Gelişmiş Arama
Ziyaret
15174
Güncellenme Tarihi: 2010/10/12
Soru Özeti
Spor hareketleri müzikle yapılırsa sakıncası olur mu? Bu hareketler dans hükmüne girer mi?
Soru
Hızlandırmak için hareketli müziklere (trans müzik) ihtiyaç duyulan sporların hükmü nedir? Bu sporları yapmaktan amaç kiloları çoğaltma veya azaltma yahut sağlık için olursa ve dansta olmazsa hükmü nedir? Ve acaba öğretmende olmak üzere başkalarının niyeti dans etmek olsa hükmü nedir?
Kısa Cevap

Dans ve müzik birbirinden ayrı iki konu olup her birinin kendine özgü hükümleri vardır. Yani haram dansla haram müzik bir arada olursa insan iki haram iş yapmış olur.

Fakihlerin çoğu, oynak ve fesat amaçlı eğlence ortamlarına uygun müziklerin haram olduklarını söylerken, bazılarıda her türlü müziğin haram olduğunu söyleyip müzik çeşitlerinin arasında herhangi bir fark görmemekteler.
Dansın tarifi konusunda dayanaklar farklıdır. Kimi fakihler eğlence maksatlı ölçülü hareketlere dans derken, kimiside örfçe dans denilen her şeye dansın ahkamını uygulamaktadır. Hükmü hakkında ise bir grup onun tümüyle haram olduğunu söylerken, diğer bir grupta fesat veya haram bir fiil ile olursa haram olduğunu söylemektedir.
Kısacası spor hareketleri, haram dans veya haram müzik dinlemek kapsamına girmezlerse sakıncası yoktur; ancak bu konularda herkes kendi müçtehidine başvurmalıdır.

Ayrıntılı Cevap

Söz konusu sorunun cevabına geçmeden önce haram müziğin özelliklerinden olan ‘Tarb’ (etkileyici müzik), ‘Lahiv’ (oyun) ve ‘Eğlence Meclisi’ deyimlerinin ne manaya geldiğine bakmamız daha uygun olur:

1- Tarb (=Mütrib=Etkileyici müzik): Duyduğu müzik karşısında insanın ruhunda meydana gelen bir durumdan dolayı, insanın aklının hafiflemesine ve onu ölçülü olmaktan çıkmasına neden olan müziğe denir. Bu hal sadece mutluluğa ait değildir, üzüntülü ve hüzünlü zamanlarda da olabilir.[1]

2- Lahiv (Eğlence Müziği): Fakihlerin lahiv sözcüğünden maksadı, fesat meclislerine uygun olarak söylenen ve eğlenme amaçlı müziklerdir. Yani bir müzik mütrip olmayabilir, ama fasıkların ve hevalarına tapanların meclislerinde yaygın olan türden olabilir.[2]

3-  Fesat Amaçlı Meclisler: Ayyaşlık, şehvet, dans ve oyun amaçlı düzenlenen meclislerdir. Kutsalların örfünde bunlara günah meclisleri denmektedir.[3]

Bu girişten sonra bazı taklit mercilerinin ‘müzik dinleme’ hakkındaki görüşlerine yer veriyoruz: Fakihlerin çoğu bütün müziklerin değilde ‘lahiv’ türündeki müziğin haram olduğunu söylemekteler. Bazıları ise mütrip içerikli müziği dinlemeyide haram bilmekteler.[4]

Ayat-ı İzam Humeyni (r.a), Hamanai, Sistani, Fazıl Lenkerani (r.a) ve Mekarim Şirazi şöyle buyuruyorlar: ‘Mütrib olan her türlü müzik haramdır. (Ve) müziğin neşeli veya dertli olması ölçü değildir. Ölçü mütrib olup olmadığıdır.[5]

Ayetullah Gulpaygani: Müzik dinlemek veya çalmak (lahvi ve mütrib olsun ya da olmasın) haramdır.[6]

Ayetullah Safi Gulpaygani: Halkın örfünde müzik olarak bilinen şeyi dinlemek, bestelemek, öğrenmek ve öğretmek haramdır.[7]

Ayetullah Nuri Hamadani: Her türlü mütrib, lahvi, günah ve eğlence meclislerine uygun olan müziği dinlemek haramdır.[8]

Ayetullah Vahid Horasani: Günah ve eğlence meclislerine uygun lahvi şarkıları dinlemek caiz değildir.[9]

Ayetullah Behcet: Lahive ait olan aletleri lahiv olmayan yerlerde kullanmak (çalmak) vacip ihtiyat gereği caiz değildir. Onların lahivde kullanılması kesinlikle haramdır. Ve onun mütrib müziğini dinlemekte haramdır.[10]

Ayetullah Tebrizi: Fesat meclislerine uygun müzik lahiv müziktir, onu çalmak ve dinlemek haramdır.[11]

Binaenaleyh bütün taklit mercilerinin ittifakıyla müziğin haram olan türü[12] tahrik etsin veya etmesin, neşeli olsun, dertli olsun, İslam cumhuriyetinin televizyondan yayınlanmış olsun ya da olmasın vb. durumların onun haram oluşuna herhangi bir etkisi yoktur.[13]

Bu esasa göre, spor yapmak her ne kadar başlı başına sakıncasız olsa da haram müzikler bu sporlarla bile caiz değildir, bu sporları yapmaktan amaç sağlığı korumak vb. amaçlarla olsa dahi.

Spor hareketleri ve dans konusuna gelince diyoruz ki, bu spor hareketlerine dans denirse dansın hükmüne girer. Müziğin haram oluşu, dansın haram oluşunun dışında olup, dansın kendine has hükmü vardır.

Taklit mercilerinin dans için yaptıkları tarifler farklıdır:

Ayat-ı İzam Humeyni, Behcet, Tebrizi, Hamenei, Sistani, Fazıl ve Gulpaygani’ye göre örfün dans dediği herşey danstır.

Ayetullah Mekarim Şirazi’ye göre ise dans, oyun ve eğlence amaçlı yapılan ölçülü hareketlerdir.[14]

Buna göre eğer bir harekete dans denirse büyük taklit mercilerinin bu konudaki hükümleri şöyledir:

İmam Humeyni (r.a): Vacip ihtiyat gereği kadınların ister düğün meclislerinde olsun, ister doğum günlerinde dans etmeleri kocalarının dışında her yerde haramdır.[15]

Ayetullah Gulpaygani: Kadının yalnızca kocası için dans etmesi caizdir, bunun dışında haramdır.[16]

Ayetullah Eraki: Dans sakıncalıdır.[17]

Ayetullah Behcet: Dans kesinlikle sakıncalıdır.[18]

Ayetullah Safi Gulpaygani: Kadının yalnızca kocası için dans etmesi caizdir, bunun dışında haramdır.[19]

Ayetullah Vahid Horasani: Dans etmek -şeriata muhalif olmasına ve diğer yönlerden haram adını almasına bakılmaksızın- vacip ihtiyat gereği mutlak surette caiz değildir.[20]

Ayetullah Sistani: Karı kocanın yalnız olmalarının dışında dans etmeleri vacip ihtiyat gereği caiz değildir.[21]

Ayetullah Mekarim: Yalnızca kadının kocası için yapacağı dans caizdir, bunun dışında sakıncalıdır.[22]

Rehber Ayetullah Hamanei: Dans etmenin temelde sakıncası yoktur, ancak haram fiile (şehvetin haram şekilde tahrik edilmesi, müzik dinlemek vb. gibi) yol açmamalıdır. Bu meselede dansların arasında fark yoktur.[23]

Yine şöyle buyurmaktadır: Genel olarak, dans şehveti tahrik ederse veya haram fiile yahut fesada yol açarsa haramdır.[24]

Kadın kocası veya erkek karısı için dansederse, haram değildir, sakıncası da yoktur.[25]

Büyük taklit mercileri ‘Kadın veya erkek yalnız başlarına ve başkalarının (hatta eşlerinin bile) görmediği yerde aerobik yapmalarının hükümü  nedir? sorusuna şöyle cevap vermişlerdir:

Ayat-ı İzam Humeyni, Tebrizi, Hamenei ve Sistani: Sakıncasızdır, ancak mümine yakışan şey lahivden uzak durmaktır.[26]

Ayetullah Behcet, Fazıl, Nuri, Vahid: Vacip ihtiyat gereği caiz değildir.[27]

Ayetullah Safi ve Mekarim: Haramdır.[28]

Sonuç şu ki, dans ediliyor[29] veya spor hereketleriyle beraber haram müzik dinleniliyor denirse sakıncalıdır, denmezse sakıncasızdır. Bu işlerde herkes kendi taklit merciine başvurmalıdır.

