Gelişmiş Arama
Ziyaret
5407
Güncellenme Tarihi: 2015/04/16
Soru Özeti
ben kasetlerden ve has şirketlere ait sd.lerden kopyalama yapıyordum. Şirketleri tanımadığımı dikkate alarak onların hakkını nasıl eda edebiliyorum?
Soru
Selamun aleykum: ben geçmiş senelerde kasetlerden ve has şirketlere ait sd.lerden yazılımların kopyalıyordum ve bu işin şeran işkalı olduğunu bilmiyordum. Şimdiki sorum şu: hangi şirketler olduğumu bilmediğimi dikkate alarak söz konusu şirketlerin hakkını nasıl eda edebiliyorum?
Kısa Cevap
Kopyalama ve manevi haklar noktasında değerli mercilerin görüşleri farklıdır.
Ayetullah, İmam Humeyni, Tebrizi, Sistani, ve Safi hazretleri şuna inanmaktadırlar: yazılım türü bir şeyi icat etmek usulen üretkenine hak icat etmiyor ve dolayısıyla sahiplerinden izin almaksızın kopyalamaları ve çoğaltması caizdir.
Ayetullah Hamenei, Behcet, ve Vahit hazretleri şöyle diyorlar: ihtiyati vacip gereğince sahipleri için hak icat ediyor ve dolayısıyla sahibinin izni olmaksızın çoğaltılması ihtiyati vacip gereğince caiz değildir.
Ayetullah Fazıl, Mekarım ve Nuri Hemedani hazretleri yazılım ve her hangi bir programı icat etmek sahibine hak icat ediyor ve dolayısıyla sahibinin izni olmaksızın çoğaltılması caiz değildir.
Bütün bu taklidi mercilerce bu hükümlerde daha önce başkaları tarafından şifresi kırılmış olsun veya ilk defa şahsın kendisi tarafından şifresi kırılmış olsun fark koyulmamışlar.
Elbette eğer yazılım muamele edildiği sırada satıcı (üreten kişi) çoğaltılmamasına dair şart koymuş veya satışı çoğaltılmaması üzerine bina edilmişse ve hakeza: eğer söz konusu program sd.sinin çoğaltılmaması için bir kanun söz konusuysa, bu durumda söz konusu kanuna riayet edilmesi bütün mercilerce gereklidir.[1]  
Her halükarda eğer kopyalama caiz olmadığını farz eder ve kişinin üreten kimseye karşı meşgulü zimme (borçlu) olduğunu farz edersek şunu söylemek gerekir:
İnsanın boynunda borç olur ve borç sahibi belli değil veya kendisine ulaşılmıyorsa malından bir miktarını kendisine borçlu olan kimsenin adına (reddil mezalım/mazlüm hakkı niyetiyle) gerekli şartlara haiz olan müçtehidin izniyle fakirleri verilmesi gerekiyor.[2]  
Genle anlamda başkasının her çeşit hakkı ve malı insanın boynunda var ve sahibi belli olmazsa “meçhulül malik” yani sahibi belli olmayan maldan sayılıyor, dolayısıyla sahibini bulmak için gereken çalışma yapılıp bulunamayacağına dair yese düşerse ihtiyat gereğince hâkimi şer’i izniyle sadaka olarak fakirlere verilsin.[3]
Her halükarda sizin sorunuz mercilerin defterlerinden soruldu ve verdikleri cevap şöyledir:
Ayetullahil Uzma Sistani ve Hamenei hazretleri (damet berakatuhuma)
Eğer kendi şahsi istifaden için yapmışsan işkalı yoktur ve boynunuzda her hangi bir borç söz konusu değildir.
Ayetullahil uzma Safi gülpaygani hazretleri (medde zilluhul ali):
Eğer Sd veya kaset satın alınırken kopyalamaması şart koşulmuşsa şarta muhalefet edilmesi haramdır. Ama eğer şart edilmemişse işkâlı yoktur. Birinci halette (şart edilmiş şarta muhalefet yapılmışsa) de tövbe etmelisin ve borç olarak boynunda bir şey yok.
Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani hazretleri (damet berekatuhu),
Kültürel mahsullerinden izni olmaksızın caiz olmayan şirketler –yani Müslüman şirketler veya İslami ülkelerle karşılıklı olarak bir birinin haklarına riayet edilmesine dair antlaşma yapılmış şirketler - eğer icmalen tanınıyorsa hakları geri verilmelidir.      
Yani eğer örneğin, biliyorsun ki a ve b şirketine borçluysan ve borcunun en az miktarı senin için malum ise onu söz konusu şirkete kavuşturman gerekiyor. Ama eğer şirketler icmalen de olsa tanımıyorsanız ama borç miktarı azda olsa senin için yakini olarak belli ise onu tanımadığın şirketler adına reddi mezalım (zülüm görmüş) unvanıyla sadak ver.
 

[1] Alıntı: soru: 1410 (site: 1430).
[2] Lenkerani, Muhammed Fazıl Muvvehidi, “Risale- Tevdihül Mesail”, s. 542, Kum: sedu çahardehum, 1426, hicri kameri.
[3] 12718 sorudan iktibas.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bilal evlenmiş midir, yoksa evlenmemiş midir? Eğer evlenmiş ise çocuğu veya çocukları var mıdır?
    5777 تاريخ بزرگان 2010/09/04
    Tarih kitaplarında Bilal’in evliliği hakkında bilgi bulunmaktadır. Örneğin peygamberin ısrarı ile beni Kenan kabilesinden bir kadınla evlenmiştir.[1] Bir başka yerde de beni Zühre kabilesinden bir kadınla evlendiği nakledilmiştir.[2] Bir başka kaynağa göre de ...
  • Tek bir kapısı olan Camiye hayız ve cünüp bir kimsenin girmesinin hükmü nedir?
    5982 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/30
    Hayız halinde olan kadın ve cünüp bir kimsenin Camide durması caiz değildir. Ama eğer bir kapıdan girip bir diğer kapıdan çıkıyorsa ya Camide var olan bir şeyi kaldırmak için Camiye giriyorsa sakıncası yok.[1] Buna binaen eğer Caminin tek bir ...
  • Kuran’da hangi ayet kurtuluş yolunu açıklamaktadır?
    2674 Tefsir 2020/01/20
  • Kafi’de sahih hadislerin fazla olmadığı iddiası doğru mudur?
    11232 Ricalu’l-Hadis (Ravilerin İncelenmesi) 2010/12/29
    Kuleyni’nin hadisler için söylediği ölçüler, muhalif ve çelişik hadisler içindir. Yoksa bütün sahih hadisleri tanımak için söylenen şu üç ölçüyle, yani ‘rivayetin Kur’an’la karşılaştırılması, sünniye muhalif olması ve tahyir’le sınırlı değildir; ölçüler bunlardan daha çoktur.Kuleyni’den sonra yazılan kitaplar, onun kitabının yetersiz olduğu anlamına gelmez. Çünkü ...
  • Ubey b. Kab’ın şahsiyeti nasıl idi?
    8592 تاريخ بزرگان 2012/03/12
    Ubey b. Kab, Hz. Peygamberin en meşhur sahabelerinden biridir, Şia ve Ehli Sünnet’i içeren tüm Müslümanların yanında saygıya sahiptir. Şii kaynaklarında ondan sınırlı sayıda rivayet nakledilmiştir. Rical bilginleri, onu Allah Resulü’nün sahabelerinden ve vahiy kâtiplerinden saymışlardır. Kendisinden nakledilen rivayetler göz önünde bulundurulduğunda, onun Ehli Beyte (a.s) ve ...
  • Kadınlar, arka arkaya 31 gün olan orucun keffaretini hayız halinde nasıl yerine getirebilirler?
    6008 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/02/14
    Arka arkaya tutulması şart olan oruçlarda (keffaret veya adak orucu gibi), hastalık, hayız, nifas vb. özürlerden dolayı mükellef arka arkaya oruç tutamazsa özrü (hastalık, hayız, nifas...) giderildikten sonra orucunu tutmaya hemen devam ederse orucu sahih olur ve yeni baştan oruçları tutmasına gerek yoktur.
  • Çöl ve sahraların yaratılış felsefesi nedir?
    10637 Eski Kelam İlmi 2012/04/09
    1. Allah-u Teâlâ’nın gökyüzü, yeryüzü, dağlar, denizler, ormanlar, çöller ve… kapsamak üzere yarattığı her şey fayda ve maslahat üzerinedir. Bunların yaratılışı hak iledir ve bunların hiçbirisine batıl yol bulunamaz.[1] Ne var ki beşer, bu maslahatları derk etmekten acizdir. Ormanlar ve denizler, insan için hissedilip ...
  • İnkılâbın Rehberi Seyit Ali Hameyney’i hazretlerinin namahrem kadına bakma bağlamındaki fetvası nedir?
    7312 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/20
    İnkılâbın Rehberi Seyit Ali Hameyney’i hazretlerinin namahrem kadına bakma bağlamındaki fetvası imam Humeyni’nin (r.h.) fetvasıyla aynıdır.Müslüman kadınlara bakmanın hükmü hakkında İmam Humeyni şöyle buyuruyor: “erkeğin kadının bedenine bakması ister lezzet kastıyla olsun ister lezzet kastıyla olmasın haramdır. Yüzüne ve ellerine bakması eğer lezzet kastıyla olursa haramdır. Ama eğer lezzet ...
  • Sigaranın orucu bozduğunu bilmeyen biri, sigara içerek tuttuğu oruçların kazasının yanı sıra keffarette vermeli midir?
    7618 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/13
    İmam Humeyni (r.a) ve diğer büyük taklit mercilerinin görüşleri şöyledir: (Oruç tutan kişi) Meseleyi bilmediğinden dolayı orucu bozan bir şey yapsa, eğer meseleyi öğrenme imkanı vardıysa farz ihtiyat gereği üzerine keffaret gelir. Eğer meseleyi öğrenme imkanı yoktuysa veya meselenin farkında değildiyse yahut filan şeyin orucu bozduğunu kesin olarak ...
  • Ferdi namaz cemaat namazıyla birleştirilebilir mi? (Merciim rehberdir)
    5500 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    Ferdi namaz cemaat namazıyla birleştirilemez; elbette insan farz bir namazı kılma esnasında cemaat namazı kılınmaya başlarsa, eğer üçüncü rekata girmemişse ve namazı bitirdikten sonra cemaat namazına yetişemeyeceğinden korkarsa, namazı müstehap bir namaz niyetiyle iki rekat olarak tamamlayıp cemaate yetişmesi müstehaptır. Eğer müstehap namazı tamamlamayla da cemaate ulaşamıyorsa, müstehap namazı ...

En Çok Okunanlar