Gelişmiş Arama
Ziyaret
5868
Güncellenme Tarihi: 2015/04/16
Soru Özeti
ben kasetlerden ve has şirketlere ait sd.lerden kopyalama yapıyordum. Şirketleri tanımadığımı dikkate alarak onların hakkını nasıl eda edebiliyorum?
Soru
Selamun aleykum: ben geçmiş senelerde kasetlerden ve has şirketlere ait sd.lerden yazılımların kopyalıyordum ve bu işin şeran işkalı olduğunu bilmiyordum. Şimdiki sorum şu: hangi şirketler olduğumu bilmediğimi dikkate alarak söz konusu şirketlerin hakkını nasıl eda edebiliyorum?
Kısa Cevap
Kopyalama ve manevi haklar noktasında değerli mercilerin görüşleri farklıdır.
Ayetullah, İmam Humeyni, Tebrizi, Sistani, ve Safi hazretleri şuna inanmaktadırlar: yazılım türü bir şeyi icat etmek usulen üretkenine hak icat etmiyor ve dolayısıyla sahiplerinden izin almaksızın kopyalamaları ve çoğaltması caizdir.
Ayetullah Hamenei, Behcet, ve Vahit hazretleri şöyle diyorlar: ihtiyati vacip gereğince sahipleri için hak icat ediyor ve dolayısıyla sahibinin izni olmaksızın çoğaltılması ihtiyati vacip gereğince caiz değildir.
Ayetullah Fazıl, Mekarım ve Nuri Hemedani hazretleri yazılım ve her hangi bir programı icat etmek sahibine hak icat ediyor ve dolayısıyla sahibinin izni olmaksızın çoğaltılması caiz değildir.
Bütün bu taklidi mercilerce bu hükümlerde daha önce başkaları tarafından şifresi kırılmış olsun veya ilk defa şahsın kendisi tarafından şifresi kırılmış olsun fark koyulmamışlar.
Elbette eğer yazılım muamele edildiği sırada satıcı (üreten kişi) çoğaltılmamasına dair şart koymuş veya satışı çoğaltılmaması üzerine bina edilmişse ve hakeza: eğer söz konusu program sd.sinin çoğaltılmaması için bir kanun söz konusuysa, bu durumda söz konusu kanuna riayet edilmesi bütün mercilerce gereklidir.[1]  
Her halükarda eğer kopyalama caiz olmadığını farz eder ve kişinin üreten kimseye karşı meşgulü zimme (borçlu) olduğunu farz edersek şunu söylemek gerekir:
İnsanın boynunda borç olur ve borç sahibi belli değil veya kendisine ulaşılmıyorsa malından bir miktarını kendisine borçlu olan kimsenin adına (reddil mezalım/mazlüm hakkı niyetiyle) gerekli şartlara haiz olan müçtehidin izniyle fakirleri verilmesi gerekiyor.[2]  
Genle anlamda başkasının her çeşit hakkı ve malı insanın boynunda var ve sahibi belli olmazsa “meçhulül malik” yani sahibi belli olmayan maldan sayılıyor, dolayısıyla sahibini bulmak için gereken çalışma yapılıp bulunamayacağına dair yese düşerse ihtiyat gereğince hâkimi şer’i izniyle sadaka olarak fakirlere verilsin.[3]
Her halükarda sizin sorunuz mercilerin defterlerinden soruldu ve verdikleri cevap şöyledir:
Ayetullahil Uzma Sistani ve Hamenei hazretleri (damet berakatuhuma)
Eğer kendi şahsi istifaden için yapmışsan işkalı yoktur ve boynunuzda her hangi bir borç söz konusu değildir.
Ayetullahil uzma Safi gülpaygani hazretleri (medde zilluhul ali):
Eğer Sd veya kaset satın alınırken kopyalamaması şart koşulmuşsa şarta muhalefet edilmesi haramdır. Ama eğer şart edilmemişse işkâlı yoktur. Birinci halette (şart edilmiş şarta muhalefet yapılmışsa) de tövbe etmelisin ve borç olarak boynunda bir şey yok.
Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani hazretleri (damet berekatuhu),
Kültürel mahsullerinden izni olmaksızın caiz olmayan şirketler –yani Müslüman şirketler veya İslami ülkelerle karşılıklı olarak bir birinin haklarına riayet edilmesine dair antlaşma yapılmış şirketler - eğer icmalen tanınıyorsa hakları geri verilmelidir.      
Yani eğer örneğin, biliyorsun ki a ve b şirketine borçluysan ve borcunun en az miktarı senin için malum ise onu söz konusu şirkete kavuşturman gerekiyor. Ama eğer şirketler icmalen de olsa tanımıyorsanız ama borç miktarı azda olsa senin için yakini olarak belli ise onu tanımadığın şirketler adına reddi mezalım (zülüm görmüş) unvanıyla sadak ver.
 

[1] Alıntı: soru: 1410 (site: 1430).
[2] Lenkerani, Muhammed Fazıl Muvvehidi, “Risale- Tevdihül Mesail”, s. 542, Kum: sedu çahardehum, 1426, hicri kameri.
[3] 12718 sorudan iktibas.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İkinci iş yapma hakkında fetva var mıdır? Veya ikinci işten elde edilen mal, dünyaya düşkünlük sayılır mı?
    6377 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/29
    İslam açısından iş sahibi veya ikinci bir işe sahip olmanın hiçbir sakıncası yoktur. İslam dini açısından beğenilmeyen, kınanan şey dünyaya düşkünlük, ona bağlanmak, maneviyat ve ahiretten uzaklaşmaktır ki bunlar bir işe sahibi olanlarda da görülebilir. Bir işi ve az bir geliri olanların içinde de dünayaya daha fazla ...
  • Eğer meseleyi bilmemeden ötürü ölüyü tahnit etmeksizin toprağa gömerlerse ne yapılmalıdır?
    7445 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Gusül aldırıldıktan sonra ölüyü tahnit etmek farzdır; yani ölünün alnı, el avuçları, diz kapakları ve ayaklarının büyük parmaklarının ucuna kâfur sürülmelidir.[1] Ama defin işleminden sonra ölünün tahnit edilmediğinin farkına varılırsa, beden kabirde kokmamış ve dağılmamışsa, kabrin açılıp kabirde tahnit işleminin yapılması fazdır ve onun ...
  • Namaz dinin direği ise neden fürû-u din’den sayılmıştır?
    9745 Eski Kelam İlmi 2010/10/12
    Usul-u din, insanın akıl ve idrakıyla kabul ederek İslam’a girdiği inançlar topluluğuna denir. İslam’agirildikten sonra insanın üzerine bir takım bireysel ve toplumsal vazifeler farz olur ki, onlardan biri namazdır. Namaz, ahkamın içinde çok önemli ...
  • İslam’ın intihar hakkındaki hükmü nedir?
    9073 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Kesinlikle her insanın hayatında dünyayı gözünde karanlık ve boş kılan rahatsızlıklar ve yenilgiler meydana gelmektedir. Bu durumda insanlar iki türlüdür: Bir grup bu sorunlar yumağından başı dik çıkmakta, tüm zorluklara göğüs germekte ve Allah’a tevekkül ederek yeniden yapılanmaya başlamaktadır. Bunun karşısında yer alan diğer grup ise eğilmekte, inzivaya çekilmekte ...
  • İslam dininin büyük ve görkemli evler hakkındaki görüşü nedir? Nasıl insanları ev yaparken ölçülü olmaya davet edebiliriz?
    2804 Hadis 2020/01/19
  • Neden biz Şiiler Hamd suresinden sonra “elhamdülillahi rabbi’l-âlemin diye söylemekteyiz?
    8783 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Bizim ile Ehli Sünnet arasında bir takım şekilsel ihtilaflar mevcuttur. Ehli Sünnet mensuplarının el bağlayarak namaz kılması, onların abdest alma şekli ve bunun Şia ile farklılığı, fıkıh konularındaki bazı şekilsel ihtilaf noktaları olarak adlandırılabilir. Bu ihtilafların nedeni, bu sitedeki diğer sorularda detaylıca işlenen daha genel konulara dönmektedir. (1523, 248 ...
  • Gıybeti dinleyen gıybet edenin günahına ortak mıdır?
    3852 Gıybet, Hakaret Ve Gözetleme 2020/01/20
  • Acaba “aşura gününde insan kedisi için dua yapmamalıdır” şeklindeki iddia doğru mudur?
    6103 Pratik Ahlak 2012/09/15
    Dua kulun fakirane bir şekilde hak Teâlâ’yla irtibat kurup dünyevi ve uhrevi ihtiyacını gidermek için dilekte bulunmaktır. Her durumda kendine ve başkalarına dua yapmak beğenilmekte ve oldukça fazla fazileti ve sevabı vardır. Aşura gününde kedin için dua yapmanın hiçbir işkâlı yoktur. Bilakis aşura gününde yapılması ...
  • Hz. İsa’nın evlenmemesinin özel bir nedeni mi vardı?
    26719 Eski Kelam İlmi 2012/05/30
    Hz. İsa’nın evlenmesi konusunda dini öğretilerde işaret edilen bazı meselelere bakıldığında ilk anda Hz. İsa’nın evliliğe karşı olduğu düşüncesini doğurmaktadır. Ancak Kur’an ve rivayetlerin önemle yaptıkları tavsiyeler göz önüne alındığında ve Hz. İsa’nın (a.s) yaşamı incelediğinde Onun evliliğe karşı olmadığı görülecektir. Onun evlenmemesinin nedeni kendi özel yaşamının ...
  • Cabir b. Efleh kimdir?
    5567 تاريخ بزرگان 2011/08/17
    Cabir b. Efleh-i İsmailî beş ve altıncı asırdaki İspanyalı gökbilimcilerinden olup “Kitabu’l-Hayat Fi Islahi’l-Mucesta” kitabının yazarıdır. O, muhtemelen Sivil’de (İşbiliye) dünyaya gelmiştir; zira bazı yazarlar ve özellikle de Cabir’in oğluyla tanışık olduğunu belirten Musa b.Meymun (529-600) ve Betruci onu İşbilî olarak adlandırmışlardır. Bazen Cabir b. Efleh’in adı başka şahıslar ...

En Çok Okunanlar