.( ''Kısasu'l Enbiya'', Hüseyin İmad Zade, Neşri-İslam,1388ş.). Bu anlatılanlarının bir kısmı, Hz.İsa'nın (a) annesinin cenazesini yıkadığını serahaten ifade eden hadisler çelişmektedir. 

[7] Tahrim; 11

[8]  ''Biharu'l Envar'', c.13, s.164-165,  ''El'kamil Fi-Ttarih'', c.1, s.183-185

[9]  Yakut Hamevi, Şehabeddin Ebu Abdullah Yakut b.Abdullah, ''Mu'cemu'l Buldan'', c.5,s.142

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Secde etmek için iki mühürden istifade etmek doğru mudur?
    6783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Namaz kılan insanın secde yeri dizlerinin olduğu yerden birleşik dört parmak miktarından aşağı veya yukarı olmamalıdır.[1] Bundan dolayı iki mührün yüksekliği birleşik dört parmaktan fazla olmazsa ona secde edilebilir. Namazda secde yerinin yüksekliğini değiştirmenin de bir sakıncası yoktur.
  • Doğru alışverişin şartları nelerdir?
    7549 Alış-Veriş 2012/06/14
    Bu soru çok geneldir; zira alışveriş kavramı fıkıh ve örfte değişik manalara sahiptir: Genel anlamıyla alışveriş/muamele, özel anlamıyla muamele ve özel ve genel arasında bulunan orta manasındaki muamele bu kabildendir. Genel anlamıyla muamele, yakınlık kastinin muteber olmadığı ve elbise ve bedeni temizlemek, alıveriş, nikâh ve boşanmak gibi ...
  • Neden Kadir Gecesi’nde vücuda safran sürülmesi yasaklanmıştır?
    39091 Pratik Ahlak 2010/05/06
    1) Safranın; yiyecek, ilaç ve süs olmak üzere üç özelliği vardır. Safranın rivayetlerde yasaklanan yönü, süs ve ziynet olarak kullanıldığı takdirdedir. 2) Bedene safran sürmek haram değildir ama bu rivayete göre eğer bir kişi Kadir gecesinde bedenine ...
  • Riyayı tedavi etmenin yolu nedir?
    13881 Pratik Ahlak 2011/10/22
    Riya, insanın güzel amel ve davranışları başkalarına göstererek toplumda itibar ve konum kazanmak istemesine denir. Riya ihlâsın karşı noktasında yer alır. Riya ameline yönelik ilahi gazap ve öfkeye dikkat etmek, halkın ödül ve teşvikinin değersiz olduğunu bilmek, insanların kadirşinaslıkta sözlerini tutmamalarına, şükranda bulunmamalarına, işleri unutmalarına ve güçsüzlüklerine bakmak, gönülleri ...
  • Namaz esnasında selama cevap vermenin şekli nasıldır?
    7025 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Namaz esnasındayken insan bir başkasına selam vermemelidir ve eğer bir başkası insana selam verirse, insan ön selam niteliğinde cevap vermelidir; örneğin “es-selamu aleyküm” veya “selamun aleyküm” söylemeli ve “aleyküm selam” dememelidir.[1] Hatırlatılmalıdır ki insan selamın cevabını ister namazda olsun ister namaz dışında ...
  • Hariciler Nehravan savaşında sapmışlar mıydı? Ali (a.s) Muaviye’nin fitne ateşini söndürme hususunda kuşku duyuyor muydu?
    12930 جنگهای امام علی ع 2012/08/22
    Hariciler, Hz. Ali’nin (a.s) takipçilerinden bir grup olup Sıffin savaşında hakemlik hadisesinde kendisine muhalefet etme sebebiyle itaat etmekten sakınan ve ondan ayrılan gruba denir. Bu yüzden onlara Marikin de denmiştir. Haricilerin Sapıklıkları: Bu grubun sapıklıkları çoktur ve biz örnek sıfatıyla sadece bazılarına işaret ...
  • Acaba insan, kendi din kardeşi olan bir kimsenin -aralarında gerçekleşen bir tartışma nedeniyle- hakkında eziyet görmesine neden olacak sözler söyleme hakkında sahip midir? Kendisinden özür dilediği halde ona karşı küskünlüğünü devam ettirebilir mi?
    10928 Pratik Ahlak 2011/07/24
    Af etme ve fedakârlık büyük insanların özellik ve hususiyetlerinden ve ruhunun büyüklüğünün nişanelerindendir. İslam mektebinde bu nitelik ve özellik ahlakın faziletlerinden sayılmaktadır. İslam dini öyle bir dindir ki sahip olduğu peygamberi (s.a.a.) ahlaki faziletleri ve güzelliklerini tamamlamak üzere gönderildi. Peygamberinin kendisi de bu ...
  • Cennetin değişik kapıları ve bu kapıların da özel adları mı vardır?
    24903 Eski Kelam İlmi 2010/07/24
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Rükuda ‘Azim’, secdede ‘A’la’ isimlerinin söylenmesinin nedeni nedir?
    53938 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Rükuda Subhane Rabbiye’l-Azimi ve Bihamdih ve secdelerde Subhane Rabbiye’l-A’la ve Bihamdih dememizin asıl nedeni Allah’ın emri olması ve rivayetlerde bunları söylemeye emrolunmamızdan dolayıdır. Ama onları söylemeye emrolunmanın hikmetlerini de bulabiliriz. Rüku Allah’ı tazim etmektir. Her rükuyla Allah’ı tazim ediyoruz. Bir şeyi tazim etmek o şeyin ...
  • hangi sınıra kadar kocasına itaat etmelidir? Erkek onu yolculuğa mecbur edebilir mi?
    10857 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Hz. Ayetullah Hadevi Tahrani’nin belirtilen soru hakkındaki cevabının açıklaması şudur:Kadın cinsel doyum konusunda erkeğe itaat etmelidir ve erkek evden çıkmayı yasaklarsa bu durumda kendisi evden çıkamaz. Elbette evlilik hayatının farz ve haramlarla yetinmeyle sorundan yoksun olmasının imkânsız olduğuna dikkat edilmelidir. Ama ahlaka riayet etmek evliliğin pekişmesi ve tatlılığını ...

En Çok Okunanlar