Gelişmiş Arama
Ziyaret
18377
Güncellenme Tarihi: 2007/09/18
Soru Özeti
Keramet (Değerlilik ve onurluluk) nedir? Onurluluk nasıl kazanılır? Değerli ve onurlu insanların Allah katındaki makamı nedir?
Soru
Keramet (Değerlilik ve onurluluk) nedir? Onurluluk nasıl kazanılır? Değerli ve onurlu insanların Allah katındaki makamı nedir?
Kısa Cevap

Keramet (onurlu olmak) aşağılık ve alçaklıktan uzak olmak ve her türlü zillet ve aşağılıktan uzak olan temiz ve değerli ruha kerim (onurlu) insan denir. Kerim (onurlu) sözcüğünün karşıtı seciyesiz anlamında leim’dir. Onurluluk ve saygınlığın zirvesine varmak için insanın takvayla donanması gerekir. Takva kişinin onu günaha sevk eden her şeyden uzak durmasıdır.

Hz. İmam Ali (a.s) bu konuyu şöyle açıklıyor:

“Bilin ki takvalı olan kimse fitnelerden korunur, hidayet nuruyla karanlıklardan uzaklaşır ve sevdikleri şeyleri ebedi olarak elde eder. Allah onu kendi onur evinde yerleştirir, öylesine bir ev ki onu kendisine özgü kılmıştır. Onun tavanı Allah’ın arşıdır, ışığı Allah’ın cemalinden alınır, ziyaretçileri de melekler ve peygamberlerin dost ve arkadaşlarıdır.”

Ayrıntılı Cevap

Keramet (onurlu ve değerli olmak) aşağılık ve alçaklıktan uzak durmaktır. Her türlü zillet ve aşağılıktan uzak olan temiz ve değerli ruha kerim (onurlu/değerli) insan denir. [1] Kerim sözcüğünün karşıtı seciyesiz anlamında “leim’dir.[2] Leimle deni eşanlamlı oldukları için” Dinaet, keramet sözcüğünün ve deni de kerim sözcüğünün karşıtıdır.[3]

Masumlara Göre Kerim Olmak (Onurlu ve Değerli Olmak)

Peygamber’in (s.a.a) buyurduğu üzere Allah Teala: Kerim’dir (onur sahibidir) ve onurlu olmayı da sever.[4]

Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kim kendisinden bir şey istenmeden bağışta bulunursa o kerimdir.[5] Ve acı olaylar kerim insanın ruhunda etki bırakmaz.[6]

Kerim insan haramlardan uzak duran ve bütün ayıplardan arınan ve temiz olan kimsedir.[7]

Kerim insan, leim “seciyesiz” kişilerin iftihar ettiği işlerden nefret eder.[8]

Kerim olan; malını harcayarak onurunu, haysiyetini korur ama seciyesiz olan malını onur ve haysiyetini harcayarak korur.[9]

Kim kendisinin değerini, yüceliğini bilirse bütün dünya onun gözünde küçülür.[10]

Onurluluğa Ulaşmanın Yolu

Ehl-i Beyt İmamlarının hadislerinde açıkça onurluluk ve alçaklık vasıflarının farkı ve onurlu olmanın her türlü aşağılayıcı işlerden uzak durmayı gerektirdiğini ve kerim Allah’ın yüce isimlerinin arasında yer aldığını gördük. Buna karşılık insanı onurlu olmaktan çıkaran ve onu Allah’a yakın olmaktan uzaklaştıran her davranış ve vasıf aşağılıktan kaynaklanır.

Resulullah’ın (s.a.a) buyurduğu üzere: Dünya sevgisi her türlü günahın kaynağıdır.[11]

Ve dünyanın “dünya” (alçak) diye isimlendirilişinin kaynağı onun her şeyden daha aşağı oluşudur.[12] Buna göre dünya sevgisiyle birlikte onurlu olmak, kerim vasfını taşımak mümkün değildir. Hz. Ali (a.s) da buyurmuştur ki: “Dünya insanı zillete, hakirliğe düşürür.”[13] Buna göre kerim olmak ve onurluluğun zirvesine ulaşabilmek için kişinin günahtan ve dünya tutkusundan uzak durması ve takvayla donanması gerekir. Ali (a.s) buyuruyor ki: “Takvasız onurlu olmak mümkün değildir.”[14]

Yüce Allah da Kur’an-i Kerim’de buyuruyor ki: “Sizin Allah katında en değerli en onurlu olanınız en takvalı olanınızdır.”[15]

Yine Ali (a.s) buyurmuştur ki: “Onurlu ve değerli olmanın anahtarı takvadır.”[16]

Takva Nedir?

Ali (a.s) buyuruyor ki: “Takva, kişinin onu günaha çeken her işten uzak durmasıdır.”[17]

Yine buyuruyor ki: “Gerçekten takva ve Allah’tan korkmak kalpteki hastalıkların ilacıdır, gönüllerin aydınlatır, cisimdeki dertlerin dermanıdır, ruhtaki yaraların merhemidir, ruhun kötülüklerini gideren, gözdeki karanlığı aydınlığa çevirir, huzursuzlukları huzura dönüştürür, karanlıkları size aydınlatır. Artık Allah’a itaati canınızın elbisesi kılın, bir dış görünüm olarak onu kullanmayın, gerçekten ruhunuzla, canınızla itaat edin sırf gövdenizle değil, şöyle ki o itaat azalarınız ve organlarınıza sinsin. İtaati bütün işlerinize egemen kılın, Allah’a itaati hayat suyuna varmak için bir yol, istekleriniz için bir aracı, sıkıntı gününde sığınak, mezarda için bir ışık, berzah döneminin sınırsız sıkıntıları için bir huzur vesilesi, yaşayışın zor günlerinin kurtuluş vesilesi kılın. Çünkü Allah’a itaat helak edici olaylardan, geleceği kesin olan korkunç yerlerden ve alevli ateşlerin sıcağından koruyucudur.   Kim takvalı olmayı seçerse sıkıntılar ondan uzaklaşır, acıları tatlılığa dönüşür ve sorunların ağırlığı ondan uzaklaşır. Ardı arkası kesilmeyen zorluklar kolaylaşır ve elinden çıkan büyüklük ve onur yağmur damlaları gibi ona dökülür ve azalan bereketler bollaşır.”[18]

Onurluluk ve İlahi Ruh

Kuran-i Kerim insanın özünü değerli bir varlık olarak tanıtmaktadır, buna göre insan değerli ve onurlu olursa kendi özüne dönmüş olur. Allah’a itaatle yücelmek insanın asıl özüyle uyum içinde olduğu için Allah’a karşı gelmek ve gerileme ve çöküş insana dayatılan bir durum sayılır. Oysa onurlu olmak insana yüklenen onun asıl özüne ters düşen bir şey değildir. Yüce Allah buyuruyor ki: “Biz insanı değerli ve onurlu kıldık.”[19] Bu da insanın yaratılış ve yapısında çok değerli bir öz olduğu içindir; eğer insan yalnız topraktan yaratılmış olsaydı değerli ve onurlu olmak onun özünün bir gereği sayılmazdı.

İnsan bir kök ve feriden yaratılmıştır; kökü Allah’a bağlı ve feri ise topraktandır. Allah Teala Kur’an-i Kerim’de ruhu kendisine isnat ve insanının cismini çamura etmiştir.[20] Buna göre “Ben insanı çamur ve soyut bir ruhtan yarattım” diye buyurmamıştır O şöyle buyurmuştur: “Biz insanı çamurdan yarattık ve sonra ona kendi ruhumuzdan üfledik.” İnsanın ruhu yüce ve değerli Allah’a mensup olduğundan değer ve onurdan bir paya sahiptir ve ilahi ruh yücelik ve onurluluk ruhu anlamındadır.[21]

Değerli ve Onurlu İnsanların Mükâfatı

Ali (a.s) bu konuyu şöyle açıklıyor:

“Allah sizi takva ve kendisinden çekinmeye tavsiye etti ve bunu kullarından hoşnutluğunun son aşaması kıldı. Buna göre huzurunda bulunduğunuz, işleriniz elinde bulunduran ve sizin bütün hareketlerinizi gören Allah’tan çekinin/korkun. Gizlediğinizi bilir, aşikâr ettiğinizi de kaydeder. Amelleri kaydetmek için değerli meleklerini görevlendirmiştir. Onlar da ne bir hakkı unuturlar ne de batıl olan bir şeyi yazarlar. Bilin ki takvalı olan kimse fitnelerden korunur, hidayet nuruyla karanlıklardan uzaklaşır ve sevdikleri şeyleri ebedi olarak elde eder. Allah onu kendi onur evinde yerleştirir, öylesine bir ev ki orayı kendisine özgü kılmıştır. Onun tavanı Allah’ın arşıdır, ışığı Allah’ın cemalinden alınır, ziyaretçileri melekler ve peygamberlerin dostları ve arkadaşlarıdır.”[22]



[1] - Cevadi Amuli Abdullah, Keramet der Kur’an, s. 22

[2] - Sealibi Neyşaburi, Fikhullügat, s. 139

[3] Cevadi Amuli Abdullah, Keramet der Kur’an, s. 22

[4] Reyşehri Muhammed, (Huseyni Seyyid Hamid’in tercümesi), Muntahab-i Mizanu’l-Hikme, Hadis: 5493

[5] Amudi Abdu’l-Vahid, Gureru’l-Hikem ve Dureru’l-Kelim, Tahran Üniversitesi Bask. C. 1 s. 365 n. 1389

[6] Aynı Kaynak, c. 2 s. 1 n. 1555

[7] Aynı Kaynak, c. 2 s. 4 n. 1565

[8] Aynı Kaynak, c. 2 s. 44 n. 177

[9] Aynı Kaynak, c. 2 s. 154 n. 2159

[10] Aynı Kaynak, c. 5 s. 451 n. 9130

[11] Reyşehri Muhammed, (Huseyni Seyyid Hamid’in tercümesi), Muntahab-i Mizanu’l-Hikme, Hadis: 2194

[12] Aynı kaynak, hadis: 2171

[13] Aynı kaynak, hadis: 2192

[14] Nehcü’l-Belağa, Hikmetli sözler: 113

[15] Hucurat Suresi: 13

[16] Reyşehri Muhammed, (Huseyni Seyyid Hamid’in tercümesi), Muntahab-i Mizanu’l-Hikme, Hadis: 6664

[17] Aynı kaynak, hadis: 6683

[18] Nehcü’l-Belağa, Hutbeler: 198

[19] İsra Suresi: 70

[20] Sad Sures: 71-72

[21] Cevadi Amuli Abdullah, Keramet der Kur’an, s. 62

[22] Nehcü’l-Belağa, Hutbeler: 183

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
    6802 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir. ...
  • Akıl din ile neden çelişir?
    12716 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Öldükten sonra insan ruhu hayvan şekline mi bürünür yoksa berzahta mı kalır?
    93941 روح و نفس 2012/07/24
    Öldükten sonra insan ruhunun başka bir insan veya hayvan şekline bürünmesi reenkarnasyona inanan kişilerin görüşüdür ve bu İslam’ın bakışında yanlış ve geçersiz bir görüştür. Ruh, dünya bedeninden ayrıldıktan sonra berzah âleminde misali bedende yer edinir ve kıyametin başlamasına dek berzah hayatını sürdürür. Bazen kabir âlemi ve bazen ...
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Adem (a.s)’ın cennetten inişi ne manaya gelmektedir?
    14359 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Hubut yüksekten aşağı inmek (nüzul) manasında olup, Suud’un (yukarı çıkmanın) karşıt anlamlısıdır. Bazen bir mekanda yerleşme manasında da kullanılmıştır.Hz. Adem (a.s)’ın hubutu konusu ve hubut olayı, her şeyden önce Hz. Adem (a.s)’ın bulunduğu cenneti nasıl mana ettiğimize bağlıdır. Acaba ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9301 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Eşinin veya başkalarının verdiği hediyelerle kadına hac farz olur mu?
    6298 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/12
    Bu malların size hediye edilip sizin kabul etmenizden sonra sizin malınız olduğuna göre bunlar da sizin diğer mallarınız gibi sayılır. Sizin bu mallarla mustati (hacca gitmeye gücünüzün) olduğu farz edilmiştir. Bu yüzden sizi mustati kılacak diğer şartlar da var ise hac size farz olur. ...
  • Hawking tarafından ortaya atılan anlayış ve düşünceye göre evren kendiliğinden meydana gelmiştir. İslam’ın bu nazariye karşısında cevabı nedir?
    13720 Yeni Kelam İlmi 2012/04/02
    Sorunun birinci kısmının cevap şudur: Evvela sayıns (science) anlamında olan ilimde hiçbir önermenin % 100 kesin olduğu hükmü yoktur. Hawking tarafından ortaya atılan bu yargı ve teori de bu kaideden müstesna değildir. Medya ve basın organlarının abarttığının tam tersine bilim adımı olan bu düşünce sahibinin kendisi bile ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    6247 Humusa Konu Olan Şeyler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
    6352 صفات واجب 2018/11/14
    Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; ...

En Çok Okunanlar