Gelişmiş Arama
Ziyaret
8000
Güncellenme Tarihi: 2012/10/01
Soru Özeti
Hırsızlık etmiş bir şahıs çaldığı parayla kazanç elde ederek parayı ikiye katlamıştır. Şimdi ise malının helal olmasını istiyor ama malını çaldığı adama bunu söylemeye cesareti yok; teklifi nedir?
Soru
Eşinin erkek kardeşinden çok miktarda para çalan ve bu parayı kullanarak iş kuran, bu işte çaldığı paranın iki katı kazanç sağlayan bir şahıs şimdi malının helal olmasını istiyor. Ayrıca yaklaşık on yıl bu olayın üzerinden geçmiştir. Eşimin erkek kardeşi zengin bir insan olduğu için malının çalındığını fark etmedi. Bu iş haram ve günah olduğu için bunu yapan hırsız hatasını düzeltmek istiyor ama malını çaldığı adama bunu söylemeye cesareti yok. Bunu yapması büyük bir münakaşaya yol açabilir. Birde elde ettiği kazancın hepsi onun malikiyeti ve tasarrufu dışında ise bu onun için büyük sorunlara ve iflas etmesine sebep olabilir. Bu durumda ne yapması gerekir dini görevi nedir?
Kısa Cevap
 
  1. Çaldığı malı (parayı) kesinlikle sahibine geri vermelidir. Ancak bunu yaparken bu miktar malı (parayı) neden ona verdiğini söylemek zorunda değildir.
  2. Eğer çalınan malla ticaret yaptıysanız veya iş kurduysanız elde ettiğiniz kazanç mal sahibine aittir. Ama eğer külli alışverişte[1] bulundunuz ve çaldığınız malla ödeme yapmadıysanız yani örneğin sadece işlem ücreti olarak kullandıysanız sadece çaldığınız miktarı ödemekle mükellefsiniz.
  3. Her halükârda çalınan para hesaplanırken veya ondan elde edilen kazanç hesaplanırken paranın güncel değeri göz önüne alınarak sahibine geri verilmelidir.
 
Ekler:
 Taklit mercilerin bu soruya verdikleri cevaplar şu şekildedir:[2]
Hazreti Ayetullah Hamaney:
Çaldığı malı sahibine geri vermelidir. Ancak bunu yaparken neden ona verdiğini söylemek zorunda değildir. Eğer çalınan mal para ise ihtiyatı vacip gereği paranın alım gücünde yaşanan değer kaybını anlaşma yoluyla çözmeli.
Hazreti Ayetullah Sistani:
Çaldığı parayı sahibine geri vermelidir.
Hazreti Ayetullah Safi Gulpeygani:
Eğer hırsızlık parasıyla ticaret yapar ve kazanç sağlarsa paranın hepsini çaldığı insana geri vermelidir. Ama eğer külli alışverişte bulunmuş ve çaldığı malla ödeme yapmadıysanız yani sadece işlem ücreti olarak kullandıysanız sadece çaldığınız miktarı ödemekle mükellefsiniz. Parayı çaldığı insanın hesabına yatırabilir veya posta havalesiyle onun adına yatırabilirsiniz kendisine açıklamak zorunda değilsiniz. Sadece bu parayı ona borçlu olduğunuzu bildirmeniz yeterlidir.
Hazreti Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani:
  1. Eğer çalınan malın kendisi mevcut ise onu kendisine teslim etmelidir. Çalınan malın kendisi mevcut değilse onun günümüz değerini mal sahibine ödemelidir. Her iki durumda mal sahibine bu parayı veya malı neden ona verdiğini açıklamak zorunda değildir.
  2. Eğer çalınan mal ile ticaret yapılmış ve bu ticaret toplumda yaygın olan şekliyle külli bir alışveriş ise elde edilen kazanç mal sahibine ait değildir. Ama eğer çalınan malın kendisiyle ticaret yapılmış ise kazançta mal sahibine iade edilmelidir. Fetva sitesinin linki
 
 
 
 
 
 

[1] Külli ve “eyni” alışverişten maksat; Eyni alışverişte satılacak veya alınacak ürün net olarak belirlenmiştir. Örneğin bu tükenmez kalemi sana sattım. Bu alışverişte mevzu bahis olan kalem alıcıya teslim edilmelidir bir başkası değil. Külli alışveriş ise örneğin alıcı mavi renkli tükenmez bir kalem almak istemektedir. Bu alışverişte satıcı anlaşmada belirlenen özelliklere sahip herhangi bir mavi tükenmez kalemi teslim edebilir. 
[2] Islamquest sitesi bu soruyu değerli taklit mercilerden Ayetullah Hamaney, Ayetullah Sistani, Ayetullah Safi Gulpeygani’nin resmi bürolarından sorarak cevaplandırmıştır.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9210 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Her yarım saatte tuvalet ihtiyacı olan ve tekerlekli sandalyeyle amellerini yapmak zorunda olan hastanın temettü haccındaki vazifesi nedir?
    12299 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/09/22
    Haccın şartlarından birisi beden gücünün yerinde olmasıdır. Yani, hacca gitmek ve amelleri çok zorluk ve meşakkat olmadan yerine getirmek için yeterli güce sahip olmak gerekmektedir. Hac kocanız için zor ve meşakkati olur ve bu  dayanılmaz bir hal alırsa aslında hac ona farz değildir. Ancak bu hastalığa yakalanmadan ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    124281 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9163 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • Kuran’ı Kerim’de zikredilen Hz. Musa (a.s)’ın dokuz mucizesi nedir?
    3580 پیامبران و کتابهای آسمانی 2020/01/19
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17282 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Geçici evlilikte kadın ve erkeğin boşanmasının şartı nedir?
    8829 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/03
    Eğer sizin daimi mutadan kastettiğiniz şey, daimi evlilik ve nikâhsa, bunda müddet zikredilmez ve kadın ve erkek her zaman için birbiriyle nikâhlanırlar. Böyle bir evlilik boşanma sözü söylenmeden feshedilmez ve erkek bir defa yakınlaştıktan sonra (boşanmak istediği takdirde) kadının tüm mihrini ödemeli ve kadını boşamalıdır. Aynı şekilde eğer kastettiğiniz ...
  • Arkadaşlıkta yaş, bedensel ölçüler vb. gibi fiziksel uyumluluk gerekli midir?
    9684 محبت و دوستی 2012/05/30
    Her ne kadar toplumda insanı töhmet altında bırakacak kimselerle arkadaşlık yapmak gibi bazı maddi ve fiziki özelliklere riayet etmek gerekse de İslamın arkadaşlık için başlangıçta önemsediği şey maddi özellikleri değil, maneviyattır. İmanlı olmak, maddi ve manevi ihtiyaçları karşılamak vb. şeyler maneviyatın özelliklerdendir. ...
  • Kur’an-ı Kerim’in Tahrif edilmediğinin delilleri nedir?
    23981 Eski Kelam İlmi 2009/08/20
    Tahrif genel anlamda Kur’an’ın lafız ve manalarında her türlü değiştirme, artırıp eksiltmeye denir.Araştırmacılar Kur’an’ın tahrif edilmediğine dair çeşitli deliller zikretmişlerdir. Biz bu delillerden bazılarına burada işaret edeceğiz:1- Kur’an nüzul zamanından ...
  • Asabı bir insanın sinirinin rahatlaması için rivayetlerde neler tavsiye edilmiştir?
    19955 Pratik Ahlak 2011/08/15
     Asabını kontrol eden ve öfkesini yenen bir kimsenin bu özelliği ayet ve hadislerde kazmu'l-gayz olarak ifade edilir. Yüce Allah kazmu'l-gayz ve affı değerli ve zahit insanların en önemli özelliklerinden sayarak şöyle buyuruyor: "Onlar ki, (müminler) kolaylık ve zorlukta mallarını Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. ...

En Çok Okunanlar