Gelişmiş Arama
Ziyaret
10055
Güncellenme Tarihi: 2012/04/15
Soru Özeti
Ben kız ve erkeğin yükümlülük yaşının hangi esasa göre belirlendiğini öğrenmek istiyorum.
Soru
Merhaba. Ben kız ve erkeğin yükümlülük yaşının hangi esasa göre belirlendiğini öğrenmek istiyorum. Neden Ehli Sünnet kızların yükümlülük yaşışını tabii erginlik zamanına eş bilmekte, biz Şiiler ise bunun dokuz yaş olduğunu söylemekteyiz? Lütfen delilleri ile birlikte kapsamlı bir açıklama yapar mısınız?
Kısa Cevap

İslam’da yükümlülük yaşı erginlik esasınca belirlenmiştir. Yani erginlik alametleri (bu alametlerin en azı erkekler için cünüp olmak ve kızlar için adet görmektir) hâsıl olduğunda insan yükümlülük yaşına girmiş olur. Ama İslam dininde tabii alametler dışında erkek ve kızların erginliği için yaş ölçüsü de göz önünde bulundurulmuştur. O halde eğer kız ve erkek erginliğin tabii alametlerini taşımazlarsa ve şeriatta onların yükümlülüğü için belirlenmiş yaşa ayak basarlarsa, bir yükümlü gibi şer’i görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Bundan dolayı, Ehli Sünnetin kızların erginlik yaşını tabii erginlik ile eş bilmesi ve Şia’nın ise bunu dokuz yaşı olarak bilmesi diye bir şey söz konusu değildir. Eğer kız adet görürse veya hamile olursa bütün mezheplere göre ergin olmuş sayılır ve Ehli Sünnetin kızın yükümlülüğünün başlaması için belirttiği yaşa ulaşılmasının burada bir önemi yoktur.

Ayrıntılı Cevap

Erginlik tabii ve yaratılışsal bir durum olup kadın ve erkek demeden tüm insanlar hayatlarının bir merhalesinde ona ulaşır. Bu merhalede insan bedeninde somut bir takım değişiklikler meydana gelir. Bu bedensel değişikler fertlere, muhite, su ve havaya ve de beslenme türüne göre farklılık gösterir. Bu değişikliklerin bazıları sesin kalınlaşması, tenasül organı üzerinde katı tüylerin türemesi, erkeklerde meni çıkması ve kızların adet olmasıdır. İslam’da yükümlülük yaşı erginlik esasınca belirlenmiştir. Yani erginlik alametleri (bu alametlerin en azı erkeklerin cünüp olması ve kızların adet görmesidir) hâsıl olursa insan yükümlülük yaşına erer. Ama İslam dininde tabii alametlerin dışında erkek ve kızların erginliği için yaş ölçüsü de gözetilmiştir. O halde kız ve erkek erginliğin tabii alametlerini taşımazsa ve onlar için şeriatta belirlenen yaşa ererlerse, bir yükümlü gibi şer’i görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Tüm Ehli Sünnet mezhepleri ve Şia’nın ittifak ettiği üzere[1] kız adet görürse[2] erginlik yaşına erer. Bu alamet dışında birtakım başka alametler de belirtilmiştir ve mezheplerin tümünün bu konuda görüş birliği taşımaması nedeniyle onları zikretmekten kaçınıyoruz. Bundan dolayı Ehli Sünnetin kızların yükümlülük yaşını tabii erginliğin başlamasına eş bilmesi ve Şia’nın ise sadece kızların dokuz yaşına ermesiyle yetinmiş olmasını söylememiz doğru değildir (elbette bazı ortamlarda kızlar dokuz yaşında bile tabii erginliğe ermektedir). Eğer kız adet görürse veya hamile kalırsa tüm mezheplerin görüşüne göre ergin olmuş demektir. Hatta bu durumda Ehli Sünnetin kızın yükümlülüğünün başlaması için belirttiği yaşa ermemiş olması bile önem haiz etmez.[3] O halde erginlik alametleri açısından Ehli Sünnet ile Şia arasında bir fark bulunmamaktadır. Sadece burada bulanan fark, Şia’nın kızların erginlik yaşı hususunda Ehli Sünnet ile ihtilaf etmesidir.

Erginlik Yaşı

Ehli Sünnet kızın erginlik yaşı hususunda Şia ile görüş ayrılığı taşır. Nitekim Ehli Sünnet mezhepleri arasında da bu görüş ayrılıkları açıkça görülmektedir.[4] Şii fakihlerin meşhur görüşüne göre kızların erginlik yaşı 9 Kameri yıl ve erkeklerin erginlik yaşı ise 15 Kameri yıldır.[5]

Kızların erginlik yaşı hakkında Ehli Sünnetin görüşü:[6]

Hanefi mezhebi: Onlar, kızın ve erkeğin erginlik yaşını Kameri 15 yıl bilmektedir. Elbette Ebu Hanife erkeğin erginlik yaşını 18 ve kızın ise 17 yıl bilmektedir.

Maliki Mezhebi: Erkek ve kız için 18 yılın bitmesi.

Şafii Mezhebi: Erkek ve kız için Kameri 15 yılın bitmesi.

Hanbelî Mezhebi: Erkek ve kız için Kameri 15 yılın bitmesi.          

 


[1] Ceziri, Abdu’l Heman, El-Fıkh ale’l Mezahibi’l Erbea ve Mezhebi Ehli Beyt, c: 2, s: 412, Daru’s Sakaleyn, 1419.

[2] Elbette hayız yaşının en az 9 olarak farzetmişlerdir; Kitabu’t Tahare, (Li’l İmam Humeyni), c: 1, s: 9.

[3] El-Fıkh ale’l Mezahibi’l Erbea ve Mezhebi Ehli Beyt, c: 2, s: 412,

[4] El-Fıkh ale’l Mezahibi’l Erbea ve Mezhebi Ehli Beyt, c: 2, s: 412,

[5] Tusi, Muhammed bin El Hasan, El- Mebsut, c: 3, s: 37; Şerayiu’l İslam, c: 1, s: 179; Camiu’l Mekasıd, c: 5, s: 180; Tezkiretu’l Fukeha, c. 14, s: 188, ;İ’zahu’l Fevaid, c: 2, s: 50; Keşfu’r rumuz fi şerhi Muhtasaru’n Nafi’i, c: 1, s: 552. 

[6] El-Fıkh ale’l Mezahibi’l Erbea ve Mezhebi Ehli Beyt, c: 2, s: 412; Fetava El- Ezher, c:10, s: 426; El- Movsuati’l Fıkhiyye, c: 2, s: 332; Vezareti’l ovgaf ve’ş Şuunu’l İslamiye bi’l Kuveyt:

وقد اختلف في سنّ البلوغ : فيرى الشّافعيّة والحنابلة وأبو يوسف ومحمّد من الحنفيّة ، وبرأيهما يفتى في المذهب ، والأوزاعيّ ، أنّ البلوغ بالسّنّ يكون بتمام خمس عشرة سنةً قمريّةً للذّكر والأنثى ' تحديديّة كما صرّح الشّافعيّة ' ، لخبر " ابن عمر.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar