Gelişmiş Arama
Ziyaret
4428
Güncellenme Tarihi: 2019/10/07
Soru Özeti
İmam Rıza (a.s) şuan hayatta olsaydı türbesinin böyle ihtişamlı ve gösterişli olmasını onaylar mıydı?
Soru
İmam Rıza (a.s) şuan hayatta olsaydı birisini avare görmektense kendi elbisesini satmaya razı olmaz mıydı? Ama şuanda kim meşhede gitse memleketine geri döndüğünde Türbenin maneviyatını anlatacağına türbenin ihtişamından ve görkeminden bahsetmektedir. Sanki müzeye gitmiş gibi. Kabrin olduğu avluda sanki müze gibi altın kılıçlar ve gerdanlıklar asılması putperest öğretilerin bir parçası değil mi? Bütün bu harcamaların daha münasip bir yerde kullanılması doğru olmaz mıydı? Masum İmam’ın Mukaddes türbesini idare edenler gerçekten İmam’ın mülkü hakkında karar verme yetki ve yetkinliğine sahip mi? Neden kendi canlarının istediği kararları almaktalar?
Kısa Cevap

Hiç şüphesiz İmam Rıza (a.s) kendi hayatında altın tuğlalardan yapılmış bir evde yaşamayı kabul etmezdi. Bununla birlikte Hazretin sevdalılarının İmam Rıza (a.s)’ı  ziyarete gelen sevenlerinin rahat etmesi için geniş ve olanaklı bir muhit hazırlamalarının da bir sakıncasıda yoktur. Zira Masum İmam (a.s)’ın görevi olduğu gibi sevenlerinin ve dostlarınında görevleri vardır. Bu çalışma bir anlamda ilahi şiar’ın yüceltilmesi olmakla birlikte bir açıdanda Hazrete duyulan sevgi ve saygının dışa vurumudur. Öte yandan sanatcıların eserlerini halkın genelinin görmeye fırsat bulamadıkları müzelerde sergilemek yerine Türbeye armağan etmeleri ve burada sergilenmesinin ne sakıncası var. Bizler nasıl ziyaretle sevgimizi gösteriyorsak onlarda baş yapıtlarını türbeye armağan ederek Masum İmam’a olan alakalarını ifade etmektedirler.

Bunu putperestlik olarak görmek doğru değildir. Zira ziyaretciler bu ihtişamlı yapıya değil bu mekanın sahibine saygı göstermektedirler.

İmam Rıza (a.s)’ın Türbesi gibi mukaddes ve hürmete layık mekanların sevenleri ve aşıkları tarafından bütünüyle kendi imkanlarıyla İslami sanatlar kullanılarak görkeme ve ihtişama kavuşturulmasının ne sakıncası olabilir. Kutsal mekanların haşmeti ve göz alıcılığı ona verilen değerin bir göstergesi değil midir?

Bütün bu ihtişam, hatta yüz kat fazlası söz konusu olsa bile gönlü imamla olana hiçbir şekilde etki etmez. Bütün bu görkeme rağmen maneviyatın zirvesi müminler için bu mekanlarda muhakkak olmaktadır. Evet dünyevi anlamda en güzel mekanda manevi duyguları zirvede yaşamak göz uçuyla bile bu ihtişama teveccüh etmemek asloan bu değil midir? Dünya gözümün önündeyken dünyaya değilde Hakka teveccüh etmek.

İmam Rıza (a.s)’ın babası İmam Kazım (a.s) hakkında Allah’a yöneldiğinde insanların onun yakınından gelip geçmesini ibadetine engel bilmediği nakledilmektedir.

Ebu hanife derki: İmam Sadık (a.s)’ın huzuruna vardım. Arz ettim: Evladın Musa’yı gördüm, O namaz kılıyordu  insanlarda önünde geçip gidiyordu ama O buna engel olmuyordu. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu: Evladım Musa (a.s)’ı çağırın. Sonra Musa Kazım (a.s) huzura geldi. İmam Sadık (a.s) buyurdu: Evladım, Ebu hanife diyor ki : Evladın Musa’yı gördüm, O namaz kılıyordu  insanlarda önünde geçip gidiyordu ama O buna engel olmuyordu. Musa Kazım (a.s) babasına arz etti: Evet doğrudur babacan. Karşısında namaz ikame ettiğim Hak herşeyden bana daha yakındır. Zira Allah Teala kendisi şöyle buyuruyor: “Biz ona şah damarından daha yakınız.” İmam Sadık (a.s) evladı bunu söyler söylemez kucakladı ve şöyle buyurdu: Annem babam sana feda olsun Ey İlahi sırların hazinedarı.[1]

Bu hadisi rivayet etme gayemiz şudur ki: Ziyaretine yöneldiğimiz yüce insanlar İbadette haktan başka birşeye teveccüh etmeyen dünyaya göz ucuyla dahi yönelmeyen hakikat meşaleleridir. Bizlerde onların huzurunda dünyaya teveccüh etmemeyi öğrenmeliyiz.

İmam Rıza (a.s)’ın Türbesinin ihtişamlı ve görkemli olmasında bir sakınca olmamakla birlikte değerli taşların ve altın kullanılması konsu daha çok adet ve göreneklerin bir yansıması olup dini bir yaptırım değildir. Zahiren yetkililer toplumsal bununla mücadele etmemeyi yeğlemişlerdir. Zira bu yapılar beytulmalla değilde ziyaretcilerin kendi bağışlarıyla yapılmaktadır.

 

 

 

[1] Kuleyni, Muhammed bin. Yakup, Kafi, 3.c, 297.s, 2.bk, tahran, 1362.şemsi.

«عَلِیُّ بْنُ إِبْرَاهِیمَ رَفَعَهُ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ مُسْلِمٍ قَالَ دَخَلَ أَبُو حَنِیفَةَ عَلَى أَبِی عَبْدِ اللَّهِ (ع) فَقَالَ لَهُ رَأَیْتُ ابْنَکَ مُوسَى (ع) یُصَلِّی وَ النَّاسُ یَمُرُّونَ بَیْنَ یَدَیْهِ فَلَا یَنْهَاهُمْ وَ فِیهِ مَا فِیهِ فَقَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ (ع) ادْعُوا لِی مُوسَى (ع) فَدُعِیَ فَقَالَ لَهُ یَا بُنَیَّ إِنَّ أَبَا حَنِیفَةَ یَذْکُرُ أَنَّکَ کُنْتَ تُصَلِّی وَ النَّاسُ یَمُرُّونَ بَیْنَ یَدَیْکَ فَلَمْ تَنْهَهُمْ فَقَالَ نَعَمْ یَا أَبَةِ إِنَّ الَّذِی کُنْتُ أُصَلِّی لَهُ کَانَ أَقْرَبَ إِلَیَّ مِنْهُمْ یَقُولُ اللَّهُ عَزَّ وَ جَلَّ- وَ نَحْنُ أَقْرَبُ إِلَیْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِیدِ قَالَ فَضَمَّهُ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ (ع) إِلَى نَفْسِهِ ثُمَّ قَالَ یَا بُنَیَّ بِأَبِی أَنْتَ وَ أُمِّی یَا مُودَعَ الْأَسْرَارِ وَ هَذَا تَأْدِیبٌ مِنْهُ (ع) لَا أَنَّهُ تَرَکَ الْفَضْل»‏.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bize karşı kötü davranışta bulunan akrabalarımızla sıla-i rahimimiz (ilişkilerimiz) nasıl olmalıdır?
    28704 Pratik Ahlak 2010/07/17
    Sıla-i rahim, soy akrabalığı olan yakınlarla ihsan ve lütufta bulunarak bağ kurmak demek olup herkesin yerine getirmesi gereken şer’i bir vazifedir. Sıla-i rahim yapmanın ömrün uzaması, güzel ahlaklı olmak, rızkın çoğalması gibi bir çok faydası vardır.Sıla-i rahimi bütün akrabalara (kadın, erkek, takvalı, takvasız, ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9464 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
    8957 Eski Kelam İlmi 2009/07/11
    Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. ...
  • Sol elin işaret parmağına yüzük takmanın hükmü nedir?
    8797 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Altından olan süs eşyalarını takmak ve altın yüzük kullanmak sadece erkekler için haramdır ve onunla kılınan namaz geçersizdir.[1] Ama kadınların altın yüzük takmasının veya erkeklerin altın olmayan yüzük kullanmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bir bayan altın veya altın olmayan bir ...
  • Kur’an’da kaç tane kelime vardır?
    16319 Kur’anî İlimler 2011/04/28
    Müslümanlar, İslamın başlangıcından bu yana semavi kitapları Kur’an’a her yönüyle büyük önem vermiş, onun bütün kelimelerini hatta Mekki ve Medeni olanları bile ayrı ayrı saymışlardır. Bu sayımdan elde edilen rakamlar şöyledir:Mekki kelimeler 45653, Medeni kelimeler 32154’tür. Buna göre Kur’an-ı Kerim’deki kelimlerin toplamı: 77807’dir.
  • Hz. Ali'nin (a.s) dilenciye yüzüğünü vermesi haliyle, ayağından ok çekildiğinde bunu fark etmemesi hali arasında bir çelişki yok mudur?
    16704 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/04/18
    Sorunuza şu şekilde cevap verebiliriz: 1- İnsan, ilahi rızaya uygun ameller yaparak kemale erişebilme gücüne sahiptir. Yani insan-ı kâmil makamına ulaşarak bütün mükemmellikleri kendisinde toplayabilir. 2- İnsan-ı kâmil makamına ulaşmak demek, bu makama ulaşanların çeşitli halleri olmayacağı anlamına gelmez. Bize ve birçok Müslüman'a göre İmam Ali (a.s), Müslümanlar için mükemmel bir örnektir ve ...
  • Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
    6433 مؤونه(مخارج سال) 2012/03/14
    Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve ...
  • Dine dayalı ahlakın manası nedir?
    11701 دین 2012/06/16
    Din ve ahlak arasındaki ilişki bağlamında ahlaki değerlerin temelleri hususunda iki genel bakış vardır: 1. Ahlak dinden bağımsız bir disiplindir ve din bir ile ilişkisi yoktur. 2. Ahlak din, iman ve Allah’a inanmayla bağlantı kurmaksızın gerçekleşmez. Batı toplumlarında bu konu geniş ...
  • Ayat namazı kılarken Bismillahirrahmanirrahim’i surenin bir ayeti sayarak bir bölüm olarak okuyabilir miyiz?
    8076 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7263 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...

En Çok Okunanlar