Ayrıca sorunuzu taklit mercilerinin bürolarına gönderdik ve şimdiye kadar şu mercilerin bürolarından elimize cevaplar ulaşmıştır:

Hz. Ayetullah-ul Uzma Mekarim Şirazi’nin Bürosu: Müzik, eğlence ve fesat meclisleri için değilse bir engel yoktur.

Hz. Ayetullah-ul Uzma Hamanei’nin Bürosu: Mutrib müzik, lahvi olmazsa bir engel yoktur ve bunu da belirlemek mükellefin kendi görevidir. Dans etmek şehveti tahrik etse veya haram işe yahut fesada yol açarsa veyahut kadın namahrem erkeklerin içinde dans ederse haramdır.

Hz. Ayetullah-ul Uzma Safi Gulpaygani’nin Bürosu: Spor başlı başına iyidir, ama müzik aletleriyle veya dansetmek amaçlı olursa haramdır. Vallah-ul Alim.

İlgili dizinler:

1-     Müziğin Haram ve Helal Oluşunun Delilleri, 388. Soru (Site:401).

2-     Haram Müzikle Helal Müziği Tanımanın Yolları, 499. Soru, (Site:540)

3-     Fıtrat ve Müziğin Haram Oluşu, 1078. Soru (Site: 1256).

4-     Müziğin Haram Oluşunun Delilleri, 932. Soru (Site:1004).

5-     İletişim Araçlarından Müzik Dinlemenin Hükmü, 1358. Soru (Site:1381).

6-     Spor Amacıyla Yapılan Dansın Hükmü, 1645. Soru (Site:2161).

7- Hadislerde Dansın Haram Oluşu, 423. Soru (Site:443).



[1] -Seyyid Mücteba Hüseyni, Porsişha ve Pasuhha-i Danişcui (Musiki Ahkamı), s.40

[2] -a.g.e. s.41.

[3] -a.g.e. s.42.

[4] -Tevzih-ul Mesail-i Meraci’, c.2, s.813 ve 913; Mesail-i Cedid, c.1, s.47 ve sonrası.

[5] -Seyid Mesud Masumi, Ahkam-ı Revabit-ı Zen ve Merd, s.227.

[6] -a.g.e. s.228.

[7] -Seyid Muhsin Mahmudi, Mesail-i Cedid Ez Didgah-ı Ulema ve Meraci’, s.54.

[8] -Seyid Mucteba Hüseyni, Porseşha-i Daneşcui (Ahkam-ı Müzik), s.43.

[9] -a.g.e.

[10] -Risale-i Tevzih-ul Mesail, Mesail-i Mütefferika, s.3, Mesele:20.

[11] -Seyid Mesud Masumi, Ahkam-ı Revabit-i Zen ve Merd, s.228.

[12] -Ancak daha öncede söylediğimiz gibi bazı taklit mercileri müziğin tüm çeşitlerini haram bilmemekteler.

[13] -Bkz: Ahkam-ı Revabit-ı Zen ve Merd ve Ahkam-ı Müzik.

[14] -Seyid Mucteba Hüseyni, Porseşha ve Pasuhha-i Daneşcui (Ahkam-ı Müzik), s.84.

[15] -Seyid Muhsin Mahmudi, a.g.e. s.203.

[16] -a.g.e.

[17] -a.g.e.

[18] -a.g.e.

[19] -a.g.e.

[20] -a.g.e.

[21] -a.g.e.

[22] -a.g.e.

[23] -Seyid Mesud Masumi, Ahkam-ı Revabit-ı Zen ve Merd, s.219.

[24] -Tevzih-ul Mesail (İmam Humeyni), c.2, s.970.

[25] -a.g.e.

[26] - Seyid Mucteba Hüseyni, Porseşha ve Pasuhha-i Daneşcui (Ahkam-ı Müzik), s.84.

[27] - a.g.e.

[28] - a.g.e.

[29] - veya bazı dayanaklara göre haram dans.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar