Gelişmiş Arama
Ziyaret
89560
Güncellenme Tarihi: 2012/04/09
Soru Özeti
“İyyake na’budu ve iyyake neste’in” ayetinin tefsiri nedir?
Soru
“İyyake na’budu ve iyyake neste’in”i kısaca tefsirini açıklayınız. Teşekkür ederim.
Kısa Cevap

Ayeti Şerife’nin tercümesi: “(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.[i]

Allah’a ibadet, insanın kendi varlığının sahibinin Rabbine ait olduğunu göstermektir.[ii]”İstianet” yardım talebinde bulunmaktır[iii] ve “a-v-n” mutlak yardım anlamındadır.[iv]

Fatiha Suresi’nin ilk ayetleri tevhid-i zati ve tevhid-i sıfati’den bahsediyor ve “İyyake na’budu ve iyyake neste’in” ayeti ise tevhid-i ibadet ve tevhid-i ef’al’den bahsediyor. Tevhid-i ibadet, Allah’ın dışında hiç kimseyi ve hiç bir şeyi tapınmaya layık bilmemek, yalnızca Allah’ın emrine boyun eğmek ve O’nun dışında hiç kimsenin karşısında kulluk etmeyip sadece O’na teslim olmaktır. Tevhid-i ef’al, âlemde gerçek eser sahibinin yalnızca Allah olduğunu bilmektir. Elbette bu, sebeplerin ardı süre gitmemek değil, eser sahibi olan her sebebin Allah’ın emriyle gerçekleşmesi anlamındadır.[v] Bu tefekkür ve böyle bir inanç, insanı herkesten kopararak yalnızca Allah’a bağlı kılar.[vi]

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurur: “İyyake na’budu”, kulun Allah’a doğru rağbetini, yakınlaşmasını ve O’na kulluğunu göstermesi ve amelini başkasına değil, yalnızca O’na has kılmayı ortaya koymasıdır. “İyyake neste’in”, Allah’a çok ibadet etmek için O’ndan yardım talep etmek, verilen nimetlerin devamını isteyip O’ndan yardım ummaktır”.[vii]

 


[i] Fatiha Suresi, 5.

[ii] Şu indekslere bakınız:

 “İbadet yöntemleri”, Soru 8931 (Site: 9418);

 “İbadet kendisi için veya Allah için?”, Soru 378 (Site: 389);

“İbadetin dereceleri ve kalp huzuru”, Soru 14743 (Site: 14486).

[iii] Bestani, Fuat Efram-Mehyar, Rıza, Ferhengi Ebcedi”, baskı, 2, Tahran: İntişarati İslami, y. 1375 ş, “istiane” kelimesi, s. 60.

[iv] Ferahidi, Halil b. Ahmet, Kitabu’l Eyn, baskı, 2, Kum: İntişarati Hicret, y.1410 k, c. 2, s. 253; Cevadi Amuli, Abdullah, Tesnim, Kum: Neşri İsra, c. 1, s. 425.

[v] Şu indekslere bakınız:

Tevhidin Mertebeleri”, Soru 1913 (Site: 3445);

“Allah ve Sıfati Subuti ve Selbi”, Soru 2330 (Site: 2859).

[vi] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsiri Numune, baskı, 1, Tahran: Daru’l Kutübü’l İslamiye”, y. 1374 ş, c. 1, s. 42 ve 43.

[vii] Şeyh Saduk, Muhammed b. Ali, “Men la yahzuruhu’l fakih”, Kum: Defteri İntişarati İslami, y. 1413 k, Muhakkik ve musahhih: Ğaffari, Ali Ekber, c. 1, s. 310.

 

Ayrıntılı Cevap

1. Yalnızca Allah ibadete layıktır ve yardım istemeye layık olan yegâne hakikat Allah-u Teâlâ’dır.

2. İnsanın itikadını oluşturan Fatiha Suresi’nin önceki ayetlerini dikkate alarak, insanın amelinin yani tapınmanın açıklandığı bu ayette, iki noktaya ulaşılabilir: Bir. İnsanın düşünceleri, onun amel ve davranışlarının temelini oluşturur.[1] İki. Allah’ın varlık üzerindeki Rabliği, Rahmanlığı ve Rahim olması; kıyamet gününün sahibi olması, O’nun ibadete layık oluşunun delilidir.[2]

3. Allah’ın huzurunda insanın kendini görmemesi, Allah’a ibadet etmenin adabındandır. “Men”in yerine “ma”nın kullanılması, bazen azemetin bazen de benlik ve bencillikten kaçınılmasının göstergesidir. Kelami karineler muradın belirleyicisidir ve burada, kulluk münasebetince benlik ve bencillikten kaçınmak kastedilmiştir. Bunun için “na’budü” deki zamir, çoğul (mütekellimi ma’al ğayr) gelmiştir.

4. İnsan Allah’a kullukta ve kulluğunu yalnızca ona has kılmada Allah’ın yardımına muhtaçtır. Fatiha Suresi’ndeki “Neste’in” kelimesinden vazifelerin tamamıyla alakalı olduğu ve bu vazifelerin tamamının da “iyyake na’budü” kelimesinden anlaşıldığı gibi tevhid-i ef’aliyi zorunlu kıldığı anlaşılmaktadır.

5. İnsan Allah’a ibadet etmede özgür olmasının yanı sıra, O’nun yardımı olmaksızın ibadetleri yerine getirme gücü yoktur[3] ve insan kendi işlerinin tamamında Allah’ın yardımına muhtaçtır.

Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.

 


[1] Gramerce fiilin mef’ulu olan “iyyake”nin “na’budü” ve “neste’in” fiillerinden önce gelmesi, hasr ve sınırlamayı gösterir.

[2] Fatiha Suresi’nin ilk ayetlerinden bahsimizin konusu “Rabbu’l âlemin”, “Er rahmanir rahim”, “Maliki yevmid din” ve “İyyake na’budu” ya kadar ayetlerin dikkate alınmasıyla.

[3] “İyyake na’budü”nün manasını dikkate alarak.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9210 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Her yarım saatte tuvalet ihtiyacı olan ve tekerlekli sandalyeyle amellerini yapmak zorunda olan hastanın temettü haccındaki vazifesi nedir?
    12299 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/09/22
    Haccın şartlarından birisi beden gücünün yerinde olmasıdır. Yani, hacca gitmek ve amelleri çok zorluk ve meşakkat olmadan yerine getirmek için yeterli güce sahip olmak gerekmektedir. Hac kocanız için zor ve meşakkati olur ve bu  dayanılmaz bir hal alırsa aslında hac ona farz değildir. Ancak bu hastalığa yakalanmadan ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    124281 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9163 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • Kuran’ı Kerim’de zikredilen Hz. Musa (a.s)’ın dokuz mucizesi nedir?
    3580 پیامبران و کتابهای آسمانی 2020/01/19
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17282 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Geçici evlilikte kadın ve erkeğin boşanmasının şartı nedir?
    8829 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/03
    Eğer sizin daimi mutadan kastettiğiniz şey, daimi evlilik ve nikâhsa, bunda müddet zikredilmez ve kadın ve erkek her zaman için birbiriyle nikâhlanırlar. Böyle bir evlilik boşanma sözü söylenmeden feshedilmez ve erkek bir defa yakınlaştıktan sonra (boşanmak istediği takdirde) kadının tüm mihrini ödemeli ve kadını boşamalıdır. Aynı şekilde eğer kastettiğiniz ...
  • Arkadaşlıkta yaş, bedensel ölçüler vb. gibi fiziksel uyumluluk gerekli midir?
    9684 محبت و دوستی 2012/05/30
    Her ne kadar toplumda insanı töhmet altında bırakacak kimselerle arkadaşlık yapmak gibi bazı maddi ve fiziki özelliklere riayet etmek gerekse de İslamın arkadaşlık için başlangıçta önemsediği şey maddi özellikleri değil, maneviyattır. İmanlı olmak, maddi ve manevi ihtiyaçları karşılamak vb. şeyler maneviyatın özelliklerdendir. ...
  • Kur’an-ı Kerim’in Tahrif edilmediğinin delilleri nedir?
    23981 Eski Kelam İlmi 2009/08/20
    Tahrif genel anlamda Kur’an’ın lafız ve manalarında her türlü değiştirme, artırıp eksiltmeye denir.Araştırmacılar Kur’an’ın tahrif edilmediğine dair çeşitli deliller zikretmişlerdir. Biz bu delillerden bazılarına burada işaret edeceğiz:1- Kur’an nüzul zamanından ...
  • Asabı bir insanın sinirinin rahatlaması için rivayetlerde neler tavsiye edilmiştir?
    19955 Pratik Ahlak 2011/08/15
     Asabını kontrol eden ve öfkesini yenen bir kimsenin bu özelliği ayet ve hadislerde kazmu'l-gayz olarak ifade edilir. Yüce Allah kazmu'l-gayz ve affı değerli ve zahit insanların en önemli özelliklerinden sayarak şöyle buyuruyor: "Onlar ki, (müminler) kolaylık ve zorlukta mallarını Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. ...

En Çok Okunanlar