Gelişmiş Arama
Ziyaret
11790
Güncellenme Tarihi: 2012/04/09
Soru Özeti
Çöl ve sahraların yaratılış felsefesi nedir?
Soru
Niçin Allah-u Teâlâ çöl ve sahraları yaratmıştır?
Kısa Cevap

1. Allah-u Teâlâ’nın gökyüzü, yeryüzü, dağlar, denizler, ormanlar, çöller ve… kapsamak üzere yarattığı her şey fayda ve maslahat üzerinedir. Bunların yaratılışı hak iledir ve bunların hiçbirisine batıl yol bulunamaz.[1] Ne var ki beşer, bu maslahatları derk etmekten acizdir. Ormanlar ve denizler, insan için hissedilip görülebilecek fayda içeriyorsa, çöl ve sahralar da böyle olabilir.

2. Yerküresi, kendi yaşamı boyunca tekbir şekle sahip değildi aksine, çeşitli iklim evrelerini geride bıraktı. Yerküresi daha ziyade okyanus ve denizlerin altındaydı ve zamanla kuruluğa dönüştü.

3. Beşer eliyle yok olmaya yüz tutan ormanlar ve yemyeşil tabiat, günümüzde kupkuru çöllere dönüşmüştür. Aynı şekilde özverili ve çalışkan fertlerin gayretleriyle kuru çöller, yemyeşil mezralara ve ürün dolu bağlara dönüştürülmüştür.

4. İlim ve teknolojinin ilerlediği günümüzde çöl ve sahralardan istifade edilebilinir. Doğru bir projeyle buralardan yararlanılması durumunda, bölge iktisadı ve ülke tamamında da hem iş alanlarının oluşturulmasında ve hem halkın yaşam standardının yükseltilmesinde kayda değer etkiye sahip olacaktır. Aynı şekilde doğru bir programlamayla sanayi şehirleri zincirleme olarak çöller etrafında kurulacak ve geçmişteki çiftçilik medeniyeti, gelişmiş sanayicilik medeniyetine dönüşecektir. Bunar bir yana, çöl ve sahralar dünyanın her yerinde ve özellikle İran’da – müsait olmayan doğal getiriler unvanında – cezp edici önemli turistik mekânlardan sayılmaktadır.[2]

5. İnsanın yaratılışında farklılıkların olduğu[3] ve Allah-u Teâlâ’nın, insanın çeşitli yaratılışından bir hedefi gözettiği gibi, yerküresinin yaratılış çeşitliliğinden de bir hedefi gözetmektedir.

Konuyla alakalı indeksler:

“İnsanlardaki farklılıkların felsefesi”, Soru 7254 (Site: tr7393).

“Varlıkların yaratılmasındaki farklılığın temeli”, Soru 15347 (Site: tr15064).

“İnsanların farkları”, Soru 17695 (Site: 17343).

Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.

 

 


[1] “Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık”. Enbiya, 16.

[2] Bakınız: Kerdivani, Perviz, “Cazibehayi gerdeşgeriyi biyabanha ve kevirhayi İran”, Sayti Rasihun.

[3] “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardı”.  Ali İmran, 190.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar