Gelişmiş Arama
Ziyaret
15474
Güncellenme Tarihi: 2011/04/11
Soru Özeti
Vesveseyi tedavi etme yolu nedir?
Soru
Merhaba. Ben genetik olarak vesvese hastalığına müptelayım. Ruh doktorları ve psikologlar beni iyileştirmediler. Ama ben Allah ve Peygambere inanmayı ve hiçbir günaha bulaşmamayı çok istiyordum ve henüz istemekteyim. Kaç yıldır Allah’ı tanımak ve bu hastalığı (sadece buna müptela olan anlayabilir) kendimden uzaklaştırmak için çabalıyorum, ama yapamadım. Bu yüzden hastalık nedeniyle bir takım şüphelere müptela oldum ve bir imam-ı zamanın veya sizin deyiminiz ile böyle durumlarda yardım etmesi gereken bulut arkasındaki bir güneşin somut bir varlığının olmadığını anladım. Kaç yıldır gitmediğim kötü arkadaşlarımın yanına gitmeyi ve arkadaşlarım gibi rahatça halkın namusuna bakmayı istiyorum; çünkü artık hiçbir gerçek ve hakikatin olmadığına inandım. Eğer olsaydı kendisine ulaşılmış olurdu.
Kısa Cevap

Sözlerinizde belirttiğiniz gibi vesveseye müptelasınız. Belirttiğiniz ruhsal ve psikolojik sorunlarınızın çoğu kesinlikle bu hastalıktan kaynaklanmaktadır. Bu sorunlardan kurtulmak için ilk etapta hastalığınızı tedavi etmeye yönelin. Vesvesenin şeytanın desise ve tuzaklarından olduğunu bilmeli ve ona itina etmemelisiniz. Ondan kurtulmak ve bu tür hallerin bertaraf edilmesi için, kendinizi yetiştirmek ve nefsinizi tezkiye etmekle özünüzü terbiye etmeye koyulmanızı tavsiye ediyoruz. Farzları yerine getirmeye, Kur’an okumaya, vaktinde namaz kılmaya, haramlardan sakınmaya, kötü arkadaşlardan uzak kalmaya ve günah ortamlarından fasıla almaya özen göstererek günahın zeminini ve nefsinizdeki sinsi şeytanın vesveselerini bertaraf edin.[1] Hastalıktan kurtulabileceğinizi ve bu hastalıktan şifa elde etmenin de kendi ellerinizde olduğunu ve başkasının elinde olmadığını bilmelisiniz. Ümitsiz olmamalı ve çelik gibi bir iradeyle şeytan ile mücadeleye girişmelisiniz. Mücadele yolu da vesveseden kaynaklanan istek ve arzulara itina etmemektir. Artı; hastalık, fakirlik ve birçok dünyevî sorun ve belanın bir tür ilahi bir imtihan olduğunu bilmeniz gerekmektedir. Gerçekte dünya sınanma diyarıdır. Zorluk ve sorunlarda şeytanın ümitsizlik yaratarak ve sabırsızlığı takviye ederek imanınızı zedeleyebileceğine dikkat etmelisiniz. Hatırlatılmalıdır ki eğer bir kimse belirli bir hastalığa yakalanacak olursa ve duayla iyileşmezse veya sorunları duayla giderilmezse, bu Allah’ın olmadığına veya Peygamber, temiz ve pak Ehli Beyt (a.s) ve gaybte olan son ilahi azık Hz. Mehdi’yi (a.s) inkâr etmeye delil teşkil etmez. Ağır hastalıklar ve tahammül edilemeyen sorunları ilahi bir imtihan olarak gören ve onları yakınlaşmak ve dereceyi yükseltmek için bir fırsat sayan birçok insan mevcuttur. Elbette özel ve tedavisi imkânsız hastalıkları olan birçokları da dua ve tevessül ile şifa bulmuştur. Duanın kabul edilmesinin bir takım şartlarının olduğunu bilmelisiniz. Bunun için 197. Soruda yer alan Duanın Kabul Edilme Şartları’na müracaat edebilirsiniz. Ayrıca zihninizde bulunan sorulara yönelik daha fazla bilgi elde etmek için aşağıdaki başlıklara müracaat etmenizi tavsiye ediyoruz:

1. Fıtrat Ve Allah’ı Tanımak, Soru: 1105 (Site:)

2. Doğru Yoldan Sapma Nedenleri, Soru: 1194 (Site:)

3. Kendini Yetiştirme Ve Nefis Tezkiyesi, Soru: 400 (Site:)

4. Günah Ve Eserleri, Soru: 1073 (Site:)

5. Gıybet Zamanında İmam-ı Zamanın (a.c) Varlığının Faydaları, Soru: 705 (Site:)    


[1] 866. sorudan alıntıdır.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Her insanın doğumuyla birlikte bir doğum gerçekleşecek şeklinde olan iddia doğru mudur?
    8829 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Her insanın doğumuyla bir başka doğum gerçekleşir bağlamında bir kaç rivayet nakil edilmiştir. Rivayetlerde nakil edildiğine göre Allah Teala İblise şöyle buyurmuştur: "Sana benzerini vermeden Adem’e çocuk vermem. Her insan doğar doğmaz şeytanı da doğar. (Yani) her insanın bir şeytanı vardır."[1]
  • Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etme nedeni neydi?
    21159 تاريخ بزرگان 2011/11/22
    Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) muhalefet etmesi, iki kültür ve düşünce şeklinin birbirine muhalefet etmesi ve aykırı olmasıdır. Bunun nedenini de tarafların özelliklerinde aramak gerekir. İmam Ali (a.s) ilim, imanda geçmişi olmak, cesaret, mertlik, fedakarlık ve adalet gibi sıfat ve özelliklere sahipti. Bu değerli sıfat ve özelliklerin neticesinde Yüce Allah ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    14808 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır.
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    8976 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Hangi kaynaklarda muhabetten söz edilmiştir?
    6894 Teorik Ahlak 2011/03/03
    Muhabbet, sevmek ve kalpten ilgi duymak demektir. Kur’an’da onun yerine bazen ‘meveddet’ sözcüğü kullanılmıştır. Muhabbetin ilmi sonuçlar doğuran derece ve mertebeleri vardır. Kalpten dışarıya çıkmayan muhabbet derecesi en düşük muhabbettir. İnsanın ameline yansıyan derece en yüksek derece olup ona sahip olan sevgiliye bağlanır ve onun istekleri doğrultusunda ...
  • Bedensel esenlik sırrını nasıl araştırabiliriz?
    7966 Yeni Kelam İlmi 2011/08/21
    Allah tarafından konulan tabiat kanunları bu dünyada hiçbir insanın baki kalmamasını ve değişik nedenlerle ve bu cümleden olmak üzere bedensel esenliği kaybederek dünyayı terk edip ebedi âleme geçmesini muayyen kılmıştır. Öte taraftan her ne kadar peygamberler ve imamlar (a.s) bir takım özel durumlarda Allah’ın izniyle hastalara (sadece Allah’ın evliyalarının ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    23433 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • Hac ve umre giderlerini hayırlı işlerde kullanmak hac ve umrenin sevabını taşır mı?
    15913 حج و عمره 2012/06/14
    Tüm ömür boyunca bir defalığına Allah’ın evini ziyaret etmek gerekli şartları taşıyan herkese farzdır ve bu farzdan yüz çevirmek diğer farzlarda olduğu gibi hiçbir bahaneyle caiz değildir. Ama müstehap hac ve umre gibi müstehap amellerin tümüyle ilgili olarak genel bir kaide vardır ve bu kaide esasınca içinde ...
  • İslam Peygamberi Hz. Muhammet (s.a.a)’in hayatını kısaca anlatır mısınız?
    3828 پیامبر اکرم ص 2019/10/09
  • İhlâs suresini okumaksızın kılınan namazın hükmü nedir?
    7558 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    Genel anlamda namaz vacip ve sünnet (müstahap) olmak üzere iki kısma taksim ediliyor: Vacip (farz) olan namazlar üç halete; ihtiyar, mecburiyet ve acil’e taksim edilmiş ve her birisinin kendisine has bir hükmü var. Birinci halet ihtiyari halettir: bu haletin hükmü şöyledir: Günlük vacip olan namazların birinci ve ...

En Çok Okunanlar