Gelişmiş Arama
Ziyaret
16554
Güncellenme Tarihi: 2010/09/22
Soru Özeti
Merak, başkalarının işine karışmak ve dedikodu hakkında bir hadis naklederek ailevî sorunlarımı halledebilir misiniz?
Soru
Kocamın birden çok eşi bulunmaktadır. Kendisinin diğer eşi çok işgüzardır. Bu sadece benim görüşüm değildir, başkaları da bu hususu tecrübe etmişlerdir. Eşimden bu meseleyi halletmesini istedim. Ancak bu hanımın yersiz müdahaleleri ve edepsiz oluşu sayesinde iş öyle bir yere geldi ki artık kendisiyle ilişki kurmamaya çalışıyorum. Merak ve başkalarının işine karışmak hakkında bir hadis veya yazıyla bana yardımcı olabilir misiniz?
Kısa Cevap

Birkaç noktaya dikkatinizi çekiyoruz:

1. Eşiniz şerî açıdan birden çok evlilik yapabilir ama adaleti sağlamak zorundadır.

2. Kocanızın ilk eşi olduğunuz olasılığından hareket ediyoruz; genellikle ilk eş kocasının ikinci eşine yönelik özel hassasiyetler taşır. Bu yüzden mantıklı olmanızı ve etrafınızdaki gerçekliklere ve olgulara ve de hayatınızda cereyan eden meselelere müspet düşünerek ve şefkatlice bakmanızı tavsiye ediyoruz. Hatırlatmak gerekir ki; işgüzarlık, dedikodu ve bireylerin özel yaşantısını araştırmak gibi fiiller nasıl çirkin ve beğenilmeyen işlerse, aynı şekilde kötü zanda bulunmak ve bahane bulmak da yerilen ve beğenilmeyen şeylerdir. İyiliğinizi isteme babından size tavsiyemiz şudur: Bir müddet fikir ve amellerinizi düşünün ve söz konusu hanımdan rahatsızlığınızın nedeninin kocanızın size temayül ve ilgi göstermesini önemsediğinizden ötürü sadece kendinizi düşünmeden kaynaklanan kadıncıl hisler olup olmadığına bir bakın. O hanımın hataları bu kadar büyük gördüğünüz bir düzeyde midir? Bir yanlış anlama olamaz mı? Eğer siz eşinizin ikinci eşi olsaydınız onda size karşı böyle bir his bulunmaz mıydı?!

3. Eğer kocanızı kalben seviyorsanız, mutluluğunu üzüntünüz ile yok etmeyin. Kocanızın size yönelik taşıdığı sevgi derecesini korumaya çalışın. Gerçek aşkın karşı tarafın doğru tüm ilgi ve kararlarına âşıkane bir şekilde saygı duymak ve onu kabullenmek olduğunu unutmayın.

4. Bu düşünce ve değerlendirmelerden sonra kocanızın ikinci eşinin işgüzar ve dedikoducu olduğuna kesin bir bilgiyle inanırsanız, olabildiğince dostça ve müşfikçe ve de delille bunu kocanıza bildirmeniz daha iyi olacaktır.

5. Sakın siz de karşılık vermeye kalkmayın.

6. Ailevî sorunların giderilmesi için “danışma”, “dua” ve “güzel davranış” üçgeninden istifade edin. En güzel dua da Hz. Muhammed ve Muhammed âline salâvat getirmektir.

7. Sizin bizzat kendinizin o hanıma işgüzarlık ve merak hakkında ayet ve hadis okumak istemeniz doğru bir iş gözükmemektedir. Bu, ihtilaf ateşinin daha da alevlenmesine neden olacaktır. O hanımın dostları kanalıyla veya danışmanları ve kılavuzlarından bu açıklamaları iletmelerini istemeniz daha uygundur.

8. Hidayet ve kurtuluş yolunun tüm yolcuları için ibret dersi ve sarsıcı bir uyarı olması gayesiyle kötü zan, merak, gıybet, dedikodu ve yalanı kınayan ve yasaklayan ayet ve sonra da bir takım hadisleri takdim etmeyi uygun görüyoruz: “ Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.”[1] Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Zandan sakının; zira zan -içteki- sözün en yalan olanıdır. Kurcalamayın ve tecessüs etmeyin.”[2]

Aynı şekilde şöyle buyurmuştur: “Miraca (semavî yolculuk) çıktığım zaman, başı domuz ve bedeni eşek gibi olan ve değişik azapların uygulandığı bir kadın gördüm. Bir şahıs ey Allah Resulü (s.a.a) bu azap hangi günahtan ötürüydü diye sordu. Allah Resulü (s.a.a) şöyle cevap verdi: O dedikoducu ve yalancı bir kadındı.”[3] Dedikodunun yerilmesi, çirkinliği ve uhrevî azabı hakkında birçok rivayet nakledilmiştir. Bilgi edinmek için şu kaynağa müracaat edebilirsiniz: Mizanu’l-Hikme, Muhammed Reyşehri, “Nun” kelimesi, Babu’n-Nemime.          


[1] Hucurât, 12.

[2] Tefsir-i Kurtubî, c. 16, s. 331.

[3] Biharü’l-Envar, Meclisi, c. 75, s. 264.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar